KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Esas Sayısı
- 2013/59
- Karar Sayısı
- 2013/68
- Karar Günü
- 28.5.2013
- R.G. Tarih-Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Batmanİdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 11.1.2011 günlü, 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen 110. maddesinin birinci fıkrasının, Anayasa'nın 125. ve 155. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından, Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan tazminat talepli tam yargı davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali ve yürürlüğünün durdurulması için başvurmuştur.
II- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 11.1.2011 günlü, 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve itiraz konusu kuralı da içeren 110. maddesişöyledir:
'Görevli ve Yetkili Mahkeme
Madde 110- (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın125. ve 155.maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 28.5.2013 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dava dosyası ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre,bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini
Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, o hükmün iptali için Anayasa
Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve
mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da o
davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan
kurallardır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz yoluna başvuran Mahkemedeki bakılmakta olan dava ise itiraz konusu kural nedeniyle adli yargıda görülebilecek bir davadır. Dolayısıylabakılmakta olan dava,itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin görev alanına girmemektedir. Buna göre, itiraz yoluna başvuran Mahkemede, yöntemine göre açılmış bir dava bulunmadığı gibi kuralın uygulanması sonucu görevsizlik kararı verilecek olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Burhan ÜSTÜN, Muammer TOPAL ve M.Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
Başvuruda bulunan Batman İdare Mahkemesi, 13.10.1983 günlü, 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 11.1.2011 günlü, 6099 sayılı Kanun'un 14.
maddesi ile değiştirilen 110. maddesinin, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer
kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları
dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğine,
zarar görenin kamu görevlisi olmasının bu fıkra hükmünün uygulanmasını
önlemeyeceğine ve hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu
Kanun hükümlerinin uygulanacağına ilişkin birinci fıkrasının iptali için
başvurarak, söz konusu davaların adli yargıda görülmesinin Anayasa'ya aykırılık
oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa
Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların
da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki
kurallardır.
Eldeki işte, davacı şirketin sigortalısına ait aracın şoförünün
sevk ve idaresindeki aracın, yol yapım ve bakım çalışmaları nedeniyle
devrilmesi ile meydana gelen trafik kazası sonucunda doğan zararın tazmini
istemiyle açılan davada, Başvuran Mahkeme, sözkonusu eylemin, idarenin 2918
sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen sorumluluğundan kaynaklandığından
bahisle 21.6.2012 günlü, E:2012/4201 ve K:2012/4555 sayı ile görevsizlik kararı
vermiş, ancak itiraz üzerineDiyarbakır Bölge İdare Mahkemesinceverilen
31.12.2012 günlü E:2012/1315 ve K:2012/1458 sayılı kararla itiraz kabul
edilerek dosyanın Başvuran Mahkemeye geri gönderilmesine kesin olarak karar
verilmiştir. Başvuran Mahkeme, Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesince verilen
karara karşı ısrar, itiraz veya temyiz olanağı da bulunmadığından, bakılmakta
olan davanın esası hakkında karar vermekle yetkili ve görevli hale geldiğini,
bu nedenle itiraz konusu kuralın uygulanacak kural niteliğinde olduğunu
belirtmiştir. Sonuç olarak, Başvuran Mahkeme, davanın adli yargıda görülmesini
öngören itiraz konusu kuralı uygulayarak, görevsiz olduğu sonucuna varmış,
ancak, itiraz mercii tarafından kararının bozulması üzerine yaptığı yargılama
sırasında kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istemiştir.
Kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle her mahkeme öncelikle
görevini belirleyen kuralı uygulayarak sonuca varacaktır. Bu konuda,
Mahkeme'nin adli veya idari yargıda görevli herhangi bir mahkeme sıfatıyla
hareket edip etmemesinin önemi yoktur. Olumlu veya olumsuz yöndeki göreve
ilişkin kararların, itiraz konusu kurala dayanılarak verilmesi, o kuralın
uygulanacak kural kabul edilmesi için yeterli nedendir. Bu nedenle özellikle
görevle ilgili kurala yönelik itiraz başvurularının başvuran mahkemenin
yetkisiz olmasından bahisle reddine karar verilmeyip esasının incelenmesi
gerekir. Aksine bir düzenleme bulunmadığı halde, olumsuz uygulamaların konusunu
oluşturan kurallar için itiraz yoluyla başvuru yolunun engellenmesi,
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Yasa'nın 40. maddesi ile bağdaşmaz.
Ayrıca, eldeki işte, soyut nitelikle göreve ilişkin kuralın iptali istemi sözkonusu olmadığı, Başvuran Mahkemenin itiraz konusu kuralı uygulayarak görevsizlik kararı vermesine rağmen itiraz merciinin bu kararı bozmasından sonra itiraz yoluna başvurduğu gözetildiğinde somut başvuru açısından işin esasının incelenmesinde bir zorunluluk bulunduğu da açıktır.
Açıklanan nedenlerle esasın incelenmesine geçilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Muammer
TOPAL
Üye
M.Emin
KUZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2013/59, K. 2013/68, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası