İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2011/9 K.2012/44

sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun;

Esas2011/9Karar2012/44Tarih22 Mart 2012Okuma11 dk · 2.168 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
22 Mart 2012
Esas Sayısı
2011/9
Karar Sayısı
2012/44
Karar Günü
22.3.2012
R.G. Tarih-Sayı
06.10.2012-28433
İtiraz yoluna başvuran
Malatya İş Mahkemesi
İtirazın konusu
2.9.1971 günlü, 1479
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.168 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun;

1- 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değiştirilen 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''talep tarihinden itibaren başlatılır.' ibaresinin,

2- 4956 sayılı Kanun'un 47. maddesiyle eklenen Geçici 18. maddesinin,

Anayasa'nın Başlangıç hükümleri ile 2., 10., 60. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Davanın açıldığı 7.5.2007 tarihine kadar Bağ-Kur'a hiçbir şekilde kayıt ve tescili yapılmamış olan davacı şahsın, yapmış olduğu kasaplık mesleği sebebiyle vergi mükellefiyetinin başladığı 1.7.1978 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigorta kaydının tespitinin yapılarak, bu tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına karar verilmesi istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun itiraz konusu ibareyi de içeren 25. maddesi ile itiraz konusu Geçici Madde 18 şöyledir:

'Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi

Madde 25- (Değişik: 24/7/2003-4956/15 md.) Bu Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep tarihinden itibaren başlatılır.

Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıkları tarihte başlar.

Bu Kanuna tâbi sigortalılık;

a) Gelir vergisi mükellefi olanların, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri,

b) Gelir vergisinden muaf olanların, Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği,

c) Şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği,

Tarihten itibaren,

d) Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tâbi olarak çalışmaya başlayanların, emekli keseneği kesilmeye başladığı,

e) İflâsına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının, özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği, iflâsına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı,

f) 2108 sayılı Kanuna göre 1479 sayılı Kanun kapsamına giren köy ve mahalle muhtarlarından; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı,

g) Gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkârlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı,

Tarihten bir gün önce,

Sona erer.

Sigortalılığı sona erenler sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıtlarını sildirmek zorundadırlar.'

'Geçici Madde 18- (Ek: 24/7/2003-4956/47

md.) Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4.10.2000

tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık

hak ve mükellefiyetleri 4.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna

göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu

Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak

başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını

belgelemek ve belgelenen sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci

maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden

itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının

yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık

süresi olarak değerlendirilir.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın Başlangıç hükümleri ile 2., 10., 60. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılmalarıyla 3.2.2011 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle davada uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.

Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde

kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı

görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu

kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya

yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca

bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir

davanın bulunması ve iptali istenen kuralların

da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların

çözümünde veya davayı sonuçlandırmada

olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

Başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu dava, davanın açıldığı tarihe kadar Bağ-Kur'a hiçbir şekilde kayıt ve tescili yapılmamış olan şahsın, yapmış olduğu kasaplık mesleği sebebiyle vergi mükellefiyetinin başladığı tarihten itibaren Bağ-Kur sigorta kaydının tespitinin yapılarak, bu tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

1479 sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve Sanatkar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep tarihinden başlatılır.' şeklindeki düzenlemede yer alan itiraz konusu 'talep tarihinden başlatılır' ibaresi, gelir vergisinden muaf olan kişilerin durumunu ilgilendirmektedir. Başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada, davacı şahsın kasaplık mesleğini icra etmeye başladığı tarihte vergi mükellefi olarak kaydedilmiş olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen 'talep tarihinden başlatılır' ibaresi bakılmakta olan davada uygulanacak kural değildir.

Bu nedenle;

A- 2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun, 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değiştirilen 25. maddesinin birinci fıkrasında yer alan '' talep tarihinden itibaren başlatılır' ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine, OYBİRLİĞİYLE,

B- 1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- Dosyada eksiklik bulunmadığından, 2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Kanun'un 47. maddesiyle eklenen Geçici 18. maddesinin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE,

karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kurallar, dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Anlam ve Kapsam

1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinde Bağ-Kur Kanunu

kapsamında sigortalı sayılmanın koşulları düzenlenmiştir. Buna göre, sigortalı

sayılmanın temel koşulu kişinin kendi ad ve hesabına bağımsız çalışmasının

olmasıdır. Bu koşul, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren varlığını

sürdürmüştür. Bunun yanında sigortalı sayılmanın diğer bir kısım koşulları ve

sigortalılığa karine oluşturan olgular zaman içerisinde farklı şekillerde

düzenlenmiştir. Bir dönem bağımsız çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda

sigortalılığın oluşacağı kabul edilirken, diğer bir dönem bağımsız çalışma

olgusunun gerçekleşmesinin yanında sigortalılığın oluşumu için ayrıca kanunla

kurulan meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu da aranmış, diğer bir dönem

ise bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğü

yeterli görülmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek

kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda sigortalı sayılacakları kabul

edilmiştir.

Bağ-Kur Kanunu'nun 25. maddesinin ilk iki fıkrasında Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcı ile sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin başlangıcı konuları düzenlenmiştir. Söz konusu bu fıkralarda, 'Bu Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve Sanatkârlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep tarihinden itibaren başlatılır. Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıkları tarihte başlar.' denilmektedir.

1479 sayılı Kanun, vergi mükellefiyetinin başlangıç tarihini aynı

zamanda Bağ-Kur sigortalılığının sağladığı haklar ve getirdiği yükümlülüklerin

de başlangıç tarihi olarak düzenlemiştir. Bağ-Kur Kanunu'nun 25. maddesi,

sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlangıç tarihi bakımından genel

düzenleme niteliğindedir. 1479 sayılı Kanun'un itiraz konusu Geçici 18.

maddesinde ise konuyla ilgili özel bir düzenleme yapılmıştır. Geçici 18.

maddede, Bağ-Kur Kanunu'na göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde,

4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların

sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 4.10.2000 tarihinden itibaren

başlayacağı kurala bağlanmıştır. Bu düzenlemenin kapsamına girenlerin

sigortalılık hak ve yükümlülükleri 4.10.2000 tarihinden itibaren

başlatılmıştır.

Bağ-Kur Kanunu'nun 26. maddesinde de zorunlu sigortalı sayılanlara sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak mükellefiyeti getirilmiştir. Ayrıca, Kanunda, kayıt ve tescil işlemlerini yasal süresi içinde yerine getirmeyen sigortalılar hakkında bir takım yaptırımlara yer verilmiştir.

İtiraza konu Geçici 18. maddede ayrıca, 1479 sayılı Kanun'a göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanlara 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek koşuluyla bu sürelere yönelik borçlanma imkanı getirilmiş ve bu borçlanma imkanının kullanılmasında Kanunun yürürlüğe girişinden itibaren Kuruma yazılı olarak yapılması öngörülen başvurular için altı aylık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi için de tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık ödeme süresi öngörülmüştür.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararında, 1479 sayılı Kanun'a göre vergi kaydı bulunduğu

halde sigortalılık kayıt ve tescilini yaptırmayanların Bağ-Kur tarafından

re'sen ve zorunlu olarak tescil edilmesi gerektiği, 4956 sayılı Kanun ile 1479

sayılı Kanun'a eklenen Geçici 18. maddeye göre zorunlu sigortalılık niteliği

taşıdığı halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış

olanların her türlü hak ve mükellefiyetlerinin 4.10.2000 tarihinden itibaren

başlayacağı ve bunun ise kazanılmış haklara saygı ilkesini ihlal ettiği, bu

nedenlerle kuralın hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu; kanunlarda meydana

gelen değişikliklerin aynı konumda fakat farklı haklara sahip sigortalıların

ortaya çıkmasına sebep olduğu, bir kısım sigortalılar vergi ve oda kayıtları

re'sen dikkate alınarak zorunlu sigortalı yapılırken bir kısım sigortalılara

talepte bulunma mükellefiyetinin yüklendiği, bunun ise eşitlik ilkesine

aykırılık oluşturduğu; Anayasa'nın 60. maddesi gereğince herkesin sosyal

güvenlik hakkına sahip olduğu, itiraz konusu kuralın Anayasa ile güvence altına

alınan sosyal güvenlik hakkının ortadan kaldırılması anlamına da geldiği, bu

hakkı ölçüsüzce sınırlandırdığı ve özünden zedelediği belirtilerek kuralın,

Anayasa'nın Başlangıç hükümleri ile 2., 10., 60. ve 138.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesinin önkoşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden birisi olup hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kanunlarda yapılan değişiklikler kazanılmış hakları etkilemediği ve hukuk güvenliğini zedelemediği sürece bu değişikliklerin hukuk devleti ilkesine aykırı oldukları ileri sürülemez.

1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun itiraz konusu Geçici 18. maddesi,

Bağ-Kur sigortalılarının kazanılmış haklarını ihlal etmemiş, aksine belirtilen

tarihe kadar Bağ-Kur'a kaydını yaptırmayan ve sosyal güvenlik sistemi dışında

kalan kimselerin, vergi kaydı, meslek kuruluşu kaydı vb. belgelere dayalı

olarak Kuruma kayıt ve tescil edilmelerine imkan tanımış ve zorunlu sigortalı

olarak tescil edilmiş olanlara 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi

kayıtlarını belgelemek ve gösterilen süreler içinde başvurmak ve primlerini

ödemek şartıyla geçmişe dönük borçlanma imkanı da getirmiştir. Hukuk

devletinde, belli bir hakkın kullanılabilmesi için belli sürelerin öngörülmesi

kazanılmış hakların ihlali olarak değerlendirilemez.

Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal

durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal

eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin

yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını

ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi

ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali

yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı

anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için

değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı,

ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen

eşitlik ilkesi zedelenmez.

İtiraz konusu kuralla, kişilerin geçmiş çalışmaları tamamen yok

sayılmayıp, kendisinin ya da Kurumun ihmali veya kusuru nedeniyle Bağ-Kur

kapsamında sosyal güvenlik sistemine dahil edilmemiş kişilerin Kuruma kayıt ve

tescil edilmelerine imkan tanındığı ve bunların belirtilen süreler içinde

başvurmaları ve primlerini ödemeleri şartıyla geçmiş çalışmalarının da

sigortalılık süresine eklenmesi öngörüldüğü için itiraz konusu kuralla Bağ-Kur

sigortalıları arasında eşitsizliğe yol açıldığı yönündeki iddia isabetli

görülmemiştir. Kaldı ki, yasal yükümlülüklerini yerine getiren sigortalılarla

bunları yerine getirmeyenler aynı durumda olmadığından bunlar arasında eşitlik

karşılaştırması yapılamayacağı da açıktır.

Anayasa'nın 60. maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı ifade edilmiştir.

Kural, Bağ-Kur sigortalılarına geçmişe dönük borçlanma imkanı getirmiş, ancak geçmiş hizmetlerin sigortalılık süresi olarak sayılması için başvuruda bulunulmasını ve bu sürelere isabet eden primlerin ödenmesini belli sürelere bağlamıştır. Böylece Bağ-Kur sigortalıların geçmiş çalışmaları tümüyle yok sayılmamıştır. İtiraza konu kuralda geçmiş sürelerin borçlanılması ve bu sürelere ait primlerin ödenmesi için belli hak düşürücü süreler öngörülmesi nedeniyle sosyal güvenlik hakkının sınırlandırıldığı yönündeki iddialar da isabetli görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle dava konusu kural, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Serruh KALELİ, Engin YILDIRIM ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralın, Anayasa'nın Başlangıç hükümleri ve 138. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun, 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Kanun'un 47. maddesiyle eklenen Geçici 18. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Serruh KALELİ, Engin YILDIRIM ile Celal Mümtaz AKINCI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 22.3.2012 gününde karar verildi.

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2011/9, K. 2012/44, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Kaleli
  8. Altan
  9. Kantarcıoğlu
  10. Erten
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Üstün
  14. Yıldırım
  15. Necipoğlu
  16. Dursun
  17. Tercan
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2011/9
Karar No
2012/44
Tarih
22 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2011/13 K.2012/45
  • AYM Norm Denetimi E.2011/26 K.2012/41
  • AYM Norm Denetimi E.2011/51 K.2012/32
  • AYM Norm Denetimi E.2011/125 K.2012/46
  • AYM Norm Denetimi E.2011/29 K.2012/49
  • AYM Norm Denetimi E.2011/128 K.2012/40

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.