KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2015
- Esas Sayısı
- 2015/84
- Karar Sayısı
- 2015/78
- R.G. Tarih-Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
1.358 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
edildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
16.5.2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 10.9.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değiştirilen 36. maddesinin Anayasa'nın 2., 10., 11., 36. ve 60. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili amacıyla açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu 36. maddesi şöyledir:
"MADDE 36- (Değişik:
10/9/2014-6552/38 md.) Kurum, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla
yapılan işlemler yönünden ilgili kanunlarında yer almamış olsa dahi 2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, elektrik ve
havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere
26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan
vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, düzenleyeceği kağıtlar
nedeniyle damga vergisinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak
vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve
kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde
teminat yatırma mükellefiyetinden muaftır.
Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine
hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya
vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde
yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat
tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine
cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılamaması
hâlinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur. Mahkeme
kararlarında yer alan miktarların kararın kesinleşmesinden önce ödenmesi
hâlinde, söz konusu kararların ilgili mercilerce bozulmasını müteakip ödenen
miktarlar, ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte
ilgililerden tahsil edilir.
Kurumu vekil sıfatıyla temsile yetkili olan I. hukuk müşaviri,
hukuk müşaviri ve kadrolu avukatlarının bir listesi Kurumca yazılı olarak veya
Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslar dairesinde elektronik ortamda ilgili
Cumhuriyet başsavcılığına, bölge idare mahkemesi başkanlıklarına, askerî
savcılıklara ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına verilir. Bu
listeler, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından adli yargı çevresinde, bölge idare
mahkemesi başkanlığınca idari yargı çevresinde bulunan mahkemelere gönderilir.
Yüksek mahkemeler ve bölge adliye mahkemesindeki duruşmalarda temsil yetkisini
kullanacakların isimleri ilgili mahkemelerin başsavcılıklarına veya
başkanlıklarına bildirilir. Listede isimleri yer alanlar Baroya kayıt ve
vekaletname ibrazı gerekmeksizin Kurum vekili sıfatıyla her türlü dava ve icra
işlemlerini takip edebilirler. Vekil sıfatıyla temsil yetkisi sona erenlerin
isimleri anılan mercilere aynı usulle derhâl bildirilir."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ömer DURAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddelerine göre, mahkemeler,
bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde
kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali
için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca
bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince
açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen
kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa
kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya
davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte
bulunan kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5502 sayılı Kanun'un 36.
maddesinin tamamının iptalini istemiştir. Maddenin birinci fıkrası; Sosyal
Güvenlik Kurumu'nun (Kurum), bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla
yapılan işlemler yönünden ilgili kanunlarında yer almamış olsa dahi 492 sayılı
Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, elektrik ve havagazı tüketim vergisi
ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden,
düzenleyeceği kağıtlar nedeniyle damga vergisinden, sahip olduğu taşınmazlar
dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili
olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra
işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetinden muaf olduğunu düzenlemektedir.
4. Maddenin ikinci fıkrası; Kurum'un taraf olduğu her türlü
davada, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama
giderleri, alacaklı veya vekilinin Kurum'a ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle
birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap
numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödeneceğini, bu süre
geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamayacağını, belirtilen
sürede ödeme yapılamaması hâlinde, söz konusu alacakların genel hükümler
dairesinde tahsil olunacağını ve mahkeme kararlarında yer alan miktarların
kararın kesinleşmesinden önce ödenmesi hâlinde, söz konusu kararların ilgili
mercilerce bozulmasını müteakip ödenen miktarların, ödeme tarihinden itibaren
işleyecek kanuni faizi ile birlikte ilgililerden tahsil edileceğini
öngörmektedir.
5. Maddenin üçüncü fıkrası ise Kurum'u vekil sıfatıyla temsile
yetkili olan I. hukuk müşaviri, hukuk müşaviri ve kadrolu avukatlarının bir
listesinin Kurum'ca yazılı olarak veya Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslar
dairesinde elektronik ortamda ilgili Cumhuriyet başsavcılığına, bölge idare
mahkemesi başkanlıklarına, askerî savcılıklara ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi
Başkanlığına verileceğini, bu listelerin, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından
adli yargı çevresinde, bölge idare mahkemesi başkanlığınca idari yargı
çevresinde bulunan mahkemelere gönderileceğini, Yüksek mahkemeler ve bölge
adliye mahkemesindeki duruşmalarda temsil yetkisini kullanacakların isimleri
ilgili mahkemelerin başsavcılıklarına veya başkanlıklarına bildirileceğini,
listede isimleri yer alanların Baroya kayıt ve vekaletname ibrazı gerekmeksizin
Kurum vekili sıfatıyla her türlü dava ve icra işlemlerini takip edebileceğini
ve vekil sıfatıyla temsil yetkisi sona erenlerin isimlerinin anılan mercilere
aynı usulle derhâl bildirileceğini belirtmektedir.
6. İtiraz yoluna başvuran Mahkemede bakılmakta olan dava, Kurum
aleyhine hükmedilen alacak, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili
amacıyla başlatılan ilamlı icra takibi üzerine düzenlenen icra emrinin, Kurum'a
müracaat edilmeden cebri icra yoluna başvurulduğu gerekçesiyle iptali istemine
ilişkin olup itiraz yoluna başvuran Mahkemece yapılacak olan inceleme ve
değerlendirme, alacaklı tarafından Kurum'a müracaat edilmeden doğrudan cebri
icra yoluna başvurulmasının hukuka uygun olup olmadığı hususuyla sınırlıdır. Bu
durumda, alacaklının cebri icra yoluna başvurmadan önce Kurum'a müracaat etmesi
zorunluluğu, dava konusu maddenin sadece ikinci fıkrasının ilk üç cümlesinden
kaynaklanmakta olup maddenin kalan kısımlarının bakılmakta olan davada
uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
7. Bu nedenle, 5502 sayılı Kanun'un, 6552 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değiştirilen 36. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile ikinci fıkrasının dördüncü cümlesinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ve cümleye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
8. Öte yandan, Anayasa'nın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı 152. maddesinin son fıkrasında, "Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz."; 6216 sayılı Kanun'un "Başvuruya engel durumlar" başlıklı 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise "Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
9. Kanun'un itiraz konusu kural olan Kanun'un 36. maddesinin ikinci fıkrasının ilk üç cümlesine yönelik daha önce yapılan iptal başvurusu, Anayasa Mahkemesi'nin 22.4.2015 tarihli, E.2015/28, K.2015/42 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesi ile esastan reddedilmiş ve karar 21.05.2015 tarihli, 29362 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
10. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek reddedilen cümleler hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için, önceki kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 21.05.2015 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
11. Açıklanan nedenlerle, 5502 sayılı Kanun'un 6552 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değiştirilen 36. maddesinin ikinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine yönelik itiraz başvurusunun, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
ALTAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 2015/84, K. 2015/78, 3 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası