KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2013
- Esas Sayısı
- 2013/69
- Karar Sayısı
- 2013/76
- Karar Günü
- 11.6.2013
- R.G. Tarih-Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
1.461 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
1- 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine, 6.12.2006 günlü 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesiyle eklenen (10) numaralı fıkrada yer alan'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği ve '' ibaresinin Anayasa'nın 2., 5., 12., 15. ve 36. maddelerine,
2- 30.3.2011 günlü, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 41. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 36. ve 152. maddelerine,
aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanan ve sanığın tabi tutulduğu denetim süresinin dolması üzerine yeniden ele alınan dosyanın incelenmesi sırasında itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur. Mahkeme, aynı zamanda itiraz konusu kurala ilişkin olarak öncesinde itiraz başvurusunda bulunduğunu, bu nedenle 6216 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca anılan önceki başvuruyu bu dosya açısından bekletici mesele yapması gerektiğini, bunun ise Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiğini belirterek 6216 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (2) numaralı fıkrasının da iptalini talep etmiştir.
II- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1-4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren'Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması'başlıklı 231. maddesi şöyledir:
'Madde 231- (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.)Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği vedenetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
(12) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik: 23/1/2008 ' 5728/562 md.)Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.'
2-30.3.2011 günlü, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren'Başvuruya engel durumlar'başlıklı41. maddesi şöyledir:
'MADDE 41-(1) Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz.
(2) İtiraz yoluna başvuran mahkemede itiraz konusu kuralın uygulanacağı başka dava dosyalarının bulunması hâlinde, yapılmış olan itiraz başvurusu bu dosyalar için de bekletici mesele sayılır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 5., 12., 15., 36. ve 152.maddelerinedayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Mustafa ÇAL tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralları ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- 5271 sayılı Kanun'un 231. Maddesinin (10) Numaralı Fıkrasında Yer Alan'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği ve ' ' İbaresinin İncelenmesi
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme,5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (10) numaralı fıkrasında yer alan'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve''ibaresininiptalini istemiştir.
Anayasa'nın'Anayasaya Aykırılığın Diğer Mahkemelerde İleri Sürülmesi'başlığını taşıyan 152. maddesinin son fıkrasında,'Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.'ve 6216 sayılı Kanun'un'Başvuruya Engel Durumlar'başlığını taşıyan 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da'Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz.'hükümlerine yer verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (10) numaralı fıkrasına yönelik olarak daha önce yapılan itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesinin 12.3.2009 günlü, E.2007/14, K.2009/48 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 25.6.2009 günlü, 27269 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (10) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildiğinden, bu konuda yeni bir başvurunun yapılabilmesi için kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 25.6.2009 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince itiraz başvurusunun reddi gerekir.
B- 6216 sayılı Kanun'un 41. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Kanun'un 40. maddesinegöre, bir
davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacakbir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin
hükümlerini Anayasa'ya aykırıgörürseveya
taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına
varırsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak,
bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için
elinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir dava bulunması ve iptali
istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak kanun
kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde ve
davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte
bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, aynı kural aleyhine önceki yapmış
olduğu itiraz başvurusu nedeniyle uygulayacağı 6216 sayılı Kanun'un 41.
maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptalini istemektedir. 6216 sayılı Kanun'un
41. maddesinin (2) numaralı fıkrasında,itiraz
yoluna başvuran mahkemelerde itiraz konusu kuralın uygulanacağı başka dava
dosyalarının bulunması hâlinde, yapılmış olan itiraz başvurularının bu dosyalar
için de bekletici mesele sayılacağı kurala bağlanmıştır. İtiraz yolunabaşvuran
Mahkemenin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (10) numaralı fıkrasına ilişkin
önceki başvurusu olan ve Anayasa Mahkemesinin 2013/9 sayılı esasında kayıtlı
bulunan dosya, anılan fıkra yönünden 31.1.2013 gününde ilk inceleme aşamasında
reddedilmiştir. Başka bir anlatımla, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (10)
numaralı fıkrası yönünden aynı Mahkemenin, Anayasa Mahkemesinin esasında
incelenmeyi bekleyen bir dosyası bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Anayasa
Mahkemesinin anılan ilk inceleme kararı karşısında itiraz yoluna başvuran
Mahkeme açısından 6216 sayılı Kanun'un 41. maddenin (2) numaralı fıkrası,
davada uygulanacak kural niteliğinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, 6216 sayılı Kanun'un 41. maddesinin(2) numaralı fıkrasına ilişkin başvurunun, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2013/69, K. 2013/76, 11 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası