İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2015/72 K.2016/44

Onüçüncü Dairesi

Esas2015/72Karar2016/44Tarih26 Mayıs 2016Okuma14 dk · 2.766 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
26 Mayıs 2016
Esas Sayısı
2015/72
Karar Sayısı
2016/44
R.G. Tarih – Sayı
21.9.2016 - 29834
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.766 kelime·14 dk okuma·15 bölüm

Onüçüncü Dairesi

İTİRAZIN KONUSU: 11.6.2010

tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 31. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…veya yetkilendirilmiş veteriner hekim…” ibaresinin, Anayasa’nın 2. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

OLAY

Yetkilendirilmiş veteriner hekim çalıştırılması hizmet alımına ilişkin ihale işleminin iptali talebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu ibareyi de içeren 31. maddesi şöyledir:

“Resmî kontroller, itiraz hakkı ve resmî sertifikalar

MADDE 31- (1) Resmî kontroller, uygun sıklıkta, tarafsız, şeffaf ve meslekî gizlilik ilkelerine uygun olarak risk esasına göre, ön bildirim gereken hâller dışında, önceden haber verilmeksizin gerçekleştirilir. Bu kontroller, izleme, gözetim, doğrulama, tetkik, denetim, numune alma ve analiz gibi uygulamaları da kapsar. Kontroller, Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel tarafından gerçekleştirilir. Üretim, işleme ve dağıtım aşamalarında hangi meslek mensuplarının hangi resmî kontrollerden sorumlu olduğu Ek-2’de belirtilmiştir.

(2) Resmî kontrollerde, ilgili meslek alanlarında eğitim alan tekniker, teknisyen ve yardımcı sağlık personeli, kontrol yetkisi verilen personele yardımcı olmak üzere görev alabilir.

(3) Kontrol görevlisi, Bakanlık adına bu Kanun hükümleri doğrultusunda resmî kontrolleri yapmak, kontrol sonucuna göre, her türlü etkiden ve çıkar ilişkisinden uzak, tarafsız, objektif ve bağımsız olarak karar almak zorundadır. Kontrol görevlisi, bu Kanunla kendisine verilen yetkiler çerçevesinde, bu Kanunda öngörülen idarî yaptırımları uygulamaya yetkilidir. Kontrol görevlisi, bu Kanun kapsamındaki her yere kontrol amacıyla girebilir ve numune alabilir. Alınan numuneler için herhangi bir bedel ödenmez. İlgililer resmî kontroller sırasında gerekli olan her türlü yardım ve kolaylığı sağlamakla yükümlüdür.

(4) İlgililer, resmî kontrol ve denetim sonuçları hakkında, tebligat yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde Bakanlığa itiraz etme hakkına sahiptir. Ürünün kalan raf ömrü yedi günden az olan gıdalar, mikrobiyolojik incelemeler ve ürün miktarının şahit numunenin analizinin yapılabilmesi için yetersiz olduğu durumlarda analiz sonucuna itiraz edilemez. İtirazdan kaynaklanan masraflar ilgililer tarafından karşılanır.

(5) Bu Kanun kapsamında öngörülen gıda kontrolü ile ilgili düzenlemeler, gıda ile temas eden madde ve malzemeler ile bu işle iştigal eden işyerleri için de uygulanır.

(6) Bakanlık, uygun gördüğü hâllerde yapılan kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri, kamuoyunun bilgisine sunabilir. Ancak, iç hukuk ve uluslararası hukuk ile güvence altına alınan, gizli soruşturma ve sürmekte olan adlî ve idarî işlemler, kişisel bilgiler, meslek sırları, gizli müzakereler, uluslararası ilişkiler ve ulusal savunma ile ilgili bilgiler kamuoyuna sunulamaz.

(7) Veteriner ve bitki sağlık sertifikaları ile Bakanlıkça belirlenen diğer sertifikalara ilişkin esaslar, iş ve işlemler ile sertifika modelleri Bakanlıkça belirlenir.

(8) Bakanlık, kesimhanelerde, kesim öncesi ve sonrası muayeneler ile et parçalama işlemi yapılan yerlerde muayeneleri ve diğer resmî kontrolleri yapmak üzere, resmî veteriner hekim veya yetkilendirilmiş veteriner hekim görevlendirir.

(9) Bakanlık, yıllık ve çok yıllık ulusal kontrol planlarını hazırlar, belirlenen canlı hayvan ve hayvansal ürünler ile diğer ürünlerde, katkı, kalıntı, bulaşan veya istenmeyen maddeler için izleme programları uygular ve her yılın sonunda kontrollere ilişkin yıllık rapor düzenler.

(10) Bakanlık, bu Kanun kapsamındaki kamu hizmetlerinin

gerektirdiği asli ve sürekli görevler hariç olmak üzere, uygun göreceği görev

ve yetkiler için kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek

kuruluşları, gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri, birlikler,

kooperatifler, vakıf ve üniversiteler ile işbirliği yapabilir. Bunlardan,

Bakanlıkça belirlenen şartlara sahip olanlara, bu görev ve yetkilerin tamamı

veya bir kısmı tamamen veya kısmen devredebilir veya hizmet alımı yolu ile

yerine getirebilir. Bakanlık, devir yaptığı kuruluşları denetler. Bakanlıkça

yapılan denetim sonucunda devredilen görev ve yetkilerin yürütülmesinde

yetersizlik veya eksikliğin tespiti hâlinde Bakanlık devri iptal eder veya

eksikliklerin kısa bir süre içinde giderilmesini talep edebilir. Bakanlık,

eksikliklerin giderilmemesi durumunda devredilen görev ve yetkileri iptal eder.

Bu fıkranın uygulanmasından doğan tüm masraflar sorumlular tarafından

üstlenilir.

(11) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.”

II- İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Zühtü ARSLAN, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 3.9.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III- ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Mücahit AYDIN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Anlam ve Kapsam

3. Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bu Kanun’un, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ile yemlerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarını, bitki koruma ürünü ve veteriner tıbbî ürün kalıntıları ile diğer kalıntılar ve bulaşanların kontrollerini, salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitki ve bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadeleyi, çiftlik ve deney hayvanları ile ev ve süs hayvanlarının refahını, zootekni konularını, veteriner sağlık ve bitki koruma ürünlerini, veteriner ve bitki sağlığı hizmetlerini, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkış işlemlerini, bu konulara ilişkin resmî kontrolleri ve yaptırımları kapsadığı ifade edilmiştir.

4. Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (52) numaralı

bendinde, bu Kanun’un uygulanmasında “resmi kontrol”ün, Kanun

kapsamındaki faaliyetlerin Kanun hükümlerine uygunluğunun doğrulanması için,

kontrol görevlilerinin, verilen yetki çerçevesinde gerçekleştirdikleri izleme,

gözetim, denetim, muayene, karantina, numune alma, analiz ve benzeri

kontrolleri ifade ettiği belirtilmiştir. 31. maddenin (1) numaralı fıkrasında

ise resmi kontrollerin, uygun sıklıkta, tarafsız, şeffaf ve meslekî gizlilik

ilkelerine uygun olarak risk esasına göre, ön bildirim gereken hâller dışında,

önceden haber verilmeksizin Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel

tarafından gerçekleştirileceği, (3) numaralı fıkrasında da kontrol

görevlisinin, Bakanlık adına Kanun hükümleri doğrultusunda resmî kontrolleri

yapmak, kontrol sonucuna göre, her türlü etkiden ve çıkar ilişkisinden uzak,

tarafsız, objektif ve bağımsız olarak karar almak zorunda olduğu ve Kanun’la

kendisine verilen yetkiler çerçevesinde, Kanun’da öngörülen idarî yaptırımları

uygulamaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.

5. Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (81) numaralı

bendinde, “yetkilendirilmiş veteriner hekim”, Gıda, Tarım ve

Hayvancılık Bakanlığı’nda görevli veteriner hekimler dışında, verilecek resmî görevleri

yürütmek üzere Bakanlık tarafından yetki verilen veteriner hekim olarak

tanımlanmıştır. 31. maddenin (8) numaralı fıkrasında da Gıda, Tarım ve

Hayvancılık Bakanlığı tarafından kesimhanelerde, kesim öncesi ve sonrası

muayeneler ile et parçalama işlemi yapılan yerlerde muayeneleri ve diğer resmî

kontrolleri yapmak üzere, resmî veteriner hekim veya yetkilendirilmiş veteriner

hekim görevlendirilmesi öngörülmüş olup fıkrada yer alan “…veya

yetkilendirilmiş veteriner hekim…” ibaresi itiraz konusu kuralı

oluşturmaktadır.

B- İtirazın Gerekçesi

6. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralda Bakanlık

tarafından kesimhanelerde kesim öncesi ve sonrası muayeneler ile et parçalama

işlemi yapılan yerlerde muayeneleri ve diğer resmi kontrolleri yapmak üzere

yetkilendirilmiş veteriner hekim görevlendirilmesinin öngörülmesine karşın

Kanun’da yetkilendirilmiş veteriner hekimlerin nasıl görevlendirileceğine ve

yetkilendirileceğine ilişkin bir belirlilik bulunmadığı, gıda güvenilirliğinin

denetlenmesinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığı ve bir kısım idari

tedbir ve yaptırımlar uygulamayı da içeren resmi kontrol görevinin idarenin

kolluk faaliyeti içinde yer aldığı, dolayısıyla bu hizmetlerin genel idare

esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevler kapsamında olduğu

ve memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi gerektiği belirtilerek

kuralın, Anayasa’nın 2. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

7. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup bireyin, kanundan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar.

8. Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır.

9. Anayasa’nın 128. maddesinin birinci fıkrasında, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” denilmektedir. Anayasa’nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmetinden söz edilebilmesi için; söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti olması, bu kamu hizmetinin “genel idare esasları”na göre yürütülmesi ve görevin “asli ve sürekli” nitelikte olması gerekmektedir.

10. Anayasa Mahkemesi’nin, E.1990/12, K. 1991/7 sayılı kararında belirtildiği üzere, “devletin kamu gücünün, emretme yetkisinin kullanılması, genel idare esaslarına göre yürütülecek hizmetlerin belirlenmesinde gözönünde bulundurulması gereken hususlardan”dır. İdari tedbir ve yaptırım uygulama gibi icrai işlemler Devletin emretme yetkisinin kullanılması kapsamında olup genel idare esaslarına göre memurlar veya diğer kamu görevlileri tarafından yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevlerdendir.

11. Gıda

güvenliğinin sağlanması çerçevesinde kesimhanelerde ve et parçalama işlemi

yapılan yerlerde gerçekleştirilecek muayene, kontrol ve denetim

hizmetlerinin, “idari kolluk” faaliyetleri kapsamında Devletin

görevleri arasında yer aldığı ve kamu hizmeti niteliği taşıdığı

kuşkusuzdur. Bununla beraber, bu kapsamdaki hizmetlerin, asli yetki ve

sorumluluk ile idari yaptırım uygulama yetkisi idarede kalmak üzere özel

kişilerce yerine getirilmesinin öngörülmesi; bu hizmetlerin özel kişilere nasıl

gördürüleceğinin, bu hizmetlerin kapsamının, denetiminin ve bu hizmeti görecek

olanların sorumluluğunun açık ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kanunla

düzenlenmesi koşuluyla kanun koyucunun takdir yetkisindedir.

12. İtiraz konusu kuralda, kesimhanelerde kesim öncesi ve sonrası muayeneler ile et parçalama işlemi yapılan yerlerde muayeneleri ve diğer resmi kontrolleri gerçekleştirmek üzere yetkilendirilmiş veteriner hekim görevlendirilebileceği öngörülmüştür.

13. Resmi kontrollerin kapsamı ve kontrol esasları da, Kanun’un

31. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş, maddenin (10) numaralı fıkrasında

da Bakanlığın bu Kanun kapsamındaki görev ve yetkilerini işbirliği, yetki devri

ve hizmet alımı yoluyla yerine getirebileceği belirtilmiştir. Buna göre

Bakanlık, Kanun kapsamındaki kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli

görevler hariç olmak üzere, uygun göreceği görev ve yetkiler için kamu kurum ve

kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler, özel

hukuk tüzel kişileri, birlikler, kooperatifler, vakıf ve üniversiteler ile

işbirliği yapabilecek; bunlardan, Bakanlıkça belirlenen şartlara sahip

olanlara, bu görev ve yetkilerin tamamı veya bir kısmını tamamen veya kısmen

devredebilecek veya hizmet alımı yolu ile yerine getirebilecektir.

