İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2012/6 K.2012/131

Onüçüncü Dairesi

Esas2012/6Karar2012/131Tarih27 Eylül 2012Okuma14 dk · 2.712 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Eylül 2012
Esas Sayısı
2012/6
Karar Sayısı
2012/131
Karar Günü
27.9.2012
R.G. Tarih-Sayı
13.02.2013-28558
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.712 kelime·14 dk okuma·15 bölüm

Onüçüncü Dairesi

İTİRAZIN KONUSU

20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına, 13.2.2011 günlü, 6111 sayılı Kanun'un 204. maddesi ile eklenen (f) bendinin ''veya gerektiğinde yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılması sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.' bölümünün Anayasa'nın 128. maddesine aykırılığı savıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

13.5.2011 günlü, 27933 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliği'nin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan davada, Yönetmelik'in dayanağı olarak gösterilen itiraz konusu kuralın, Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay Onüçüncü Dairesi, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına, 13.2.2011 günlü, 6111 sayılı Kanun'un 204. maddesi ile eklenen ve itiraz konusu bölümü de içeren (f) bendi şöyledir:

'20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Su Kullanım Hakkı Anlaşması çerçevesinde elektrik enerjisi üretmek maksadıyla yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısıyla ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla ilgili yapıların inşasının inceleme ve denetimi, masrafları ilgililerine ait olmak üzere DSİ tarafından yapılır veya gerektiğinde yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılması sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 128. maddesine dayanılmış, 2. ve 7. maddeleri ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımıyla yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas incelemesi aşamasında karara bağlanmasına, 26.1.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, Anayasa Mahkemesi Raportörü Bahadır YALÇINÖZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru

kararında, yapılan kanuni değişiklik ile Devlet Su İşleri (DSİ) Genel

Müdürlüğünün su yapıları üzerindeki inceleme ve denetleme görev ve yetkisinin

yetkilendirilecek denetim şirketlerine devredilebileceğinin öngörüldüğü,

inceleme ve denetlemenin idarenin kolluk etkinlikleri içerisinde yer alan, asli

ve sürekli görevleri arasında bulunan ve genel idare esaslarına göre

yürütülmesi gereken bir kamu hizmeti olduğundan memur veya diğer kamu

görevlilerince yürütülmesinin zorunlu olduğu, idarenin haiz olduğu inceleme ve

denetim yetkisinin bu konuda çıkarılacak yönetmeliğe göre yetkilendirilecek

özel hukuk tüzel kişiliklerine devredilmesinin veya onlarla paylaşılmasının

olanaklı bulunmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 128. maddesine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle kural Anayasa'nın 2. ve 7. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

DSİ,

6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanun'un 2. maddesinin (l) bendi uyarınca, su yapıları ile etüd ve proje

işlerini kendisi yapabildiği gibi aynı zamanda ücreti karşılığında da yaptırma

imkânına sahiptir. Ancak DSİ, su yapıları ile ilgili olarak yapının projeye

uygun olup olmadığı, fenni icaplara uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı

konusunda tek yetkili kurum iken 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun

geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına eklenen ve başvurunun konusunu

oluşturan (f) bendiyle elektrik enerjisi üretmek

için yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısıyla ilgili kısımları ile

gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla ilgili yapıların

inşasının incelenmesi ve denetlenmesinin yetkilendirilecek denetim şirketlerine

de yaptırılabileceği kurala bağlanmıştır. Denetim şirketleri ile ilgili

uygulamaya ilişkin usul ve esasların ise ilgili bakanlıkların görüşü alınmak

kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.

Anayasa'nın 7. maddesinde 'Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' denilmiştir. Buna göre, yasa ile yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilebilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Yasa ile yetkilendirme Anayasa'nın öngördüğü biçimde yasa ile düzenleme anlamını taşımamaktadır. Temel ilkeleri belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin, yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralı ile sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yönetimin düzenlemesine bırakılması, Anayasa'nın belirtilen maddesine aykırılık oluşturur.

Anayasa'nın 128. maddesinde ise 'Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.' denilmiştir.

Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinimleri karşılamak, kamu yararını ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler olarak tanımlanan kamu hizmetinin, kamu hukukunun genel ilkeleri gereğince, doğrudan idarenin kuruluş ve kurumları eliyle, kamusal yönetim biçimine göre yürütülmesi asıl ve olağandır.

Elektrik enerjisi üretmek için yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısıyla ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla ilgili yapıların inşasının incelenmesi ve denetlenmesi işlemlerinin kamu hizmeti niteliği taşıdığı kuşkusuzdur. Nitekim itiraz konusu kuralda bu inceleme ve denetlemenin DSİ tarafından yapılacağı veya gerektiğinde DSİ tarafından yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılabileceği belirtilmiştir.

Denetim şirketlerine yaptırılacak denetimde, bu şirketlerin

yetkilerinin sınırları, söz konusu denetim sonuçlarının DSİ yönünden

bağlayıcılık taşıyıp taşımadığı ve bu aşamada DSİ'nin denetim yetkisinin ayrıca

devam edip etmediği, inceleme ve denetimlerde denetlenen şirket ile denetleyen

şirketin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinin ya da usulsüzlük

yapıldığının tespiti halinde uygulanacak yaptırım ve sonuçları, denetimin

tekrarlanabilirliği hususlarında dava konusu kuralda bir açıklık bulunmamakta,

denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esasların

bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle

düzenleneceğinin belirtilmesi ile yetinilmektedir.

Denetim şirketlerinin yetkileri ve nitelikleri ile bu şirketlerce yapılacak denetimin usul ve esaslarına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin, yürütme organına düzenleme yetkisi verilmesi, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturur.

Diğer taraftan, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri 'belirlilik'tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gereklidir.

Denetim şirketlerince yapılacak denetimin usul ve esaslarına ilişkin temel ilkelerin belirlenmemesi, itiraz konusu kuralın belirsizliğine de yol açmakta ve bu belirsizlik, Anayasa'nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi dava konusu kural yönünden Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğini öngören Anayasa'nın 128. maddesi yönünden yapılacak denetime de engel oluşturmaktadır.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 7. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Hicabi DURSUN bu görüşe katılmamıştır.

VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına, 13.2.2011 günlü, 6111 sayılı Kanun'un 204. maddesi ile eklenen (f) bendinin '' veya gerektiğinde yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılması sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.' bölümüne ilişkin iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu bölümün yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 27.9.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VII-

İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanun hükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi İptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.' denilmekte, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan ibarenin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

VIII-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1- 20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına, 13.2.2011 günlü, 6111 sayılı Kanun'un 204. maddesi ile eklenen (f) bendinin '' veya gerektiğinde yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılması sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.' bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Hicabi DURSUN'un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- 4628 sayılı Kanun'un geçici 14. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (f) bendinin '' veya gerektiğinde yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılması sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.' bölümünün iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,

27.9.2012 gününde karar verildi.

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

KARŞIOY YAZISI

20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanun'un geçici 14.

maddesinin birinci fıkrasına, 13.02.2011 günlü, 6111 sayılı Kanun'un 204.

maddesi ile eklenen (f) bendinin''veya gerektiğinde yetkilendirilecek

denetim şirketlerine yaptırılması sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili

uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak

kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.' bölümünün Anayasa'nın 7. ve 10. maddelerine aykırı olduğuna karar

verilmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararında, 4628 sayılı Kanunun geçici 14.

maddesinin birinci fıkrasına eklenen itiraz konusu kuralın elektrik enerjisi

üretmek amacıyla yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısı ile ilgili

kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla ilgili

yapıların inşasının incelenmesi ve denetlenmesinin yetkilendirilecek denetim

şirketlerine de yaptırılmasına; denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya

ilişkin usul ve esasların ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle DSİ

tarafından çıkartılacak yönetmelikle düzenlenmesine ilişkin bölümünü Anayasa'ya

aykırı görmüştür. Mahkeme'nin çoğunluk görüşüne göre yasama organı, denetim

şirketlerinin yetkileri ve yetkilerinin nitelikleri ile bu şirketlerce

yapılacak denetimin usul ve esaslarına ilişkin temel ilkeleri belirlemek

zorundadır. Mahkeme, çerçevesi kanun ile çizilmeden yürütme organına yetki

verilmesini Anayasa'nın 7. maddesinde yer alan yasama yetkisinin

devredilmezliği ilkesine aykırı bulmuştur.

1982 Anayasası'nın 47. maddesinin son fıkrasında 13.8.1999 tarihli ve 4446 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile yapılan değişiklikle 'Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.' hükmü getirilmiştir. Bu hükme göre idarenin üstlendiği yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmesi ile gerçek ve tüzel kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla düzenlenmek zorundadır.

Dava konusu kuralda, elektrik enerjisi üretmek amacıyla yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısı ile ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla ilgili yapıların inşasının incelenmesi ve denetlenmesi faaliyetlerinin denetim şirketlerine gördürülebileceği düzenlenmiştir. Bunun dışında kalan işler ise idarece üstlenilecek ve yürütülecektir. Bu nedenle dava konusu kuralda, idarenin üstlendiği yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmesi ile gerçek ve tüzel kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceğinin yer almadığı ve bu sebeple de Anayasa'nın 47. maddesine aykırı olduğu ileri sürülemez.

Öte

yandan Anayasa'da kamu hizmeti olarak yürütülmesi zorunlu tutulan hizmetlerin

mutlaka devlet veya diğer idari birimlerce bizzat yürütüleceğini söylemek de

pozitif hukuk açısından mümkün görünmemektedir. Örneğin ulusal güvenlik, kamu

düzeninin sağlanması ve adalet hizmetlerinin sağlanması Anayasa hükümlerine

göre zorunlu olarak kamu hizmeti sayılmakla birlikte bu hizmetlerin mutlaka

devlet tarafından bizzat yerine getirileceği anlamına gelmemektedir. Aksi

düşünce bazı ulusal güvenlik hizmetlerinin köy korucuları eliyle yürütülmesini,

bazı kamu düzeninin sağlanmasına ilişkin hizmetlerin özel güvenlik

kuruluşlarınca ve adalet hizmetlerinin tahkim usulü ile özel kişilere de

gördürülüyor olmasını açıklayamayacaktır.

Anayasa'nın

47., 70. ve 128. maddelerinde yer alan kamu hizmeti ibarelerinin; iş, uğraş,

faaliyet veya kamu kurum ve kuruluşları gibi farklı anlamlara geldiği

bilinmektedir. Gerçekte de bugüne kadar kamu hizmetinin esaslı bir tanımı

yapılamamıştır. D. Truchet'in deyimi ile 'Hiç kimse kamu hizmetinin

tartışılmaz bir tanımını yapamamıştır. Yasama, bunu kendisine tasa edinmemiş,

yargı yapmak istememiş, öğreti ise başaramamıştır.' İtiraz konusu

kuralın ilk cümlesinde ki ''veya gerektiğinde yetkilendirilecek denetim

şirketlerine yaptırılması sağlanır.' ibaresinde öngörülen istisnai,

belki gerekmeyeceği için hiç yaptırılmayacak bir denetimin kamu hizmetlerinin

taşıması gereken süreklilik ve düzenlilik özelliklerini taşımadığı da açıktır.

İtiraza konu düzenleme bu yönüyle de kamu hizmeti tanımına girmemektedir.

Anayasa'nın

128. maddesinin birinci fıkrası ise yasa koyucunun kamu hizmeti olarak

belirlediği hizmetlerin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve

diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğini düzenlemektedir. Genel idare

esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli görevlerden

kasıt, icrai yetki kullanımını gerektiren ve yönetilenler üzerinden hukuki sonuç

doğuran işlem ve eylemlerdir. Bir faaliyetin önceden belirlenmiş standartlara

uygunluk derecesini araştırmak ve sonuçlarını ilgi duyanlara bildirmek amacıyla

tarafsızca kanıt toplayan ve kanıtları değerlendiren sistematik bir süreç olan

denetimin icrai bir işlem ve karar niteliğinin bulunmadığı, asıl icrai işlemin

denetim sonucunda yetkili makamlarca alınacak cezai, hukuki ve idari tedbirler

olacağı tartışılmaması gereken bir husustur. Bu nedenle de denetim faaliyetinin

özel kişilere yaptırılmasının Anayasa'nın 128. maddesine aykırı olduğu iddia

edilemez.

Ayrıca dava konusu, elektrik üretmek amacıyla kurulacak üretim tesislerinin su yapısı ile ilgili kısımları ve gerçek veya tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla ilgili yapıların inşasının incelenmesi ve denetlenmesinin DSİ tarafından yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılmasına ilişkin kuralda DSİ'nin sahip olduğu , 'denetim yetkisinin devri' değil, bir kamu hizmetinin özel şirketlere gördürülmesi söz konusudur. Kural, 'denetim yetkisinin devrini' kapsamaması nedeniyle ortada denetim yetkisinin devri yönünden iptali gerekli kılan bir Anayasal neden bulunmamaktadır.

Anayasa'nın

47. maddesinin dördüncü fıkrası yasa koyucuya kamu hizmetlerini özel hukuk

rejimine tabi tutarak özel kişilere gördürme konusunda açık bir takdir yetkisi

vermektedir. Nitekim dava konusu kural ile 4628

sayılı Kanun kapsamında kurulacak elektrik üretim tesislerinin su yapısı ile

ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek suyla

ilgili yapıların inşasının incelenmesi ve denetlenmesinin DSİ tarafından

yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılmasına olanak verilmiş, Anayasa

Mahkemesi de böyle bir hizmet alımını Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Mahkeme

dava konusu kuralın, yasama organının denetim şirketlerinin yetkileri ile

denetimle yetkilendirilmelerine ve bu şirketlerce yapılacak denetimin usul ve

esaslarına ilişkin temel ilkeleri belirlememesi nedeni ile iptal etmiştir.

Ancak yasama organının denetim şirketlerinin yetkileri ile denetimle yetkilendirilmelerine

ve bu şirketlerce yapılacak denetimin usul ve esaslarına ilişkin temel ilkeleri

belirlemesi zorunluluğunun Anayasal dayanağı da bulunmamaktadır.

Yasa koyucu, Anayasa'nın 47. maddesinin dördüncü fıkrasına uygun olarak dava konusu kuralda yer alan inceleme ve denetleme işlerinin DSİ tarafından yetkilendirilecek denetim şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle, bu şirketlere yaptırılmasını uygun görmüştür. Böylece bu hizmetin özel kişilere özel hukuk hükümlerine göre gördürülmesine olanak verilmiştir. Yasa koyucunun denetim şirketlerinin hukuksal yapılarını, gördürülecek işe göre bu şirketlere verilecek yetkilerinin kapsam ve niteliğini ve yine yaptırılacak işe göre bu şirketlerce yapılacak denetimin usul ve esaslarının belirlenmesini yürütme organına bırakması, yasama organının takdir yetkisi kapsamındadır.

Öte yandan kuralda yer alan işleri yapacak şirketler, şirketler

hukukuna tabi oldukları gibi, bu nitelikteki sözleşmeler de yürürlükteki hukuk

kurallarına tabidir. İdare ile şirket arasında yapılacak sözleşmelerin

hazırlanmasında 4628 sayılı Kanunun tüm hükümlerine riayet edilmesi de yasal

bir zorunluluktur. Başka bir deyişle özel hukuk sözleşmesi ile denetim işini

gördürecek olan DSİ'nin, o hizmetin özelliği gereği çıkabilecek tüm sorunları

ve bu bağlamda tek taraflı değişiklik ve fesih konularını önceden belirleyip

sözleşmeyi 5346 sayılı Kanun'a, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na, 4734 sayılı

Kamu İhale Kanunu'na, 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşme Kanunu'na ve diğer

ilgili kanunlara uygun hazırlaması zaten bir zorunluluktur.

Nitekim 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun Danışmanlık hizmetleri

başlıklı 48. maddesinde; ÇED raporunun hazırlanması, etüt ve proje,

harita ve kadastro, plân, imar uygulama, tasarım, teknik şartname hazırlanması,

denetim gibi teknik, malî, hukuki veya benzeri alanlarda niteliği itibariyle

kapsamlı ve karmaşık olan, özel uzmanlık ve deneyim gerektiren danışmanlık

hizmetlerinin hizmet sunucularından alınabileceği, danışmanlık hizmet

ihalelerinin 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacağı, yine 4735 sayılı

Kanunun 32. maddesine göre; danışmanlık hizmetlerinde; uygulama yanlışlığı,

denetim eksikliği, işlerin yürürlükteki mevzuata uygun olarak yapılmaması,

meslek ahlakına uygun davranılmaması, bilgi ve deneyimin idarenin yararına

kullanılmaması ve benzeri nedenlerle meydana gelen zarar ve ziyandan hizmet

sunucusunun doğrudan, sorumlu olacağı belirtilmektedir. Görüldüğü üzere denetim

şirketlerinin yetkileri, denetimle yetkilendirilmeleri, bunların yapacağı

denetimin kapsamı, bu şirketlerce yapılacak denetimin usul ve esasları,

denetime ilişkin temel ilkeler 4734 ve 4735 sayılı kanunlarında, bu kanunlarda

öngörülen idari ve teknik şartnamelerde belirlenmiş ve itiraz

konusu kuralda çıkarılması öngörülen yönetmelikle belirlenmesi hedeflenmiştir.

DSİ ile denetim şirketleri arasındaki sözleşmelerde bu mevzuat hükümleri

yanında diğer mevzuat hükümlerinin de gözetilmesi zorunludur. Bu itibarla DSİ

ile denetim şirketleri arasında imzalanacak anlaşmaların yasal çerçevesinin çizilmediğini

söylemek de mümkün değildir. Anılan yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de

idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,

net ve anlaşılabilir düzenlemeler olduğu görülmektedir. Dolayısı ile dava

konusu kuralda Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel

ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesine bir aykırılık gözükmemektedir.

Anılan gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN Üye Hicabi DURSUN

Anayasa Mahkemesi, E. 2012/6, K. 2012/131, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Vı- Yürürlüğün Durdurulması İstemi
  9. Vıı-
  10. İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  11. Vııı-
  12. Altan
  13. Kantarcıoğlu
  14. Özgüldür
  15. Perktaş
  16. Akıncı
  17. Karşıoy Yazısı
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2012/6
Karar No
2012/131
Tarih
27 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2011/16 K.2012/129
  • AYM Norm Denetimi E.2012/78 K.2012/111
  • AYM Norm Denetimi E.2012/61 K.2012/135
  • AYM Norm Denetimi E.2011/80 K.2012/122
  • AYM Norm Denetimi E.2011/3 K.2012/153
  • AYM Norm Denetimi E.2010/82 K.2012/159

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.