İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2012/158 K.2013/55

1. Vergi Mahkemesi

Esas2012/158Karar2013/55Tarih10 Nisan 2013Okuma13 dk · 2.677 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
10 Nisan 2013
Esas Sayısı
2012/158
Karar Sayısı
2013/55
Karar Günü
10.4.2013
R.G. Tarih-Sayı
18.01.2014-28886
İtiraz yoluna başvuran
İzmir
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.677 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

1. Vergi Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 26.5.1981

günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun, 30.12.2004 günlü, 5281 sayılı Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 60. maddesinin Anayasa'nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Davacı Şirket tarafından, 2012 yılında “Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı” alabilmek için yapılan başvuru üzerine, 2464 sayılı Kanun'un 60. maddesi uyarınca davalı Belediye Meclisince harç miktarının belirlendiği kararda yer alan “Belediyenin belirlemiş olduğu” biçimindeki ibarenin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu harcın dayanağı olan itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

2464 sayılı Kanun'un itiraz konusu kural olan 60. maddesi şöyledir:

“Madde 60- Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı, işin mahiyetine göre yılda 20 YTL'den az, 800 YTL'den çok olmamak üzere bu Kanunun 96 ncı maddesine göre tespit edilir.”

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10. ve 73. maddelerine dayanılmış, 127. maddesi ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımıyla 17.1.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Murat ARSLAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanının geniş, sınırsız ve ölçüsüz olduğu, bu bakımdan kuralın belirli ve öngörülebilir olmadığı, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde Kanun'un belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilebileceği, belediye meclislerine harcın tarifesini belirleme konusunda yetki veren kuralın, Anayasa'nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle, Anayasa'nın 127. maddesi yönünden de incelenmiştir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, hafta tatili ve ulusal bayram günlerinde çalışmaları belediyelerce izne bağlı işyerlerine ruhsat verilmesi, Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcına tabi kılınmış, aynı Kanun'un 60. maddesinde de Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcının tarifesi belirlenmiş ve bu Harcın, işin mahiyetine göre yılda 20 YTL'den az, 800 YTL'den çok olmamak üzere belediye meclislerince tespit edileceği belirtilmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun gerekçesinde, “fertlerin özel menfaatlerine ilişkin olarak, kamu kurumları ve hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödeme” biçiminde tanımlanan harçların, vergi gibi anayasal sınırlar içinde kanunla konulması zorunluluğunun bulunduğu açıktır.

Anayasa'nın 73. maddesinde, herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü bulunduğu, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının, maliye politikasının sosyal amacı olduğu, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı öngörülerek Anayasa'nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilen hukuk devleti ilkesi vergilendirme ilkeleri yönünden somut biçimde dile getirilmiştir.

Bireylerin sosyal ve ekonomik durumlarını etkileyecek keyfi uygulamalara neden olmaması için, vergilendirmede, vergiyi doğuran olayın ve vergilerin matrah ve oranlarının, yukarı ve aşağı sınırlarının, tarh ve tahakkuklarının, tahsil usullerinin, yaptırımlarının ve zamanaşımı gibi belli başlı temel ögelerinin kanunlarla belirlenmesi gerekir. Ancak, kanun ile her konuyu bütün kapsam ve ayrıntılarıyla düzenlemenin olanaklı bulunmadığı durumlarda çerçevesi çizilerek bu sınırlar içinde kalmak koşuluyla uygulamaya ilişkin konularda yürütme organına açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte düzenleyici idari işlem yapma yetkisi verilebilir.

İtiraz konusu kuralda, belediye gelirleri arasında yer alan Hafta Sonu Çalışma Ruhsatı Harcının maktu tarifelerini, Kanun'da belirlenen alt ve üst sınırlar arasında kalmak kaydıyla belirleme yetkisi belediye meclislerine verilmiştir.

Anayasa'nın 73. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Vergi, resim,

harç ve benzeri yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle

oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar

içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”

denilmektedir. Buna göre, Bakanlar Kurulu, kanunun belirttiği alt ve üst

sınırlar içinde değişiklik yapabilecek, ancak bu sınırları aşacak biçimde

herhangi bir düzenleme getiremeyecektir. Bakanlar Kuruluna verilen bu yetki

istisnai bir yetkidir. Vergilendirmede esas kural, vergilerin kanunla konulup,

kaldırılması ve değiştirilmesidir. Dolayısıyla, bu konularda yukarı ve aşağı

sınırları belirleme yetkisi kanun koyucuya aittir. Bu sınırlar içinde

değişiklik yapma yetkisi ise kanunun öngörmesi koşuluyla Bakanlar Kuruluna

verilebilir.

Anayasallık denetiminde, Anayasa'nın 73. maddesinde öngörülen vergilendirmeye ilişkin hükümler, mahalli idareler yönünden, Anayasa'nın 127. maddesinde belirtilen kurallarla birlikte ele alınıp yorumlanmalıdır.

Anayasa'nın 127. maddesinin birinci fıkrasında, mahalli idarelerin

il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere

kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları yine kanunda gösterilen

seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileri oldukları ifade edilmiştir.

Anayasa'da merkezi yönetim - yerel yönetim ayrımının yapılması, yerel

yönetimlerin organlarının seçimle göreve gelmesinin öngörülmesi, seçimlerinin

süreli olması, kararlarını kendi organları eliyle alması ve uygulatması,

kendilerine özgü bütçelerinin bulunması, görevleri ile orantılı gelir

kaynakları sağlanması gibi yetki ve ayrıcalıkların tanınmış olması, bu

idarelerin özerkliklerinin göstergeleridir. Anayasa'nın 127. maddesinde

öngörülen “yerel yönetimlerin özerkliği” ilkesi, yerinden yönetimin

varlık şartlarından olan mali özerkliği de kapsamaktadır. Mali özerklik kavramı

ise mahalli idarelerin mali kaynaklarının bir bölümünü yerel vergi ve

harçlardan oluşturmalarını, gelirlerini ve varlıklarını kendi amaçlarına uygun

bir biçimde kullanabilmelerini ve esnek bir bütçe sistemine sahip olmalarını

öngörmektedir. Diğer bir ifade ile mahalli idarelerin mali özerkliği, merkezi

yönetimin malvarlığından ayrı malvarlığı, bağımsız gelir kaynakları ve

bütçeleri olması esasına dayanır. Nitekim Anayasa'nın 127. maddesinin altıncı

fıkrasının son cümlesinde de “Bu idarelere görevleri ile orantılı gelir

kaynakları sağlanır.” hükmüne yer verilmek suretiyle mahalli idarelerin

mali özerkliği teminat altına alınmıştır.

Anayasa'nın 127. maddesi uyarınca mahalli idarelerin kuruluş amacı

olarak gösterilen mahalli müşterek ihtiyaç, herhangi bir yerel yönetim

biriminin sınırları içinde yaşayanların, aynı yörede birlikte yaşamaktan doğan

somut durumların yarattığı, yoğunlaştırdığı ve sürekli güncelleştirdiği, özünde

etkinlik, ölçek ve sağladığı yarar bakımından yerel sınırları aşmayan,

bölünebilir ve rekabet konusu olabilen yerel ve kamusal hizmet karakterinin

ağır bastığı ortak beklentilerini ifade etmektedir. Anayasa'da il, belediye ya

da köy halkının yerel ortak ihtiyaçlarının neler olduğu belirlenmemiş, bunun

saptanması kanuna bırakılmıştır. Bu durumda kanun, kamu yararını gözeterek,

anayasal sınırlar içinde merkezi yönetimle yerel yönetim arasındaki görev

sınırlarını belirleyebilir.

Anayasa'nın 73. maddesinin dördüncü fıkrasında, Bakanlar Kuruluna

tanınan yetki, etki ve sonuçları itibariyle bölünebilir

olmayan, merkezi idare tarafından ülke çapında uygulanan vergilere ilişkin

bir yetkidir. 2464 sayılı Kanun'da yer alan vergi, resim, harç ve benzeri

mali yükümlülüklere bakıldığında ise hepsinin mahalli niteliğinin öne çıktığı

görülmektedir. Anılan dördüncü fıkrada Bakanlar Kuruluna verilen yetki,

mahalli müşterek ihtiyaçların karşılanması amacıyla yerel bazda yerel

yönetimlerin yetkilendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Esasen mahalli

idarelerin yerel düzeydeki müşterek ihtiyaçlarının karşılanmasında kendilerine

bir takım mali yetkiler tanınması Anayasa'nın 127. maddesinde belirtilen idari

ve mali özerkliklerinin gereğidir. Bir başka ifadeyle yerel özelliği baskın olan

vergi, resim ve harçların, sınırları belli edilmek kaydıyla yerel idarelerin

yetki alanları içinde bırakılması demokratik devlet ilkesine uygun düşmektedir.

