İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2016/47 K.2018/10

Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Levent GÖK, Özgür ÖZEL ile birlikte 124 milletvekili

Esas2016/47Karar2018/10Tarih14 Şubat 2018Okuma145 dk · 28.992 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
14 Şubat 2018
Esas Sayısı
2016/47
Karar Sayısı
2018/10
R.G.Tarih-Sayısı
6.4.2018-30383
İptal davasını açan
Türkiye
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

28.992 kelime·145 dk okuma·23 bölüm

Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Levent GÖK, Özgür ÖZEL ile birlikte 124 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU: 9.3.2016

tarihli ve 6682 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

A. 6. maddesinin

1. (1) numaralı fıkrasının;

a. (a) bendinin,

b. (b) bendinde yer alan “…değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya,” ibaresinin,

2. (2) numaralı fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin,

3. (3) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresinin,

4. (5) numaralı fıkrasının;

a. Üçüncü cümlesinin“…bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı ilgili kurumun talebi üzerine 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilir.” bölümünün,

b. Dördüncü cümlesinde yer alan “…veya başka bir…” ibaresinin,

B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “(kurulu gücü

500 MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)” bölümünün,

C. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin

Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;

1. (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

2. (17) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel hesaba…” ibaresinin,

b. Üçüncü cümlesinin,

3. (18) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresinin,

b. İkinci cümlesinin,

4. (19) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin,

5. (20) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesindeki “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin,

6. (24) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek miktardaki…” ibaresinin,

b. İkinci cümlesinin,

7. (27) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

8. (28) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin,

9. (39) numaralı sırasında yer alan açıklamanın,

10. (56) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibarelerinin,

11. (60) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin,

12. (61) numaralı sırasında yer alan açıklamadaki “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibaresinin,

13. (66) numaralı sırasında yer alan açıklamanın,

14. (69) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılır.” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

15. (75) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü paragrafındaki “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin,

16. (79) numaralı sırasında yer alan açıklamanın,

17. (82) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin,

b. İkinci ve üçüncü cümlelerinin,

18. (84) numaralı sırasında yer alan açıklamanın,

19. (87) numaralı sırasında yer alan açıklamanın,

20. (90) numaralı sırasında yer alan açıklamanın,

21. (94) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci, üçüncü ve dördüncü cümlelerinin,

22. (95) numaralı sırasında yer alan açıklamanın,

D. Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin,

Anayasa’nın 2., 6., 7., 87., 88., 89., 107., 124., 160., 161. ve 163. maddelerine aykırılığını ileri sürerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

İptali talep edilen kuralların yer aldığı 6682 sayılı Kanun’un;

1. 6. maddesinin (1), (2), (3) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:

“Aktarma, ekleme, devir ve iptal işlemleri

MADDE 6- (1) a) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerinin “Personel Giderleri” ile “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderleri” tertiplerinde yer alan ödenekleri, Maliye Bakanlığı bütçesinin “Personel Giderlerini Karşılama Ödeneği” ile gerektiğinde “Yedek Ödenek” tertibine; diğer ekonomik kodlara ilişkin tertiplerde yer alan ödenekleri ise 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın kurum bütçeleri arasında aktarmaya veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine aktarmaya,

b) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karara uygun olarak yılı yatırım programında değişiklik yapılması hâlinde, değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya,

c) Kamu idarelerinin yeniden teşkilatlanması sonucu, bütçe kanunlarının uygulanması ve kesin hesapların hazırlanması ile ilgili olarak gerekli görülen her türlü bütçe ve muhasebe işlemleri için gerekli düzenlemeleri yapmaya,

ç) 18/12/2015 tarihli ve 6654 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanunu ile bu Kanun uygulamaları dikkate alınarak her türlü bütçe ve muhasebe işlemlerini yapmaya ve yaptırmaya,

Maliye Bakanı yetkilidir.

(2) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin yüzde 20’sine kadar kendi bütçeleri içinde ödenek aktarması yapabilirler. Bu idarelerin yüzde 20’yi geçen diğer her türlü kurum içi aktarmalarını yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir. 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karara uygun olarak 2016 Yılı Yatırım Programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projelerde değişiklik yapılması hâlinde bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın idarelerce yapılır.

(3) Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresi, yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine, fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkilidir.

…

(5) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, 14/2/1985 tarihli ve

3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28/A

maddesi kapsamında yaptıracakları her türlü yatırım, yapım, bakım, onarım ve

yardım işlerine ilişkin ödeneklerini İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarmaya

yetkilidir. Merkezi yönetim kapsamındaki diğer kamu idareleri ise bu kapsamdaki

kaynak transferlerini tahakkuk işlemi ile gerçekleştirir. Bu kapsamda

idarelerce kaynak transferi yapılmış iş ve projeler ile 12/11/2012 tarihli ve

6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun

geçici 1 inci maddesinin yirmi beşinci fıkrası gereği ödenek kaydedilen

tutarların ilişkili olduğu iş ve projelerde 2016 Yılı Programının Uygulanması,

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar ve Eki 2016 Yılı Yatırım Programına

uygun olarak değişiklik yapılması hâlinde bu değişikliğin gerektirdiği

tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı ilgili kurumun talebi

üzerine 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara

tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilir.Bu fıkra

kapsamında belirli bir iş veya projenin gerçekleştirilmesi amacıyla İçişleri

Bakanlığı bütçesine kaynak transfer edildiği veya ödenek kaydedildiği halde,

transfer edildiği veya ödenek kaydedildiği mali yılı takip eden yıl sonuna

kadar kullanılamayacağı anlaşılan ödenekler, 2016 Yılı Programının Uygulanması,

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar ve Eki 2016 Yılı Yatırım Programı

ilişkisi kurulmak kaydı ile aynı veya başka bir iş veya proje

kapsamında ve mevzuatı çerçevesinde kullanılmak üzere, ilgili Bakanın onayı ile

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarınca Toplu Konut İdaresi

Başkanlığına aktarılabilir.”

2. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Yatırım harcamaları

MADDE 9- (1) 2016 Yılı Yatırım Programına ek yatırım cetvellerinde

yer alan projeler dışında herhangi bir projeye harcama yapılamaz. Bu

cetvellerde yer alan projeler ile ödeneği toplu olarak verilmiş projeler

kapsamındaki yıllara sari işlere (kurulu gücü 500 MW üzerinde olan

baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi

ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve

Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve

metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)

2016 yılında başlanabilmesi için proje veya işin 2016 yılı yatırım ödeneği,

proje maliyetinin yüzde 10’undan az olamaz. Bu oranın altında kalan proje ve

işler için gerektiğinde projeler 2016 Yılı Programının Uygulanması,

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar esaslarına uyulmak ve öncelikle

kurumların yatırım ödenekleri içinde kalmak suretiyle revize edilebilir.”

3. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’ndeki açıklamaların ilgili kısımları şöyledir:

“11. Dışişleri Bakanlığının yurtdışında açılacak yeni

temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki ivedi giderleri ile gerçekleşmesi

önceden öngörülemeyen ve hazırlık için yeterli süresi bulunmayan uluslararası

toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla 11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6

tertibinde yer alan ödenek, Kıbrıs konusunda Bakanlık ve Lefkoşa

Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetler için

11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek, Türkiye’de

Yapılan Birleşmiş Milletler Konferansları ve Toplantılarına Dair Ayrıcalık,

Bağışıklık ve Diğer Bazı Hususlara İlişkin Düzenlemeler Hakkında Birleşmiş

Milletler ve Türkiye Arasındaki Çerçeve Anlaşma uyarınca BM toplantı ve

organizasyon giderlerinin karşılanması amacıyla 11.01.41.00-01.1.3.00-1-03.6 ve

11.01.32.00-01.1.3.00-1-03.6 tertiplerinde yer alan ödenek, İslam İşbirliği

Teşkilatı çerçevesinde ülkemizde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların

giderlerinin karşılanması amacıyla 11.01.37.00-01.1.3.00-1-03.6 tertibinde yer

alan ödenek ile yurtdışında yürütülecek tanıtım faaliyetleri için

11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödenek Dışişleri Bakanlığı

bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarakkullanılır. Aktarılan

bu tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul

ve esaslar Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenir. Söz

konusu özel hesaptan yapılan harcamalar 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu

İhale Kanunundan, 5018 sayılı Kanundan ve 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt

Kanunundan müstesnadır.

…

17. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği

Daimi Komitesi (İSEDAK) üyesi ülkelere teknik ve mali destek sağlamak amacıyla,

ülkemiz ve diğer üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşları ile, İİT bünyesinde

ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarca teklif

edilen projelerden, İSEDAK sekretaryası görevini ifa eden Kalkınma Bakanlığı

tarafından 2016 yılı içinde onaylananlar ile 2015 yılında onaylanmış olup 2016

yılı içinde ödemesi devam eden projelere kullandırılmak üzere Kalkınma

Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1 ve

32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ödenekler, Türkiye Kalkınma

Bankası Anonim Şirketi nezdinde açılacak özel hesaba aktarılarak

kullanılır. Söz konusu program ve projeler çerçevesinde oluşabilecek

harcamalar, program ve projelerin yürütülmesi esnasında Kalkınma Bankası

tarafından talep edilebilecek komisyon, transfer ücreti, döviz kuru farkı ve

benzeri nitelikteki harcamalar ile projelerin değerlendirilmesine ilişkin

hizmet alımları bu ödeneklerden karşılanır. Bu ödeneklerden yapılacak

harcamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanı yetkilidir.

…

18. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek, Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) kapsamında; kamu kurum ve kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara, üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel idarelerine, belediyelere ve mahalli idare birliklerine CMDP için anılan her bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla kullandırılır. Bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanı yetkilidir.

19. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.9.9.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek, Sosyal Etkileşim Programı (SEP) kapsamında, Bakanlık tarafından belirlenecek bölgelerde ilgili kalkınma ajansı aracılığıyla kullandırılır. Bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanı yetkilidir.

20. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek, Sosyal Destek Programı

(SODES) kapsamında öncelikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu

Projesi (DAP) kapsamındaki iller olmak üzere Kalkınma Bakanlığı tarafından oluşturulacak

usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek illerde istihdamın artırılması,

sosyal içermenin, spor, kültür ve sanatın geliştirilmesi, SODES programının

yürütülmesine yönelik kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ile SODES’in

değerlendirilmesi, izlenmesi ve tanıtımına yönelik faaliyetler için

kullandırılır. Bu kapsamda ilgili valilikler veya kalkınma ajansları tarafından

belirli bir program çerçevesinde Kalkınma Bakanlığına teklif edilen ve anılan

Bakanlık tarafından uygun bulunan projelerin bedelleri, münhasıran proje ile

ilgili harcamalarda kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilgili valilik veya

kalkınma ajansı adına açılacak özel bir hesaba aktarılır ve

proje amaçlarına uygun olarak kamu kurum ve kuruluşları, il özel idareleri,

belediyeler, mahalli idare birlikleri, meslek odaları, üniversiteler ve sivil

toplum kuruluşlarına Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve

esaslar çerçevesinde ilgili valilik veya kalkınma ajansı tarafından

kullandırılır.

24. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödenekten Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek miktardaki kısmı hibe mahiyetinde olmak üzere, bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine aktarılır. Söz konusu ödeneğin tahsisi, aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin geri dönüşüne dair usul ve esaslar Yüksek Planlama Kurulu tarafından tespit olunur.

…

27. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının daimi Başkanlığını deruhte ettiği İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek Bakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle açılacak özel hesaba aktarılarak kullanılır. Söz konusu özel hesaptan yapılan harcamalar 4734 sayılı Kanun ile 5018 sayılı Kanuna tabi değildir. Bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esaslar Kalkınma Bakanlığınca belirlenir.

28. Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibinde yer alan ödeneği bölgesel eylem planları ve programları ve Öncelikli Dönüşüm Programları eylem planları kapsamındaki işler ile araştırma altyapı projeleri ve yükseköğretim kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırmaya Kalkınma Bakanı yetkilidir. Bu tertipte yer alan ödenekten Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen tutarları yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

…

39. Merkezi yönetim kapsamındaki idarelerce hizmet alımı suretiyle edinilmesi ekonomik olmayan taşıtlar, Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (T) işaretli cetvelde gösterilmesine gerek bulunmaksızın, cinsi ve adedi ilgili idarenin talebi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine alınacak Bakanlar Kurulu kararınca, bu suretle edinilecek taşıtların sayısı 100’ü geçmemek ve 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Kararda yer alan usul ve esaslara göre yatırım programı ile ilişkilendirilmek kaydıyla satın alma suretiyle edinilebilir.

…

56. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim öğrencilerine

ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için 240.000.000 Türk Lirası,

taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemeği için

de 460.000.000 Türk Lirası olmak üzere toplam 700.000.000 Türk Lirasına kadar

yapılacak harcamalar karşılığı tutarı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik

Fonuna 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun ile 29/5/1986 tarihli ve 3294

sayılı Kanun uyarınca aktarılacak tutardan keserek Milli Eğitim Bakanlığı adına

açılmış olan özel hesaplara aktarmaya Maliye Bakanı yetkilidir. Bu

hesaplara aktarılan tutarlardan yüklenme tutarının yüzde 30’una kadar olan

kısmını sözleşme tarihinde, geri kalanını ise işin bitim tarihinde

kullandırmaya Milli Eğitim Bakanı yetkilidir. Ayrıca, Özel Eğitime İhtiyaç

Duyan Öğrencilerin Okullara ve Kurumlara Erişiminin Sağlanması İçin Ücretsiz

Taşınması Projesi kapsamında 155.000.000 Türk Lirasına kadar yapılacak giderler

karşılığı tutar, talep üzerine Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik

Fonundan Milli Eğitim Bakanlığı adına açılmış olan özel hesaplara aktarılır.

…

60. Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından, bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden bisiklet alımı ve dağıtımı yapılır. Bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkilidir.

61. “Koruyucu Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetlerinin Geliştirilmesi ve Sürdürülmesi” kapsamında; diş fırçası ve diş macununun alımı için Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-03.2 tertibi ile döner sermaye bütçesine, bu amaçla konulan ödeneklerin harcanmasına, diş fırçası ve diş macununun bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkilidir.

…

66. Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneği, 5779 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sınırlamaya tabi olmaksızın zorunlu hallerde belediyelere yardım amacıyla kullanmaya Maliye Bakanı yetkilidir.

…

69. Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödenekler, Başbakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esaslar Başbakan onayı ile belirlenir.

…

75. 24.01.33.00-10.1.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek; kamu kurum ve kuruluşlarının, açık alan bileşenlerinden ve binalardan oluşan “pilot alanlar” için hazırlanacak projeleri, bilimsel ölçütlere ve Türk Standartları Enstitüsü standartlarına uygun biçimde, teknik bilgi desteği ile uygulamaya geçirmeleri, daha sonra bu proje çalışmasında edindikleri deneyimleri kent geneline yaygınlaştırmaları amacıyla Erişilebilirlik Destek Projesinin (ERDEP) yürütülmesi, değerlendirilmesi, izlenmesi ve tanıtımına yönelik faaliyetler için kullandırılır.

24.01.33.00-10.2.0.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek; Türkiye’de ikamet eden ve hizmete ihtiyaç duyan 65 yaş üstü yaşlıların korunması ve desteklenmesi ile biyo-psiko sosyal bakıma ihtiyacı olanların yaşadıkları mekânlarda gerekli olan bakımlarının yapılarak yaşamlarının kolaylaştırılmasını amaçlayan Yaşlı Destek Programı (YADES) için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde Büyükşehir Belediyelerinin program amaçlarına uygun olarak hazırlayacakları projeler için kullandırılır.

YADES Programı ve ERDEP kapsamında valilikler tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan projelerden, valinin yetki ve sorumluluğunda gerçekleştirilmesi uygun görülenlerin bedelleri, münhasıran proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır ve proje amaçlarına uygun olarak vali tarafından kamu kurum ve kuruluşları, il özel idareleri, belediyeler, meslek odaları ve üniversitelere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kullandırılır.

…

79. 25/1/2006 tarihli ve 5449 sayılı Kanun gereğince, merkezi

yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından

desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynaklar, proje yürütücüsü

idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenir.

Söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezi yönetim kapsamındaki kamu

idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarı, bütçe ve bütçe dışı

imkanlardan karşılanır. Bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman

tutarını, bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik kodlarını

içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle söz

konusu projeler için açılan özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü idareler

yetkilidir. Kalkınma ajansı ve yararlanıcı kamu idaresi tarafından projeye

tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve proje süresiyle

sınırlı olmak üzere 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı

hükümleri çerçevesinde personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve

muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Kalkınma

Bakanlığı tarafından tespit edilir.

…

82. Avrupa Birliği Bakanlığının “Avrupa Birliği İletişim Stratejisi” çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerine ilişkin giderlerinin karşılanması amacıyla 25.00.00.02-01.1.9.00-1-03.6 tertibine bütçe ile tahsis edilen ödenekten Bakan tarafından belirlenecek olan tutar Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılır. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar Avrupa Birliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.

…

84. Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esaslar Başbakanlıkça tespit edilir.

…

87. Türk Tarih Kurumu bütçesinde yakın dönem tarih araştırmaları kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 40.06.00.36-08.2.0.07-2-05.3 tertibinde tefrik edilen ödenekler, Kurum bütçesine gider kaydedilir ve özel hesaba aktarılarak kullanılabilir. Özel hesaptan yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanundan müstesnadır. Özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar Türk Tarih Kurumunun teklifi üzerine ilgili bakanın onayı ile belirlenir.

…

90. İçişleri Bakanlığı bütçesinin 10.01.00.62-01.1.1.43-1-03.6 tertibinde yer alan ödenekten, 14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28/A maddesi gereğince temsil, tören, ilin tanıtımı ve protokol hizmetleri kapsamında yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri Bakanı yetkilidir.

…

94. Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinin 29.01.30.00-08.1.0.12-1-03.5 tertibinde yer alan ödenek, gençlerin bilgiye erişim projesi kapsamında gençlere internet erişimi sağlamak amacıyla kullanılır. Bu proje kapsamında yapılacak mal ve hizmet alımları 4734 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmadan da yapılabilir. Projenin kapsamı, hizmetin ne şekilde sağlanacağı ve yürütüleceği, ödemelerin nasıl yapılacağı ve diğer tüm hususlar Maliye Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak usul ve esaslarla belirlenir. Gençlik ve Spor Bakanlığı bu amaçla kamu kurum ve kuruluşlarına ödenek/kaynak aktarabilir.

95. Emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası yapımı

projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla Bilim, Sanayi ve

Teknoloji Bakanlığı bütçesinde yıl içerisinde açılacak tertiplerde yer alacak

ödeneği (Yatırım Programı ile ilişkilendirilmeksizin), 3152 sayılı İçişleri

Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28/A maddesi kapsamında

İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarmaya veya 5302 sayılı İl Özel İdaresi

Kanununun 6 ncı maddesi kapsamında İl Özel İdarelerine ve 4562 sayılı Organize

Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında Organize Sanayi Bölgesi tüzel kişiliğine

tahakkuk ettirilmek suretiyle kullandırmaya, tefrik edilen ödenekle sınırlı

olmak üzere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı yetkilidir. Söz

konusu tertiplerde yer alacak ödeneklerin kullandırılması, verilecek desteğin

kapsamı ve şartları, fabrika binası yapılacak taşınmazların ne suretle temin

edileceği, kiralama şartları ve süresi ile diğer hususlara ilişkin usul ve

esaslar Yüksek Planlama Kurulu kararıyla belirlenir.”

4. Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli şöyledir;

“2016 YILI CUMHURBAŞKANLIĞI BÜTÇESİ E-CETVELİ

Cumhurbaşkanlığı Bütçesinden yapılacak, Cumhurbaşkanı’nın konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından karşılanacağı aşağıda gösterilmiştir:

1. 28/11/2014 tarih ve 2014/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Yürürlüğe konulan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca; sözleşmeli personelin ücret ödemeleri; “01.2- Sözleşmeli Personel” tertibinin ilgili dördüncü düzey ekonomik kodundan, geçici personel olarak çalışanların ücretleri, “01.4- Geçici Personel” tertibinin ilgili dördüncü düzey ekonomik kodundan, kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirilen Süreli Personelin Tazminatları ile Ek Çalışma Ücretleri, “01.5- Diğer Personel” tertibinin “01.5.1.90- Diğer Personele Yapılan Diğer Ödemeler” ayrıntı kodundan,

2. İlgili kanunlar gereği, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinde; kadrolu I ve II sayılı cetvele tabi personel aylık ödemeleri; “01.1-Memurlar” tertibinin, eğitim amacıyla staj gören öğrencilere ödenecek ücretler, “01.4-Geçici Personel” tertibinin, ilgili dördüncü düzey ekonomik kodlarından,

3. Cumhurbaşkanlığı ile yabancı devlet başkanları konutları, diğer köşkler, hizmet binaları ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Konut Yönergesinde belirlenen özel tahsisli konutlar için temizlik malzemesi alımları ile buralarda kullanılan araç gereç ve donanımların temizleme giderleri, “03.2.2.02-Temizlik Malzemesi Alımları” tertibinden,

4. Cumhurbaşkanlığı ile yabancı devlet başkanları konutları, diğer köşkler, hizmet binaları ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Konut Yönergesine bağlı konutların akaryakıt alımları ile doğalgaz alım ve abonelik giderleri “03.2.3.01- Yakacak Alımları”, ısıtılmasına ilişkin malzeme alımları “03.2.9.90-Diğer Tüketim Mal ve Malzemesi Alımları” tertiplerinden,

5. Cumhurbaşkanlığı ile yabancı devlet başkanları konutları, diğer köşkler, hizmet binaları ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Konut Yönergesinde belirlenen özel tahsisli konutların su tüketimi ve abonelik giderleri, “03.2.2.01-Su Alımları”, elektrik tüketim ve abonelik giderleri, “03.2.3.03-Elektrik Alımları”, içme suyu giderleri, “03.2.4.02-îçecek Alımları”, bunlara ilişkin malzeme alımları, “03.2.9.90-Diğer Tüketim Mal ve Malzemesi Alımları” tertiplerinden,

6. Cumhurbaşkanının, eşinin ve resmi ya da özel davetli olarak ülkemizi ziyaret eden Yabancı Devlet Başkanlarının gezilerinde, güvenlik ve hizmet nedeniyle eşlik etmek üzere görevlendirilen personelin özel kıyafet giderleri,”03.2.5.01- Giyecek Alımları”, geziye ilişkin konaklama, yeme içme gibi her türlü giderleri, “03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertiplerinden,

7. Cumhurbaşkanı ve Genel Sekreterin yazışma ve kutlamaya ilişkin posta giderleri, “03.5.2.01-Posta ve Telgraf Giderleri” tertibinden,

8. Cumhurbaşkanlığı Makamına hizmet veren taşıtlar ile diğer taşıtların kasko sigortası giderleri, “03.5.4.02-Sigorta Giderleri” tertibinden,

9. Kamu kuruluşlarından geçici olarak tahsis edilen; bina, araç ve gereçlerin bakım, onarım ve her türlü giderleri, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden,

10. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne tahsisli uçakların bakım ve işletmesine ilişkin giderleri ile ihtiyaç halinde kiralanacak uçak kira ve diğer giderleri Türk Hava Yolları A.O.’lığı; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne tahsisli M/Y Savarona Gemisine ait, bakım-onarım, seyir, personel ve diğer her türlü işletme giderleri Kamu Kurum ve Kuruluşları ile yapılan protokol esasları doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden,

11. Cumhurbaşkanı, eşi ve Genel Sekreterin temsil niteliğinde verecekleri yemek, kabul, resepsiyon ve organizasyon bedelleri ile bunlarla ilgili diğer her türlü giderleri; Cumhurbaşkanlığı’nca milli ve dini bayramlar ile diğer zamanlarda yapılacak ikram, hediye, gönderilecek çiçek ve çelenk bedelleri, konukları ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı’nın takdirleri ile verilecek ödül, şilt ve benzeri giderler, “03.6.1.01-Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertibinden,