14. Yetkilendirilmiş

veteriner hekimlerin kontrol görevlisi kapsamında değerlendirilebilecekleri

açık olmakla birlikte, görevlendirme usul ve esaslarına ilişkin özel bir

düzenleme bulunmadığından sahip oldukları yetkiler konusunda bir belirlilik

bulunmamaktadır. Bu bağlamda, itiraz konusu kuralın ve kuralın yer aldığı

maddenin bir bütün olarak incelenmesinden, yetkilendirilmiş veteriner

hekimlerin Kanun’un 31. maddesinin (10) numaralı fıkrası kapsamında

değerlendirilip değerlendirilmeyeceği belirli olmayıp, Devletin temel

görevlerinden biri olan gıda güvenliğinin sağlanması çerçevesinde

yetkilendirilmiş veteriner hekimlere gördürülecek denetim ve kontrol

hizmetlerinin kapsamının ve sınırlarının belirsiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu

nedenle kural, belirlilik ilkesini ihlal etmekte ve bu belirsizlik itiraz

konusu kuralın Anayasa’nın 128. maddesi yönünden incelenmesini olanaksız

kılmaktadır.

15. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

16. Serdar ÖZGÜLDÜR ile Serruh KALELİ bu sonuca farklı gerekçeyle katılmışlardır.

IV- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

17. Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ve uygulanması durumunda giderilmesi güç ya da olanaksız zararlar doğacağı belirtilerek yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talep edilmektedir.

18. 11.6.2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 31. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…veya yetkilendirilmiş veteriner hekim…” ibaresine yönelik iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniylebu ibareye ilişkin yürürlüğün durdurulması talebinin REDDİNE, 26.5.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

19. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun,

kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da

bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte

yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe

gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede

yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216

sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural

tekrarlanarak, Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede yayımlandığı

günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek

üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

20. 11.6.2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 31. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…veya yetkilendirilmiş veteriner hekim…” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- HÜKÜM

11.6.2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 31. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…veya yetkilendirilmiş veteriner hekim…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün,Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, 26.5.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

DEĞİŞİK GEREKÇE

“Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı” Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce (TBMM) 11.6.2010 tarih ve 5996 sayılı Kanun olarak kabul edilmiş ve 13.6.2010 tarih ve 27610 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu Kanun’un 31. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…veya yetkilendirilmiş veteriner hekim…” “Et parçalama işlemi yapılan yerler” yönünden ibaresinin Kanun Tasarı’nda yer almadığı ve bu düzenlemenin TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nca (Alt Komisyonca önerilip bu komisyonca benimsenmiş) Tasarı metnine eklendiği anlaşılmaktadır.

Anayasa’nın 88. maddesinde “Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.

Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde

görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.” denilmektedir. Anayasa’nın

88. maddesinin birinci fıkrasının ihlâli sonucu bir yasalaştırma söz konusuysa,

bu konudaki ihlâl Anayasa’nın 148. maddesi anlamında bir “şekil sakatlığı”na

değil, doğrudan 88. maddesine aykırı düşer ve yapılacak anayasal denetimin,

“şekil bakımından” değil, “esas bakımından” söz konusu olması gerekir. 88.

maddenin ikinci fıkrasındaki “Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük

Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir” hükmünün de,

bu açıklama çerçevesinde yorumlanması ve bu düzenlemenin aynı maddenin birinci

fıkrasındaki anayasal hüküm doğrultusunda anlaşılması ve hüküm ifade etmesi

gerekir. Yani, birinci fıkraya aykırı bir durum söz konusu ise artık ortada

doğrudan bir Anayasa ihlâli söz konusu olacak ve Anayasa’nın bu hükmünün bir

tekrarından ibaret olan TBMM İçzüğü’nün 35. maddesinin ihlâli nedeniyle,

Anayasa’nın 148. maddesinde belirtilen (ve son oylamaya ilişkin olmadığından

kanunun iptalini gerektirmeyen) bir şekil sakatlığından ve şekil denetiminden

değil; 88. maddenin birinci fıkrasının ihlâli sonucu esası ilgilendiren bir

sakatlıktan ve esas denetimden söz edilebilecektir.

Davanın somutu ile ilgili olarak düzenleme öngören TBMM İçtüzüğü’nün “Komisyonların yetkisi, toplantı yeri ve zamanı” başlıklı 35. maddesinin ilgili bölümleri şöyledir: “Komisyonlar, kendilerine havale edilen kanun tasarı ve/veya tekliflerini aynen veya değiştirerek kabul veya reddedebilirler; birbirleriyle ilgili gördüklerini birleştirerek görüşebilirler ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca kendilerine ayrılan salonlarda toplanırlar.

Ancak, komisyonlar, 92 nci maddedeki özel durum dışında kanun teklif edemezler, kendilerine havale edilenler dışında kalan işlerle uğraşamazlar. Başkanlık Divanının kararı olmaksızın Genel Kurulun toplantı saatlerinde görüşme yapamazlar ve kanun tasarı ve tekliflerini bölerek ayrı ayrı metinler halinde Genel Kurula sunamazlar…”

İçtüzüğün 35. maddesinin yukarıdaki açık metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, komisyonların kendilerine havale edilen kanun tasarı ve tekliflerini görüşme yetkileri sınırlandırılmış olup, komisyonların İçtüzüğün 92 nci maddesindeki özel durum dışında (genel veya özel af ilanını içeren kanun tasarı ve teklifleri) kanun teklif etme yetkileri yoktur.

Yukarıda belirtilen kural “Et parçalama işlemi yapılan yerler” yönünden Tasarı metninde yer almadığı halde, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nca metne ilave edilerek kanunlaştırıldığından; kuralın Anayasa’nın 88. maddesinin birinci fıkrasına (dolayısıyla da bu hükmün açıklanması mahiyetinde bulunan TBMM İçtüzüğü’nün 35 inci maddesine) açıkça aykırı düşmektedir.

Anayasa’nın 88. maddesinin birinci fıkrasının açık âmir hükmü karşısında, TBMM İçtüzüğü’nün 87 nci maddesi gerekçe gösterilerek, görüşülmekte olan bir tasarı veya teklifin konusu olmayan “başka” kanunlarda ek ve değişiklik getiren “yeni bir kanun teklifi mahiyetindeki” değişikliklerin “Genel Kurul” tarafından da yapılamayacağı açıktır.

Anayasa’nın 148. maddesindeki “Kanunların şekil bakımından

denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı…

hususları ile sınırlıdır…” hükmünün de bu belirlemeye etkisinin olamayacağı

kuşkusuzdur. Gerçekten, 88 nci maddenin birinci fıkrasına açıkça aykırı bir

yasama faaliyeti sözkonusu olduğundan, Genel Kurulca öngörülen çoğunlukla

yapılacak bir “son oylama”nın belirtilen Anayasa’ya aykırılığı düzelteceği

kabul edilemez. Ancak 88 inci maddenin birinci fıkrasına uygun bir yasama

faaliyeti içerisinde 148 inci maddedeki “şekil denetimi” kuralı işletilebilir.

Davanın somutunda ise yukarıda açıklandığı üzere, aksi yönde bir yasama

faaliyeti bulunduğu görüldüğünden; 148 inci maddenin bu davanın somutunda

uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. (Bu konudaki bir inceleme için bkz.: Torba

Yasalar ve Yasama sürecindeki İçtüzük Hükümlerinin Şekil Denetimi Sorunu, Hıfzı

DEVECİ, TBB Dergisi, 2015 (117) s. 55-90)

Esasen Anayasa Mahkemesinin 25.12.2008 tarih ve E.2008/71, K.2008/183 sayılı kararına (RG 9.4.2009, Sayı:27195) konu iptal davası başvurusunun içeriğinden de, bu şekildeki bir uygulamanın TBMM İçtüzüğü’nün 35. maddesine aykırı düştüğünün TBMM Başkanlığınca saptandığı ve ilgili komisyona kabul edilen tasarı metninin iade edilmesine karşılık, ilgili komisyonca iade edilen tasarı metninin yeniden bir üst yazı ile Genel Kurulun onayına sunulmak üzere TBMM Başkanlığına geri gönderildiği ve akabinde yasalaştığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; anılan kuralın Anayasa’nın 88. maddesine aykırı düşmesi nedeniyle iptali gerektiği kanaatine vardığımızdan; çoğunluğun iptal kararına bu gerekçeyle katılmıyoruz.

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye Serruh KALELİ

Anayasa Mahkemesi, E. 2015/72, K. 2016/44, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu: 11.6.2010
  4. Olay
  5. I- İptali İstenilen Kanun Hükmü
  6. Iı- İlk İnceleme
  7. Iıı- Esasın İncelenmesi
  8. Iv- Yürürlüğün Durdurulması Talebi
  9. V- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  10. Özgüldür
  11. Altan
  12. Akıncı
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Gökcan
  16. Değişik Gerekçe
  17. Özgüldür
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2015/72
Karar No
2016/44
Tarih
26 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2015/55 K.2016/45
  • AYM Norm Denetimi E.2015/108 K.2016/46
  • AYM Norm Denetimi E.2015/98 K.2016/35
  • AYM Norm Denetimi E.2016/16 K.2016/37
  • AYM Norm Denetimi E.2016/40 K.2016/38
  • AYM Norm Denetimi E.2016/35 K.2016/31

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.