İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2013/92 K.2014/6

Sulh Ceza Mahkemesi

Esas2013/92Karar2014/6Tarih16 Ocak 2014Okuma10 dk · 1.958 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
16 Ocak 2014
Esas Sayısı
2013/92
Karar Sayısı
2014/6
Karar Günü
16.1.2014
R.G. Tarih-Sayı
25.7.2014-29071
İtiraz yoluna başvuran
Muş
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.958 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Sulh Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin Anayasa'nın 6., 9. ve 154. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilen ve henüz tebliğname düzenlenmemiş olan dosyanın temyiz incelemesinden geçmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6352 sayılı Kanun uyarınca değerlendirilme yapılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

Kanun'un itiraz konusu kural olan geçici 2. maddesi şöyledir:

"GEÇİCİ MADDE 2- (1)

Bu Kanunda yapılan değişiklikler karşısında; ilgili suçlardan dolayı açılan ve temyiz aşamasında bulunan dava dosyalarından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; Yargıtay ilgili dairesinde bulunan dosyalar ise bu dairece, hükmü veren mahkemeye gönderilir.

(2) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.

(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi hallî hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir.

(4) Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlükten kaldırılan 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılmış olan davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakmaya devam olunur. Bu davalarda, yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l0 uncu maddesinin kovuşturmaya ilişkin hükümleri bu davalarda da uygulanır.

(5) Ceza Muhakemesi Kanununun 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen Cumhuriyet savcıları yürütmekte oldukları soruşturmalara, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca Terörle Mücadele Kanununun l0 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcıları göreve başlayıncaya kadar devam ederler.

(6) Terörle Mücadele Kanununun l0 uncu maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla açılmış olan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden bahisle durma veya düşme kararı verilemez.

(7) Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerine yapılmış olan atıflar, Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış sayılır."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 6., 9. ve 154. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 3.10.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve on yıllık süre sorunu görüşülmüştür

Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine

göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da

kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya

taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına

varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler.

Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi

için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın

bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması

gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya

çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz

yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

Başvuru kararında, Kanun'un geçici 2. maddesinin

tamamının iptali istenmektedir. Maddenin (2) numaralı fıkrasında, elektrik

enerjisi hırsızlığı suçu, (3) numaralı fıkrasında ise koşullu salıverilme ile

ilgili düzenlemeler yer almaktadır. Maddenin (5) numaralı fıkrasında,5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre

görevlendirilen Cumhuriyet savcılarının yürütmekte oldukları soruşturmalara,

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun l0. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet

savcıları göreve başlayıncaya kadar devam edecekleri, (7) numaralı fıkrasında

ise 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesine göre kurulan ağır ceza mahkemelerine

yapılmış atıfların, 3713 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasında

belirtilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış sayılacağı hususları düzenlenmiştir

Bakılmakta olan davada, suçu ve suçluyu övmek suçundan dolayı sanık hakkında verilen beraat kararının temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilen dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun'un geçici 2. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca değerlendirilme yapılması gerektiğinden bahisle iade edilmiştir. Dolayısıyla, Kanun'un geçici 2. maddesinin (2), (3), (5) ve (7) numaralı fıkraları davada uygulanacak kural niteliğinde değildir.

Diğer taraftan, Anayasa'nın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı 152. maddesinin son fıkrasında, "Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz."; 6216 sayılı Kanun'un "Başvuruya engel durumlar" başlıklı 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise "Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

Kanun'un geçici 2. maddesinin (4) ve (6) numaralı fıkralarının Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülerek daha önce iptal isteminde bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek 4.7.2013 günlü, E.2012/100, K.2013/84 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve bu karar 2.8.2013 günlü, 28726 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek,Kanun'un geçici 2. maddesinin (4) ve (6) numaralı fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildiğinden, bu konuda yeni bir başvurunun yapılabilmesi için kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 2.8.2013 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.

Açıklanan nedenlerle;

2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin;

A- (4) ve (6) numaralı fıkralarının, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,

B- (2), (3), (5) ve (7) numaralı fıkralarının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

C- (1) numaralı fıkrasının ESASININ İNCELENMESİNE,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın ilk derece mahkemelerince verilip temyiz edilen hükümlerde başlamış olan temyiz sürecini sonlandırarak, Ceza Muhakemesi Kanunu sistemine uygun olmayan biçimde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını, ilk hükmün ortadan kalkmasına ve yeni bir hüküm kurulmasına neden olan karar mercii konumuna getirdiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 6., 9. ve 154. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Kanun'un geçici 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,

mahkemelerce verilen ve temyiz edilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca henüz

tebliğname düzenlenmemiş dosyaların, Kanunla yapılan değişiklikler karşısında

lehe kanun uygulanması yönünden mahkemesince değerlendirilme yapılması açıkça

anlaşılanların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay ilgili dairesinde

bulunan dosyaların ise bu dairece ilgili mahkemeye iade edilebileceği hüküm

altına alınmıştır. Böylece, kuralla, ilgili mahkemenin, herhangi bir bozma

kararı olmadığı hâlde, karar vererek elini çekmiş olduğu dosya ile ilgili

önceki Kanun ile 6352 sayılı Kanun'da yer alan ilgili tüm hükümleri

karşılaştırarak sanık lehine olan kanun hükmünü belirlemesi ve yeniden hüküm

kurması sağlanmıştır.

Kanun'un genel gerekçesinde, bu Kanun'un yargı hizmetlerinin

hızlandırılması amacıyla hazırlandığı belirtilmiştir. Kanun'un geçici 2.

maddesinin (2) numaralı fıkrası ile elektrik enerjisi, su ve doğal gaz

hırsızlığı suçu tamamen değiştirilerek karşılıksız yararlanma suçuna

dönüştürülmüş olup, diğer suçlar açısından, eylemin başka bir suça

dönüştürülmesi söz konusu değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun18.9.2012

günlü, E.2012/5.MD-420, K.2012/1771 sayılı kararında da belirtildiği üzere

Kanun'un geçici 2. maddesininAdalet Komisyonu raporunda belirtilen "Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla, elektrikenerjisi, su ve doğalgaz hırsızlığı

nedeniyle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığında bulunan dosyaların, Yargıtay

CumhuriyetBaşsavcılığınca, Yargıtay ilgilidairesinde bulunan dosyaların ise bu

dairece, hükmü veren mahkemeye gönderilmesinin vebu sayede dosyaların gereksiz

şekilde dolaşarak zaman kaybının önlenmesinin sağlanması amacıyla yeni geçici

madde ihdasına ilişkin önerge Komisyonumuzca kabul edilerek, geçici 2'nci madde

olarak metneeklenmiştir." biçimindekigerekçesi ile kanun

koyucunun asıl amacının yalnızca karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürülen

elektrik enerjisi, su ve doğalgaz hakkında hırsızlık suçlarına ilişkin

dosyaların ilgili merci tarafından incelenmeksizin kararı veren mahkemeye

gönderilerek sanık lehine olan kanun hükmünün belirlemesine yönelik olduğu

anlaşılmaktave bu nedenle hırsızlıksuçları dışında kalan suçlara ilişkin

dosyaların ise esasının incelenmesine karar verdiğigörülmektedir.

Anayasa'nın 6. maddesinde, hiç kimsenin veya organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı; 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı; 154. maddesinin birinci fıkrasında ise mahkemelerce verilen kararların son inceleme yerinin Yargıtay olduğu hükme bağlanmıştır.

İtiraz konusu kuralla Kanunla yapılan düzenlemeler karşısında lehe olan kanunun tespitinin bir an önce hükmü veren mahkemece yapılması açısından, gereksiz yere zaman ve emek kaybına yol açacak bir uygulamanın önüne geçilmek istendiği anlaşılmaktadır. Zira, anılan yasal düzenleme yapılmasaydı, temyiz edilen dosyalar önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca incelenerek tebliğname düzenlenecek, daha sonra ilgili Yargıtay ceza dairesinde yapılacak inceleme sonrasında "lehe kanun değerlendirmesi" yapılması için bozulacak ve hükmü veren mahkemeye gönderilecekti. Bu olağan süreç ise yargının ağır iş yükü nedeniyle dosyaların uzun zamanda neticelenmesine neden olacaktı.

Anayasa'nın 141. maddesinde, "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir."denilmek suretiyle davaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Bu ilke gereğince Devlet, yargılamaların gereksizyereuzamasınıengelleyeceketkinçareler oluşturmak zorundadır. Bu bağlamda,

hukuk sisteminin ve özellikle yargılama usulünün, yargılamaların makul süre içerisinde bitirilmesini olanaklı kılacak şekilde düzenlenmesi ve davaların nedensiz olarak uzamasına yol açacak usul kurallarına yer verilmemesi makul sürede yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacak kanuni tedbirlerin ve öngörülen çarelerin, yargılama sonucunda işin esasına yönelik adil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmaması gerektiği de tartışmasızdır. Bu ilkelere uygun olmak kaydıyla yargılama yöntemini belirlemek ise kanun koyucunun takdirindedir.

Lehe kanun değerlendirmesi yapılması için bozma kararlarının

doğuracağı sonuçlara zaman geçirilmeksizin ulaşılması amacını taşıyan itiraz

konusu kural, kaynağını Anayasa'nın 142. maddesinden almakta olup, maddede yer

alan yargılama kurallarının yasallığı ilkesi karşısında, bu konuda kanun

koyucunun düzenleme yapmasıdoğaldır. İtiraz konusu kuralla, ilk derece

mahkemesinin sahip olduğu lehe kanun değerlendirmesi yapma yetkisine hiçbir

biçimde halel gelmemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve Yargıtay

ilgili dairesine, lehe kanun hükümlerinin uygulaması açısından mahkemesince

değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılan dava dosyaları yönünden

prosedür ve süreci kısaltıcı bir inceleme ve aracılık yapma yetkisi

tanınmıştır. Kuralla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve Yargıtay ilgili

dairesine tanınan iade yetkisi, bir yargı yetkisi değildir. Nihai karar verme

yetkisi ilk derece mahkemesinde olup ilk derece mahkemesince lehe kanunun

uygulanması ile kurulanyeni hükmün Yargıtay denetimine açık olmasının taraflar

içinbir teminat olduğudikkate alındığındaitiraz konusu kural, hak ve

özgürlüklerin korunmasını zedeleyen bir düzenleme olarak değerlendirilemez.

İtiraz konusu kural, usûl ekonomisi ve adil yargılanma hakkı gibi tamamen anayasal ilke ve ölçütlerin gereğini yerine getirmeye ve bunları somutlaştırmaya yöneliktir.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 6., 9. ve 154. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Mehmet ERTEN ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

2.7.2012 günlü, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Mehmet ERTEN ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 16.1.2014 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

KARŞIOY YAZISI

İtiraz konusu kural, mahkemelerce verilen ve temyiz aşamasında bulunan dosyaların, 6352 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin lehe kanun uygulanması bakımından değerlendirilmesinin yapılabilmesi için,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay dairelerinde bulunan dosyaların ise bu dairelerce hükmü veren mahkemeye gönderilmesini düzenlemektedir.

Anayasa Mahkemesinin, Resmî Gazete'nin 07.11.2007 tarih ve 26693 sayılı nüshasında yayımlanan 5.4.2007 tarih ve E.2005/127, K.2007/42sayılı kararında belirtilen gerekçeler uyarınca, itiraz konusu kuralın iptali gerekir.

Açıklanan nedenle itiraz konusu kuralın iptal isteminin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmadık.

Üye

Zühtü ARSLAN

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2013/92, K. 2014/6, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. "Geçici Madde 2- (1)
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Altan
  10. Özgüldür
  11. Perktaş
  12. Akıncı
  13. Karşıoy Yazısı
  14. M. Emin KUZ
  15. Perktaş
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2013/92
Karar No
2014/6
Tarih
16 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/4 K.2014/9
  • AYM Norm Denetimi E.2013/66 K.2014/19
  • AYM Norm Denetimi E.2013/108 K.2014/15
  • AYM Norm Denetimi E.2013/115 K.2014/16
  • AYM Norm Denetimi E.2014/11 K.2014/24
  • AYM Norm Denetimi E.2014/13 K.2014/26

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.