İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2014/169 K.2014/167

R.G Tarih -Sayısı : 10.07.2015-29412

Esas2014/169Karar2014/167Tarih13 Kasım 2014Okuma15 dk · 2.930 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
13 Kasım 2014
Esas Sayısı
2014/169
Karar Sayısı
2014/167
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.930 kelime·15 dk okuma·18 bölüm

R.G Tarih -Sayısı : 10.07.2015-29412

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesi ile (9) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Spor müsabakasında Kanun'a aykırı hareket edildiği ileri sürülerek "seyirden yasaklanma" tedbiri uygulanan şüphelilerin taraftarı oldukları takımın müsabakasının başlangıç saatinde en yakın kolluk birimine başvurmamaları üzerine açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

Kanun'un itiraz konusu kuralları da içeren 18. maddesi şöyledir:

"Seyirden yasaklanma

MADDE 18- (1) Kişinin, bu

Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan

dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor

müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma

ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla spor

alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına

başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan

itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine

yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği

tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son

verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı

25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.

(2) Bu madde hükümleri, taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret içeren tezahürat ve mala zarar verme suçları bakımından da uygulanır.

(3) Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.

(4) Koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarak hükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgi bankasına derhal kaydedilir. Bu bilgi bankasına spor kulüplerinin ve federasyonların erişimi sağlanır. Yasaklanan kişilere ilişkin bilgiler, ilgili spor kulüplerine ve yurt dışında yapılacak müsabaka öncesinde müsabakanın yapılacağı ülkenin yetkili mercilerine bildirilir.

(5) Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri;

a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi,

b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,

c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi,

halinde derhal kaldırılır.

(6) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren; önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir.

(7) Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişi, spor alanına alınmaz. Bu şekilde spor alanlarına giren ve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişi zor kullanılarak dışarı çıkarılır ve bu madde hükümlerine göre bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanır.

(8) Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür.

(9) Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

(10) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilen kişi, yasak süresince spor kulüplerinde ve federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamaz; spor müsabakalarında hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamaz."

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 38. maddesine dayanılmış, Anayasa'nın 2., 5., 12., 13., 23., 36. ve 59. maddeleri ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve Hasan Tahsin GÖKCAN'ın katılımlarıyla 13.11.2014 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ümit DENİZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, suçta ve cezada geçerli olan kanunilik ilkesi

gereği idarenin düzenleyici işlemleri ile ceza ihdas edemeyeceği, suçu

oluşturan eylemin ve suçun unsurlarının kanun ile belirlenmediği, seyirden

yasaklama tedbirine ilişkin kararın kim tarafından verileceğinin ve

uygulanacağının düzenlenmediği, bazı hususlarda kanun yerine yönetmelikle

düzenleme yapıldığı, tedbire uyulmaması durumunda verilecek cezanın hapis

cezası olarak infaz edilme ihtimalinin bulunmasına rağmen konunun yönetmelikle

düzenlenmesi ve idareye bu konuda yetki verilmesinin kanunilik ilkesini ihlal

ettiği, ayrıca belirlilik ve öngörülebilirlik açısından da hukuka uygun

olmadığı belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2., 5., 12., 13., 23., 36. ve 59. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

Kanun'un 18. maddesinin itiraz konusu (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, Kanun'da tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan soruşturma başlatılması durumunda şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin derhal uygulamaya konulacağı hüküm altına alınmıştır. Maddenin itiraz konusu (9) numaralı fıkrasında ise (8) numaralı fıkrada belirtilen yükümlülüğe aykırı hareket eden kişinin yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir.

Kanun'un 18. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca uygulanan

"seyirden yasaklama" tedbiri, Kanun'da tanımlanan veya

yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan birinin işlendiği şüphesinin

olması ve bu şüphe nedeniyle hakkında soruşturma başlamış olması durumunda

hiçbir karara gerek olmaksızın Kanun gereği derhal uygulamaya konulan "özgün

ve önleyici amaçlı koruma tedbiri"dir. Genel olarak koruma

tedbirlerinin düzenleniş amacı henüz kişi mahkûm olmadan kamu güvenliğini

sağlamak üzere önlemler alınmasıdır. Bu önlemlerin ortak özelliklerinden biri

de temel bir hakkı sınırlamalarıdır. Ceza yargılamasına konu eylemden ayrı

olarak mahkeme kararı olmaksızın Kanun emri ile kendiliğinden uygulanması, ceza

muhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararları

etkileme özelliğinin bulunmaması, verilen kararın uygulanmasını sağlama ile

delil temini ve muhafazası amaçlarını taşımaması, anılan 18. maddenin (3)

numaralı fıkrası uyarınca yerine getirilen seyirden yasaklama tedbirini ceza

yargılamasında uygulanan diğer koruma tedbirlerinden farklı kılmaktadır.

