İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2014/47 K.2014/123

5. Asliye Ceza Mahkemesi

Esas2014/47Karar2014/123Tarih3 Temmuz 2014Okuma10 dk · 1.960 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
3 Temmuz 2014
Esas Sayısı
2014/47
Karar Sayısı
2014/123
Karar Günü
3.7.2014
R.G. Tarih-Sayı
13.3.2015-29294
İtiraz yoluna başvuran
Konya
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.960 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

5. Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;

1- 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının,

2- 309. maddesinin,

a- (1) numaralı fıkrasının ".karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir." bölümünün,

b- (2) numaralı fıkrasında yer alan ".bu nedenleri aynen yazarak."ibaresinin,

Anayasa'nın 2., 6., 9., 10., 13., 36., 37. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, sanıklar hakkında açılan kamu davasında görevsizlik kararı vererek dosyanın yetkili olan ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Görevsizlik kararına yapılan itiraz, ağır ceza mahkemesince incelenerek kabul edilmiş ve görevsizlik kararı kaldırılmıştır. Görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin verilen kararın kesin olması nedeniyle, itiraz yoluna başvuran Mahkeme, Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma yoluna başvurulması talebinde bulunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna gidilmediğinin bildirilmesi üzerine, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

Kanun'un itiraz konusu fıkra, bölüm ve ibarenin de yer aldığı 5. ve 309. maddeleri şöyledir:

"Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu

Madde 5- (1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.

(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Kanun yararına bozma

Madde 309- (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

(4) Bozma nedenleri:

a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.

b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.

c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.

d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez."

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 6., 9., 10., 13., 36., 37. ve 138. maddelerine dayanılmış, Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 13.3.2014 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.

Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkeme, bakmakta

olduğu davada uygulayacağı kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını

Anayasa'ya aykırı görür veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık

iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, o hükmün iptali için Anayasa

Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin

Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin

görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada

uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak kanun kuralları, davanın değişik

evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada

olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

Kanun yararına bozma, hâkim veya mahkemeler tarafından

verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve

hükümlerdeki gerek maddi hukuka ve gerekse yargılama hukukuna ilişkin hukuka

aykırılıkların giderilmesi için kural olarak Adalet Bakanlığı, istisnaen de

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından başvurulan olağanüstü bir kanun

yoludur. Kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisinin yalnızca Adalet

Bakanlığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması sebebiyle bunların

dışındaki makam ve kişilerin kanun yararına bozma yoluna başvurmaları mümkün

değildir. Ancak, hâkim veya mahkeme kararı nedeniyle hukuken korunan bir

menfaati ihlal edilen kişiler ile mahkemeler veya Cumhuriyet savcıları kanun

yararına bozma yoluna başvurulması için yapacakları başvuru ile Adalet

Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını harekete geçirebilirler.

Bakılmakta olan davada itiraz yoluna başvuran Mahkemece, Adalet

Bakanlığına kanun yararına bozma yoluna başvurulması talebinde bulunulmuş

ancak, Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma yoluna gidilmediği

bildirilmiştir. Burada kanun yararına bozma yoluna gitmek konusunda mahkemelere

tanınmış bir yetki söz konusu olmadığından, kanun yararına bozma yolunu düzenleyen

Kanun'un 309. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ".karar veya

hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya

hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir." bölümü ile (2)

numaralı fıkrasında yer alan ".bu nedenleri aynen

yazarak." ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin

bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle;

4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;

A- 309. maddesinin;

1- (1) numaralı fıkrasının ".karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir." bölümünün,

2- (2) numaralı fıkrasında yer alan ".bu nedenleri aynen yazarak." ibaresinin,

itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu bölüme ve ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B- 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının esasının incelenmesine,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, Kanun'un 4. maddesinin (4) numaralı fıkrası

hükmü gereğince asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasında oluşacak

görev uyuşmazlığının çözüleceği ortak yüksek görevli mahkemenin Yargıtay 5.

Ceza Dairesi olduğu, ancak asliye ceza mahkemesince davaya bakmakla görevli

mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararına

karşı itiraz konusu kural uyarınca itiraz yoluna başvurulması üzerine ağır ceza

mahkemesinin kendilerinin davaya bakıp bakmayacağı hususunda itirazı

değerlendirerek görevlerini kendilerinin belirlemesi gibi bir durumun oluştuğu,

oysa asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararına itirazda bulunulmaması

durumunda ağır ceza mahkemesinin kendisinin de görevli olmadığı yönündeki karşı

görevsizlik kararı vermesi hâlinde Kanun'un 4. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca her iki mahkeme arasında oluşan görev uyuşmazlığının çözümü konusunda

yetkili merciin Yargıtay 5. Ceza Dairesi olacağı, oysa görevsizlik kararlarının

itiraza tabi olması nedeniyle oluşan fiili durum neticesinde asliye ceza

mahkemeleri ile ağır ceza mahkemeleri arasında görev uyuşmazlığı oluşması ve bu

hususun içtihat makamı olan Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından

değerlendirilememesi sonucunun ortaya çıktığı, aynı durumun sulh ceza mahkemesi

tarafından verilen görevsizlik kararları için de söz konusu olduğu, itiraz

konusu kuralın Kanun'un 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasını fiilen işlemez

hâle getirdiği, bu hükümlerin birbirleri ile çakışan ve olayın oluş şekline

göre biri diğerini devre dışı bırakan çelişkiler içerdiği belirtilerek kuralın,

Anayasa'nın 2., 6., 9., 10., 13., 36., 37. ve 138. maddelerine aykırı olduğu

ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralda, adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği hususu düzenlenmektedir.

6216 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Anayasa Mahkemesinin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, kanun yoluna başvurma hakkı da, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamındadır.

Kanun yolu, bir yargı yeri tarafından verilen ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bir kararın, kural olarak başka bir yargı yeri tarafından incelenmesini sağlayan hukuki bir yoldur. Kanun yolunun amacı, yargı yerleri tarafından verilen kararların, kural olarak başka bir yargı yeri tarafından denetlenmesine imkân tanınmak suretiyle daha güvenceli bir yargı hizmeti sunmaktır. Kanun yoluna başvuru hakkı, adil yargılanma hakkının kapsamı içerisinde kabul edilmektedir. Bunun nasıl yapılacağı ise usul hükümleri ile gösterilmektedir.

Anayasa'nın 142. maddesinde "mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişlerinin ve yargılama usullerinin"kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna göre, kanun yolu usulünün ve merciinin belirlenmesi hususu kanun koyucunun takdirine bırakılmıştır. Ancak, kanun koyucu bu takdir yetkisini kullanırken hukukun genel ilkelerine ve Anayasa'daki kurallara, özellikle de hukuk devleti ilkesine ve adil yargılama hakkına uygun hareket etmelidir. Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında korunan kanun yoluna başvurma hakkının etkili bir şekilde sağlanabilmesi için kanun yolu merciinin, incelenen kararı gerektiğinde değiştirme yetkisine de sahip olması gerekir.

İtiraz, henüz kesinleşmemiş hâkim veya mahkeme kararında hata

veya hukuka aykırılıkların bulunduğu gerekçesiyle bu kararın daha yüksek bir

mercii tarafından incelenmesini ve denetlenmesini sağlamak için yapılan olağan

bir kanun yolu başvurusudur. İtirazın konusu, "hüküm" başlığı

altında son kararlardan önce verilen ve son karara esas teşkil etmeyen "ara

karar"lar olup itiraz yasa yoluna hükümden önceki safhada, yani dava

bitmeden önce başvurulabilir. Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından

verilen görevsizlik kararları da bu neviden ara kararlar olduğu için bu

kararlara karşı kanun yoluna başvurma hakkının tanınması adil yargılanma

hakkının gereğidir. Diğer taraftan kanun yoluna başvurma hakkının birden fazla tanınmasına

ilişkin Anayasa'da bir hüküm de bulunmamaktadır. Kanun yoluna başvurma hakkı

sonsuz olmayıp, bu hakkın bir yerde kesilmesi gerekmektedir. Adli yargı

içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz

yoluna başvurma imkânı tanıyan itiraz konusu kural, kanun koyucunun takdir

yetkisi kapsamında olup, kuralın adalet duygusunu rencide eden ve demokratik

toplum düzeninin gerekleri ile çelişen bir yönü bulunmamaktadır.

Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında, davaların en az

giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması düzenlenerek, usul ekonomisi

ilkesine yer verilmiştir. İtiraz konusu kuralla görevsizlik kararlarına karşı

itiraz yasa yolu tanınmış olmakla henüz görev uyuşmazlığı çıkmadan önceki

aşamada görevsizlik kararında hata veya hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı

hususunun incelenip, görev konusunun bir an önce çözüme kavuşturularak esasa

geçilmesi sağlandığı gibi her türlü görevsizlik kararında görev uyuşmazlığının

çıkması ve bu uyuşmazlığın zaten iş yükü ağır olan Yargıtay ilgili dairesince

çözülmesinin önüne geçilmesi de sağlanmış olmaktadır. Dolayısıyla, itiraz

konusu kural, usul ekonomisi ilkesini de uygun bir düzenlemedir.

Başvuru kararında, asliye ceza mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararına itiraz edilmesi üzerine itirazı incelemeye yetkili merciin ağır ceza mahkemesi olması sebebiyle ağır ceza mahkemelerinin kendilerinin davaya bakıp bakmayacakları hususunda itirazı değerlendiren ve kendi görevlerini belirleyen konuma geldikleri ileri sürülmüş ise de, itiraz konusu kural sadece görevsizlik kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulacağı hususunu düzenlemekte olup itirazı inceleyecek merciiler 5271 sayılı Kanun'un 268. maddesinde sayılmıştır. Kaldı ki başvuruda belirtilen husus bir uygulama sorunu olup, Yargıtay içtihatları ile açıklığa kavuşturulmuştur.

Dolayısıyla, görevsizlik kararlarına karşı başvurulacak kanun yoluna ilişkin itiraz konusu kural, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olup hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkına aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 36., 141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın, Anayasa'nın 6., 9., 10., 13., 37. ve 138. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 3.7.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

Zühtü

ARSLAN

Üye M. · Emin KUZ Üye Hasan · Tahsin GÖKCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2014/47, K. 2014/123, 3 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Üstün
  14. Yıldırım
  15. Necipoğlu
  16. Dursun
  17. Tercan
  18. Topal
  19. Arslan
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2014/47
Karar No
2014/123
Tarih
3 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2014/50 K.2014/124
  • AYM Norm Denetimi E.2013/150 K.2014/132
  • AYM Norm Denetimi E.2013/160 K.2014/117
  • AYM Norm Denetimi E.2013/106 K.2014/120
  • AYM Norm Denetimi E.2014/130 K.2014/127
  • AYM Norm Denetimi E.2014/136 K.2014/131

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.