KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Esas No
- 2014/126
- Karar No
- 2015/86
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
Karar Metni
1.272 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Esas Sayısı : 2014/126
Karar Sayısı : 2015/86
Karar Tarihi : 8.10.2015
R.G. Tarih-Sayı : 22.10.2015-29510
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Danıştay Sekizinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU
25.1.1956 tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa'nın 2., 19., 35. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Türk Eczacıları Birliği Yardımlaşma Sandığı Yönetmeliği'nin 6. maddesi ile 14. maddesindeki "oda ve" ibaresinin iptali talebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu kuralı da içeren 58. maddesi şöyledir:
"Madde 58- Türk Eczacıları Birliğince bir yardımlaşma sandığı kurulur. Bu sandığa birlik azasının hepsi kaydedilmeye ve vecibelerini yerine getirmeye mecburdurlar.
Kurulacak yardımlaşma sandığının işleyişi, yardımlaşma aidatları ve yapılacak yardımlarla ilgili usul ve esaslar, Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenir."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 10.7.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Murat ARSLAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, tüm eczacıların Türk Eczacıları Birliğince kurulan yardımlaşma sandığına zorunlu üye olmasının ve yükümlülüklerini yerine getirmemeleri hâlinde oda hizmetlerinden de faydalandırılmamak suretiyle eczacılık faaliyetlerinin engellenmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, kişi özgürlüğü ve güvenliği ile çalışma özgürlüğünü sınırlandırdığı, üyelik kapsamında zorunlu olarak aidat ödenmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiği ve düzenlemenin kamu yararına dayanmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 19., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. 6643 sayılı Kanun'un 58. maddesinin itiraz konusu kuralın da
yer aldığı birinci fıkrasında, Türk Eczacıları Birliğince bir yardımlaşma
sandığı kurulacağı, bu sandığa birlik üyelerinin hepsinin kaydedilmeye ve
yükümlülüklerini yerine getirmeye mecbur olduğu, ikinci fıkrasında ise
kurulacak yardımlaşma sandığının işleyişi, yardımlaşma aidatları ve yapılacak
yardımlarla ilgili usul ve esasların Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti
tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre itiraz konusu kuralla, Türk Eczacıları Birliğine üye
eczacıların, kurulan yardımlaşma sandığına üye olmaları ve bu üyelikle ilgili
yükümlülüklerini yerine getirmeleri zorunlu tutulmaktadır.
6. Anayasa'nın 48. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir..." denilmektedir. Bu maddenin gerekçesinde, hürriyet temeline dayalı bir toplumda irade serbestliği çerçevesinde ferdin sözleşme yapma, meslek seçme ve çalışma hürriyetlerinin garanti altına alınmasının tabiî olduğu ve bu hürriyetlerin ancak, kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir.
7. Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
8. Yardımlaşma Sandığı, kişilerin kendi aralarında yardımlaşma, dayanışma ve bazı zorunlu ihtiyaçlarını uygun koşullarla karşılamak amacıyla oluşturdukları müşterek mal topluluğudur.
9. Kanun'un 58. maddesi uyarınca hazırlanan Türk Eczacıları Birliği Yardımlaşma Sandığı Yönetmeliği'nin 5. maddesine göre, Türk Eczacıları Birliği Yardımlaşma Sandığı da Sandık üyesi olan eczacıların tasarrufta bulunmasını sağlamak, sosyal ve ekonomik çıkarlarını koruyup, geliştirici çalışmalarda bulunmak, ölüm, hastalık, muhtaçlık, afet ve benzeri hâllerde üyelerine yardımda bulunmak ve üyeleri arasında sosyal ve ekonomik dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kurulan, özel hukuk kurallarına tabi bir mal topluluğudur. Bu çerçevede değerlendirildiğinde sandığa üyeliğin bir tür sözleşme olduğu anlaşılmaktadır.
10. Özel hukuk, kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini, eşitlik
ve irade serbestisi esasına göre düzenleyen hukuk kurallarının bütünüdür. Özel hukukta
irade özerkliği, kişilerin yasal sınırlar içerisinde istedikleri hukuki sonuca
bu yoldaki iradelerini yeterince açığa vurarak ulaşabilmelerini ifade
etmektedir. Sözleşme özgürlüğü ise özel hukuktaki irade özerkliği ilkesinin
anayasa hukuku alanındaki dayanağıdır. Anayasa açısından sözleşme özgürlüğü,
Devletin, kişilerin istedikleri hukukî sonuçlara ulaşmalarını sağlaması ve bu
bağlamda kişilerin belli hukukî sonuçlara yönelen iradelerini geçerli olarak
tanıması, onların iradelerinin yöneldiği hukukî sonuçların doğacağını ilke
olarak benimsemesi ve koruması demektir. Sözleşme özgürlüğü uyarınca kişiler,
hukuksal ilişkilerini özgür iradeleriyle ve sözleşmelerle düzenlemekte
serbesttir. Anayasa'nın 48. maddesinde koruma altına alınan sözleşme özgürlüğü,
sözleşme yapma serbestisinin yanı sıra, yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale
yasağını da içerir.
11. Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme
özgürlüğüne yönelik herhangi bir sınırlama öngörülmemiştir. Bununla birlikte, bu hak mutlak ve sınırsız bir hak olmayıp belli
kriterlere uygun olmak kaydıyla sınırlamalara tabi olabilecek
haklardandır. Özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların
doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunduğu gibi Anayasa'nın başka
maddelerinde yer alan kurallara dayanılarak bu hakların sınırlandırılması da
mümkün olabilir. Ancak bu sınırlamalar,
Anayasa'nın 13. maddesinin öngördüğü şekilde, hakkın özüne dokunmaksızın, hukuk
devletinin gereklerini karşılayan bir kanun aracılığıyla, meşru bir amaçla,
demokratik bir toplumda gerekliliğe hizmet eden ölçülülük ilkesine uygun
şekilde gerçekleştirilmelidir.
12. Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş
ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleri
büyük ölçüde kısıtlayan ve kullanılamaz hâle getiren sınırlamalar hakkın özüne
dokunur. Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü
değil, koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yolları
gibi güvenceler demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir.
Bu nedenle, temel hak ve özgürlükler, istisnaî olarak ve özüne dokunmamak
koşuluyla demokratik toplum düzeninin gerekleri için zorunlu olduğu ölçüde ve
ancak kanunla sınırlandırılabilirler. Demokratik bir toplumda temel hak ve
özgürlüklere getirilen sınırlamanın, bu sınırlamayla güdülen amacın
gerektirdiğinden fazla olması düşünülemez. Demokratik hukuk devletinde güdülen
amaç ne olursa olsun kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerle
yapılmaması ve belli bir özgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak
ya da ortadan kaldıracak düzeye vardırılmaması gerekir. Başka bir deyişle yapılan sınırlama hak ve özgürlüğün özüne
dokunarak, kullanılmasını durduruyor veya aşırı derecede güçleştiriyorsa,
etkisiz hale getiriyorsa veya ölçülülük ilkesine aykırı olarak sınırlama aracı
ile amacı arasındaki denge bozuluyorsa demokratik toplum düzenine aykırı
olacaktır.
13. Yukarıda belirtildiği gibi yardımlaşma sandığının amacı, üyelerinin sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumak ve eczacılar arasında dayanışmayı teşvik etmek olup sandığa üyeliğin kamusal bir yönünün olmadığı görülmektedir. Sandığa üyeliğin mesleğin icrasına yönelik bir işlevinin olmadığı ve eczacıların temel sosyal güvenlik ihtiyaçlarının Sosyal Güvenlik Kurumuna üyelik yoluyla karşılandığı dikkate alındığında sandık üyeliğinin sadece bazı konularda ek güvence sağlayan ve temel hedefi özel çıkarları korumak olan bir işlem olduğu görülmektedir. Dolayısıyla sandık üyeliğinin özel hukuk niteliği ağır basmaktadır.
14. Özel hukuk kurallarına tabi olan yardımlaşma sandığına üyelik
konusunda esas olan irade özerkliği ve bunun anayasa hukukundaki dayanağı olan
sözleşme özgürlüğüdür. Özel hukuk alanı içerisinde kalan yardımlaşma
sandığı üyeliğinin, kişilerin üye olup olmama iradesi ve isteği dikkate
alınmaksızın zorunlu tutulması karşısında, itiraz konusu kuralın sözleşme
özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu ve bu özgürlüğü kullanılamaz hâle
getirdiği açıktır. Zira itiraz konusu kuralla, bireylerin serbest
iradeleri dışında, belli bir mal topluluğu ile hukuki ilişkiye girme/sözleşme
yapma zorunluluğu öngörülerek, bu özgürlüğün negatif görünümü olan sözleşme
yapmama özgürlüğü ellerinden alınmaktadır. Belirtilen niteliğiyle söz konusu
düzenleme, sözleşme özgürlüğünün özüne dokunmakta ve Anayasa'da öngörülen öze
dokunma yasağını ihlal etmektedir.
15. Açıklanan nedenlerle, kural, Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
16. Kural, Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden, Anayasa'nın 2. ve 35. maddeleri yönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.
17. Kuralın Anayasa'nın 19. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 2014/126, K. 2015/86, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası