İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2013/150 K.2014/132

2-Ankara 9. İdare Mahkemesi (E.2014/7)

Esas2013/150Karar2014/132Tarih23 Temmuz 2014Okuma13 dk · 2.624 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
23 Temmuz 2014
Esas Sayısı
2013/150
Karar Sayısı
2014/132
Karar Günü
23.7.2014
R.G. Tarih-Sayı
8.8.2014-29082
İtiraz yoluna başvuranlar
1-Ankara 15. İdare Mahkemesi (E.2013/150)
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.624 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

2-Ankara 9. İdare Mahkemesi (E.2014/7)

3-Ankara 8. İdare Mahkemesi (E.2014/39)

İTİRAZLARIN KONUSU

15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının, Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Üst üste iki dönem Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan davacıların, 2015 yılında yapılacak seçimlerde tekrar aday olmalarının mümkün olup olmadığı hususunda tereddütlerin giderilmesi amacıyla yaptıkları başvurunun, Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından reddedilmesi üzerine, ret işleminin iptali istemiyle açılan davada, ret işleminin dayanağı olan itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.

III- YASA METİNLERİ

A-İtiraz Konusu Yasa Kuralı

15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren 11. maddesi şöyledir:

"Madde 11- Oda yönetim kurulu, oda meclisinin dört yıl için kendi üyeleri arasından seçtiği en az beş en çok yedi üyeden oluşur. Ayrıca aynı sayıda yedek üye seçilir.

Oda yönetim kurulu, iki yılda bir seçilmiş üyeleri arasından bir başkan, bir başkan vekili ve bir muhasip üye seçer.

Üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerinedayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

A- E.2013/150 Sayılı Başvuru Yönünden

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca; Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımıyla 11.12.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B- E.2014/7 Sayılı Başvuru Yönünden

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca; Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımıyla 29.1.2014 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

C- E.2014/39 Sayılı Başvuru Yönünden

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca; Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımıyla 13.3.2014 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- BİRLEŞTİRME KARARLARI

15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan E.2014/7 sayılı itiraz başvurusunun 29.1.2014 gününde, E.2014/39 sayılı itiraz başvurusunun ise 13.3.2014 gününde, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2013/150 sayılı dava ile birleştirilmesine, esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin E.2013/150 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Murat ARSLAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararlarında, dava konusu kuralda öngörülen "Ziraat odalarında üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemeyecekleri" biçimindeki yasaklamanın seçme ve seçilme hakkına müdahale olduğundan demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı, bu nedenle kuralın Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralda, Ziraat odalarında üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemeyecekleri hüküm altına alınmıştır.

İtiraz konusu kurala ilişkin gerekçeden, öngörülen düzenlemenin belirtilen görevlere seçilmede fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla yasalaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek

kuruluşları ve üst kuruluşlarının maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda

kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen

usullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilen kamu tüzelkişileri

olduğu belirtilmiştir. Tüzelkişilikleri olan bu tür meslek kuruluşlarının

yönetsel vesayet ağırlığı, yönetim ve mali konularda denetim yoğunluğunu

getirmekle birlikte, organlarını kendi üyeleri arasından kanunda belirlenen

yöntemlere göre seçmeleri ilkesi benimsenmiştir. Böylece Anayasa, kamu kurumu

niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim ve işleyişlerinin demokratik hukuk

devleti esaslarına uygun olması kuralını öngörmüş ve kurum içi demokratik

yapıyı sağlamıştır. Kuşkusuz demokratik düzenin en belirgin niteliği de

seçimlerdir. Seçimlerin adaletli bir katılım ile serbest, eşit ve genel-oy

ilkelerine dayalı olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.

Anayasa'nın 135. maddesinde öngörülen düzenleme uyarınca, oda ve borsa organlarında başkanlık yapacakların, kanunda gösterilen usullere göre seçilecekleri açıktır. Ancak bu yetki, seçim usullerinin belirlenmesiyle sınırlı olup, seçme ve seçilme hakkının kullanılmasına yönelik bir yasaklamayı içermemektedir. Kanunla seçim konusunda yapılacak düzenlemelerin demokratik hukuk devletiyle bağdaşır olması gerekir.

Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış olup, hukuk devleti; hak ve özgürlükleri güvenceye alan devlettir. Kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması ve keyfi davranmaması gerekir.

Demokratik hukuk devletinde temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alınması esastır. Demokratik hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez unsurlarından birisi de özgür, genel, eşit ve gizli oya dayalı, hoşgörü, açık fikirlilik ve çoğulculuk anlayışı içerisinde ilgililerin birbirleriyle rekabet edebildiği dürüst ve düzenli seçimlerin varlığıdır. Bu şekildeki bir devlette yönetime gelmede ve ayrılmada tek yol seçimler olup, buna ilişkin yasaklar "demokratik hukuk devleti ilkesi"yle bağdaşmaz.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından olan Ziraat

Odalarının yönetim kurulu başkanlığı gibi görevlere "seçilme hakkı"

demokratik bir haktır. İptali istenen kuralla, Anayasa'nın 135. maddesinde

öngörülmeyen belli süre başkanlık yapanların aradan sekiz yıl geçmedikçe

yeniden seçilemeyeceklerine ilişkin yasağın demokratik gereklerle izahı mümkün

değildir. Bu yasak seçime katılan üyelerin kanaatinin serbestçe oluşmasını

engellediğinden üyeler yönünden "seçme" adaylar yönünden

"seçilme" hakkına müdahale oluşturmuştur. Kamu kurumu niteliğinde

olsa da sivil toplum örgütlerine bu tür seçilememe yasakları getirilmesi

demokratik hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayacağından Anayasa'ya aykırılık

oluşturur.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.

Haşim KILIÇ, Alparslan ALTAN, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN ve Erdal TERCAN bu sonuca farklı gerekçeyle katılmışlardır.

Nuri NECİPOĞLU, Zühtü ARSLAN ve Hasan Tahsin GÖKCAN bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

VII- SONUÇ

15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Nuri NECİPOĞLU, Zühtü ARSLAN ile Hasan Tahsin GÖKCAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 23.7.2014 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

FARKLI

GEREKÇE

15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrası uyarınca, iki dönem üst üste yönetim kurulu başkanlığına seçilenlerin yeniden aday olmalarını engelleyen kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.

6964 sayılı Kanun'un amacı, Ziraat Odaları ile bunların üst kuruluşu niteliğinde olan Ziraat Odaları Birliğinin kuruluş ve işleyişini düzenlemektir. Bu Kanuna göre Ziraat Odaları ve üst kuruluş olan Ziraat Odaları Birliği kamu tüzel kişiliğine sahip kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır. Anayasa Mahkemesinin önüne gelen uyuşmazlıkta iptali istenilen kural ise, 6964 sayılı Kanun'un 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler." kuralıdır.

Anayasa'nın

2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan

haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda

adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini

sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri

bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlettir. Yasaların kamu yararının

sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve

hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle

yasakoyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal

sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde

tutarak kullanması gerekir. Buna göre, yasaların adil kurallar içermesi ve

hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle

yasa koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini

anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz

önünde tutarak kullanması gerekir.

6964 sayılı Kanun'un 11. maddesinin gerekçesinde, üst üste iki dönem başkanlık yapanlar için getirilen sınırlamanın "fırsat eşitliğini sağlamaya" yönelik olduğu belirtilmiştir. Anayasa'ya aykırılık itirazında çözümlenmesi gereken sorun düzenlemenin amacı ile bireye getirilen yükümlülük ve sınırlama arasında adil bir denge ve ölçünün bulunup bulunmadığının belirlenmesidir.

Anayasa'nın 135. maddesi, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim organlarının seçim usullerinin belirlenmesi yetkisini yasa koyucuya bırakmıştır. Bu nedenle, demokratik ilkeler çerçevesinde seçimlerde uyulacak kuralların belirlenmesi kanun koyucunun takdir yetkisi içindedir. Kamu yararı veya anayasal başka bir gerekçe ile bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu organında bir veya iki dönem başkanlık yapanın, makul bir süre ile seçilemeyeceği hususunda yasa koyucu düzenleme yapma yetkisine sahiptir.

Ancak

eldeki işte olduğu gibi, belli bir gerekçeyle görev ve seçilme açısından süreli

bir sınırlama getirilmişse, Anayasa Mahkemesi konulan gerekçenin anayasallık

denetimini yapacak ve yasa koyucunun takdir yetkisini Anayasa'da belirtilen

ilkeler çerçevesinde kullanıp kullanmadığını denetleyecektir. Hukuk devleti

ilkesinin bir gereği olarak, kamu yararı amacıyla da olsa, bireyler aleyhine

yapılacak düzenlemelerde, adalet ve hakkaniyet ölçütleri göz önünde

tutulmalıdır. İtiraz konusu kuralda, üst üste iki dönem aynı görevi yapanların

iki seçim dönemi geçmedikçe, bir başka ifadeyle 8 yıl gibi uzun bir süre

geçmedikçe, yeniden aynı görevlere seçilemeyecekleri hükme bağlanmaktadır.

Seçilme hakkına "fırsat eşitliğini sağlama" gerekçesiyle

konulmuş olan 8 yıllık sınırlama, öngörülen amaç ile bireye getirilen sınırlama

arasındaki dengeyi, hakkında sınırlama getirilen kişi aleyhine olacak şekilde

bozmuş ve bu niteliğiyle getirilen düzenleme ile adalet ilkesinden

uzaklaşılmıştır.

Bu gerekçelerle, 15.5.1957 günlü, 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesinin, 17.9.2004 günlü, 5234 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasında yer alan "Üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler." şeklindeki düzenleme, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesine aykırı olduğundan bu nedenle iptaline karar verilmelidir.

Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali yönündeki çoğunluk kararına açıklanan bu gerekçelerle katılıyoruz.

Üye

Zühtü ARSLAN

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

KARŞIOY

GEREKÇESİ

6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun 11. maddesinin üçüncü fıkrası, Ziraat odalarında üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanların aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemeyeceklerini düzenlemektedir.

Mahkememiz çoğunluğu, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 135. maddesinde öngörülmeyen bir yasak getirdiği, seçme ve seçilme hakkına müdahale niteliğinde olan bu yasağın demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı, dolayısıyla Anayasa'nın 2. ve 135. maddesine aykırılık teşkil ettiği görüşündedir. Bu sonuca farklı gerekçeyle katılan üyelerimize göre ise kural seçilme hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiği için Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir.

Bu iki görüşe de aşağıdaki nedenlerle katılamıyoruz.

1. Meslek

kuruluşlarının organlarının oluşumuna dair esaslar Anayasa'nın 135. maddesinde

özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre 'Kamu kurumu niteliğindeki

meslek kuruluşları ve üst kuruluşları... kanunla kurulan ve organları kendi

üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında,

gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.' Bu durumda söz konusu kuruluş

ve üst kuruluşların organları, (a) kendi üyeleri tarafından, (b) kanunda

gösterilen usullere göre, (c) yargı gözetimi altında ve (d) gizli oyla seçilir.

Ayrıca, siyasi partiler bu kuruluşların seçimlerinde aday gösteremezler.

Bunların dışında, meslek kuruluşlarının seçimlerine ilişkin başka bir anayasal

hüküm bulunmamakta, diğer hususlar kanun koyucuya bırakılmaktadır.

Kanun

koyucunun, Anayasa'da belirtilen esaslara aykırı olmamak kaydıyla, bu kuruluş

ve üst kuruluşların seçimine ilişkin düzenleme yaparken, meclis ve yönetim

kurulu gibi organların görev ve yetkilerine, organların kimlerden ve kaç

kişiden oluşacağına, başkan ve üyelerin diğer organlarda görev alıp

alamayacaklarına dair kurallar koyabileceği ve dahası koyması gerektiği hususu

izahtan varestedir. Benzer şekilde, kamu kurumu niteliğindeki meslek

kuruluşlarında yöneticilik yapacakların görev süreleri ile seçilme

yeterlilikleri gibi Anayasa'da yer almayan konularda düzenleme yapma yetkisi

kanun koyucuya aittir. Yasamanın asliliği ve genelliği ilkesi, anayasada açıkça

düzenlenmeyen alanlarda parlamentonun serbestçe kural koyabilmesini gerektirir.

Ayrıca, Anayasa'nın 135. maddesinde yer alan 'kanunda gösterilen usullere

göre' ibaresi, meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarının seçimlerini

düzenleme yetkisinin kanun koyucuya bırakıldığını göstermektedir.

Mahkeme çoğunluğu, Anayasa'nın 135. maddesiyle kanun koyucuya verilen düzenleme yetkisinin 'seçim usullerinin belirlenmesiyle sınırlı olup, seçme ve seçilme hakkının kullanılmasına yönelik bir yasaklamayı içermemekte' olduğu, bu nedenle maddede 'öngörülmeyen belli süre başkanlık yapanların aradan sekiz yıl geçmedikçe yeniden seçilemeyeceklerine ilişkin yasağın demokratik gereklerle izahı'nın mümkün olmadığı görüşündedir. Bu görüş, meslek kuruluşlarının organlarına yönelik seçme ve seçilme faaliyetini adeta mutlak hale getirmektedir.

Öncelikle

belirtmek gerekir ki, bir meslek kuruluşunda, yöneticilerin aynı mesleğe mensup

kişilerin oluşturduğu organlar tarafından seçilmesi, Anayasa'nın 67. maddesinde

düzenlenen ve tipik anlamda siyasi haklardan olan seçilme hakkının kullanımı

kapsamında değerlendirilemez. Burada bazı yönlerden kamu gücü kullanan bir

meslek örgütünün organlarının sınırlı bir katılımla oluşturulması söz

konusudur. Kaldı ki, bir an için Anayasa'nın 67. maddesinin geniş yorumlanması

sonucunda meslek kuruluşlarındaki başkanlık seçiminde aday olma, seçilme

hakkının tezahürü olarak kabul edilse bile, bu hakkın sınırsız olmadığı

açıktır. Nitekim, 67. madde uyarınca vatandaşlar seçme, seçilme ve

halkoylamasına katılma haklarına 'kanunda gösterilen şartlara uygun olarak'

sahip olup, bu 'hakların kullanılması kanunla düzenlenir'.

2. Meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarında üst üste iki dönem yöneticilik yapanların belli bir süre geçmeden aynı göreve yeniden seçilemeyeceklerine dair kuralların, fırsat eşitliğinin sağlanması, uzun süre görevde kalmanın sonucu ortaya çıkabilecek güç zehirlenmesinin ve idari yozlaşmanın önlenmesi ve nesillere bağlı zihniyet değişiminin yönetime yansıması gibi amaçları olduğu açıktır.

Bu

tür mülahazalarla, hukuk düzenimizde seçimle gelinen bazı görevlerde benzer

süre sınırlamaları bulunmaktadır. Yakın zamana kadar Cumhurbaşkanlığına yedi

yıllığına ve bir kez, 2007 yılında yapılan değişiklikle de beş yıllığına ve en

fazla iki dönem seçilinebilmesi bunun tipik örneğidir. Demokratik ülkelerin

tamamına yakınında benzer süre sınırlamaları bulunmaktadır. Bu sınırlamaların

temel amacı, devlet başkanlığı görevine gelen kişilerin bulundukları görevde

çok uzun süre kalmaları sonucu, iktidarın sağladığı imkânlardan yararlanmak

suretiyle konumlarını pekiştirmelerini ve muhtemel yozlaşmaları önlemektir.

Başka bir ifadeyle, bu tür sınırlamalar demokratik rejimlerde 'seçilmiş

krallar'ın ortaya çıkmasını engellemeye dönük tedbirlerdir.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına benzer şekilde, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip olan ve organları belli ölçüde kendi mensupları tarafından belirlenen üniversitelerde de rektörlük için sınırlı bir süre öngörülmüştür. Anayasa'da sınırlayıcı bir hüküm olmadığı halde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesi üniversite öğretim üyelerinin oylarıyla başlayan süreçte Cumhurbaşkanı tarafından seçilen rektörlerin görev süresini dört yıl ve en fazla iki dönem olarak sınırlandırmıştır.

Esasen

Mahkememiz de bir süre öncesine kadar, meslek kuruluşlarının seçimlerini

düzenleme ve sınırlamalar getirme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisine

sahip olduğu görüşündeydi. Mahkemenin 18/5/2011 günlü, 2008/80 esas ve 2011/81

karar sayılı kararında şu sonuca ulaşılmıştır: 'Anayasa'nın 135. maddesinde,

kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının maddede

belirtilen amaçlar doğrultusunda kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri

tarafından kanunla gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla

seçilen kamu tüzel kişileri olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme uyarınca,

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları ile Serbest

Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin

yönetim organlarının seçim usullerinin kanunla belirleneceği açıktır.

Demokratik ilkeler çerçevesinde seçimlerde uyulacak kuralların belirlenmesi

kanun koyucunun takdir yetkisi içindedir. Üst üste iki dönem başkanlık

yapanların iki dönem yönetim kurulu üyesi seçilmesinin yasaklanmasında

Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.'

Bu görüşün somut dava bakımından da geçerli olduğunu, değiştirilmesini gerektiren kabul edilebilir bir gerekçenin bulunmadığını düşünüyoruz.

3. İtiraz konusu

kuralda dört, altı ya da sekiz yıl gibi belirli bir sürenin değil, görev

döneminin esas alınması ve görevde kalınan süre kadar yeniden seçilememe

esasının getirilmesi de sınırlamanın kendi içinde tutarlı ve ölçülü olduğunu

göstermektedir. Burada esas olan, kamu kurumu niteliğindeki meslek

kuruluşlarından olan Ziraat odalarında yönetim kurulu başkanlığı için önceden

belli bir görev süresinin öngörülmesidir. Bu süre kısıtlaması başkanlığa

seçilecek ve onları seçecek olanlar tarafından önceden bilinmektedir. Ayrıca,

itiraz konusu kurallar aynı göreve yeniden seçilmeyi

sınırlandırmaktadır. Oda yönetim kurulu başkanlığı yapanların, oda meclisi

üyeliği veya oda yönetim kurulu üyeliğine seçilmelerinin önünde bir engel

bulunmamaktadır. Dahası, üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanı seçilenlerin

oda meclisi başkanlığına seçilebilmeleri de mümkündür. Dolayısıyla, itiraz

konusu kuralla getirilen sınırlama ölçülülük ilkesine aykırı değildir.

Açıklanan gerekçelerle, çoğunluğun iptal yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Zühtü ARSLAN

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2013/150, K. 2014/132, 23 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazların Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Birleştirme Kararları
  8. Vı- Esasın İncelenmesi
  9. Altan
  10. Özgüldür
  11. Akıncı
  12. Farklı
  13. Gerekçe
  14. M. Emin KUZ
  15. Gökcan
  16. Altan
  17. Karşıoy
  18. Gerekçesi
  19. Gökcan
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2013/150
Karar No
2014/132
Tarih
23 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2013/160 K.2014/117
  • AYM Norm Denetimi E.2013/106 K.2014/120
  • AYM Norm Denetimi E.2014/130 K.2014/127
  • AYM Norm Denetimi E.2014/136 K.2014/131
  • AYM Norm Denetimi E.2014/129 K.2014/126
  • AYM Norm Denetimi E.2014/121 K.2014/113

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.