Sürekli gelişen bilim ve teknolojinin hızla ürettiği yenilikler ve

hukuk evrimi sonunda çok çeşitlenen ve yaygınlaşan bireysel ya da toplumsal

gereksinimleri karşılamaya yönelik devlete ait tüm görevleri ülke düzeyinde tek

bir merkezden, zamanında, sağlıklı, verimli ve etkin biçimde yerine getirebilme

olanaksızlığı, bunların bir bölümünün yerel idareler tarafından yerine

getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Merkezi yönetim, yerel gereksinimleri anlama

ve değerlendirme yönünden yetersiz kalma riski taşımakta ve yerel idareler gibi

dinamizm ve hareketlilik gösterememektedir. Yerel yönetimler, yerel çıkarlara,

ekonomik ve coğrafî duruma göre değişken koşullara daha iyi uyabilme olanağına

sahiptir. Bu yönüyle düzenlemenin, merkezden yönetimin görev yükünü

hafifletmeyi de amaçladığı anlaşılmaktadır.

Günümüzde şehirleşme hareketlerinin gelişmesi, şehir niteliğindeki

yerleşim alanlarında yaşayan nüfusun hızla artması, şehir halkının giderek

sosyal, ekonomik ve kültürel ihtiyaçlarının çoğalması ve şehirlerin çağın

gereklerine göre yeniden tanzim ve imar çabaları, bu konudaki giderlerin geniş

ölçüde artması sonucunu doğurmuş ve bu durum eski şartlara ve anlayışlara göre

kurulmuş olan yerel yönetim finans sistemlerinin yeni ve doyurucu kaynaklara

sahip olacak biçimde geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Her bir ilin yerleşim

alanı, kent ve kırsal nüfus oranları, yüzölçümleri, hizmet sunum alanları,

nüfusları, yöredeki sanayi yoğunluğu, üretim ve tüketim kapasitesi, ekonomik

faktörler ve gelişmişlik düzeyi birbirinden oldukça farklı olduğundan, yerel

ihtiyaçları karşılayacak yerel gelirlerin belirlenmesinin merkezi yönetim

tarafından yapılmasının zorluğu ortadadır. Sayılan etkenler gözetildiğinde

belediyelerin hizmet maliyetlerinin ve buna karşılık gelirlerinin bir kısmının

kendi yetkili organları tarafından belirlenmesi, Anayasa'nın 127. maddesinde

ifade edilen “yerel yönetimlerin özerkliği” ilkesine de uygundur.

Vergilendirme yetkisinin sahibi olan Devletin, bu yetkisini uygun göreceği sınırlar içinde ülke çapında uygulanan vergiler yönünden Bakanlar Kurulu eliyle kullanması Anayasa'nın 73. maddesinin gereğidir. Ancak yerel idarelere vergilendirme konusundaki yasama yetkisi devredilmeksizin, bir kısım vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülükler bakımından yerel idarelere kanunda tespit edilmiş sınırlar içinde belirleme yetkisinin verilmesini öngören kuralda, Anayasa'nın 73. ve 127. maddelerine aykırı bir durumun bulunmadığı açıktır.

Nitekim Türkiye'nin de onaylamış olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın 9. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da, “Yerel makamların mali kaynaklarının en azından bir bölümü, kanunun koyduğu sınırlar dâhilinde, oranlarını kendilerinin belirleyebilecekleri yerel vergi ve harçlardan sağlanacaktır.” biçiminde bir düzenleme yer almaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 73. ve 127. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

Bu görüşe, Mehmet ERTEN, Zehra Ayla PERKTAŞ, Engin YILDIRIM, Erdal TERCAN ile Zühtü ARSLAN katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

26.5.1981 günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun, 30.12.2004 günlü, 5281 sayılı Vergi Kanunlarının Yeni Türk Lirasına Uyumu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 60. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Mehmet ERTEN, Zehra Ayla PERKTAŞ, Engin YILDIRIM, Erdal TERCAN ile Zühtü ARSLAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 10.4.2013 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

KARŞIOY GEREKÇESİ

Belediye Gelirleri Kanunu'nun itiraz konusu 60. maddesinde “Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı, işin mahiyetine göre yılda 20 YTL'den az; 800 YTL'den çok olmamak üzere belediye meclislerince tespit edilir.”denilmektedir.

Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında “Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.”, dördüncü fıkrasında da “Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”hükümleri yer almaktadır

Kuralda, Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcının kanunda belirtilen alt ve üst sınırlar arasında kalmak koşuluyla miktarının belediye meclislerince saptanacağının öngörüldüğü ve söz konusu ruhsat harcının Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kapsamında olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır

Anayasa'nın 73. maddesi, vergi, resim ve harçların oran ve tarifelerinde belirtilen sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin sadece Bakanlar Kuruluna verilebileceğini hükme bağlamıştır. Bu yetkinin, Bakanlar Kurulu haricinde başka bir makama ya da belediye meclislerine verilmesinin Anayasal dayanağı bulunmamaktadır.

Öte yandan kural, Anayasa ile sadece Bakanlar Kurulu için öngörülen yetkiyi belediye meclislerine de vermek suretiyle Anayasa ile Bakanlar Kuruluna verilen yetkiyi yasa ile Anayasaya aykırı olarak daraltmaktadır.

Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi, 19.05.2012-28297 Tarih-Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan E:2010/62, K:2011/175 olan 29.12.2011 günlü kararında benzer bir düzenlemeyi Anayasa'nın 73. maddesine aykırı bularak oybirliği ile iptal etmiştir. Sözü edilen bu karardan vazgeçmeyi gerektirecek yasal bir değişiklik de bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasına aykırıdır. İptali gerekir.

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

Zühtü ARSLAN

KARŞIOY GEREKÇESİ

26.5.1981 günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun, 30.12.2004 günlü, 5281 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 60. maddesinde “Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı, işin mahiyetine göre yılda 20 YTL'den az; 800 YTL'den çok olmamak üzere belediye meclislerince tesbit edilir.” denilmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devletidir. Buna göre Devletin tüm organları Anayasa ve hukukun üstün kuralları ile bağlı olup, görev ve yetkilerinin bu çerçevede konulan yasalarla belirlenmesi ve yürütme organına bırakılan yetkilerin sınırlarının açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Öte yandan “hukuk devleti” ilkesi yürütme organının faaliyetlerinin “belirlilik” dolayısıyla “hukuki güvenlik ilkesi” sonucunda “öngörülebilir olmasını” gerektirmektedir.

Anayasa'nın “vergi ödevi” başlıklı 73. maddesinin üçüncü

fıkrasında; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur,

değiştirilir veya kaldırılır.” dördüncü fıkrasında ise; “Vergi, resim, harç ve

benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimlerle oranlarına

ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde

değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.” denilmektedir. Madde

hükmü ile “vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin” kanunla

konulacağı, değiştirileceği ve kaldırılacağı öngörülerek Anayasa'nın 2.

maddesinde nitelikleri belirtilen “hukuk devleti” ilkesi vergilendirme ilkeleri

yönünden somut biçimde dile getirilmiştir.

Bu anayasal düzenlemeler karşısında verginin kanuniliği ilkesi gereği verginin konulması, değiştirilmesi ve kaldırılması yetkisi yasama organına aittir ve ancak kanunla yapılabilir. Anayasa'nın 73. maddesinin dördüncü fıkrasında Bakanlar Kuruluna verilen yetki istisnai bir yetki olup Bakanlar Kuruluna “muaflık, istisna ve indirimlerle oranlarına ilişkin” değişiklik yapma yetkisi verilirken bu yetkinin “Kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde” kullanılabileceği öngörülmektedir. Belirtilen Anayasa hükümleri karşısında Bakanlar Kurulu dışında herhangi bir merciin bu yetkiyi kullanması mümkün değildir.

Açıklanan nedenle; belediye meclislerine tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı tarifesini belirleme yetkisi veren kural, Anayasa'nın 2. ve 73. maddelerine aykırı olup iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye

Mehmet ERTEN

KARŞIOY GEREKÇESİ

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca “Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı, işin mahiyetine göre yılda 20 YTL'den az; 800 YTL'den çok olmamak üzere belediye meclislerince tespit edilir.” Bu hükmün Anayasa'nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istenmiştir.

Mahkememiz çoğunluğu, Anayasa'nın 73. maddesinde vergilendirmeye ilişkin hükümlerin Anayasa'nın 127. maddesinde düzenlenen mahalli idareler hakkındaki kurallarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği, 127. maddede ifadesini bulan yerel yönetimlerin özerkliği ilkesinin mali özerkliği de kapsadığı, bu anlamda Bakanlar Kuruluna verilen “ülke çapında uygulanan vergiler”e ilişkin yetkinin, mahalli müşterek ihtiyaçların karşılanması amacıyla yerel yönetimlere yetki verilmesine engel teşkil etmediği gerekçeleriyle iptali istenen kuralın Anayasa'ya uygun olduğu sonucuna varmıştır.

Anayasa'nın “Vergi ödevi” başlıklı 73. maddesine göre, “Vergi,

resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya

kaldırılır.” Verginin kanuniliği ilkesini ifade eden bu anayasal hüküm gereği

vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ancak yasama organı tarafından

konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Bununla birlikte, aynı maddenin dördüncü

fıkrasında pratik zorunluluklar dikkate alınarak istisnai durumlarda vergi ve

benzeri mali yükümlülükler konusunda, kanunun belirlediği yukarı ve aşağı

sınırlar içinde Bakanlar Kuruluna yetki verilebileceği kabul edilmiştir. 73.

maddenin gerekçesinde “Vergi yükünün muaflığı ve istisnaların zamanla artan

oranla düşmesini engellemek üzere, kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi

ilkesi”nin kabul edildiği ifade edilmiştir.

Bu çerçevede Anayasa'nın 73. maddesi uyarınca vergi ve benzeri

mali yükümlülüklerle ilgili düzenlemeler kural olarak kanunla yapılır, ancak

mali yükün güncellenmesi anlamında Bakanlar Kuruluna kanunla belirlenen yukarı

ve aşağı sınırlar içinde kalarak değişiklik yapma yetkisi verilebilir. Bakanlar

Kuruluna verilen bu yetki de istisnai ve sınırlı bir yetkidir. Görüldüğü üzere

Anayasa, ülke çapında-yerel düzeyde ayrımı yapmaksızın Bakanlar Kurulu dışında

hiçbir organa vergi ve benzeri mali yükümlülükler hakkında düzenleme yapma

yetkisi vermemektedir. Bakanlar Kuruluna tanınan bu yetkiyi kanunda belirlenen

alt ve üst harç miktarları arasında kalmak şartıyla belediye meclislerine de

teşmil eden kuralın, 73. maddenin dördüncü fıkrasının açık hükmü karşısında

Anayasa'ya uygun olduğu söylenemez.

Diğer yandan, Anayasa'nın 127. maddesinden hareketle itiraz konusu kuralın Anayasaya uygun olduğunu savunmak, doğrudan ilgili ve özel düzenleme olan 73. madde karşısında mümkün görünmemektedir. 127. madde mahalli idarelerin görev ve yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceğini belirtmektedir. Ancak, bu kanuni düzenlemelerin sadece 127. maddeye değil, Anayasa'nın diğer maddelerine de uygun olması gerekmektedir.

Bir kural Anayasa'nın bir hükmüne uygun, diğerine aykırı olabilir. Bu bağlamda iptali istenen kuralın Anayasa'nın 127. maddesine uygun olması, aynı zamanda 73. maddesine de uygun olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki, Anayasa'nın 127. maddesi mahalli idarelerin görevleriyle orantılı gelir kaynaklarına sahip olacağını belirtmekte, ancak gelir kaynaklarının nasıl sağlanacağını kanuna bırakmaktadır.

Tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcının belediye meclisleri tarafından belirlenmesinin daha pratik ve yerinden yönetim ilkesine daha uygun olduğu düşünülebilir. Nitekim, yeni anayasa çalışmaları kapsamında siyasi partilerin bu yönde önerilerde bulundukları bilinmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin de onaylamış olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Şartı'nın 9. maddesinin 3. fıkrasına göre “Yerel makamların mali kaynaklarının en azından bir bölümü, oranlarını kanunun koyduğu sınırlar dahilinde kendilerinin belirleyebilecekleri yerel vergi ve harçlardan sağlanacaktır.”

Ancak “olması gereken”e ilişkin yapılan değerlendirmeler, kanunların anayasallık denetiminin mevcut Anayasa hükümleri çerçevesinde yapılması zorunluluğunu değiştirmemektedir. Anayasa'nın vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere dair özel düzenlemesi olan 73. maddesinin dördüncü fıkrasının gerek lafzı, gerekse madde gerekçesinde ifadesini bulan amacı dikkate alındığında, belediye meclislerine tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcını belirleme yetkisi veren kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu açıktır.

Bu gerekçelerle, çoğunluğun red yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye Engin YILDIRIM Üye Erdal TERCAN Üye Zühtü ARSLAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2012/158, K. 2013/55, 10 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu : 26.5.1981
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Altan
  9. Özgüldür
  10. Perktaş
  11. Akıncı
  12. Karşıoy Gerekçesi
  13. Karşıoy Gerekçesi
  14. Karşıoy Gerekçesi
  15. Perktaş
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2012/158
Karar No
2013/55
Tarih
10 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2013/20 K.2013/50
  • AYM Norm Denetimi E.2011/42 K.2013/60
  • AYM Norm Denetimi E.2012/60 K.2013/62
  • AYM Norm Denetimi E.2012/77 K.2013/66
  • AYM Norm Denetimi E.2013/56 K.2013/61
  • AYM Norm Denetimi E.2012/149 K.2013/63

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.