Özellikleri dikkate alındığında seyirden yasaklama koruma tedbirinin, suçun

önlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinin önemli unsurlarından biri de hak ve özgürlüklerin tanınıp güvenceye bağlanmasıdır. Hukuk devletinin özünü hak ve özgürlükler oluştursa da bunların sınırsızlığından söz etmek mümkün değildir. Ancak hukuk devletinde hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların istisnai nitelik taşıması zorunludur.

Anayasa'nın 13. maddesinde, hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının ölçütü gösterilmiştir. Buna göre, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

Anılan madde, hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını, ilgili temel hak ve özgürlüğe ilişkin Anayasa maddesinde gösterilen özel sebeplerin bulunmasına bağlı kılmıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi kararlarında, özel sınırlama nedeni öngörülmemiş özgürlüklerin de o özgürlüğün doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu, ayrıca Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile Devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir.

Anayasa'nın 5. maddesinde, "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." denilmektedir. Buna göre, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak Devletin temel amaç ve görevlerindendir.

Kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın önkoşulu kamu düzeninin tesisidir. Kamu düzeninin sağlanmadığı bir ortamda, hak ve özgürlüklerden gereği gibi yararlanılması, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi mümkün değildir. Devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevinin yanında, kamu düzenini sağlama görevi de bulunmaktadır. Şiddetin ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla çeşitli tedbirler almak, Anayasa'nın 5. maddesiyle Devlete yüklenen kamu düzenini koruma ödevinin bir gereğidir. Bu nedenle, kamu düzeninin sağlanması ve korunması amacıyla özgürlüğün sınırlanması mümkündür.

Anayasa'nın 59. maddesinin birinci fıkrasına göre, "Devlet,

her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri

alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder." Bu maddenin

gerekçesinde ise "Sporun geliştirilmesi sadece fiilen spor yapanları

değil, seyircileri için de eğitici ve sağlık kurallarına uygun bir ortamda

yaşamaya sevk edici etkileri sebebiyle devletçe ele alınması için başka bir

sebeptir." denilmektedir. Bu düzenlemeye göre vatandaşlarını spora

teşvik etmek ve ona uygun olarak vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak her

türlü yatırımı ve alt yapıyı hazırlamak Devletin pozitif yükümlülükleri

arasındadır. Dolayısıyla, Devlet, spor faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini

engelleyenlere karşı hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını da içeren

tedbirler alabilir.

Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleri büyük ölçüde kısıtlayan ve kullanılamaz hâle getiren sınırlamalar hakkın özüne dokunur. Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü değil, koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yolları gibi güvenceler demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle, temel hak ve özgürlükler, istisnaî olarak ve özüne dokunmamak koşuluyla demokratik toplum düzeninin gerekleri için zorunlu olduğu ölçüde ve ancak kanunla sınırlandırılabilir.

Demokratik bir toplumda temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamanın, bu sınırlamayla güdülen amacın gerektirdiğinden fazla olması düşünülemez. Demokratik hukuk devletinde güdülen amaç ne olursa olsun, kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerle yapılmaması ve belli bir özgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak ya da ortadan kaldıracak düzeye vardırılmaması gerekir.

Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin niteliği" başlıklı 12. maddesinde, "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder." hükmüne yer verilmiştir. Maddenin bu şekilde düzenlenmesinden de açıkça anlaşıldığı gibi anayasa koyucu kişiyi temel hak ve hürriyetlerle donatırken, bu hak ve hürriyetlerin kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı olan ödev ve sorumluluklarından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamıştır.

Temel hak ve hürriyetleri kullanan kişilerin bu hak ve

hürriyetlerin kötüye kullanılmaması hususunda ödev ve sorumlulukları olduğu

açıktır. Bu ödev ve sorumluluğun, toplumda yoğun olarak gerçekleştirilen

sportif faaliyetlerde de geçerli olduğu kuşkusuzdur. Ödev ve sorumluluklarını

yerine getirmeyerek haklarını kötüye kullanan kişilerin bu haklarının

Anayasa'ya aykırı olmamak koşuluyla sınırlanabilir olduğunu da bilmeleri

gerekir. Sınırlı sayıdaki şiddet yanlısının diğer taraftarların haklarını ihlal

etmelerinin olağan karşılanması beklenemez. Bu hakkı sonuna kadar kullanmak

isteyenlerin ödev ve sorumluluklarının da olması, bu ödev ve sorumluluklara

uymadıkları takdirde çeşitli yaptırımlarla karşılaşmaları doğaldır.

İtiraz konusu kurallarla Anayasa'nın 59. maddesine uygun olarak

öngörülen seyirden yasaklama tedbirinin de sporda şiddet olayları nedeniyle

açılan soruşturmalarda suç şüphesi altında bulunan kişilerin suç işleyerek

topluma yönelik zarar verme tehlikesini ortadan kaldırma amaçlı olduğu ve soruşturma

açılmasının ortaya koyduğu haklı bir gerekçeyle uygulandığı görülmektedir.

Dolayısıyla, soruşturma açılması ile suçlulukları konusunda haklarında şüphe

oluşan kişilerin, daha önce belirtilen koşullara ve sebeplere uygun olarak spor

alanlarına girmesini engellemek şeklindeki tedbir ve bu tedbire uyulmaması

hâlinde ceza öngörülmesi kamu düzeni bakımından alınması gerekli

tedbirlerdendir. Kaldı ki, bu tedbirin soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı,

kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılabilmesi de öngörülmüş olup,

soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar uygulanması mutlak bir zorunluluk

değildir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında itiraz konusu kuralların kamu

yararı amacına yönelik olduğu açıktır.

Seyirden yasaklanma kararı, kişinin müsabakaları ve antrenmanları

izlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması şeklinde

uygulanmaktadır. Ayrıca 18. maddenin (8) numaralı fıkrası uyarınca kişi yurt

içinde olması şartıyla, fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı

olduğu takımın yer aldığı müsabakanın olduğu gün, müsabakanın başlangıç

saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine

başvurmak zorundadır. Seyirden yasaklama tedbiri ile Kanun'a aykırı eylemde

bulunduğu şüphesi nedeniyle hakkında soruşturma açılan kişi, spordan

kaynaklanan eyleminin karşılığı olarak geçici bir süre ile spor alanlarına

girememekte ve sadece taraftarı olduğu takımın müsabakası sırasında kolluğa

başvurmak zorunda kalmaktadır. Bu şekilde spor alanından ve müsabakadan uzaklaştırılan

tedbir muhatabının, olay çıkarma olanağı kalmamaktadır.

Anayasa'nın 23. maddesi uyarınca seyahat hürriyeti, suç işlenmesini önlemek amacıyla ancak kanunla sınırlandırılabilmektedir. Seyirden yasaklama tedbiri ile suç şüphesi altındaki kişi, spor alanlarına girememekte ve müsabaka saati ile bir saat sonrasında genel kolluğa iki defa başvurmak zorunda kalmaktadır. Böylece tedbire muhatap olanların seyahat hürriyetlerinin ve sportif faaliyetlere seyirci olarak katılma haklarının etkilendiği açıktır. Suç şüphesi altındaki kişi sevdiği veya istediği bir faaliyetten geçici olarak mahrum kalmaktadır.

İtiraz konusu (3) numaralı fıkra ile öngörülen tedbirin uygulanma şekli, kolluğa başvuru süresi ve şartları dikkate alındığında, kişinin hak ve hürriyetlerinin tamamen ortadan kaldırıldığı ya da hakkın özünün zedelendiği söylenemez. Şahıslara ve mallara zarar verme riskini önlemek için gerekli önlemlerin alınması ve özgürlüğün kısmi ve geçici olarak kanunla sınırlandırılması belirtilen hürriyetlerden mahrumiyet olarak değerlendirilemez.

Kanun koyucunun, 18. maddenin (3) ve (8) numaralı fıkralarıyla

sporda şiddeti önlemek amacıyla seyirden yasaklama tedbiri ve müsabaka

sırasında kolluğa başvurma zorunluluğu öngörmek suretiyle bazı haklara yönelik

sınırlama getirmesinde, belirtilen nedenlerle meşru bir amaca dayandığı

hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Suçluluğu konusunda ciddi şüpheler

bulunan kişilerin geçici ve kısa süreli olan tedbire, maruz kalmaları,

gerçekleştirilmek istenilen meşru amaç ile ölçülü ve orantılıdır. Dolayısıyla

hakların kullanılmasını ciddi oranda zorlaştırmayan ya da bu hakları

kullanılmaz hâle getirmeyen, temel hakların özüne dokunmayan ve kamu yararı

amacıyla alınması gerekli tedbirleri içeren kuralların Anayasa'ya

aykırılığından da söz edilemez. Ayrıca kanun koyucunun izlediği ceza siyasetine

göre sahip olduğu takdir yetkisine dayanarak, (9) numaralı fıkra ile sporda

şiddeti önlemek amacıyla seyirden yasaklama tedbiri kapsamında müsabaka

sırasında kolluğa başvurma zorunluluğuna uymamayı kamu düzeni açısından

sakıncalı görüp suç sayarak kuralda öngörülen şekilde yirmibeş günden az

olmamak üzere adli para cezası yaptırımına tabi tutması, ulaşılmak istenilen

amaç için elverişli ve gerekli olup, söz konusu suç ve ceza arasında orantısızlık

olduğu da söylenemez.

Diğer taraftan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri "belirlilik"tir.

Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi

bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir

ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı

koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle

bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem

ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını bilmelidir. Birey

ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını

ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm

eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal

düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli

kılar.

Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir.

Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse,

...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz"

denilerek "suçun kanuniliği", üçüncü fıkrasında da "Ceza

ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur"

denilerek, "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Aynı

maddenin dördüncü fıkrası "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse

suçlu sayılamaz." demektedir. Yine 38. maddenin onbirinci fıkrasında,

"İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide

uygulayamaz..." denilmektedir. Anayasa'da öngörülen suçta ve cezada

kanunilik ilkesi, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öne

çıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.

Suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca, hangi fiillerin yasaklandığının ve

bu yasak fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir

şekilde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli

olması gerekmektedir.

Seyirden yasaklama koruma tedbirinin, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından kaldırılmadığı takdirde devam etmesi söz konusudur. Kanun metninden hem itiraz üzerine, hem de resen tedbirin kaldırmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca gerçekleştirilecek bir soruşturma söz konusu olduğundan, soruşturma ya da kovuşturmada geçerli itiraz usulü de aynı şekilde kullanılabilecektir. Dolayısıyla, seyirden yasaklama tedbirine muhatap olanların hak arama özgürlükleri ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği söylenemez.

Öte yandan Kanun'un 18. maddesinin bütününe bakıldığında hangi

fiiller hakkında soruşturma açılacağı, açılan soruşturmanın sonuçlarının neler

olacağı ve hangi yaptırımın uygulanacağı, yaptırımın nasıl gerçekleştirileceği

hususlarının ayrıntılı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Kanun

kapsamında sayılmak ya da atıf yapılmak suretiyle belirlenen eylemlerin

gerçekleştirilmesi hâlinde önce ilgili suçlardan soruşturma açılacak,

soruşturma açılmasıyla seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulacak,

spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini

oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın

katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde,

müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın

genel kolluk birimine başvurmakla yükümlü olacaktır. Bu yükümlülüğe uymaması

durumunda (9) numaralı fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Ayrıca tedbir gerek

adli gerekse idari herhangi bir mercinin kararı şartına bağlanmadığından, kural

ile idarenin, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide

uygulaması söz konusu değildir. Diğer bir ifadeyle itiraza konu (3) numaralı

fıkra uyarınca kolluğun tedbir kararı verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle

itiraz konusu kurallarla hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın

veya sonucun bağlandığı, uygulanacak yaptırım ve yaptırımın uygulanış biçimi,

yaptırıma uyulmaması hâlinde karşılaşılacak cezai yaptırım açıkça ortaya

konulduğundan kurallarda hukuki belirsizlik söz konusu olmadığı gibi suçların

ve cezaların kanuniliği ilkesine de aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2., 5., 12., 13., 23., 36., 38. ve 59. maddelerine aykırı değildir. İptal istemlerinin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

31.3.2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesi ile (9) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 13.11.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

Zühtü

ARSLAN

Üye M. · Emin KUZ Üye Hasan · Tahsin GÖKCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2014/169, K. 2014/167, 13 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. I- Olay
  6. Iıı- Yasa Metinleri
  7. Iv- İlk İnceleme
  8. V- Esasın İncelenmesi
  9. Kılıç
  10. Kaleli
  11. Altan
  12. Özgüldür
  13. Kömürcü
  14. Üstün
  15. Yıldırım
  16. Necipoğlu
  17. Dursun
  18. Tercan
  19. Topal
  20. Arslan
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2014/169
Karar No
2014/167
Tarih
13 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/61 K.2014/166
  • AYM Norm Denetimi E.2013/84 K.2014/183
  • AYM Norm Denetimi E.2013/111 K.2014/195
  • AYM Norm Denetimi E.2013/48 K.2014/198
  • AYM Norm Denetimi E.2014/16 K.2014/197
  • AYM Norm Denetimi E.2014/22 K.2014/196

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.