KÜNYE
İtiraz
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2015
- Esas Sayısı
- 2014/128
- Karar Sayısı
- 2015/10
- R.G. Tarih-Sayı
- 9.4.2015-29321
- Yoluna başvuran
- İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 12.1.2011 tarihli ve
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·17 bölüm
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 23. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan ".davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar." ibaresininAnayasa'nın 9., 36., 37., 138. ve 152.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından adının değiştirilmesi istemiyle açılan davada,asliye ve sulh hukuk mahkemeleri arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığında, itiraz yoluna başvuran Mahkeme, Yargıtay ilgili Dairesi tarafından görevli yargı yeri olarak belirlenmiştir. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme de itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Kanun'un itiraz konusu ibarenin de yer aldığı 23. maddesi şöyledir:
"İnceleme usulü ve sonucu
MADDE 23- (1)
Yargı yerinin belirlenmesine ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılabilir.
(2) Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşengöreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 9., 36., 37., 138. ve 152. maddelerine dayanılmış, Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 16.7.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, nüfusta ad ve soyadı değiştirilmesi veya düzeltilmesi davalarında Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemelerinden hangisinin görevine girdiği konusunda çok fazla olumsuz görev uyuşmazlığının doğduğu, görev uyuşmazlıklarının çözümlenmesi için dosyaların gönderildiği Yargıtay tarafından nüfus kayıt tashihi davalarının bir kısmının asliye hukuk mahkemesinde bir kısmının da sulh hukuk mahkemesinde yargılamasının yapılmasına karar verildiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 9., 36., 37., 138. ve 152.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralla, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemesi, bölge adliye mahkemeleri için de Yargıtay tarafından verilen yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar ile kanun yolu incelemesi sonucu kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararların, davaya bu karardan sonra bakacak mahkemeyi bağlayacağı öngörülmektedir.
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." denilmektedir.
Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında ise "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." denilmiştir. Anayasa'nın 142. maddesiyle de mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılama usullerinin kanun ile düzenlenmesi öngörülmüş, usul kanunlarının Anayasa'ya uygun olmak koşulu ile düzenlenmesi hususu kanun koyucunun takdirine bırakılmıştır. Bu bağlamda kanun koyucu, usul ekonomisi bakımından kararların özelliklerine göre farklı kanun yolları öngörebilir yahut bazı kararlar için de hiçbir kanun yolu öngörmeyebilir.
Hak arama özgürlüğünün düzenlendiği Anayasa'nın 36. maddesinde hak arama hürriyeti için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş ise de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğini öngören Anayasa'nın 142.ve davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını ifade eden Anayasa'nın 141. maddelerinin, hak arama hürriyetinin kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır.
İtiraz konusu kural ile bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay
tarafından verilen yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar ile kanun yolu
incelemesinden geçen görev ve yetkiye ilişkin kararların tekrar görev ve yetki
yönünden ele alınması sınırlandırılmaktadır. Zira bu kararlar zaten üst mahkeme
olan bölge adliye mahkemeleri veya Yargıtay tarafından değerlendirilerek
verildiği için,aynı hususun tekrar üst mahkemelerce incelenmesi, hem davaların
uzamasına neden olacak hem de yüksek mahkemelerin iş yükünü artıracaktır.
Kişiler arasındaki uyuşmazlıkların daha kısa süre içinde kesin bir şekilde
çözümlenmesi, usul ekonomisi bakımından önemli olduğu gibi davanın
taraflarını davaların uzaması nedeniyle oluşabilecek mağduriyetlere karşı
korumak bakımından da önemlidir. İtiraz konusu kural, davanın esasına ilişkin
olmayan bir usul kuralı olup davaların görülmesi ve sonuçlandırılmasının
hızlandırılmasını amaçladığı açıktır. Bu çerçevede kuralın, kanun koyucunun
takdir yetkisi kapsamında yaptığı bir düzenleme olması nedeniyle hukuk devleti
ilkesiyle çelişen bir yönü olmadığı gibi adil yargılanma ölçütleri içinde
yer alan "makul süre içinde yargılanma" ilkesine de
uygun bir düzenlemedir.
Diğer taraftan mahkemelere verilen görev ve yetkileri kullanan hâkimlerin, tarafsızlığı, bağımsızlığı, Anayasa ve kanunlara bağlılıkları açısından, sulh hukuk mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasında güven yönünden bir farklılık olduğu da söylenemez. Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında, davaların daha az giderle ve daha süratli bir şekilde görülmesini ve üst mahkemelerin iş yükünün azaltılmasını sağlamak için kamu yararı amacıyla kabul edilen itiraz konusu kuralda Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 36., 141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın9., 37., 138. ve 152.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir
KILIÇ
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
Başkanvekili
Alparslan
ALTAN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan
ÜSTÜN
Üye
Engin
YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal
TERCAN
Üye
Muammer
TOPAL
Üye
Zühtü
ARSLAN
Üye M. · Emin KUZ Üye Hasan · Tahsin GÖKCAN
Anayasa Mahkemesi, E. 2014/128, K. 2015/10, 14 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası