İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2013/43 K.2013/168

Ceza Mahkemesi

Esas2013/43Karar2013/168Tarih26 Aralık 2013Okuma12 dk · 2.477 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
26 Aralık 2013
Esas Sayısı
2013/43
Karar Sayısı
2013/168
Karar Günü
26.12.2013
R.G. Tarih-Sayı
07.03.2014-28934
İtiraz yoluna başvuran
Bolu 1. Sulh
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.477 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na, 17.10.1996 günlü, 4199 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile eklenen ek 6. maddenin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 11., 36. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Fahri trafik müfettişi tarafından düzenlenen ihbar tutanağı üzerine verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

2918 sayılı Kanun'a, 4199 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle eklenen ve itiraz konusu kuralı da içeren ek 6. madde şöyledir:

“Fahri trafik müfettişliği:

Ek Madde 6- (Ek: 17/10/1996 - 4199/43 md.)

Sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadığını denetlemekle sorumlu olan yetkililere yardımcı olmak üzere Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunca önerilen ve Karayolu Trafik Güvenliği Üst Kurulunca uygun görülen kişilere, valilerce ‘fahri trafik müfettişliği' görevi verilir.

Fahri trafik müfettişleri; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığı fiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğünce kendilerine verilen tutanağı düzenlemek ve bunları aracın tescilli olduğu trafik kuruluşuna gönderilmek üzere en geç bir hafta içerisinde herhangi bir trafik kuruluşuna teslim etmek zorundadırlar.

Fahri trafik müfettişleri İçişleri Bakanlığının belirleyeceği esas ve usullere göre eğitime tabi tutulabilirler.

Bu hizmet fahri ve ücretsizdir.

Görevini kötüye kullandığı tespit edilen fahri trafik müfettişleri iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar. Yargılamaları tabi oldukları esaslara göre yapılır.

Ayrıca belgeleri iptal edilir.

Fahri trafik müfettişlerinin yetki ve sorumlulukları ile diğer usul ve esaslar İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.”

B-

Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 11., 36. ve 38. maddelerine dayanılmış, 128. maddesi ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 2.5.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ayşegül ATALAY tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, cezaların şahsiliği ilkesi

gereğince kabahat eylemini gerçekleştiren kişi hakkında idari yaptırım

öngörülmesi gerekirken, fahri trafik müfettişleri tarafından tescil plâkasına

göre yaptırım uygulanmasının hukuk devleti ve cezaların şahsiliği ilkesine

aykırılık teşkil ettiği, öngörülen idari yaptırımın dayanağının fahri trafik

müfettişleri tarafından düzenlenen ihbar tutanağı olduğu, hak arama

hürriyetinin sadece başvuru yapma hakkı ile sınırlandırılmayıp başvuran kişinin

hukuksal durumunun hukuka uygun delillerle net olarak ortaya konulmasını da

zorunlu kıldığı, ancak fahri müfettişlik kurumu mevzuatının buna izin vermediği

belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 11., 36. ve 38. maddelerine aykırı olduğu

ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 128. maddesi yönünden de incelenmiştir.

İtiraz konusu kuralda, fahri trafik müfettişlerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun suç saydığı fiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğünce kendilerine verilen tutanağı düzenlemek ve bunları aracın tescilli olduğu trafik kuruluşuna gönderilmek üzere en geç bir hafta içerisinde herhangi bir trafik kuruluşuna teslim etmek zorunda oldukları öngörülmektedir.

Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrasında, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmetinden söz edilebilmesi için; söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti olması, bu kamu hizmetinin “genel idare esasları”na göre yürütülmesi ile görevin “asli ve sürekli” nitelikte olması gerekmektedir.

Geniş anlamda, Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinimleri karşılamak, kamu yararını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler olarak tanımlanan kamu hizmetinin, kamu hukukunun genel ilkeleri gereğince, doğrudan idare, kuruluş ve kurumları eliyle, kamusal yönetim biçimine göre yürütülmesi asıl ve olağandır.

İdare eliyle yürütülen hizmet ve faaliyetlerden, genel idare esaslarına göre yürütülmesi zorunlu olmayan hizmetlerin, Devletin gözetimi ve denetimi altında, belli yasal usullerle özel kişilere yaptırılabilmesi ise olanaklıdır.

İtiraz konusu kuralda fahri trafik müfettişlerine, 2918 sayılı Kanun'un suç saydığı fiilleri işleyenler hakkında bu kurallara uygun davranıp davranmadıklarını tarafsızca kanıt toplayarak araştırıp, değerlendirmek üzere ilgililere bu durumu tutanak düzenlemek suretiyle bildirerek trafik polislerine tanınan trafik suçunu tespit etme yani denetleme yetkisi verilmektedir.

Denetim sonucu fahri trafik müfettişleri tarafından düzenlenen

tutanaklar idari işlem kuramı uyarınca hazırlık işlemi niteliğinde olup bu

tutanakların hazırlanması, denetlenen kişinin hukuksal durumunda değişiklik

yaratmamaktadır. Asıl icrai işlem, denetim sonucunda yetkili makamlarca verilen

idari yaptırımlardır. Söz konusu kuralla, fahri trafik müfettişlerine trafik

suçu işleyenleri tespit etme ve tutanağa bağlama yetkisi tanınmakla birlikte bu

kapsamda düzenlenen tutanakların trafik kuruluşlarına gönderilmesi ve trafik

cezasının yetkili kişiler tarafından düzenlenmesi öngörülmüştür. Yetkili

makamlarca fahri trafik müfettişleri tarafından tutulan tutanak üzerine idari

yaptırım tutanağı düzenlenirken söz konusu suç tutanağı denetlenmekte ve

gerekli kontroller yapıldıktan sonra eğer uygunsa yaptırım uygulanmaktadır.

Denetim sonucunda, 2918 sayılı Kanun'da öngörülen idari yaptırımı uygulama

yetkisi, yetkili trafik polislerinde kalmaya devam ettiğinden onlara yardımcı

olmaktan ibaret, fahri trafik müfettişlerinin suç tutanağı düzenleme

görevlerinin memur ve diğer kamu görevlisi niteliğinde olmayan üçüncü kişilere

gördürülmesinde Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Kaldı ki, fahri

trafik müfettişlerine suç tutanağı düzenleme yetkisinin verilmesi trafik

polislerinin bu yetkilerini de ortadan kaldırmamaktadır.

Diğer taraftan, Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasa'nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.

2918 sayılı Kanun'un amacı, 1. maddesinde, karayollarında, can ve

mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğini

ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin belirlenmesi olarak ifade

edilmiştir. Fahri trafik müfettişleri tarafından tutulan suç tutanakları iradi

ve kusurlu olan sürücülerin eylemlerine dayanmaktadır. Ancak sürücünün kimliğinin

belirlenmesinde, fahri trafik müfettişleri tarafından suç tutanağı

düzenlenebilecek ihlallerin niteliğinden kaynaklanan güçlükler bulunduğundan,

trafik ihlaline ilişkin tutanak, aracın tescil plakasına göre düzenlenmektedir.

Ayrıca kural ihlali yapan ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların plâkasından

başka saptanabilecek ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığı, ancak plâka ile

araç sahibine ulaşılabileceği de açıktır. Fahri trafik müfettişleri tarafından

2918 sayılı Kanun'un suç saydığı fiiller nedeniyle, sürücüsü tespit edilemeyen

araçların tescil plakalarına göre suç tutanağının düzenlenmesi, bir trafik

kuralının ihlal edildiğine dair suç isnadı niteliğinde olup cezaların şahsiliği

ilkesine de aykırı değildir.

Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen düzenlemenin, gelişen, büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan trafik sorunlarını zamanında ve etkin bir biçimde denetleyebilmek, sürücülerin trafik kurallarına uymasını alışkanlık hâline getirmek, her kural ihlalinin mutlaka görüleceği ve cezalandırılacağı inancının bütün sürücülerde yer etmesini sağlamak, bu bakımdan, denetim mekanizmasını genişletmek, oto-kontrol sistemini yaygınlaştırmak amacıyla, demokratik toplumda gerekli uygulamalardan olduğu kabul edilmelidir. Böyle bir düzenlemenin de kanun koyucunun takdirinde olduğu açıktır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Serruh KALELİ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralın Anayasa'nın 11. ve 36. maddeleriyle bir ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na, 17.10.1996 günlü, 4199 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle eklenen ek 6. maddenin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Serruh KALELİ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 26.12.2013 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

KARŞIOY GEREKÇESİ

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 6. maddesinin iptal istemine konu ikinci fıkrası “Fahri trafik müfettişleri; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığı fiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğünce kendilerine verilen tutanağı düzenlemek ve bunları aracın tescilli olduğu trafik kuruluşuna gönderilmek üzere en geç bir hafta içerisinde herhangi bir trafik kuruluşuna teslim etmek zorundadırlar.” hükmünü taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesinin 28.3.2012 tarih ve E.2012/27, K.2012/173 sayılı kararında:

“…Anayasa'nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmetinden söz edilebilmesi için; söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti olması, bu kamu hizmetinin ‘genel idare esasları'na göre yürütülmesi ile görevin ‘asli ve sürekli' nitelikte olması gerekmektedir.

Geniş anlamda, Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından

ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak

gereksinimleri karşılamak, kamu yararını ya da çıkarını sağlamak için

yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler olarak tanımlanan

kamu hizmetinin, kamu hukukunun genel ilkeleri gereğince, doğrudan idare,

kuruluş ve kurumları eliyle, kamusal yönetim biçimine göre yürütülmesi asıl

ve olağandır. İdare eliyle yürütülen hizmet ve faaliyetlerden,

genel idare esaslarına göre yürütülmesi zorunlu olmayan, diğer bir

deyişle özel yönetim biçimi ile gerçekleştirilmeye elverişli

bulunanların, Devletin gözetimi ve denetimi altında, belli yasal

usullerle özel müteşebbislere yaptırılabilmesi ise olanaklıdır.

Kolluk faaliyeti içinde yer alan zorunlu denetim hizmeti, idari

para cezası ile uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyideler

uygulamaya ilişkin görev ve faaliyetler genel idare esaslarına göre yürütülmesi

gereken bir kamu hizmeti olup, idarenin asli ve sürekli görevlerindendir.

Anayasa'nın 128. maddesine göre kolluk faaliyetleri arasında yer alan bu tür

kamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi

zorunludur. Buna göre, itiraz konusu kural Bakanlığa, 4925 sayılı Kanun'da

verilen görevlerin ve tanınan yetkilerin tamamını devretme imkânı tanımakta

olup, idarenin kolluk faaliyetleri içinde yer alan ve mutlaka Devletin

memurları ve diğer kamu görevlileri aracılığıyla yürütülmesi zorunlu olan asli

ve sürekli görevlerin de gerçek ya da özel hukuk tüzel kişilerine

devredilmesine olanak tanıyan kural, Anayasa'nın 128. maddesine de aykırıdır…”

denilmektedir.

Davanın somutunda, bir kolluk faaliyeti olduğunda kuşku

bulunmayan “trafik denetimi” ve bu denetim sonucunda sürücülerle

ilgili idari para cezası verilmesi sonucunu doğuran “idari kabahat”

saptaması şeklindeki, fahri trafik müfettişlerince yürütülen hizmetin idarenin

asli ve sürekli görevlerinden olduğu açıktır. Fahri trafik müfettişlerince

düzenlenen tutanakların tek başına icrailik vasfının olmadığı, bu tutanak

sonrası emniyet birimlerince idari para cezasının verildiği, dolayısiyle

sözkonusu kolluk faaliyetinin kamu görevlisi olmayan kişilere tamamen

devredilmemiş olduğu şeklindeki sava da katılmaya imkân yoktur. Gerçekten,

kural ihlâlinde bulunan sürüleri saptama, onların fiillerinin mevzuatın hangi

hükümlerine aykırı olduğunu belirleme yetkisi fiilen fahri trafik

müfettişlerince kullanıldığına göre, zincir işlemin ikinci halkası olan idari

para cezasının emniyet birimlerince veriliyor olmasının, sözkonusu kolluk

hizmetinin kamu görevlisi olmayan kişilere fiilen devredilmiş olduğu olgusuna

doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Öte yandan, bu fiili durumun

Anayasa'nın 47. maddesinin “Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer

kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden

hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilere

yaptırabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.” şeklindeki

son fıkrası kapsamında değerlendirilebilmesi de mümkün değildir. Çünkü,

trafik zabıtası faaliyeti bir yatırım ve hizmet olmadığı gibi, ortada bir özel

hukuk sözleşmesi de yoktur. Dolayısiyle, sözkonusu kolluk faaliyetinin kamu

görevlisi olmayan kişilere (fahri trafik müfettişlerine) devredilmesi sonucunu

doğuran kural, Anayasa'nın 128. maddesine aykırı düşmektedir.

Açıklanan nedenlerle, kuralın iptali gerektiği kanaatine vardığımızdan; çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.

Üye

Zühtü ARSLAN

Üye

M. Emin KUZ

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz konusu kural, fahri trafik müfettişlerine 2918 sayılı Kanun'un 116. maddesinde belirtilen trafik suçlarını işleyenler hakkında tutanak düzenleme yetkisini ve bu tutanağı en geç bir hafta içinde aracın tescilli olduğu trafik kuruluşuna gönderilmesi için herhangi bir trafik kuruluşuna teslim etme görevini vermektedir.

Buna göre, fahri trafik müfettişleri tarafından düzenlenecek olan trafik suç tutanakları esas alınmak suretiyle emniyet görevlilerince trafik suçlusu hakkında idari yaptırım kararı verilebilecektir.

Anayasa'nın 128. maddesi, Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetinin, genel idare esaslarına göre yürütülmesini, asli ve sürekli nitelikte olmasını, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.

Fahri trafik müfettişlerinin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun suç saydığı fiilleri işleyenleri tutanakla tespit ederek, tutanağı trafik şube müdürlüğüne gönderme işleminin, trafik denetleme işlemi olduğu ve bu işlemin kamu hizmeti niteliği taşıdığı konusunda kuşku bulunmamaktadır.

Fahri trafik müfettişlerinin, Anayasa'nın 128. maddesi anlamında memur ya da diğer kamu görevlisi sıfatını taşımadıkları açıktır.

İtiraz konusu kural, genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken aslı ve sürekli nitelikteki trafik denetleme işlemini memur ya da diğer kamu görevlisi olmayan, fahri trafik müfettişlerine gördürmek istemektedir. Bu durum, aslı ve sürekli nitelikteki kamu hizmetinin kimler tarafından yürütüleceğine ilişkin Anayasa'nın 128. maddesine aykırıdır.

Diğer taraftan, itiraz konusu kural Anayasa Mahkemesinin 6.3.2008 günlü, E.2004/116, K. 2008/74 sayı ile Resmî Gazete'nin 1.7.2008 günlü - 26923 sayılı nüshasında yayımlanan kararının Mehmet ERTEN'in de yer aldığı karşıoy metninde belirtilen gerekçeyle söz konusu kural Anayasa'nın 38. maddesinde düzenlenen cezaların şahsiliği ilkesine de aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle kuralın iptali gerektiğinden itiraz isteminin reddine ilişkin görüşe katılmadım

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

KARŞIOY YAZISI

İtiraz eden Mahkeme, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na 4199 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle eklenen 6. maddenin fahri trafik müfettişlerinin suç tutanağı düzenlemelerine ilişkin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 11., 36. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptalini istemiştir.

Kural, Anayasa Mahkemesince Anayasa'nın, devletin asli ve sürekli görevlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceğini belirten 128. maddesiyle ilgili görülerek bu madde yönünden de incelenmiş; ancak fahri müfettişlerin düzenlediği suç tutanaklarının idari işlem değil hazırlık işlemi olduğu, asıl icrai işlemi denetim sonucunda yetkili makamlarca uygulanan idari yaptırımın oluşturduğu düşüncesiyle, kuralda Anayasa'nın 128. maddesine aykırılık görülmemiştir. Bu düşünceye aşağıdaki nedenlerle katılmayı mümkün görmüyorum:

İdare hukukunun temel ilkelerinden biri de idarenin takdir

yetkisi olup, bir işlemi yapıp yapmama konusunda takdir hakkı

bulunmayan bir kamu görevlisinin, yani kuralın uygulamasında fahri müfettişçe

düzenlenen suç tutanağına göre trafik cezası kesmek zorunda olan trafik şubesi

yetkilisinin, trafik cezasını uygulayıp uygulamama konusunda takdir hakkı

bulunmamaktadır. Trafik yetkililerinin tutanak üzerinde yaptıkları kontrol

sadece tutanağın şekli unsurlarına ilişkin olup, tutanakta kayıtlı trafik

suçunun gerçekten işlenmiş olup olmadığına ilişkin değildir. Trafik şubesi

yetkililerinin tutanağa rağmen ceza uygulamaktan kaçınması, bu yetkililer

yönünden disiplin ve ceza yaptırımları gerektiren eylemler oluşturacaktır. Bu

durumda idari yaptırıma karar verme yetkisinin trafik şubesi yetkililerince

kullanıldığından söz edilemez. İdari işlem, trafikte karşılaştığı bir

eylemin trafik suçu oluşturup oluşturmadığı hususunda takdir hakkını kullanan

fahri trafik müfettişinin tutanağı düzenlemesiyle meydana gelmektedir.

Bu nedenle fahri müfettişin yaptığı işlem hazırlık işlemi değil, asıl işlemdir.

Trafik şubesinin ceza bildirimi ve ödeme emri düzenleyerek tescil plakasına

göre kayıtlı isme göndermeleri, yaptırımın kendisine değil icrasına yönelik,

ayrı bir idari işlemdir. Trafik cezası uygulanmasına ilişkin asıl işlemi

gerçekleştiren ve idare adına takdir yetkisi kullanan fahri trafik

müfettişlerinin Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen memur veya diğer kamu

görevlisi statüsünde olmadıkları da açıktır.

Bu nedenle kural, Anayasa'nın 128. maddesine aykırıdır.

Üye Mehmet ERTEN Üye Osman · Alifeyyaz PAKSÜT

Anayasa Mahkemesi, E. 2013/43, K. 2013/168, 26 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. B-
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Altan
  10. Özgüldür
  11. Perktaş
  12. Akıncı
  13. Karşıoy Gerekçesi
  14. M. Emin KUZ
  15. Karşıoy Gerekçesi
  16. Özgüldür
  17. Perktaş
  18. Karşıoy Yazısı
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2013/43
Karar No
2013/168
Tarih
26 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2013/133 K.2013/169
  • AYM Norm Denetimi E.2013/139 K.2013/147
  • AYM Norm Denetimi E.2013/142 K.2013/150
  • AYM Norm Denetimi E.2013/140 K.2013/148
  • AYM Norm Denetimi E.2013/143 K.2013/151
  • AYM Norm Denetimi E.2013/141 K.2013/149

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.