KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2011
- Esas Sayısı
- 2010/61
- Karar Sayısı
- 2011/7
- Karar Günü
- 06.01.2011
- R.G. Tarih-Sayı
- 26.02.2011-27858
- İtiraz yoluna başvuran
- Ankara 4. Asliye Hukuk
Karar Metni
2.464 kelime·12 dk okuma·25 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
5.5.2009 günlü, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkralarının, Anayasa'nın 7., 9., 10., 36., 38., 125. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü ile Futbol Disiplin Talimatının belirli maddelerinin mutlak butlanla batıl olduklarının tespitiyle Tahkim Kurulu'nun 6.10.2009 günlü kararının iptali ve maddi ve manevi tazminat istemleriyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu savını ciddi bulan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5.5.2009 günlü, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 6. maddesi şöyledir:
'MADDE 6- (1) Tahkim Kurulu, bu Kanun uyarınca bağımsız ve tarafsız bir zorunlu tahkim mercii olup TFF'nin en üst hukuk kuruludur ve TFF Statüsü ve ilgili talimatlarda belirtilen nitelikteki uyuşmazlıklar ile ilgili nihai karar merciidir.
(2) Tahkim Kurulu, TFF Statüsü ve ilgili talimatlar uyarınca karar verme yetkisine sahip kurul ve organlar tarafından verilecek kararları nihai olarak inceleyerek münhasıran karara bağlar. Tahkim Kuruluna başvuru süresi TFF talimatlarının yayımından veya itiraz edilen kararın tebliğinden itibaren yedi gündür.
(3) Tahkim Kurulunun oluşumu, görev, yetki, hak ve sorumlulukları ile üyelerinin sahip olması gereken nitelikler TFF Statüsünde belirlenir. Tahkim Kurulunun işleyişi ve usul kuralları TFF tarafından çıkarılacak talimatta yer alır.
(4) Tahkim Kurulu kendisine yapılan başvuruları kesin ve nihai olarak karara bağlar ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamaz.
(5) Tahkim Kurulu üyeleri de bu Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrası hükümlerine tabidir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 7., 9., 10., 36., 38., 125. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Engin YILDIRIM ve Nuri NECİPOĞLU'nun katılımlarıyla 15.7.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasaya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için
Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların
da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,
davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan
kurallardır.
Başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu dava, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Statüsü'nün 25/5, 54/3, 56/1-c, 57/2-6, 61 ve 62/3 maddeleri ile Futbol Disiplin Talimatı'nın 1, 26 ve 50/1 maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Borçlar Kanunu'nun 19. ve 20. maddeleri uyarınca mutlak butlanla batıl olduklarının tespiti ile Tahkim Kurulu'nun 6.10.2009 günlü kararının iptali ve TFF tarafından yasaya aykırı olarak alındığı belirtilen kararlar sonucu meydana gelen zararlardan dolayı istenilen maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İtiraz konusu kuralın (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları Tahkim Kurulu'nun oluşumu, yapısı, niteliği, görev, yetki, işleyiş, usul ve esasları ile ilgili olup, kurallarda geçen nihai kelimesi ise Tahkim Kurulu'nun TFF içinde başvurulacak en son merci olduğunu ifade etmektedir. Bakılmakta olan davanın konusu Tahkim Kurulu kararının iptali istemine ilişkin olduğundan, itiraz konusu kuralın (4). fıkrası davada uygulanacak kural olup, bunun dışında kalan ilk üç fıkranın davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle,
5.5.2009 günlü, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin;
1- (1), (2) ve (3) numaralı fıkralarının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- (4) numaralı fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanacak kural olduğuna, Fettah OTO'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın hak arama özgürlüğünü kısıtladığı, bu nedenle Anayasa'nın 9., 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda Tahkim Kurulu'nun kendisine yapılan başvuruları kesin ve nihai olarak karara bağlayacağı ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağı belirtilmektedir.
Anayasa'nın 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına
bağımsız mahkemelerce kullanılacağı öngörülmüştür. Bu madde uyarınca, yapılacak
yargılamanın kişiler yönünden gerçek bir güvence oluşturabilmesi için aranacak
nitelikler de 36. maddede belirtilerek 'Herkes, meşrû vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve
savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi
içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.' denilmiştir. Maddeyle güvence altına
alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, bir temel hak niteliği taşımasının
ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve
bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birini oluşturmaktadır.
Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya
da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp
kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu, yargı
mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri
önünde dava hakkı tanınması adil yargılanmanın ön koşulunu oluşturur.
Anayasa'nın 141. maddesiyle de davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevi yargıya verilmiştir. Bu görevin ağır iş yükü altında yerine getirilmesi zorlaştıkça, uyuşmazlıkların çözümü için alternatif yöntemlerin yaşama geçirilmesi öngörülebilir. Bu durumda yasa koyucu, futbol sporu alanındaki uyuşmazlıkları çözmek üzere, görevli ve yetkili mahkemeye başvurmadan önce tahkim kuruluna başvurma yükümlülüğü getirebilir. Ancak bu aşamadan sonra kararı benimsemeyen tarafa yargı yolunun açık tutulması gerekir.
Tahkim genel olarak öğretide, hukuki uyuşmazlıkların, söz konusu uyuşmazlığa taraf olmayan bağımsız kişi veya kişiler tarafından çözümlenerek karara bağlanması olarak tanımlanmaktadır. İtiraz konusu kuralın da içinde bulunduğu 5894 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin incelenmesinden TFF Tahkim Kurulu'nun, hukuki uyuşmazlıkların, bağımsız kişiler tarafından çözümlenerek karara bağlandığı, yargı işlevi yerine getiren bir kurul olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İtiraz konusu kuralın ilk cümlesinde geçen 'kesin' ibaresi, Tahkim Kurulunun incelediği konularda vermiş olduğu kararların biçimsel yönden kesin, uygulanabilir ve bağlayıcı nitelikte olduğunu ifade etmekte, 'nihai' ibaresi ise Kurul'un TFF içerisinde başvurulacak en son merci olduğunu belirtmektedir. Buna göre, Tahkim Kurulu tarafından verilen kararların TFF içinde kesin ve nihai olması, savunma ve hak arama özgürlüklerini sınırlandırmayacağı gibi, yargı yoluna başvurulmasını da engellemez. Bu nedenle, kuralın bu bölümüne yönelik iptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın kalan bölümünde ise, tahkim kurulu tarafından verilen kararlara karşı yargı yoluna başvurulamayacağı belirtilerek, tarafların yargı mercileri önünde dava haklarını kullanmaları engellenmektedir. Yasa koyucu, taraflara görevli ve yetkili mahkemeye başvurmadan önce aralarındaki uyuşmazlığı kısa sürede çözmek üzere tahkim kuruluna başvurma yükümlülüğü getirebilir ise de, bu kurulun kesin ve nihai kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaması Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğinde olup, hak arama özgürlüğü ile bağdaşmaz.
Açıklanan nedenlerle, kuralın '...ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamaz' bölümü Anayasa'nın 9. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 125. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
Fettah OTO ve Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamışlardır.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Fettah
OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan
ALTAN
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
UYGULANACAK
KURAL YÖNÜNDEN
KARŞI
OY GEREKÇESİ
5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin (4) nolu fıkrasında, yer alan kural ile Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu tarafından verilen kararlara karşı yargı yolu kapatılmakta, bu işlemler yargı denetimi dışında bırakılmaktadır.
5894 sayılı Yasa'nın 1. maddesine göre, TFF, her türlü futbol faaliyetlerini milli ve milletler arası kurallara göre yürütmek, teşkilatlandırmak, geliştirmek ve Türkiye'yi futbol konusunda yurt içinde ve yurt dışında temsil etmekle görevli, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip özerk bir kuruluştur. Sözü edilen bu kuralda TFF'nin tüzel kişiliğinin kamu hukuku tüzel kişiliği mi, özel hukuk tüzel kişiliği mi olduğu hususu belirtilmemiştir.
TFF'nin kanunla kurulması, tüm gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olması (5794 s.y.l5.mad) disiplin cezası verebilmesi (5894 s.y. mad. 11) ve futbol alanında tekel durumunda olması gibi bir takım kamu gücü ayrıcalıkları ile donatılması; görevleri ve yetkileri yönünden incelendiğinde de; haklarını, sorumluluklarını ve borçlarını doğrudan etkileyen tek taraflı, idari ve icrai nitelikte işlemler yapabilmesi, işlemlerini kamu gücünü kullanarak yerine getirmesi, ayrıca futbol seyircileri bakımından kamu düzenini doğrudan ilgilendiren konularda kararlar alması ve kararlarla ilgili yaptırımları belirleme
yetkisinin bulunması, bu Kuruluşun bir kamu kurumu olduğunu göstermektedir. Öğretide de açıklanan hukuki nitelikleri nedeniyle TFF'nin bir kamu tüzel kişisi olduğu kabul edilmektedir.
5894 sayılı Yasaya göre, Tahkim Kurulu TFF'nin en üst hukuk kuruludur ve TFF Statüsü ve ilgili talimatlarda belirtilen nitelikteki uyuşmazlıklar ile ilgili nihai karar organıdır.
Bir kamu tüzel kişisi olan TFF'nin bünyesinde kurulan Tahkim Kurulunun TFF statüsü ve ilgili talimatlarda belirtilen nitelikteki uyuşmazlıklarla ilgili vermiş olduğu kararların, tek taraflı olması ve kamu gücü kullanılarak yerine getirilmesinin zorunlu bulunması bu kararların idari nitelikte kararlar olduğunu ortaya koymaktadır.
Dava konusu olayda TFF Tahkim Kurulunun 6.10.2009 günlü kararının iptali isteğiyle Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmıştır. Yukarıda belirtildiği gibi Tahkim Kurulu'nun sözü edilen kararı idari bir karardır. İdari işlemlere karşı açılan davalarda görevli yargı yeri idari yargı yeridir. Adli yargı yerlerinin davayı inceleme görev ve yetkisi bulunmamaktadır.
Bu nedenle itiraz yoluna başvuran Mahkeme'nin, itiraz konusu kuralı davaya uygulama görev ve yetkisi olmadığından işin esasına girmeden davanın görev yönünden reddine karar vermesi gerekirdi.
Açıklanan nedenlerle 5894 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde (4) nolu fıkranın Mahkemenin bakmakta olduğu davaya uygulayacağı kural olmaması nedeniyle, başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE karar verilmesi gerekeceği görüş ve düşüncesiyle çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
KARŞIOY GEREKÇESİ
1- İtiraz konusu 5.5.2009 günlü, 5894 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu'nun kendisine yapılan başvuruları kesin ve nihai olarak karara bağlayacağı ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağı hüküm altın alınmaktadır.
Türk hukukunda 'Tahkim' özel hukuk alanına özgü bir uyuşmazlık çözme yolu olarak ortaya çıkmış ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 516-536. maddelerinde düzenlenmiş; Anayasa'nın 125. maddesinde 13.8.1999 gün ve 4446 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle de, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesine imkân tanınmıştır.
5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; hür türlü futbol
faaliyetlerinin milli ve milletlerarası kurallara göre yürütmek,
teşkilatlandırmak, geliştirmek ve Türkiye'yi futbol konusunda yurt içinde ve
yurtdışında temsil etmek üzere, özel hukuk hükümlerine tâbi, tüzel kişiliğe
sahip, özerk Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) kurulması, teşkilat, görev ve
yetkilerine ait esas ve usulleri düzenlemek olduğu ifade edilmektedir. Aynı
Kanun'un 3. maddesinde, TFF'nun, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği
(FİFA) ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA)'nın yetkili organları
tarafından konulan kuralların gereği gibi uygulanmasını sağlamakla görevli
olduğu, FİFA ve UEFA tarafından konulan statü, talimat ve düzenlemeler ile bunların
yetkili kurulları tarafından verilen kararlara uyulmasını sağlamayı
yükümlendiği ifade edilmekte; 4. maddesinde de TFF'nun FİFA ve UEFA üyesi
olduğu hüküm altına alınmaktadır. FİFA ve UEFA'nın futbol müsabakaları ve bunun
kuralları ile ilgili olarak belirleyici milletlerarası teşekküller olduğu 5894
sayılı Kanun'un bütününden ve bir çok maddesinden açıkça anlaşılmaktadır.
İkiyüzün üzerinde ulusal futbol federasyonunun üyesi olduğu FİFA,
çeşitli futbol turnuvaları düzenlemenin yanı sıra, dünya futbolunu yöneten,
kurallarını uygulayan, değiştiren bir kuruluş mahiyetindedir. Dünya çapında
FİFA'ya bağlı birçok uluslararası futbol konfederasyonu mevcut olup, UEFA da
bunlardan biridir. FİFA ve UEFA düzenlemelerine göre federasyonlar, kendi
düzenlemelerine, kulüplerin ve üyelerinin bir anlaşmazlığı ulusal mahkemelere
götürmelerini yasaklayan ve herhangi bir anlaşmazlığı federasyonun, uygun bir
konfederasyonun ya da FİFA'nın yargılama yetkisine sunmalarını gerekli kılan
bir hükmü koymakla yükümlüdürler. Diğer bir deyişle, futbol uyuşmazlıklarında
zorunlu tahkim yönteminin öngörülmesinin ana nedenlerinden biri FİFA ve UEFA
statülerine uyum sağlanması amacıdır. Futbola egemen olan uluslararası
kurallar, temel hukuk ilkelerine uygun olarak bütün ülkelerin iç hukuklarına
etki edecek şekilde uluslararası niteliktedir. Uluslararası futbol örgütlerine
(FİFA ve UEFA'ya) üye olan ülkeler de bu kuruluşların benimsediği ilkelere ve
talimatlara uyacaklarını peşinen kabul etmişlerdir ve Türkiye de bu yükümlülüğü
üstlenmiştir. Futbol faaliyetlerinden doğan her türlü ihtilafların çözümünde
'tahkim' esasının uluslararası düzeyde öngörülmesinin asıl nedeni ise futbol
müsabakalarının oynanmasındaki süreklilik ve kısa aralık, futbola ilişkin,
başkaca özellikler, hızlı ve kesin sonuç doğuracak şekilde karar alabilme
zorunluluğu şeklinde ifade edilebilir.
Futbolun da içinde bulunduğu spor branşları artık uluslararası
camiada örgütlenmiş ve uluslararası kural ve normlar spor hukukunun evrensel
hukuki çerçevesini belirlemiş bulunmaktadır. Futbol dahil spor müsabakaları ve
sportif faaliyetlerin kendine özgü kurallarının bulunuşu, bunların yürüyen ve
süregelen özellikleri, zamana yayılan ve uzun bir sürece dayalı yargısal
denetime elverişli olmayan, çok kısa sürede çözüm gerektiren yapıları dikkate
alındığında; bu faaliyetler nedeniyle oluşabilecek ihtilafları doğrudan 'kamu
hukuku' ya da 'özel hukuk' ayırımına tâbi tutmak ve bu hukuk dallarına özgü
kuralları sözkonu ihtilaflara uygulamaya çalışmak, kanımızca doğru
olmayacaktır. Kendine özgü bir 'hukuki durum' teşkil eden sportif faaliyetler
dolayısiyle doğabilecek ihtilafların, kendine özgü çözüm mekanizmalarıyla
(somut davada tahkim yoluyla) kısa sürede halledilmesi düşüncesi artık küresel
bir kural haline geldiğine ve Türkiye Cumhuriyeti de bu uluslararası
teşekküllere (FİFA ve UEFA'ya) üye olmakla bu küresel (uluslararası) kurallara
uymayı taahhüt ettiğine göre; artık spor ihtilaflarının yargıya taşınması
gerektiği gibi bir yorumun yapılmaması gerekli bulunmaktadır.
2- Futbol dahil uluslar arası spor dallarındaki ihtilaflarda
'tahkim' usulü benimsenip genel kabul gördüğüne göre, Anayasa'nın 58. ve 59.
maddelerindeki özel düzenlemeleri dikkate olan yasa koyucunun, bu konudaki
ihtilaflarda 'tahkim' usulünü öngörmesi ve Tahkim Kurulu kararlarına karşı
yargı yoluna başvurulamayacağı ilkesini getirmesinde Anayasa'ya aykırı bir yön
yoktur. Anayasa'nın 58. ve 59. maddelerindeki düzenlemeler, sporun (futbol
dahil) değinilen özelliği ve evrenselliği, ülkemizdeki spor federasyonlarının
uluslararası spor teşekkülleri ile bu konuda varılan mutabakat ile uluslararası
düzeydeki spor kuralları dikkate alındığında, dava konusu kuralda öngörülen
yargı kısıntısının Anayasa'nın 9. maddesinde belirtilen yargı yetkisinin devri
mahiyetinde olmadığı açık olduğu gibi, bu düzenlemenin Anayasa'nın 36.
maddesiyle bağdaşmadığı da söylenemez. Dava konusu kural, Türkiye'nin
uluslararası yükümlülüğünün tabii bir sonucu olup, uluslararası kuralların
dışına çıkılarak bu konuda kendimize has bir yargı düzeni getirmek de kanımızca
mümkün bulunmamaktadır. Dolayısiyle, TFF Tahkim Kurulu'nun futbolla ilgili
uyuşmazlıkları kesin olarak sonuçlandırmasında ve uluslararası futbol kuralları
gereğince bu Kurul'un kararlarına karşı yargı yolunun kapatılmasında
Anayasa'nın 9. ve 36. maddelerine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın iptal isteminin reddi gerektiğini düşündüğümüzden, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamıyoruz.
Üye
Fettah
OTO
Üye
Fettah
OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Anayasa Mahkemesi, E. 2010/61, K. 2011/7, 6 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası