KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2011
- Esas Sayısı
- 2011/1
- Karar Sayısı
- 2011/11
- Karar Günü
- 13.1.2011
- İtiraz yoluna başvuran
- Serik 1. Asliye Hukuk
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·16 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
20.8.2008 günlü 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrasının Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Dava konusu taşınmazın sicil kaydı üzerindeki vakıf şerhinin terkini davasında, yargılama devam ederken yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 18. maddesinin itiraz konusu son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan mahkeme iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun itiraz konusu son fıkrasını da içeren 18. maddesi şöyledir:
'MADDE 18-Tapu kayıtlarında, icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir. Ancak miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar tavize tâbi değildir.
Taviz bedelinin hesaplanmasında; ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satılanlarda satış bedeli, kamulaştırmalarda ise kamulaştırma bedeli esas alınır.
Bu Kanun hükümleri gereğince taviz bedelinin tamamı vakfı adına ödenmedikçe, taşınmaz üzerindeki temliki tasarruflar tapu dairelerince tescil olunmaz.
Vakıf şerhleri ile ilgili olarak, diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümler uygulanmaz.'
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta
olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali
için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da
o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki
kurallardır.
5737 Sayılı Yasada, vakıf şerhlerinde zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin uygulanmayacağı konusunda iki ayrı maddede düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden ilki Yasa'nın 18. maddesinin son fıkrasında, diğeri ise Geçici Madde 5'te yer almaktadır.
Yasakoyucu 5737 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin son fıkrasında yer
alan 'vakıf şerhleri ile ilgili olarak diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve
hak düşürücü sürelere ilişkin hükümler uygulanmaz' hükmünün devam etmekte olan
davalarda da uygulanmasını sağlamak amacıyla aynı kurala 'devam etmekte olan
davalarda' ve 'bu kanun açısından' ibarelerini eklemek suretiyle Geçici Madde 5
olarak Yasada ayrıca yer vermiştir. Dolayısıyla Vakıflar Kanunu yürürlüğe
giremeden vakıf şerhleriyle ilgili olarak açılmış ve devam eden davalarda
Yasa'nın Geçici 5. maddesi; Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan
davalarda ise 18. maddenin son fıkrası uygulanacak kural olacaktır. Başvuran
mahkemedeki dava 2006 yılında açılmıştır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ise 2008
yılında yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla Yasanın yürürlüğe girmesinden önce
açılmış ve devam eden vakıf şerhleriyle ilgili bir davada uygulanacak kural,
itiraz konusu 18. maddenin son fıkrası değil, Yasa'nın Geçici 5. maddesidir.
Maddenin gerekçesinden de bu durum açıkça anlaşılmaktadır. Geçici Madde 5'in
gerekçesinde, 'Madde ile taviz bedellerine ilişkin getirilen düzenlemenin,
halen derdest bulunan davalarda da uygulanarak, vakıf hak ve menfaatlerinin
korunması amaçlanmıştır' açıklaması yer almaktadır.
Geçici Madde 5'in gerekçesi ve yukarıdaki açıklamalar göz önüne alındığında, itiraz konusu kuralın görülmekte olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle başvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Fettah
OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan
ALTAN
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye Celal · Mümtaz AKINCI
Anayasa Mahkemesi, E. 2011/1, K. 2011/11, 13 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası