KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Esas Sayısı
- 2010/96
- Karar Sayısı
- 2011/168
- Karar Günü
- 22.12.2011
- R.G. Tarih-Sayı
- 14.02.2012-28204
- İtiraz yoluna başvuran
- İzmir 1. İdare
Karar Metni
2.805 kelime·14 dk okuma·26 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 212. maddesinin, Anayasa'nın 7., 55. ve 128. maddelerine aykırılığı savı ile iptali istemidir.
I- OLAY
Devlet memuru olan davacıdan alınmadığı tespit edilen yemek maliyet katılım payının ilgilinin maaşından kesilmesi işleminin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 212. maddesi şöyledir:
'Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 7., 55. ve 128. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ve Celal Mümtaz AKINCI'nın katılımlarıyla 7.12.2010 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE,
karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
İtiraz konusu kuralla, Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasların Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı'nın birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı belirtilmiştir.
Başvuru kararında, Anayasa'nın 128. maddesi gereğince kamu
personelinin emeği karşılığı aldığı ücrette artma ya da azalma sonucu doğuracak
tüm düzenlemelerin yasa ile yapılması gerektiği, Devlet memurlarının mali hakları
kapsamında bulunan yiyecek yardımının düzenlenmesi konusunda itiraz konusu
kuralla hiçbir ölçü ve sınırlama öngörülmeksizin Maliye Bakanlığı ile Devlet
Personel Başkanlığına yetki tanınmasının yasama yetkisinin devri niteliğinde
olduğu, yürütmenin düzenleme yetkisinin sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir
yetki olduğu, yasayla düzenlenmesi gereken konularda yürütme organına genel ve
sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisi verilmesinin olanaklı olmadığı, bir
konunun yalnızca ad olarak yasada belirtilmesinin yasayla düzenlenmiş olduğunun
kabulü için yeterli olmadığı, Anayasa'nın 55. maddesinde Devletin, çalışanların
yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal
yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alacağının belirtildiği,
yiyecek yardımında tüm yetkinin idareye verilmesi sonucunda idarece getirilecek
kuralların ücrette adaletin sağlanmasına yönelik sosyal yardımların etkisiz
kalmasına ve ücrette adalet dengesinin bozulmasına yol açabileceği, belirtilen
nedenlerle kuralın Anayasa'nın 7., 55. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın 128. maddesinde de "Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.' denilmiştir.
Yasayla düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin yasayla konulmasını ve çerçevenin yasayla çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, yasal düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır.
İtiraz konusu kural, Devlet memurlarına yiyecek yardımı yapılmasının yasal dayanağını oluşturmaktadır. Bir başka deyişle, Devlet memurları itiraz konusu kural uyarınca yiyecek yardımından faydalanabilmektedirler.
Devlet memurlarının yiyecek yardımından yararlanmaları ile ilgili olarak tüm memurlar yönünden tek tip bir düzenleme yapılması mümkün olmayıp bu yardımın kapsamı ve miktarı; yürütülen kamu hizmetinin niteliğine, memurların çalışma saatlerine, kamu kurumlarında çalışan memur sayısına, kurum tarafından yemek verilip verilmemesine, verilen yemeğin kurumda yapılmasına veya satın alınmasına, yemek maliyetlerindeki farklılıklara, kamu kurumlarının bütçe olanaklarına göre değişkenlik arz etmektedir.
Yiyecek yardımı, bir sosyal yardım olmakla birlikte, yukarıda belirtilen niteliği nedeniyle diğer sosyal yardımlardan farklı olarak ayrıntılı düzenlemeyi gerekli kılmaktadır. Söz konusu teknik ve ayrıntılı düzenlemenin ise mutlaka yasa ile yapılması zorunluluğundan bahsedilemez. Bu nedenle, yiyecek yardımının yasal düzenlemeye konu edilerek Devlet memurlarına yiyecek yardımı yapılabilmesine olanak tanınmasında ve yiyecek yardımından faydalanılmasının usul ve esaslarının düzenlenmesinin yürütme organına bırakılmasında 'yasayla düzenleme ilkesi'ne aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 7. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM ve Erdal TERCAN bu görüşe katılmamıştır.
İptali istenilen kuralın Anayasa'nın 55. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
KILIÇ
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
KARŞIOY GEREKÇESİ
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yiyecek yardımına ilişkin itiraz konusu 212. maddesinde, 'Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur' denilmektedir.
Anayasa'nın 128. maddesinde 'Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.' denilmiş, 7. maddesinde de yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin bir çok kararında tekrarlanarak yerleşik
içtihadı haline gelen görüşü doğrultusunda, Anayasa'da yasayla düzenlenmesi
öngörülen konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme
yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı,
tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle Anayasa'da öngörülen ayrık
durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa ile yürütmeye genel
nitelikte kural koyma yetkisi verilemez. Buna göre yasada, düzenlenen konudan
yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi yetmez, idarenin düzenleme
yetkisinin sınırlarını belirleyecek temel ilkelerin konulması ve çerçevenin de
çizilmiş olması gerekir. Ancak bu koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin
ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabilir.
Devlet memurlarına yapılacak yiyecek yardımının, onların özlük hakları kapsamında bulunduğu ve yasayla düzenlenmesi gerektiği açıktır. İtiraz konusu kuralda ise, yiyecek yardımının uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar belirlenmemiş bu konudaki yetki tümüyle idareye devredilmiştir.
Açıklanan nedenlerle Kural'ın, Anayasa'nın 7. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal
TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
İtiraz konusu kuralda, Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve yardımın uygulanması ile ilgili esasların Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı'nın birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağını düzenlenmektedir.
Anayasa'nın 128. maddesinde 'Devlet'in, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.' denilmiş; 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Yasayla düzenleme ilkesi, düzenlenen konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi değil, bunların yasa metninde kurallaştırılmasıdır. Kurallaştırma ise düzenlenen alanda temel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Ancak bu koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabilir.
Anayasa'da yasayla düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa ile yürütmeye genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin hakları ve yükümlülüklerinin yasa ile düzenlenmiş olduğunun kabul edilebilmesi için söz konusu hak ve yükümlülüklerinin sadece ad olarak yasada belirtilmesi yeterli değildir. Böyle bir düzenlemede temel ilkelerin ortaya konulması, çerçevenin çizilmesi, sınırsız, belirsiz ve geniş bir alanın yürütmenin düzenlemesine bırakılmaması gerekmektedir.
657 sayılı Yasa'nın 'Sosyal Haklar ve Yardımlar' başlıklı VI. kısımda düzenlenen 'Yiyecek yardımı', Devlet memurlarının özlük hakları kapsamında yer aldığı gözetildiğinde, bu konudaki düzenlemelerin Anayasa'nın 128. maddesinde öngörülen doğrultuda yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Maddeye 5982 sayılı Yasa ile eklenen tümcede 'mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.' denilmiş ise de Devlet memurlarına yapılan yiyecek yardımının, bir sosyal hak olarak toplu sözleşme hükümlerine konu edilebileceği açık olmakla birlikte böyle bir toplu sözleşmenin henüz yapılmadığı günümüzde 'yasayla düzenleme ilkesi'nin geçerliliğini koruduğu kuşkusuzdur.
İtiraz konusu kuralla, Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasların belirlenmesinin tamamen idarenin hazırlayacağı yönetmeliğe bırakılmasının Anayasa ile uyumlu olduğundan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle iptali istenilen kural Anayasa'nın 128. maddesine açıkça aykırı olduğundan iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun redde ilişkin görüşüne katılmıyorum. 22.12.2011
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun itiraz konusu 212. maddesinde; Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı'nın birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında; 'Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır' denilmiştir.
Anayasa'nın 128. maddesinde yer alan 'kanunla düzenleme ilkesi', kanunun düzenlediği alan ile ilgili temel ilkelerin konulmasını ve sınırlarının belirlenmesini gerekli kılar. Bu takdirde uzmanlık ve teknik gerektiren konularda ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabilir.
Anayasa'da yasayla düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütme organın genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisi bulunmamaktadır. Yürütme organının düzenleme yetkisi sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir.
Buna göre, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin hakları ve yükümlülüklerinin yasa ile düzenlenmiş olduğunun kabul edilebilmesi için, düzenleme ile temel ilkelerin ortaya konulması ve sınırların belirlenmesi, belirsiz ve geniş bir alanın yürütmenin düzenleme alanına terk edilmemesi gerekir.
İtiraz konusu kuralda yer alan 'yiyecek yardımı'nın, Devlet memurlarının özlük hakları içinde yer aldığı ve bu nedenle de yiyecek yardımına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Oysa kuralda, Devlet memurlarına yapılacak yiyecek yardımı ile ilgili esasların, yürütme organınca çıkartılacak bir yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür. Bu öngörü, yiyecek yardımına ilişkin temel ilke ve sınırların belirlenmesinin, kanun ile yapılmayacağını ifade etmektedir. Sonuç olarak, yiyecek yardımına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusu tamamen yürütme organının düzenlemesine terk edilmiştir.
Buna göre, Devlet memurlarının özlük haklarından olan yiyecek yardımının temel ilkelerinin ve sınırlarının kanunla belirlenmediği sonucu ortaya çıkmakta ve yürütme organın yiyecek yardımına ilişkin usul ve esasları belirlenmede tam yetkili hale geldiği anlaşılmaktadır.
Bu durum, Anayasa'nın 128. maddesinde öngörülen kanunla düzenleme ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.
Redde ilişkin çoğunluk düşüncesine bu nedenle katılmıyoruz.
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
KARŞIOY YAZISI
İtiraz konusu kural ile devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından, ne şekilde yararlanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasların bir yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Yiyecek yardımı devlet memurlarının özlük hakları kapsamında olan bir sosyal haktır ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda 'Sosyal Haklar ve Yardımlar' başlığı altında yer alması da bu duruma işaret etmektedir.
Anayasa'nın 55. maddesinde ücretin emeğin karşılığı olduğu ve
devletin çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve
diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alacağı
hükümleri yer almaktadır. İtiraza neden olan somut olayda bir kamu görevlisinin
maaşının %25'i yiyecek yardımı olarak kesilmiştir. Maaşının dörtte birine varan
bir kısmının yiyecek yardımına katkı olarak kişiden geri alınması sosyal
adalete ve hakkaniyete uygun düşmemektedir. Bu durum, açıktır ki, yiyecek
yardımının bir yardım ve sosyal hak olma özelliğini anlamsız, etkisiz ve
sonuçsuz hale getirmekte, sosyal yardımların adil bir ücret düzeyi oluşumuna
yaptığı katkıyı adeta tersine çevirmekte ve böylece ücrette adalet dengesinin
bozulmasına olanak tanımaktadır. Dolayısıyla, itiraz konusu düzenleme
Anayasa'nın 55. maddesini ihlal etmektedir.
Anayasa'nın 128. maddesinde kamu görevlilerinin ayrım
gözetilmeksizin tüm özlük işlerinin yasayla düzenleneceği ifade edilmiştir. Bu
maddeye 5982 Kanunla eklenen cümle ile mali ve sosyal hakların toplu sözleşme
hükümleri kapsamında belirlenmesi olanaklı hale gelmiştir. Yiyecek yardımında
tüm yetkiyi İdare'ye bırakan kuralın yiyecek yardımına ilişkin temel ilkeleri
belirlemediğini ve çerçevesini çizmediğini göz önüne alırsak, bu yardımın
teknik ve ayrıntılı bir düzenlemeyi gerektirmesi nedeniyle mutlaka yasa ile
yapılması zorunluluğu olmadığı iddiasını kabul etmek mümkün değildir. Memurun
emeği karşılığı aldığı ücrette azalma (veya artma) sonucu doğuracak tüm
düzenlemelerin yasa ile yapılması, O'na bir güvence sağlamaktadır. Memurlarla
İdare arasında mali ve sosyal hakları içeren bir toplu sözleşmenin henüz
yapılmadığını da dikkate alırsak, 128. maddedeki yasayla düzenleme ilkesinin
varlığını sürdürdüğünü görürüz. Sonuç olarak, Yasa Koyucu tarafından Maliye
Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca devlet memurlarının hangi hallerde
yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacaklarının belirlenmesi ve bu yardımın
uygulanması ile ilgili esasların hiçbir nesnel ilke, kural ve ölçüte
bağlanmadan anılan İdare'lere devri, Anayasa'nın 128. maddesine aykırı düşmektedir.
Nitekim, yiyecek yardımının benzeri olan ve sosyal yardım niteliği taşıyan 'tedavi yardımı' ile ilgili bir düzenlemenin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenebileceği yolundaki kuralı da Anayasa Mahkemesi, 29.1.2009 günlü, E: 2005/152, K: 2009/14 sayılı kararıyla Anayasa'nın 7. ve 128. maddelerine aykırı bulmuştur.
İtiraza konu olan kuralın Anayasa'nın 55. ve 128. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşünden ayrılıyorum.
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
KARŞI GÖRÜŞ
İptali istenilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 'yiyecek yardımı' başlıklı 212. maddesi şu şekildedir: 'Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlıyacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.'
Görüldüğü gibi, söz konusu kuralla, devlet memurlarına yiyecek yardımı yapılması kabul edilmiş, ancak bu yardımın ne şekilde yapılacağı ve tâbi olacağı esasların, Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir Yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüştür.
Maddenin gerekçesi olarak, giyecek ve yakacak yardımıyla beraber ortak bir gerekçe kabul edilmiş ve şu şekilde belirtilmiştir: ' Bu maddeler Devlet memurlarının giyecek , yiyecek ve yakacak yardımlarından faydalanabileceklerine işaretle yetinmekte ve bu yardımların kapsamını ve şekillerini tespit etmeyi Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Dairesinin birlikte hazırlayacakları yönetmeliklere bırakmaktadır.'
Mahkememiz çoğunluk görüşünde, yiyecek yardımının tâbi olduğu esasların belirlenmesinin, teknik ve ayrıntı sayılabilecek bir konu olduğu, o nedenle kanunla düzenlenmesinin gerekmediği gerekçesi ile düzenleme, Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.
Memurlara sağlanan yiyecek yardımı, diğer giyecek ve yakacak yardımlarıyla birlikte 657 sayılı Kanun'un 'Sosyal Haklar ve Yardımlar' başlıklı IV. Bölümünde düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 7. maddesinde, yasama yetkisinin Türk Milleti adına
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu, bu yetkinin devredilemeyeceği
belirtilmiştir. Anayasanın 128. maddesinin ikinci fıkrasında da, 'Memurların
ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,
hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla
düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri
saklıdır'. hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi, memurların hak ve
yükümlülükleri ile özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi ilkesi kabul
edilmiştir. Kanunla düzenleme ilkesiyle kastedilen, Kanun koyucu tarafından
düzenlenmek istenen konunun, sadece adının kanunda belirtilmesi yahut o konudan
kurumsal olarak kanunda söz edilmesi olmayıp, ilgili konunun temel ilkelerinin
konulması, çerçevesinin çizilmesi gerekmektedir. Bu şekilde, düzenlenmek
istenen hususun temel ilkeleri ve çerçevesi kanunla belirlendikten sonra,
teknik konuların ve ayrıntıların yürütme organına bırakılması mümkündür.
Anayasa'da kanunla düzenlenmesi gerekli görülen bir konuda, yürütme organına genel ve sınırları kanunla çizilmemiş bir düzenleme yetkisi verilemez. Yürütme organına tanınan yetki, kanunla sınırlı, bağımlı ve tamamlayıcı bir yetkidir. O nedenle, Anayasa'da belirtilen istisnai durumlar dışında, kanunla düzenlenmemiş bir alanda, yürütme organına genel nitelikte düzenleme yapma ve kural koyma yetkisi verilemez.
Yukarıda belirtildiği şekilde, memurlara tanınan yiyecek
yardımı, memurların özlük haklarına ilişkin bir durum olduğundan, Anayasa m.
128, II gereğince kanunla düzenlenmesi gerekir. Bu düzenleme yapılırken de,
konunun temel ilkelerinin ve çerçevesinin kanunla düzenlenmesi zorunludur. Oysa
iptali istenilen kuralda, 'Devlet memurlarının hangi hallerde
yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile
ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının
birlikte hazırlıyacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.' denilerek
yiyecek yardımının tâbi olduğu temel ilkeler belirtilememiş, sınırları
çizilmemiştir; bütün bu hususlar, kanunla düzenlenmeden, yürütme organına
bırakılmış olmaktadır. Nitekim bu husus, madde gerekçesinde de açıkça ifade
edilmiştir. Buna göre, yasama yetkisi de yürütme organına devredilmiş
olmaktadır.
Şu halde, devlet memurlarının yiyecek yardımını düzenleyen 212. maddede, konunun tâbi olduğu temel ilkeler belirtilmeden, sınırları çizilmeden, bu konular yürütme organına bırakılmış olduğundan, Anayasa'nın 7. ve 128, II. maddelerine aykırı düzenleme yapıldığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'un 212. maddesinin Anayasa'nın 7. ve 128, II. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatinde olduğumdan, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye Engin YILDIRIM Üye Erdal TERCAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2010/96, K. 2011/168, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası