İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2010/68 K.2011/114

28003

Esas2010/68Karar2011/114Tarih30 Haziran 2011Okuma7 dk · 1.356 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
30 Haziran 2011
Esas Sayısı
2010/68
Karar Sayısı
2011/114
Karar Günü
30.6.2011
Resmi Gazete
23.7.2011 -
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.356 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

28003

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Zile Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendinin, Anayasa’nın 2. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Birlikte tehdit suçunu işledikleri iddiası ile sanıklar hakkında açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun itiraz konusu bendi de içeren 106. maddesi şöyledir:

“Tehdit

Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralı

Başvuru kararında, Anayasa’nın 2. maddesine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi hükmü uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ve Celal Mümtaz AKINCI’nın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında;

1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme’nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme’nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE,

7.12.2010 gününde karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralı, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, 5237 sayılı Yasa’nın 106. maddesinin (1)

numaralı fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun kişinin hayatına, vücut veya

cinsel dokunulmazlığına yönelmesi ile malvarlığına veya başka bir kötülüğe

yönelmesi ayrımının aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında terk edildiği, bu

ayrımın terk edilmesi nedeniyle malvarlığına veya başka bir kötülüğe yönelmiş

tehdit suçunda şikayetten vazgeçme olsa bile birden fazla kişi ile birlikte

suçun işlenmesi durumunda sanıklara ceza verileceği, vahim nitelikte olan

hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelen tehdit ile malvarlığına veya

başka bir kötülüğe yönelmiş tehdidin aynı şekilde cezalandırılacağı ve

verilecek cezanın adalet ve vicdan duygusunu zedeleyeceği belirtilerek itiraz

konusu kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel

dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden

kişinin altı aydan iki yıla kadar hapis, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara

uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit eden kişinin

ise mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile

cezalandırılacağı öngörülmüştür. İtiraz konusu kuralın da bulunduğu anılan

maddenin (2) numaralı fıkrasında ise tehdit suçunun nitelikli halleri sayılarak

tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte,

var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten

yararlanılarak işlenmesi halinde kişinin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası

ile cezalandırılacağı belirtilmiştir. Böylece anılan maddenin (1) numaralı

fıkrasında suçun temel şekli bakımından ikili bir ayrım yapılarak yaşam, vücut

ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditlerle, malvarlığı ve diğer değerlere

yönelik tehditler, yaptırım ve muhakeme şartları bakımından farklı olarak ele

alınmış olmasına karşın suçun nitelikli hallerinin sayıldığı (2) numaralı

fıkrasında böyle bir ayrım yapılmamıştır.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine

ilişkin kurallar, ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa’nın konuya ilişkin

kuralları başta olmak üzere, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri ve

ekonomik hayatın gereksinmeleri göz önüne alınarak saptanacak ceza

siyasetine göre belirlenir. Yasakoyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken

toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza

yaptırımı ile karşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep

olarak kabul edilebileceği konularında takdir yetkisine sahip olmakla birlikte,

bu yetkisini kullanırken suç ve ceza arasındaki adil dengenin

korunmasını da dikkate almak zorundadır.Ancak sadece suçun temel şeklini

esas alarak ve suçun temel şekli için öngörülen ceza miktarlarını suçun

nitelikli halleri ile kıyaslayarak suç ve ceza arasında adil denge bulunup

bulunmadığı konusunda bir karar vermek sorunu tek yönlü ya da eksik olarak ele

almak anlamına gelir. Bu nedenle suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranın

bulunup bulunmadığının saptanmasında ceza miktarlarının kıyaslanması değil, o

suçun toplumda yarattığı infial ve etki, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike,

zarar görenin kişiliği ile ona verilen zararın azlığı veya çokluğu, işlenme

oranındaki azalma veya artış gibi faktörlerin de dikkate alınması gerekir.

Yasa’nın 106. maddesinin gerekçesinde, tehdit suçunda kişilerin huzur ve sükûnu ile karar verme ve hareket etme hürriyeti korunarak kişilerde güvensizlik duygusunun meydana gelmesinin engellendiği, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinde tehdidin kapsadığı korkutma gücünün ağırlığı ve yoğunluğu nedeniyle mağdurda ciddi kaygılar meydana geldiği ve suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde meydana gelen korkunun çok daha yoğun olacağı belirtilmiştir. Buna göre Yasakoyucunun, takdir yetkisine dayanarak ve meydana gelen neticeyi de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 30.6.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fettah OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

KARŞIOY GEREKÇESİ

7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la Anayasa’nın, Anayasa Mahkemesi’ni düzenleyen 146., 147., 148. ve 149. maddelerinde değişiklik yapılarak, Mahkeme’nin kuruluşu, görev ve yetkileri ile çalışma ve yargılama usulüne ilişkin yeni kurallar getirilmiş, ancak, değişikliğin, gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar uygulanmasının sağlanabilmesi için geçici kurallara yer verilmediği gibi Anayasa’ya koşut olarak, Anayasa Mahkemesi’nin yargılama usulüne ilişkin yeni bir yasal düzenleme de yapılmamıştır.

Anayasa’nın 6. maddesinde “Hiçbir kimse veya organ kaynağını

Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz”, 142. maddesinde de

“Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi kanunla düzenlenir”

denilmiş, değiştirilen 149. maddesinin beşinci fıkrasında ise Anayasa

Mahkemesinin, kuruluşunun, Genel Kurul ve bölümlerinin, yargılama usullerinin

kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Buna göre, Anayasa’nın genel kural

niteliğindeki 142. ve özel olarak Anayasa Mahkemesi’nin çalışma ve yargılama

usulünü düzenleyen 149. maddesi uyarınca, Mahkeme’nin yargılama usulünün

yasayla düzenlenmesi gereği Anayasal bir zorunluluktur. Yargılama usulü yasayla

belirlenmeyen, bu bağlamda kaynağını Anayasa’dan almayan bir yetkiyle

Mahkeme’nin çalışmasını sürdürmesi, belirtilen hukuksal durum karşısında

olanaklı değildir.

Öte yandan, Anayasa’nın 149. maddesinin ilk fıkrasında, yer alan

Genel Kurul’un Mahkeme Başkanının veya Başkanın belirleyeceği başkanvekilinin

başkanlığında en az oniki üye ile toplanacağına ilişkin kural, toplantı alt

sınırını gösteren bir yargılama usulü kuralı ise de bu sayının üstünde,

özellikle çift sayı ile yapılan toplantılarda nasıl bir yol izleneceğini düzenlememektedir.

Böyle bir durumla karşılaşıldığında, toplantının ertelenmesi, bir üyenin

toplantıdan çıkması ya da benimsenecek farklı seçeneklerden birinin uygulanması

konusunda yasal bir dayanak bulunmamaktadır. Bu seçeneklerden hangisi,

uygulanırsa uygulansın dayanağını yasadan dolayısıyla Anayasa’dan almayan bir

yetki kullanımı söz konusu olacaktır. Yargılama Usulü’nün Anayasa Mahkemesi

tarafından belirlenmesi ise Anayasa’nın ihlâli sonucunu doğuracaktır.

Belirtilen nedenlerle Anayasa değişikliği uyarınca Mahkeme’nin, yargılama usulü yasa ile belirlenmeden yargısal faaliyetlerini sürdüremeyeceği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fettah OTO

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Anayasa Mahkemesi, E. 2010/68, K. 2011/114, 30 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Özgüldür
  10. Perktaş
  11. Altan
  12. Karşıoy Gerekçesi
  13. Akıncı
  14. Kantarcıoğlu
  15. Perktaş
  16. Akıncı
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2010/68
Karar No
2011/114
Tarih
30 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2010/91 K.2011/98
  • AYM Norm Denetimi E.2011/52 K.2011/84
  • AYM Norm Denetimi E.2010/38 K.2011/112
  • AYM Norm Denetimi E.2011/67 K.2011/107
  • AYM Norm Denetimi E.2010/69 K.2011/116
  • AYM Norm Denetimi E.2009/12 K.2011/119

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.