12. Cumhurbaşkanlığı temsil, tören ve ağırlama giderleri,

Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik eşya, verilen

resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş oldukları

kıyafetlerin yaptırılması-temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve konutlarında

kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer hizmet alımları

ile çalışma ofisinin, personel yemek hizmetleri alımı ile bununla ilgili mal ve

mamul alımları, konutların ve tarihi-bedii değeri olan varlıkların yapım, bakım

ve onarımları, çalışmaların kitap haline getirilmesi giderleri; 4734 sayılı

Kamu İhale Kanununda belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın aynı kanunun

22. maddesine göre tedarikçi ile yapılacak pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı

bütçesinin ilgili tertiplerinden,

13. Cumhurbaşkanı ve aile bireyleri ile bakmakla yükümlü olduklarının, Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, ölenlerin dul ve yetimlerinin her türlü tedavi, ilaç ve cenaze giderleri, “03.9.3.01- Cenaze Giderleri”, “03.9.8.90-Diğer Tedavi ve Sağlık Malzemesi Giderleri” ve “03.9.9.90 Diğer İlaç Giderleri” tertiplerinden,

14. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatında görev yapan personele, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yiyecek Yardımı Yönergesi kurallarına göre yapılacak yiyecek yardımı, “05.3.1.05-Memurların Öğle Yemeğine Yardım” tertibinden,

15. Cumhurbaşkanı’nın takdirlerine göre;

a) Muhtaç durumdaki kişilere ve öğrencilere, dernek, birlik, kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri kuruluşlar ile kamuya yararlı kampanyalara yapılacak yardımlar, ilgisine göre,

“05.3.1.01-Dernek, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb. Kuruluşlara”,

“05.3.1.08-Türk Kültür Varlığının Korunması ve Tanıtımı Giderleri”,

“05.4.2.01-Eğitim Amaçlı Diğer Transferler”,

“05.4.3.01-Sağlık Amaçlı Transferler”,

“05.4.4.01-Yiyecek Amaçlı Transferler”,

“05.4.7.01-Muhtaç ve Körlere Yardım”,

“05.4.9.01 -Hane Halkına Yapılan Diğer Transferler”,

b) Kamu personeli olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler “03.4.2.05-Ödül, İkramiye ve benzeri ödemeler”

c) Kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın “01.1.6.01-Ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden.

karşılanır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Alparslan ALTAN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 26.5.2016 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma taleplerinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali talep edilen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, 14.2.2018 tarihinde yapılan toplantıda Maliye Bakanı Naci AĞBAL, Müsteşar H. Abdullah KAYA, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü Hakan AY, Gelir Politikaları Genel Müdürü Burcu AYDIN ÖZÜDOĞRU’nun sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Kanun’un 6. Maddesinin

1. (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

3. Kanun’un “Aktarma, ekleme, devir ve iptal işlemleri”

kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının dava konusu (a) bendinde;

genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin

bütçelerinin “Personel Giderleri” ile “Sosyal Güvenlik Kurumlarına

Devlet Primi Giderleri” tertiplerinde yer alan ödenekleri, Maliye Bakanlığı

bütçesinin “Personel Giderlerini Karşılama Ödeneği” ile gerektiğinde “Yedek

Ödenek” tertibine; diğer ekonomik kodlara ilişkin tertiplerde yer alan

ödenekleri ise 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinde yer alan sınırlamalara tabi

olmaksızın kurum bütçeleri arasında aktarmaya veya Maliye Bakanlığı bütçesinin

“Yedek Ödenek” tertibine aktarmaya maliye bakanının yetkili olduğu hüküm

altına alınmıştır.

4. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, esas olarak devlet tüzel kişiliğine dâhil olan kamu idarelerini ifade etmek için kullanılmaktadır. Nitekim bu husus 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçe türleri ve kapsamı” başlıklı 12. maddesinde “…Genel bütçe, Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir…” şeklinde ifade edilmiştir.

5. Özel bütçe ise 5018 sayılı Kanun’un “Bütçe türleri ve kapsamı” kenar başlıklı 12. maddesinde “…Özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları özel kanunla düzenlenen ve bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir…” şeklinde ifade edilmiştir.

6. Söz konusu kurumların bütçeleri hazırlanırken kamu hizmetinde

kullanılmak amacıyla öngörülen ödenekler ilgili bütçe tertiplerinde

gösterilmektedir. Bütçe tertibi; bütçenin sistematik bir şekilde hazırlanması,

uygulanması ve sonuçlandırılabilmesi açısından kamu gelirlerinin ve kamu

giderlerinin ayrıntılı olarak ve belli bir düzen içinde sınıflandırılarak

gösterildiği kayıt düzenidir. 5018 sayılı Kanun’un 15. maddesinin dördüncü

fıkrasında da “… ‘Tertip’ deyimi kurumsal, fonksiyonel ve finansman tipi

kodların bütün düzeyleri ile ekonomik sınıflandırmanın ilk iki düzeyini, borç

ödemeleri yönünden ‘ilgili hizmet tertibi’ deyimi borç konusu hizmetlerin

yürütüldüğü ilgili tertipleri ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

7. “Kurumsal sınıflandırma”, yönetim yetkisini temel kriter olarak kabul eden sınıflandırma şeklidir. Kurumsal sınıflandırmayla siyasi ve idari sorumluluğun bütçede gösterilmesi hedeflenmektedir.

8. “Fonksiyonel sınıflandırma”, devlet faaliyetlerinin türünü göstermektedir. Devlet faaliyetlerinin ve bu faaliyetlere yönelik harcamaların zaman serileri boyunca izlenmesi ve uluslararası karşılaştırma imkânı elde edilmesi, fonksiyonel sınıflandırma ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca, bütçe politikalarının oluşturulmasında sektörel ayrımların yapılabilmesi de bu sınıflandırmanın hedefleri arasındadır.

9. “Finansman tipi sınıflandırma”, yapılan harcamaların hangi kaynaktan finanse edildiğini göstermektedir. Bu sınıflandırma tipinin belirlenmesinde ödemenin nereye yapıldığı hususu önem taşımamaktadır. Finansman tipi sınıflandırma aynı zamanda dış proje kredileri, özel ödenekler ile şartlı bağış ve yardımların takibine imkân vermekte olup özellikle mali mevzuat gereği ayrı tertiplerde izlenmesi gereken ödeneklerin takibine de imkân sağlamaktadır.

10. “Ekonomik sınıflandırma”yla ise devletin görev ve

fonksiyonlarını yerine getirirken yürüttüğü faaliyetlerin millî ekonomiye,

piyasalara ve gelir dağılımına etkilerinin planlanması, izlenmesi ve

değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Ekonomik sınıflandırma; gelirlerin, harcama

ve borç vermenin, finansmanın (gelir-gider farkı) sınıflandırması şeklinde üç

bölümden oluşmaktadır. Gelir ile harcama ve borç vermenin sınıflandırılmasında,

karşılıklı veya karşılıksız, cari veya sermaye ayrımı öncelik taşımaktadır.

Karşılıksız işlemler, kanunun emrettiği hususlarda bir mal veya hizmet

karşılığı olmadan yapılan, burs ödemeleri veya vergi gelirleri gibi tahsilat ve

ödemeleri kapsar. Sermaye ve cari harcama ayrımında ise bütçe hazırlama rehberi

ve merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenen asgari değerler ile kullanım ömrü

dikkate alınmaktadır.

11. Ödenek, esas itibarıyla para veya nakit olmayıp yürütülmesi zorunlu kamu hizmetlerinin gerektirdiği harcamaların yapılabilmesine imkân tanıyan harcama iznini ifade etmektedir. Ödenek tertipleri arasında yer alan “Personel Giderleri” tertibi; kamu personeline ve kamu personeli olmamakla birlikte mevzuatı gereğince ilgililere bordroya dayalı olarak yapılan ödemeleri (er-erbaş harçlıkları, öğrenci harçlıkları vb.) kapsamaktadır.

12. Devletin işveren sıfatıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyeceği sigorta primleri “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderleri” tertibinde izlenmektedir.

13. “Personel Giderlerini Karşılama Ödeneği”; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerine konulan ödeneklerin yetmeyeceği anlaşıldığı takdirde, ilgili mevzuatının gerektirdiği giderler için “Personel Giderleri” ve “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderleri” ile ilgili mevcut veya yeni açılacak tertiplere aktarılmak üzere Maliye Bakanlığı bütçesinin ilgili tertibinde yer alan ödenektir.

14. “Yedek Ödenek”, merkezî yönetim bütçe kanununda belirtilen hizmet ve amaçları gerçekleştirmek, ödenek yetersizliğini gidermek veya bütçelerde öngörülmeyen hizmetler için genel bütçeli idareler ile özel bütçeli idarelerden merkezî yönetim bütçe kanununda gösterilecek olanların bütçelerine aktarılmak üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde ikisine kadar Maliye Bakanlığı bütçesine konulabilen ödenektir. 5018 sayılı Kanun’un 23. maddesi gereğince bu ödenekten aktarma yapmaya maliye bakanı yetkilidir.

15. Aynı kural daha önce 2015 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe

Kanunu’nda da yer almış ve anılan kural Anayasa Mahkemesinin 26.5.2016 tarihli

ve E.2015/7, K.2016/47 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kararda, bütçe

hakkının doğal bir sonucu olarak yasama organının halk adına kamu gelirlerini

toplama ve harcama konusunda sahip olduğu yetkinin dava konusu kuralla maliye

bakanına verilerek çerçevesi çizilmemiş, esasları belirlenmemiş bir alanda

hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın geniş yetkiler tanımasının Meclisin sahip

olduğu bütçe hakkının; bütçe kanununa bütçe dışı hükümler konularak, mevcut

kanun hükümlerinin açıkça veya dolaylı olarak değiştirilmesi veya bütçe yılı

itibarıyla zımnen kaldırılmasının ise bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler

dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ilkesinin ihlaline sebebiyet verdiği

belirtilerek kural iptal edilmiştir.

16. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra ödenek

aktarmalarına ilişkin temel esasların yer aldığı 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesi,

6.11.2016 tarihli ve 6761 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir. Maddenin

birinci fıkrasında, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri

arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılacağı hükmü yer almakta iken

fıkraya eklenen cümleyle harcamalarda tasarrufu sağlamak, dengeli ve etkili bir

bütçe politikasını gerçekleştirmek üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde onunu

geçmemek kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri

arasındaki ödenek aktarmalarına ilişkin yetki ve işlemler ile usul ve esasların

merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenmesi öngörülmüştür. Ancak 5018 sayılı

Kanun’da yapılan değişiklik 1.1.2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Dolayısıyla, dava konusu kuralın da yer aldığı 2016 yılı Bütçe Kanunu’nun uygulandığı

dönemde 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 6761 sayılı Kanun’la değişiklikten

önceki hâli yürürlüktedir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

17. Dava dilekçesinde özetle; bütçenin uygulanması aşamasında

maliye bakanına verilen ödenek aktarma yetkisinin kamu idarelerinin bütçe

ödeneklerinin tamamının “Personel Giderlerini Karşılama Ödeneği” ile “Yedek

Ödenek” tertibinde toplanmasına ve burada toplanan ödeneklerle yeni bir

bütçe yapılmasına olanak tanıdığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin ve sınırlama

öngörülmeksizin maliye bakanına ödenek aktarma yetkisi verilmesinin yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, bu durumun Türkiye Büyük Millet Meclisine

(TBMM) ait olan “bütçe hakkı”nı ihlal ettiği, yapılan düzenlemenin

bütçenin hazırlanması, uygulanması ve kontrol edilmesine ilişkin temel

hükümleri düzenleyen 5018 sayılı Kanun’a aykırı olduğu belirtilerek kuralın

Anayasa’nın 6., 7., 87., 88., 89., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

18. Bütçe genel olarak belirli bir döneme ilişkin gelir ve gider tahminlerini göstermekte ve uygulamaya ilişkin esasları düzenlemektedir. Devlet, bir yıl süresince bütçe kanununda belirtilmesi koşuluyla harcama yapabilmekte ve gelir toplayabilmektedir.

19. Bütçe kanunları, bir devlette kamu hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için öngörülen gelirlerin nasıl toplanacağına ve yönetileceğine, planlanan harcama ve yatırımlara ilişkin ilkelerin belirlendiği özel yasama işlemleridir. Bütçe kanunlarının zamanında hazırlanamaması veya kabul edilememesi kamu düzeninde telafisi güç zararlar doğurabilecek nitelikte olduğundan Anayasa’da bütçe kanunlarının hazırlanması, parlamentoda görüşülmesi ve yayımlanması bakımından diğer kanunlardan farklı usuller benimsenmiştir.

20. Anayasa’nın 87. maddesinde TBMM’nin görev ve yetkileri

arasında “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” yanında “bütçe

kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek” görev ve yetkisine ayrıca yer

verilmiştir. Anayasa’nın 88. maddesinde, kanunların Türkiye Büyük Millet

Meclisinde teklif, görüşülme usul ve esasları düzenlenirken bütçe kanunlarının

görüşülme usul ve esasları 162. maddede düzenlenmiştir. Bu maddeyle bütçe kanun

tasarılarının görüşülmesinde ayrı bir yöntem kabul edilmiş, Genel Kurulda

üyelerin gider artırıcı veya gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiş ve

Anayasa’nın 89. maddesiyle de cumhurbaşkanına bütçe kanunlarını bir daha

görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan

Anayasa’nın 163. maddesinde bütçede değişiklik yapılabilmesinin esasları da

ayrıca düzenlenmiş, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede

değişiklik yapma yetkisi verilemeyeceği belirtilmiştir.

21. Anayasa’nın anılan maddeleri incelendiğinde anayasakoyucunun bütçe kanunlarına diğer kanunlara nazaran özel bir önem atfettiği anlaşılmaktadır. Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen bu iki kanunlaştırma yönteminin doğal sonucu olarak olağan kanun ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe kanunu ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi bütçe kanunuyla mevcut kanun hükümlerinin değiştirilmesi veya kaldırılması da olanaksızdır. Bu durum, Anayasa’nın 161. maddesinde “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” denilmek suretiyle açık bir şekilde ifade edilmiştir.

22. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre “bütçe ile ilgili hükümler” kavramı, mali nitelikteki hükümleri değil olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamaması koşuluyla bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümleri ifade etmektedir. Anayasa’nın 161. maddesinin getiriliş amacı, bütçe kanunlarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe kanunlarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.

23. Bütçenin yıllık olma ilkesi uyarınca bütçe kanunları ilgili

oldukları yıl boyunca uygulandığından bütçe yılı sonunda hükmünü yitirmektedir.

Dolayısıyla Bütçe Kanunuyla mevcut kanun hükümlerinde açık veya zımni bir

değişiklik yapılıp yapılmadığına yönelik değerlendirmede, Bütçe Kanunu’nun

uygulandığı dönemdeki mevcut kanun hükümlerinin gözetilmesi gerekmektedir. Bu

bağlamda, dava konusu kuralın yürürlükte bulunduğu 2016 yılında, 5018 sayılı

Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasında, merkezî yönetim kapsamındaki kamu

idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılacağı;

üçüncü fıkrasında da personel giderleri tertiplerinden, aktarma yapılmış

tertiplerden ve yedek ödenekten aktarma yapılmış tertiplerden, diğer tertiplere

aktarma yapılamayacağı hükmü yer almaktadır.

24. Dava konusu kuralda ise genel bütçe kapsamındaki kamu

idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerinin “Personel Giderleri”

ile “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderleri” tertiplerinde

yer alan ödenekleri, Maliye Bakanlığı bütçesinin “Personel Giderlerini

Karşılama Ödeneği” ile gerektiğinde “Yedek Ödenek” tertibine; diğer

ekonomik kodlara ilişkin tertiplerde yer alan ödenekleri 5018 sayılı Kanun’un

21. maddesinde yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın kurum bütçeleri arasında

aktarmaya veya Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine

aktarmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilerek olağan kanun ile

düzenlenmesi gereken kurumlar arası ödenek aktarma işlemleri bütçe kanunu

kapsamında düzenlendiği gibi 5018 sayılı Kanun’un bazı hükümlerinin 2016 Yılı

Merkezi Yönetim Bütçesi döneminde uygulanamayacağı da öngörülmektedir.

25. Yasama organının halk adına kamu gelirlerini toplama ve yine halk adına bu gelirleri harcama konusunda yürütme organına sınırları belirleyerek yetki vermesi ve sonuçlarını denetlemesine bütçe hakkı denilmektedir. Bir başka ifadeyle bütçe hakkı, vergi ve benzeri gelirlerle kamu harcamalarının çeşit ve miktarını belirleme, onaylama ve harcamaların sonuçlarını denetleme hakkıdır. Bu hak, demokratik ülkelerde halk tarafından seçilen temsilcilerden oluşan yasama organına ait bulunmaktadır.

26. Bütçe, hükûmetin Meclise karşı temel sorumluluk mekanizmasıdır. Meclis, bütçe ile hükûmete gelir toplama ve gider yapma yetkisi vermekte; bu yetkinin uygun kullanılmasını da bütçe sürecinin bir parçası olan kesin hesap faaliyeti ile denetlemektedir.

27. Anayasa Mahkemesinin 26.5.2016 tarihli ve E.2015/7, K.2016/47

sayılı kararında da benzer şekilde ifade edildiği üzere, olağan kanun ile

düzenlenmesi gereken kurumlar arası ödenek aktarma işlemlerinin bütçe kanunu

kapsamında düzenlenmesi ve 5018 sayılı Kanun’un bazı hükümlerinin 2016 Yılı

Merkezi Yönetim Bütçesi döneminde uygulanmayacağının öngörülmesi, bütçe

kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ve bütçe

kanunu ile mevcut kanun hükümlerinin açıkça veya zımnen değiştirilemeyeceği

ilkesini ihlali ettiği gibi dava konusu kuralla maliye bakanına çerçevesi

çizilmemiş, esasları belirlenmemiş bir alanda hiçbir sınırlamaya bağlı

olmaksızın geniş yetkiler tanınması Meclisin sahip olduğu bütçe hakkını ihlal

etmektedir.

28. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 6., 7., 88., 89. ve 163. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

2. (1) Numaralı Fıkrasının (b) Bendinde Yer Alan “…değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya,” İbaresinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

29. Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karara uygun olarak yılı yatırım programında değişiklik yapılması hâlinde değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilmektedir. Bentte yer alan“…değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya,” ibaresi, dava konusu kuralı oluşturmaktadır.

30. 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar, 12.10.2015 tarihli ve 2015/8190 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilmiş ve 17.10.2015 tarihli ve 29505 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

31. Kararın amacı, 2016 yılı programında yer alan ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşmak için makroekonomik politikaların, sektör stratejilerinin, bölge planlarının, bölgesel gelişmeye yönelik programların ve bunlarla ilgili yatırımların koordineli bir şekilde yürütülmesidir. Söz konusu Karar, 5018 sayılı Kanun’da yer alan genel bütçeli kuruluşları, özel bütçeli kuruluşları, düzenleyici denetleyici kuruluşları, sosyal güvenlik kurumlarını, özelleştirme kapsamındaki kuruluşları (kamu payı % 50’nin üzerinde olanlar), kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) ve bağlı ortaklıklarını, İller Bankasını, fon idarelerini, mahallî idareler ile diğer kamu kuruluşlarını kapsamaktadır.

32. Kamu yatırım programı, merkezî yönetim bütçe kanununa uygun olarak Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanmakta ve merkezî yönetim bütçe kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde Bakanlar Kurulu kararıyla Resmî Gazete’de yayımlanmaktadır. 2016 Yılı Yatırım Programı da 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararının Eki olarak 31.3.2016 tarihli 29670 sayılı (Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

33. 2016 Yılı Yatırım Programında; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, kamu payı yüzde 50’nin üzerindeki iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların bağlı ortaklıkları, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar, sosyal güvenlik kurumları, döner sermayeli kuruluşlar, İller Bankası, dış proje kredisi kullanan büyükşehir belediyeleri ile diğer belediyeler tarafından gerçekleştirilecek yatırım projeleri sektörel bazda düzenlenmiştir.

34. Yatırım projeleri; “etüd proje işleri”, “devam eden projeler” ve “yeni projeler” olarak tasnif edilmiştir. Her proje için proje numarası, adı, yeri, karakteristiği, başlama ve bitiş tarihi, proje tutarı, 2016 sonuna kadar tahmini harcama miktarı ve 2016 yılı ödeneği ayrı ayrı gösterilmiştir.

35. Dava konusu kuralla, 2016 Yılı Yatırım Programında değişiklik yapılması hâlinde değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya maliye bakanı yetkili kılınmıştır.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

36. Dava dilekçesinde özetle, 2016 Yılı Yatırım Programında

yapılacak değişikliklerin hukuksal sonuç doğurabilmesi için öncelikle yasama

organının Anayasa’nın 163. maddesindeki kurallar çerçevesinde 2016 Yılı Merkezi

Yönetim Bütçe Kanunu’nu “ek bütçe” yaparak değiştirmesi ve bu

değişikliğin Bakanlar Kurulu tarafından yatırım programına yansıtılmasının

gerektiği, yatırım projelerinde Bakanlar Kurulu’nca yapılacak değişikliklerin

doğrudan 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda değişiklik yapılması

sonucunu doğurduğu, değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili olarak

maliye bakanına kurumlar arası ödenek aktarma yetkisi verilmesinin ise yasama

organına ait olan bütçe hakkının yürütme organı tarafından ortadan kaldırılması

sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87., 161. ve 163.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

37. Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine ilişkin gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.Olağan kanunlarla düzenlenmesi gereken kurumlar arası ödenek aktarma işlemlerinin Bütçe Kanunu ile düzenlenmesi, bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ilkesini ihlal etmektedir.

38. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural, Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87. ve 163. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

3. (2) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

39. Dava dilekçesinde özetle, 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrasında genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin yüzde 20’sine kadar kendi bütçeleri içinde ödenek aktarması yapabileceğinin hüküm altına alındığı, dava konusu kuralla maliye bakanına bu sınırın üstünde ödenek aktarma yetkisi tanınmasının 5018 sayılı Kanun’la öngörülen hesap verebilir mali sistemle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

40. Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin yüzde 20’sine kadar kendi bütçeleri içinde ödenek aktarması yapabilecekleri belirtildikten sonra dava konusu ikinci cümlesinde, bu idarelerin yüzde 20’yi geçen diğer her türlü kurum içi aktarmalarını yapmaya maliye bakanının yetkili olduğu ifade edilmiştir.

41. Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine ilişkin gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

42. Kuralın da yer aldığı Bütçe Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu

2016 yılında, 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrasında merkezî

yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin

yılı bütçe kanununda farklı bir oran belirlenmedikçe yüzde beşine kadar kendi

bütçeleri içinde ödenek aktarması yapabileceği hüküm altına alınmaktadır. Dava

konusu kuralda ise genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel

bütçeli idarelerin kendi bütçeleri içindeki yüzde 20’yi geçen her türlü kurum

içi aktarmalarını yapmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilerek maliye

bakanına, esasları belirlenmemiş bir alanda hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın

ödenek aktarma yetkisi tanınarak Meclisin sahip olduğu bütçe hakkı ihlal

edilmektedir.

43. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2. ve 163. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

4. (2) Numaralı Fıkrasının Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

44. Dava dilekçesinde özetle; 2016 Yılı Programının Uygulanması,

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karara uygun olarak 2016 Yılı Yatırım

Programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projelerde değişiklik yapılması

durumunda, bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması

işlemlerinin yapılması konusunda 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinin üçüncü

fıkrasında öngörülen sınırlamalara tabi olmaksızın idarelere yetki verilmesinin

5018 sayılı Kanun’la kurulan mali sistemle bağdaşmadığı, kuralın proje

değişikliğinin arkasına sığınılarak proje ödeneklerine ilave ödenek aktarma

gibi gizli bir amacının olduğu, idarelere bu şekilde ödenek aktarma yetkisi

verilmesinin Meclise ait olan bütçe hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın

Anayasa’nın 2., 87., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

45. Dava konusu kuralda 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karara uygun olarak 2016 Yılı Yatırım Programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projelerde değişiklik yapılması hâlinde bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamının 5018 sayılı Kanun’un 21. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın idarelerce yapılacağı belirtilmiştir.

46. Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine ilişkin gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir. Olağan kanunlarla düzenlenmesi gereken ödenek aktarma işlemlerinin Bütçe Kanunu ile düzenlenmesi ve düzenlenmesi ve 5018 sayılı Kanun’un bazı hükümlerinin 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi döneminde uygulanmayacağının öngörülmesi, bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ve bütçe kanunu ile mevcut kanun hükümlerinin açıkça veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesini ihlali etmektedir.

47. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87. ve 163. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

5. (3) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” İbaresinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

48. Kanun’un 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine, fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkili olduğu ifade edilmiştir. Fıkrada yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın...” ibaresi, dava konusu kuralı oluşturmaktadır.

49. Günümüzde bütçe kanunları çeşitli sınıflandırmalar yardımıyla oluşturulmaktadır. Bu sınıflandırma türlerinden biri olan fonksiyonel sınıflandırma, devlet faaliyetlerinin türünü göstermektedir. Devlet faaliyetlerinin ve bu faaliyetlere yönelik harcamaların zaman serileri boyunca izlenmesi ve uluslararası karşılaştırma imkânı elde edilmesi, fonksiyonel sınıflandırma ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca bütçe politikalarının oluşturulmasında sektörel ayrımların yapılabilmesi de bu sınıflandırmanın hedefleri arasındadır.

50. Analitik bütçe sınıflandırmasında fonksiyonel sınıflandırma,

devlet faaliyetlerinin türünü göstermekte ve ödeneklerin kamu hizmetlerine,

işlevlerine göre tahsis edilmesi ile bütçe politikalarının oluşturulmasında

sektörel ayrımların yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda,

ödeneklerin kamusal faaliyetlere türüne/işlevine göre tahsisi, kamu

hizmetlerinin maliyetlerinin ortaya konulabilmesi, maliyet-fayda analizinin

yapılabilmesi ile verimlilik, etkililik ve ekonomiklik hedeflerine

ulaşılabilmesi bütçe sınıflandırması ile gerçekleşebilmektedir. Bu yanıyla

bütçe sınıflandırmasının temelini fonksiyonel sınıflandırma oluşturmaktadır.

Nitekim 5018 sayılı Kanun’un 15. maddesinin üçüncü fıkrasında “Merkezi yönetim

bütçe kanununun gider cetvelinin bölümleri, analitik bütçe sınıflandırmasına

uygun olarak fonksiyonlar şeklinde düzenlenir. Fonksiyonlar birinci, ikinci,

üçüncü ve dördüncü düzeyde alt fonksiyonlara ayrılır.” denilmektedir.

51. Fonksiyonel sınıflandırma, dört düzeyli bir kod grubundan oluşmaktadır. I. düzey, devlet faaliyetlerini on ana fonksiyona ayırmaktadır. Ana fonksiyonlar, II. düzeyde alt fonksiyonlara bölünmektedir. III. düzey kodlar ise nihai hizmetleri göstermektedir. Fonksiyonel sınıflandırmanın IV. düzeyi de özel olarak izlemeyi gerektiren bazı kurumsal planlama ihtiyaçlarının karşılanması ve izlenmesi amacıyla yapıya dâhil edilmiş olup böyle bir ihtiyaç ortaya çıktığında IV. düzeye ilişkin kodlar ve bu kodların açıklamaları, Maliye Bakanlığı ile mutabakat sağlanarak belirlenmektedir.

52. Diğer yandan kamu kurumlarınca ihtiyaç duyulan bazı hizmetler

başka bir kamu kurumunun ana hizmeti kapsamında bulunabilmektedir. Bu

doğrultuda kamu kurumları bu hizmetleri kendileri yapmak yerine ilgili kamu

kurumunun uzmanlık ve tecrübelerinden istifade edecek şekilde bu idarelere

yaptırabilmektedir. Bununla birlikte analitik bütçe sınıflandırma sistemine

göre kullanılan fonksiyonlar her bir kurumun ana hizmet grubu ile

ilişkilendirilerek bütçelerde yer almaktadır. Dolayısıyla hizmeti yaptıracak

idareler ile hizmeti yürütecek olan idarelerin ana hizmetlerinin farklı olması

bütçelerinde kullanılan fonksiyonel kodların farklı olması sonucunu

doğurmaktadır.Bu nedenle genel bütçe kapsamında yer alan bir kamu kurumundan

diğer bir kamu kurumuna yapılacak aktarmalar fonksiyonel kod değişikliği

gerektirmektedir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

53. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla maliye bakanına

verilen ödenek aktarma yetkisinin hizmeti yaptıracak idare ile hizmeti

yürütecek idare arasında ödenek aktarmasına konu olan hizmetin yatırım

hizmetleriyle sınırlandırılmayarak her tür hizmete açık tutulduğu, kuralın

ödeneğin konulduğu kamu idaresi ile hizmeti yürütecek kamu idaresini

değiştirmenin ötesinde yürütülecek kamu hizmetinin fonksiyonu yanında türünü de

değiştirerek bütçede yer almayan farklı bir kamusal fonksiyona/işleve (veya yer

alan farklı fonksiyonun ödeneğinin artırılarak ödenekten fazla) harcama

yapılmasına sebebiyet verdiği, bu durumun bütçede değişiklik yapılması

suretiyle bütçe hakkını ihlal ettiği gibi idari tasarrufla bütçede değişiklik

yapılmasına neden olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 161. ve 163.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

54. Dava konusu kuralda, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine “fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın” ödenek aktarmaya yetkili olduğu belirtilmektedir.

55. Kural ile getirilen düzenleme her ne kadar genel bütçe

kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresinin yıl

içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma

ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarma yetkisi vermekte ise de Anayasa

Mahkemesinin 26.5.2016 tarihli ve E.2015/7, K.2016/47 sayılı kararında

belirtildiği üzere ödenek, diğer kamu idaresine aktarılıp aktarılmamasına

bakılmaksızın konuluş amacı doğrultusunda kullanılacaktır. Bir başka ifade ile

hizmeti yaptıracak olan kamu idaresi söz konusu hizmeti ister kendi ifa etsin

isterse de hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine fonksiyonel sınıflandırma

ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarsın, her şart altında merkezî yönetim bütçe

kanunu ile konulan ödenek konuluş amacı doğrultusunda kullanılacaktır. Dava konusu

kural, bu yönüyle bütçenin uygulanması ile ilgili hüküm kapsamında olup bütçe

hakkını zedelememektedir.

56. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

57. Kuralın Anayasa’nın 163. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

6. (5) Numaralı Fıkrasının Üçüncü Cümlesinin “…bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı ilgili kurumun talebi üzerine 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilir.” Bölümünün İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

58. 6682 sayılı Bütçe Kanunu’nun 6. maddesinin (5) numaralı

fıkrasının birinci cümlesinde, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin 3152

sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 28/A maddesi

kapsamında yaptıracakları her türlü yatırım, yapım, bakım, onarım ve yardım

işlerine ilişkin ödeneklerini İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarmaya yetkili

olduğu, ikinci cümlesinde ise merkezî yönetim kapsamındaki diğer kamu

idarelerinin bu kapsamdaki kaynak transferlerini tahakkuk işlemi ile

gerçekleştireceği belirtilmiş, üçüncü cümlesinde de bu kapsamda idarelerce

kaynak transferi yapılmış iş ve projeler ile 6360 sayılı On Dört İlde

Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1.

maddesinin yirmi beşinci fıkrası gereğince ödenek kaydedilen tutarların

ilişkili olduğu iş ve projelerde 2016 Yılı Programının Uygulanması,

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar ve Eki 2016 Yılı Yatırım Programına

uygun olarak değişiklik yapılması hâlinde bu değişikliğin gerektirdiği

tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamının ilgili kurumun talebi

üzerine 5018 sayılı Kanunun 21. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan

sınırlamalara tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirileceği

hüküm altına alınmıştır. Fıkranın üçüncü cümlesinin “…bu değişikliğin

gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı ilgili

kurumun talebi üzerine 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında

yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından

gerçekleştirilir.” bölümü dava konusu kuralı oluşturmaktadır.

59. 3152 sayılı Kanun’un 28/A maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım ve hizmetlerinin etkin olarak yapılması, izlenmesi ve koordinasyonu, acil çağrı, afet ve acil yardım hizmetlerinin koordinasyonu ve yürütülmesi, ilin tanıtımı, gerektiğinde merkezî idarenin taşrada yapacağı yatırımların yapılması ve koordine edilmesi, temsil, tören, ödüllendirme ve protokol hizmetlerinin yürütülmesi, ildeki kamu kurum ve kuruluşlarına rehberlik edilmesi ve bunların denetlenmesini gerçekleştirmek üzere valiye bağlı olarak Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kurulması öngörülmüştür.

60. Adı geçen Başkanlıklar, il özel idarelerinin büyükşehir belediyesi olan illerde kaldırılması sonucu ortaya çıkan ihtiyaç doğrultusunda sadece büyükşehir belediyesi olan illerde kurulmuştur. Bakanlıklar ve diğer merkezî idare kuruluşları, illerde yapacakları her türlü yatırım, yapım, bakım, onarım ve yardım işlerini Başkanlıklar aracılığıyla yapabilmektedir.

61. Öte yandan 6360 sayılı Kanun ile bazı il özel idarelerinin

tüzel kişiliği kaldırılmıştır . Bunun sonucu olarak tüzel kişiliğin kaldırılma

tarihi itibarıyla bakanlıklar ve merkezî idare kuruluşları tarafından il özel

idarelerine kaynak aktarılmış olan işlerden özel idarelerin tüzel kişiliğinin

kalkacağı tarihe kadar tamamlanamayacak olanlar ile ilgili olarak söz konusu iş

ve hizmetlerin yeni kurulan yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına

devri ve daha önceden aktarılan kaynakların ne şekilde muhasebeleştirilerek

değerlendirileceği konusunda 6360 sayılı Kanun ile düzenleme yapılmıştır. Bu

çerçevede Kanun’un geçici 1. maddesinin (25) numaralı fıkrasıyla, bakanlıklar

ve merkezî idare kuruluşları tarafından il özel idarelerine kaynak aktarılmış

olan işlerden özel idarelerin tüzel kişiliğinin kalkacağı tarihe kadar

tamamlanamayacak olanların 3152 sayılı Kanun’un 28/A maddesine göre kurulan

yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına devredilmesi; söz konusu işlere

ilişkin kaynakların devir tarihine kadar kullanılmayan kısımlarının İçişleri

Bakanlığı merkez muhasebe birimi hesabına ödenmesi ve genel bütçenin (B)

işaretli Cetveli’ne gelir kaydedilmesi öngörülmüş, gelir kaydedilen bu tutarlar

karşılığını bütçesinin ilgili tertiplerine ödenek kaydetmeye ve bu ödeneklerden

harcanmayan tutarları ertesi yıl bütçesine devren ödenek kaydetmeye İçişleri

Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

62. Bu açıklamalar çerçevesinde dava konusu kural, genel bütçe

kapsamındaki kamu idareleri ve merkezî yönetim kapsamındaki diğer kamu

idarelerinin büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde kamu kurum ve

kuruluşlarının yatırım ve hizmetlerinin etkin olarak yapılması, izlenmesi ve

koordinasyonu, acil çağrı, afet ve acil yardım hizmetlerinin koordinasyonu ve

yürütülmesi, ilin tanıtımı, gerektiğinde merkezî idarenin taşrada yapacağı

yatırımların yapılması ve koordine edilmesi, temsil, tören, ödüllendirme ve

protokol hizmetlerinin yürütülmesi, ildeki kamu kurum ve kuruluşlarına

rehberlik edilmesi ve bunların denetlenmesini gerçekleştirmek üzere yapacakları

iş ve projelerde 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve

İzlenmesine Dair Karar ve Eki 2016 Yılı Yatırım Programına uygun olarak

değişiklik yapılması durumunda bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası

ödenek aktarması işlemlerinin tamamının ilgili kurumun talebi üzerine 5018

sayılı Kanun’un 21. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi

olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirileceğini düzenlemektedir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

63. Dava dilekçesinde özetle; Bakanlar Kurulunun yatırım

projelerinde yapacağı değişikliklerin doğrudan 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe

Kanunu’nda değişiklik yapılması sonucunu doğuracağı, değişiklik konusu

projelere ait ödeneklerle ilgili olarak değişikliğin gerektirdiği tertipler

arası ödenek aktarması işlemlerini yapma yetkisinin ilgili kurumun talebi

üzerine İçişleri Bakanlığına verilmesinin Meclise ait olan bütçe hakkının

yürütme organına devri anlamına geleceği, bütçenin fonksiyonunu ifa

edebilmesinin temel bütçe ilkelerine uyulması ile mümkün olduğu, dava

konusu kuralla proje değişikliğinin arkasına sığınılarak ödenek aktarılmasına

olanak tanındığı bu durumun kamu yararıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın

Anayasa’nın 2., 87., 161. ve 163 maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

64. Dava konusu kuralda, genel bütçe kapsamındaki kamu

idareleri ile merkezî yönetim kapsamındaki idarelerin yatırım izleme ve

koordinasyon başkanlıkları aracılığıyla yaptıracakları iş ve projelerde veya

daha önce il özel idarelerince yürütülmekte iken il özel idarelerinin tüzel

kişiliğinin kaldırılması nedeniyle yatırım izleme ve koordinasyon

başkanlıklarına devredilen iş ve projelerde, 2016 Yılı Programının Uygulanması,

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar ve Eki 2016 Yılı Yatırım Programına

uygun olarak değişiklik yapılması hâlinde bu değişikliğin gerektirdiği

tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamının 5018 sayılı Kanun’un

21. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın

İçişleri Bakanlığınca yapılacağı hüküm altına alınmaktadır.

65. Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine ilişkin gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir. Olağan kanunlarla düzenlenmesi gereken ödenek aktarma işlemlerinin Bütçe Kanunu ile düzenlenmesi ve 5018 sayılı Kanun’un bazı hükümlerinin 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi döneminde uygulanmayacağının öngörülmesi, bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ve bütçe kanunu ile mevcut kanun hükümlerinin açıkça veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesini ihlali etmektedir.

66. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural, Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87. ve 163. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

7. (5) Numaralı Fıkrasının Dördüncü Cümlesinde Yer Alan “…veya başka bir…” İbaresinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

67. Dava dilekçesinde özetle, parlamentonun bütçe hakkının gereği olarak belli bir iş veya projeyi gerçekleştirmek üzere tahsis edilen ödeneklerin ilgili Bakan tarafından başka bir iş veya projenin gerçekleştirilmesi amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) aktarılmasının parlamentonun bütçe hakkına açık bir müdahale oluşturduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87. ve 163. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

68. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniyle kural Anayasa’nın 161. maddesi yönünden de incelenmiştir.

69. 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 6. maddesinin (5)

numaralı fıkrasının dördüncü cümlesinde, genel bütçe kapsamındaki kamu

idareleri ile merkezî yönetim kapsamındaki diğer idareler tarafından, yatırım

izleme ve koordinasyon başkanlıkları aracılığıyla yaptıracakları iş ve

projelerde ya da daha önce il özel idarelerince yürütülmekte iken il özel

idarelerinin tüzel kişiliğinin kaldırılması nedeniyle yatırım izleme ve

koordinasyon başkanlıklarına devredilen iş ve projelerde kullanılmak üzere

İçişleri Bakanlığı bütçesine kaynak transfer edildiği veya ödenek kaydedildiği

hâlde transfer edildiği veya ödenek kaydedildiği mali yılı takip eden yıl

sonuna kadar kullanılamayacağı anlaşılan ödeneklerin 2016 Yılı Programının Uygulanması,

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar ve Eki 2016 Yılı Yatırım Programı

ilişkisi kurulmak kaydı ile aynı “veya başka bir” iş veya

proje kapsamında ve mevzuatı çerçevesinde kullanılmak üzere, ilgili Bakanın

onayı ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarınca TOKİ’ye

aktarılabileceği hüküm altına alınmaktadır. Fıkrada yer alan “…veya başka

bir...” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.

70. Dava konusu kuralın yer aldığı Bütçe Kanunu’nun yürürlüğe

girdiği 2016 yılında 3152 sayılı Kanun’un 28/A maddesinin birinci fıkrasının

birinci cümlesinde, büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde kamu kurum ve

kuruluşlarının yatırım ve hizmetlerinin etkin olarak yapılması, izlenmesi ve

koordinasyonu, acil çağrı, afet ve acil yardım hizmetlerinin koordinasyonu ve

yürütülmesi, ilin tanıtımı, gerektiğinde merkezî idarenin taşrada yapacağı

yatırımların yapılması ve koordine edilmesi, temsil, tören, ödüllendirme ve

protokol hizmetlerinin yürütülmesi, ildeki kamu kurum ve kuruluşlarına

rehberlik edilmesi ve bunların denetlenmesini gerçekleştirmek üzere valiye

bağlı olarak Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kurulması öngörülmüş;

ikinci cümlesinde, bakanlıklar ve diğer merkezî idare kuruluşlarının kaynağını

aktarmak şartıyla illerde yapacakları her türlü yatırım, yapım, bakım, onarım

ve yardım işlerini bu başkanlık aracılığıyla yapabilecekleri belirtilmiş;

üçüncü cümlesinde, bu işler karşılığı genel bütçe kapsamındaki kamu

idarelerince yapılacak kaynak transferlerinin ödenek aktarması suretiyle diğer

kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak kaynak transferlerinin ise tahakkuk

işlemleri ile gerçekleştirileceği ifade edilmiş, dördüncü cümlesinde de genel

bütçe kapsamındaki kamu idarelerince aktarılan tutarlardan yıl içinde harcanmayan

kısımları ertesi yıl bütçesine devren ödenek kaydetmeye, diğer kamu kurum ve

kuruluşlarınca aktarılan tutarları bir yandan genel bütçenin (B) işaretli

Cetveli’ne gelir, diğer yandan Bakanlık bütçesinin ilgili tertiplerine ödenek

kaydetmeye ve yıl içinde harcanmayan kısımlarını ertesi yıl bütçesine devren

gelir ve ödenek kaydetmeye İçişleri Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına

alınmıştır.

71. Anılan fıkranın ikinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri 15.8.2016 tarihli ve 674 sayılı KHK’nın 35. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, KHK’nın aynı maddesiyle Kanun’un 28/A maddesine eklenen ikinci fıkranın ikinci cümlesinde, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı aracılığıyla yapılacak işlere ilişkin ödeneklerin kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinde ayrı tertiplerde izleneceği, bu ödeneklerden diğer tertiplere aktarma yapılmayacağı ve başka amaçlarla kullanılamayacağı belirtilmiş, üçüncü cümlesinde de söz konusu tertiplerde yer alan ödeneklerden harcanmayan kısımların ertesi yıl bütçesine devren ödenek kaydedileceği kural altına alınmıştır.

72. Dava konusu kuralda ise merkezî yönetim kapsamındaki idareler

tarafından, 3152 sayılı Kanun’un 28/A maddesi kapsamında yaptıracakları her türlü

yatırım, yapım, bakım, onarım ve yardım işlerinde kullanılmak üzere İçişleri

Bakanlığı bütçesine aktarılan ödeneklerin aktarıldığı mali yılı takip eden yıl

sonuna kadar kullanılamayacağının anlaşılması durumunda, başka bir iş veya

proje kapsamında ve mevzuatı çerçevesinde kullanılmak üzere ilgili Bakanın

onayı ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarınca Toplu Konut İdaresi

Başkanlığına aktarılabilmesine olanak tanınarak yukarıda anılan 3152 sayılı

Kanun’da değişiklik yapılmaktadır. Dava konusu kuralla 3152 sayılı Kanun’da

değişiklik yapılması ise bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açık veya

zımnen değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

73. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87. ve 163. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Kanun’un 9. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının “(kurulu

gücü 500 MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)” Bölümünün İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

74. Dava dilekçesinde özetle; kamu yatırım projelerine

bütçeden harcama yapılabilmesi için 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda

ödenek tahsis edilmesi ve 641 sayılı KHK’nın 32. ve 5018 sayılı Kanun’un 19.

maddesi gereğince Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanacak 2016 yılı yatırım

programına ek yatırım cetvellerinde yer alması gerektiği, diğer taraftan 4734

sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, birden fazla yılı kapsayan

yatırım projelerinde ihaleye çıkılabilmesi için ilk yıl öngörülen ödeneğin

proje maliyetinin %10’dan az olamayacağı, dava konusu kuralla kurulu gücü 500

MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı

Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi,

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi

raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve

çeken araç projelerin bu hükümlerden muaf tutulduğu belirtilerek kuralın

Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

75. Kanun’un “Yatırım harcamaları” kenar başlıklı 9.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, 2016 Yılı Yatırım

Programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projeler dışında herhangi bir

projeye harcama yapılamayacağı belirtilmiş, dava konusu kuralın yer aldığı

ikinci cümlesinde de bu cetvellerde yer alan projeler ile ödeneği toplu olarak

verilmiş projeler kapsamındaki yıllara sari işlere (kurulu gücü 500 MW üzerinde

olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının

İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma,

Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım

sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve çeken araç projeleri

hariç) 2016 yılında başlanabilmesi için proje veya işin 2016 yılı yatırım

ödeneğinin, proje maliyetinin yüzde 10’undan az olamayacağı, bu oranın altında

kalan proje ve işler için gerektiğinde projelerin 2016 Yılı Programının

Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar esaslarına uyulmak ve

öncelikle kurumların yatırım ödenekleri içinde kalmak suretiyle revize

edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Fıkranın ikinci cümlesinin “…(kurulu

gücü 500 MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa,

Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi

İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca

gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri

ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç...)” bölümü dava

konusu kuralı oluşturmaktadır.

76. Kurala göre, kurulu gücü 500 MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demir yolu yapımı ve çeken araç projeleri için ayrılan 2016 yılı yatırım ödeneği proje maliyetinin %10’undan az olsa dahi 2016 yılında bu projelere başlanabilecektir.

77. Dava konusu kuralın yer aldığı Bütçe Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu 2016 yılında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, yatırım projelerinin planlanan sürede tamamlanarak ekonomiye kazandırılabilmesi amacıyla birden fazla yılı kapsayan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için işin süresine uygun olarak yıllar itibarıyla ödeneğin bütçelerinde bulunmasını sağlamak üzere programlamanın yapılmış olmasının zorunlu olduğu, ilk yıl için öngörülen ödeneğin proje maliyetinin % 10’undan az olamayacağı hüküm altına alınmaktadır.

78. Dava konusu kuralla 4734 sayılı Kanun’un yukarıda yer alan hükmü, 2016 yılı için kuralda sayılan projelerle sınırlı kalmak kaydıyla uygulanamamaktadır. 4734 sayılı Kanun’un bazı hükümlerinin 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi döneminde uygulanmayacağının öngörülmesi bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ve bütçe kanunu ile mevcut kanun hükümlerinin açıkça veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesini ihlal etmektedir.

79. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

C. Kanun’un Eki E-Cetveli’nin

1. (11) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci Cümlesinde Yer Alan “…özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

80. Dava dilekçesinde özetle; Dışişleri Bakanlığı bütçesinde yer

alan bazı ödeneklerin dava konusu kurallarla bütçe sistemi dışına çıkarılarak

özel hesaplara aktarıldığı, 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve

Görevleri Hakkında Kanun’da, Dışişleri Bakanlığının ödeneklerini özel hesaba

aktarma yaparak harcayabileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, özel

hesabın Sayıştay denetimine tabi olup olmayacağının belirsiz olduğu, nitekim

Sayıştayın 2014 yılı Dışişleri Bakanlığı denetim raporunda özel hesapların

denetimi konusunda bir değerlendirmede bulunulmadığı, hiçbir çerçeve çizilmeden

ve sınırlamaya bağlı olmadan özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,

muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirleme

konusunda Dışişleri ve maliye bakanına yetki verilmesinin yasama yetkisinin

devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89.,

124., 160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

81. 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin (11)

numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Dışişleri Bakanlığının yurt dışında

açılacak yeni temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki ivedi giderleri ile

gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için yeterli süresi bulunmayan

uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla

11.00.00.02-01.1.9.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödeneğin; Kıbrıs konusunda

Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetler için

11.01.36.00-01.2.1.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödeneğin; Türkiye’de Yapılan

Birleşmiş Milletler Konferansları ve Toplantılarına Dair Ayrıcalık, Bağışıklık

ve Diğer Bazı Hususlara İlişkin Düzenlemeler Hakkında Birleşmiş Milletler ve

Türkiye Arasındaki Çerçeve Anlaşma uyarınca BM toplantı ve organizasyon

giderlerinin karşılanması amacıyla 11.01.41.00-01.1.3.00-1-03.6 ve

11.01.32.00-01.1.3.00-1-03.6 tertiplerinde yer alan ödeneklerin; İslam

İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde ülkemizde yapılan çok taraflı uluslararası

toplantıların giderlerinin karşılanması amacıyla 11.01.37.00-01.1.3.00-1-03.6

tertibinde yer alan ödeneğin; yurt dışında yürütülecek tanıtım faaliyetleri

için 11.01.43.00-01.1.3.00-1-05.6 tertibinde yer alan ödeneğin Dışişleri

Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle “özel hesaba

aktarılarak” kullanılacağı belirtilmiş, ikinci cümlesinde de özel

hesaba aktarılan bu tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine

ilişkin usul ve esasların Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken

belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın

birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile

ikinci cümlesidir.

82. Dava konusu kurallara göre yukarıda sayılan tertiplerden yapılacak harcamalar Dışişleri Bakanlığı bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılacak; özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ise Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenecektir.

83. Anayasa’nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmektedir. Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir. Bu hükme yer veren Anayasa’nın 7. maddesinin gerekçesinde, yasama yetkisinin parlamentoya ait olması hususu “demokrasi rejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz bir durum” olarak nitelendirilmiştir.

84. Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir. Anayasa’nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir kanun hükmünün Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir.

85. Anayasa’nın 161. maddesinin son fıkrasında “Bütçe kanununa,

bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” hükmüne yer

verilmiştir. Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen

kanunlaştırma yöntemlerinin doğal sonucu olarak olağan kanun ile düzenlenmesi

gereken bir konunun bütçe kanunu ile düzenlenmesi, değiştirilmesi veya

kaldırılması olanaksızdır. “Bütçe ile ilgili hükümler” kavramı, mali

nitelikteki bütün hükümleri değil kanun konusu olabilecek bir kuralı

kapsamaması koşuluyla bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı

kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümleri ifade etmektedir. Anayasa’nın

161. maddesinin getiriliş amacı; bütçe kanunlarında yıllık bütçe kavramı

dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe kanunlarını ilgisiz kurallardan

uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.

86. 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı Eki E-Cetveli, Bütçe Kanunlarına her yıl eklenen cetvellerden biri olup isminden de anlaşılabileceği üzere ilgili olduğu mali yıl bütçesinde yer alan bazı ödeneklerin nasıl ve ne şekilde kullanılacağı ile bazı harcamaların kamu bütçesinden yapılmasında izlenecek usulleri göstermek için düzenlenmektedir.

87. Cetvel’in (11) numaralı açıklamasında, Dışişleri

Bakanlığının yurt dışında açılacak yeni temsilciliklerinin kuruluş aşamasındaki

ivedi giderleri ile gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için

yeterli süresi bulunmayan uluslararası toplantı giderlerinin, Kıbrıs konusunda

Bakanlık ve Lefkoşa Büyükelçiliğince yürütülecek çeşitli faaliyetlerin,

Türkiye’de Yapılan Birleşmiş Milletler Konferansları ve Toplantılarına Dair

Ayrıcalık, Bağışıklık ve Diğer Bazı Hususlara İlişkin Düzenlemeler Hakkında

Birleşmiş Milletler ve Türkiye Arasındaki Çerçeve Anlaşma uyarınca BM toplantı

ve organizasyon giderlerinin, İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde ülkemizde

yapılan çok taraflı uluslararası toplantı giderlerinin ve yurt dışında

yürütülecek tanıtım faaliyetlerinin hangi bütçe tertiplerinden karşılanacağı

belirtilerek bu tertiplerde yer alan ödeneklerin hangi faaliyetlerde

kullanılacağına ilişkin çerçeve çizilmiş; sınırlar belirlenmiştir. Dava konusu kurallarla

da bu tertiplerde yer alan ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle

kullanılması, ödeneklerinin harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine

ilişkin usul ve esasların Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca belirlenmesi

öngörülmüştür.

88. Dava konusu kurallar, doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu bakımdan kuralların bütçeyle ilgili kurallar kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur. Bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödeneklerinin harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarına yetki verilmesi yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

89. Anayasa’nın 160. maddesinde, Sayıştayın merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleriyle mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek, sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevli olduğu belirtilmiş; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Denetim alanı” kenar başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde de kamu idareleri bütçelerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın özel hesaplar dâhil tüm kamu hesapları, fonları, kaynakları ve faaliyetlerinin Sayıştay denetimi kapsamında olduğu hüküm altına alınmıştır.

90. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasında, özel hesaba aktarılmak suretiyle kullanılan ödeneklerin Sayıştay denetimine tabi olmayacağına yönelik herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Dolayısıyla bütçe ödeneklerinin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamalar da Sayıştay denetimine tabidir. Özel hesaba aktarılan ödeneklerin denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarına yetki verilmesi, harcamaların Sayıştay denetiminden çıkarıldığı anlamına gelmemektedir.

91. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

2. (11) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

92. Dava dilekçesinde özetle, Dışişleri Bakanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında yer alması nedeniyle Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a; mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na; taşıt edinme, kullanma ve tahsis işlemlerinin ise 237 sayılı Taşıt Kanunu’na tabi olduğu, özel hesaptan yapılacak harcamaların dava konusu kural uyarınca 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna tutulmasının Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

93. Dava konusu kuralda, 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasında sayılan ödeneklerin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

94. 4734 sayılı Kanun, kamu hukukuna tabi olan veya kamunun

denetimi altında bulunan veya kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve

kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemek

amacıyla çıkarılmıştır. Kanun kapsamında yer alan idarelerin kullanımında

bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım

işlerinin ihaleleri (Kanun’da yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları

ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını

gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile

tamamlanan işlemler) anılan Kanun hükümlerine göre yürütülecektir. Kanun’un 2.

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, genel bütçe kapsamındaki kamu

idareleri bu Kanun kapsamında sayılmıştır.

95. 5018 sayılı Kanun, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemek amacıyla çıkarılmıştır.

96. 237 sayılı Kanun ise kamu kurumlarının taşıt edinmesi

işlemlerine ilişkin kuralları düzenlemektedir. Kanun, genel bütçeye dâhil

dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner

sermayeli müesseseler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı

kuruluşları ile mahallî idare birliklerini, iktisadi devlet teşekkülleri ile

özel kanun ve kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekkülleri, sayılan

daire, idare, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından

fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseleri, kamuya yararlı

derneklerden Başbakanlıkça lüzumlu görülenleri kapsamaktadır. Dolayısıyla genel

bütçeye dâhil kamu idareleri tarafından kullanılacak taşıtlar anılan Kanun

hükümleri çerçevesinde edinilebilecektir.

97. Dışişleri Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı

Cetvel’de genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından 4734,

217 ve 5018 sayılı Kanun’a tabidir. Dava konusu kuralda ise Dışişleri

Bakanlığının, 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun Eki E Cetveli’nin (11)

numaralı açıklaması uyarınca özel hesaba aktarılan ödeneklerden yapacağı harcamalar,

yukarıda anılan 4734, 5018 ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu

Kanunlar 2016 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir. Dava konusu kuralla

kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına

olanak tanınması ise bu kanunlarda o yıl için değişiklik yapılması anlamına

gelmektedir. Bu itibarla, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında

sayılan Dışişleri Bakanlığının özel hesaptan yapacağı harcamaların 4734, 5018

ve 237 sayılı Kanunlardan müstesna tutulması bütçe kanunlarıyla mevcut kanun

hükümlerinin açık veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

98. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

3. (17) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…açılacak özel hesaba…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

99. 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki E-Cetveli’nin (17)

numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)

Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) üyesi ülkelere teknik ve

mali destek sağlamak amacıyla ülkemiz ve diğer üye ülkelerin kamu kurum ve

kuruluşları ile İİT bünyesinde ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren

uluslararası kuruluşlarca teklif edilen projelerden, İSEDAK sekretaryası

görevini ifa eden Kalkınma Bakanlığı tarafından 2016 yılı içinde onaylananlar

ile 2015 yılında onaylanmış olup 2016 yılı içinde ödemesi devam eden projelere

kullandırılmak üzere Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1

ve 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2 tertiplerine konulan ödeneklerin Türkiye

Kalkınma Bankası Anonim Şirketi nezdinde “açılacak özel hesaba” aktarılarak

kullanılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde, söz konusu program ve projeler

çerçevesinde oluşabilecek harcamalar, program ve projelerin yürütülmesi

esnasında Kalkınma Bankası tarafından talep edilebilecek komisyon, transfer

ücreti, döviz kuru farkı ve benzeri nitelikteki harcamalar ile projelerin

değerlendirilmesine ilişkin hizmet alımlarının bu ödeneklerden karşılanacağı

ifade edilmiş; üçüncü cümlesinde de bu ödeneklerden yapılacak harcamalara

ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kalkınma Bakanının yetkili olduğu hüküm

altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesindeki “…açılacak

özel hesaba…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

100. İİT; İslam dünyasının hak ve çıkarlarını korumak, üye devletler arasında iş birliği ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla 1969 yılında kurulmuştur. Örgütün 57 üyesi bulunmakta olup Türkiye kuruluşundan bu yana üyedir. İSEDAK ise daha çok ürettiği somut projeler ve müzakere edilerek kabul edilen ticari ve ekonomik içerikli anlaşmalar bakımından öne çıkmaktadır. Komitenin Başkanlığı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından deruhte edilmekte ve her yıl ülkemizde bir kez Bakanlar düzeyinde, bir kez de teknik düzeyde İzleme Komitesi toplantısı düzenlenmektedir.

101. İSEDAK çalışmaları kapsamında İİT üyesi ülkeler arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla, üye ülkelerin kamu kurum ve kuruluşlarınca ve İİT bünyesinde ekonomik ve ticari alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarca teklif edilen kurumsal kapasite geliştirme amaçlı program ve projeler, Kalkınma Bakanlığı ile Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülmektedir.

b. İptal Taleplerinin Gerekçesi

102. Dava dilekçesinde özetle; Bakanlığa tahsis edilen ödeneklerin

özel hesaba aktarılarak kullanılmasının 5018 sayılı Kanun’da öngörülen harcama

sistemine uygun olmadığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar

belirlenmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın, Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.1 ve 32.01.35.00-01.2.1.01-1-07.2

tertiplerinden özel hesaba aktarılan tutarlardan yapılacak harcamalara ilişkin

usul ve esasları belirleme konusunda Kalkınma bakanının yetkili kılınmasının

yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 641 sayılı Kalkınma Bakanlığının

Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de Kalkınma

Bakanlığının ödeneklerini özel hesaba aktarma yaparak harcayabileceğine ilişkin

hüküm bulunmadığı, özel hesaptan yapılan harcamaların denetimi konusunda da

belirsizlik bulunduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89.,

124. ve 161. maddelerine aykırı oluğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

103. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

104. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

105. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

106. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

4. (18) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…tarafından açılacak özel hesap…” İbaresi ile İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

107. Dava dilekçesinde özetle; özel hesap uygulamasının kamu

yararını gerçekleştirmeyi değil kamu kaynaklarının kamu yararına çalışan dernek

ve vakıflar yanında her türlü mali işlemlerinde mali mevzuat hükümlerine tabi

olan kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, il özel idareleri, belediyeler

ve mahallî idare birlikleri ile faaliyetlerini kuruluş kanunlarına göre yürüten

kalkınma ajansları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bütçeleri

dışında temel mali mevzuat hükümleri ile kuruluş kanunlarına tabi olmadan

harcanması amacını taşıdığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar

belirlenmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın, özel hesaba aktarılmak

suretiyle yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin

kalkınma bakanına bırakılmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu,

641 sayılı KHK’da kalkınma bakanına böyle bir yetki verilmediği, yapılan

düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu, Sayıştayın harcamalar

üzerindeki denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın

2., 7, 124., 160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

108. 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Eki E-Cetveli’nin (18)

numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Cazibe Merkezlerini

Destekleme Programı (CMDP) kapsamında; kamu kurum ve kuruluşlarına, kalkınma

ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara, üniversitelere, kamu

kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel idarelerine, belediyelere ve

mahallî idare birliklerine CMDP için anılan her bir kurum ve kuruluş “tarafından

açılacak özel hesap” aracılığıyla kullandırılacağı belirtilmiş; ikinci

cümlesinde de bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları,

şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve

esasların da kalkınma bakanı tarafından belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesindeki “…tarafından açılacak

özel hesap…” ibaresi ile ikinci cümlesidir.

109. Açıklamaya göre Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.05-1-07.1 tertibinde yer alan ödenek CMDP kapsamında; kamu kurum ve kuruluşlarına, kalkınma ajanslarına, kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara, üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, il özel idarelerine, belediyelere ve mahallî idare birliklerine kullandırılacaktır. Dava konusu kurallar uyarınca anılan ödenek, her bir kurum ve kuruluş tarafından açılacak özel hesap aracılığıyla kullandırılacak; bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esaslar da kalkınma bakanı tarafından belirlenecektir.

110. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

111. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle kurallar, bütçenin uygulanması kapsamında bulunmaktadır.

112. Bütçe kanunu ile CMDP kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, kullanacak kamu kurum ve kuruluşları belirlenmiş, ödeneklerin harcanması ve muhasebeleştirilmesi sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

113. Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi gereğince bütün kamusal işlemler, nihai olarak kamu yararını gerçekleştirme hedefine yönelmek durumundadır. Kanunun amaç unsuru bakımından Anayasa’ya uygun sayılabilmesi için kanunun çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir. İlgili yasama belgelerinin incelenmesinden kanunun kamu yararı dışında bir amaçla çıkarılmış olduğu açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu söylenebilir. Kanun koyucunun kamu yararı amacıyla hareket edip etmediği ancak ilgili yasama belgeleri incelenerek ve kuralın objektif anlamına bakılarak tespit edilebilir.

114. CMDP, 2007-2013 dönemini kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planı

ile bölgesel politika öncelikleri arasına girmiş; Onuncu Kalkınma Planında da

yer almıştır. Bu program, az gelişmiş bölgelerde büyüme merkezi işlevi görecek

kentsel merkezlerin desteklenmesi amacıyla uygulamaya konulmuştur. Dava konusu

kuralların CMDP programının daha etkin ve hızlı uygulanabilmesi, karar alma

süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile kamu kaynaklarının etkili ve

ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek

amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralda, kamu yararı

dışında bir amacın güdüldüğü söylenemeyeceğinden hukuk devleti ilkesine aykırı

bir yön bulunmamaktadır.

115. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

5. (19) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

116. Dava dilekçesinde özetle; 641 sayılı KHK’da Kalkınma

Bakanlığına Devlet destek ve yardımları ile teşviklerin uygulanması ve

yürütülmesine ilişkin görev verilmediği bundan dolayı Bakanlığın bütçesine

devlet desteği, yardımı ve teşviki amacıyla ödenek konulabilmesinin mümkün

olmadığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar belirlenmeksizin ve

sınırlamayla bağlı olmaksızın, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.34.00-01.9.9.00-1-07.1 tertibine konulan ödenekten yapılacak harcamalara ilişkin

usul ve esasları belirleme yetkisinin kalkınma bakanına bırakılmasının yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, kuralda belirtilen ödenek tutarının bütçe

sistemi dışına çıkarılarak özel usullerle harcanmasına sebebiyet verildiği,

Sayıştayın denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek dava konusu kuralın

Anayasa’nın 7., 124., 160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

117. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (19) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.9.9.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin Sosyal Etkileşim Programı (SEP) kapsamında, Bakanlık tarafından belirlenecek bölgelerde ilgili kalkınma ajansı aracılığıyla kullandırılacağı belirtilmiş; dava konusu ikinci cümlesinde de bu ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esasların kalkınma bakanı tarafından belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

118. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

119. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (19) numaralı açıklamasında yer alan SEP kapsam ve çerçevesi daha önceden belirlenmiş bir programdır. Bütçe kanunu ile SEP kapsamında kullanılması öngörülen ödenek, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin hangi bölgelerde hangi kurum aracılığıyla kullandırılacağı belirtilerek ödeneğin kullanımına ilişkin çerçevesi çizilmiş, sınırlar belirlenmiştir. Bu sınırlar içinde, ödenekten verilecek hibe ve desteklerin türleri, sınırları, şartları, kapsamı, kullanımı, harcanması ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

120. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

6. (20) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesindeki “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” İbarelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

121. Dava dilekçesinde özetle; 641 sayılı KHK’da Kalkınma

Bakanlığına devlet destek ve yardımları ile teşviklerin uygulanması ve

yürütülmesine ilişkin görev verilmediği bundan dolayı Bakanlığın bütçesine

devlet desteği, yardımı ve teşviki amacıyla ödenek konulabilmesinin mümkün

olmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde,

kamu idarelerinin tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterilmesi esası

getirilerek özel hesap uygulamasına son verildiği, Sosyal Destek Programı

(SODES) için ayrılan ödeneklerin valilikler ve kalkınma ajansları adına

açılacak özel hesaplara aktarılmasının bu hesaptan yapılacak harcamaların

valilikler bakımından temel mali mevzuat hükümlerine tabi olmadan harcanmasına,

kalkınma ajansları açısından da 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu,

Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun dışında harcanması sonucunu

doğurduğu, bu durumun bütçe disiplininden uzaklaşılmasına, harcamalarda

keyfîliğe sebebiyet vereceği, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar

belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı olmaksızın Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1 tertibine konulan ödeneğin özel hesaba

aktarılmak suretiyle kullanılmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin

kalkınma bakanına bırakılmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu,

641 sayılı KHK’da kalkınma Bakanına böyle bir görev verilmediği, yapılan

düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek oluşturulduğu, Sayıştayın harcamalar

üzerindeki denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın

2., 7., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

122. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

123. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (20) numaralı açıklamasının

birinci cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.6.0.00-1-07.1

tertibinde yer alan ödeneğin SODES kapsamında öncelikle Güneydoğu Anadolu

Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki iller olmak üzere

Kalkınma Bakanlığı tarafından oluşturulacak usul ve esaslar çerçevesinde

belirlenecek illerde istihdamın artırılması, sosyal içermenin, spor, kültür ve

sanatın geliştirilmesi, SODES programının yürütülmesine yönelik kurumsal

kapasitenin geliştirilmesi ile SODES’in değerlendirilmesi, izlenmesi ve

tanıtımına yönelik faaliyetler için kullandırılacağı belirtilmiş; ikinci

cümlesinde de bu kapsamda ilgili valilikler veya kalkınma ajansları tarafından

belirli bir program çerçevesinde Kalkınma Bakanlığına teklif edilen ve anılan

Bakanlık tarafından uygun bulunan proje bedellerinin münhasıran proje ile

ilgili harcamalarda kullanılmak üzere söz konusu ödenekten ilgili valilik veya

kalkınma ajansı “adına açılacak özel bir hesaba” aktarılacağı

ve proje amaçlarına uygun olarak kamu kurum ve kuruluşları, il özel idareleri,

belediyeler, mahallî idare birlikleri, meslek odaları, üniversiteler ve sivil

toplum kuruluşlarına “Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve

esaslar çerçevesinde” ilgili valilik veya kalkınma ajansı tarafından

kullandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın

ikinci cümlesinde yer alan “…adına açılacak özel bir hesaba…”ve “…Kalkınma

Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibareleridir.

124. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

125. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle kuralların bütçenin uygulanması kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

126. SODES, Onuncu Kalkınma Planında yer alan bir sosyal kalkınma

programıdır. Program, dezavantajlı bölgelerin beşerî sermayesini güçlendirmek

ve toplumsal bütünleşme sürecine destek olmak, bu bölgelerdeki göç, yoksulluk

ve işsizlik gibi sorunların ve değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı

ihtiyaçlara kısa sürede karşılık vermeyi hedefleyecek şekilde tasarlanmıştır.

SODES projeleri ile istihdam edilebilirliğin artırılması, toplumun dezavantajlı

kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha fazla katılmalarının sağlanması,

kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetler yoluyla bölgedeki çocuk, genç ve

kadınların kendilerini daha iyi ifade etmelerine katkı verilmesi

hedeflenmektedir. Dava konusu kuralların SODES programının daha etkin ve hızlı

uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile

kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda

harcanabilmesini temin etmek amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır.

127. Bütçe kanunu ile SODES kapsamında kullanılması öngörülen ödenek, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, kullanacak kamu kurum ve kuruluşları belirlenmiş, harcanma sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneğin kullanılmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

128. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 124. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

7. (24) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek miktardaki …” İbaresi ile İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

129. Dava dilekçesinde özetle; Yüksek Planlama Kurulunun Kalkınma

Bakanlığı bütçesinde yer alan ödeneği Kalkınma Bankasına aktarma yetkisi

bulunmadığı, dava konusu kuralla bütçe ödeneklerinin Kalkınma Bankasına

aktarılarak kamu mali yönetimi ve kontrol sisteminin dışına çıkarıldığı, hiçbir

çerçeve çizilmeksizin, esaslar belirlenmeksizin ve hiçbir sınırlamayla bağlı

olmaksızın, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1

tertibine konulan ödeneğin tahsisi, aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi,

denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin geri dönüşüne dair usul ve esasları

belirleme konusunda Yüksek Planlama Kurulunun yetkili kılınmasının yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, Sayıştayın harcamalar

üzerindeki denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın

7., 87., 88., 89., 124., 160. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

130. Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (24) numaralı açıklamasının

birinci cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1

tertibinde yer alan ödenekten “Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek

miktardaki” kısmın hibe mahiyetinde olmak üzere bölgesel girişim

sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine

aktarılacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de söz konusu ödeneğin tahsisi,

aktarımı, kullanımı, saklanması, izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin

geri dönüşüne dair usul ve esasların Yüksek Planlama Kurulu tarafından tespit

edileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci

cümlesinde yer alan “…Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek miktardaki …” ibaresi

ile ikinci cümlesidir.

131. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

132. Bölgesel girişim sermayesi modeli, bölge planlarında

belirlenen öncelikler doğrultusunda büyüme potansiyeli taşıyan ancak finansman

sıkıntısı çeken girişim ve şirketlere süreli ortaklık yoluyla finansman ve

danışmanlık desteği sağlama ve firma belli bir seviyeye ulaştıktan sonra

ortaklıktan çıkmayı öngörmektedir. Böylece bölgelerin gelişmesine ve rekabet

güçlerinin yükseltilmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bölgesel düzeyde

yenilikçi finansal destek mekanizmaları oluşturulması, bu kapsamda bölgesel

girişim sermayesi ve kredi garanti fonu uygulamalarının başlatılması Onuncu

Kalkınma Planında da yer almıştır. Dava konusu kuralda, Kalkınma Bakanlığı

bütçesinin 32.01.34.00-01.3.2.04-1-07.1 tertibinde yer alan ödenekten Yüksek

Planlama Kurulunca belirlenecek miktardaki kısmın hibe mahiyetinde olmak üzere bölgesel

girişim sermayesi uygulamaları için Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketine

aktarılması öngörülmektedir.

133. Yüksek Planlama Kurulu; başbakanın başkanlığında kalkınma

bakanı ile başbakanın belirleyeceği diğer bakanlardan oluşan, ekonomik, sosyal

ve kültürel hedefler ile politikaların belirlenmesine esas teşkil edecek

hususların görüşüldüğü kuruldur. 641 sayılı KHK’nın 22. maddesinin (3)

numaralı fıkrasında, iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı planlamada ve

politika hedeflerinin tayininde Bakanlar Kuruluna yardımcı olmak ve

hazırlanacak kalkınma planları ile yıllık programları, Bakanlar Kuruluna

sunulmadan önce belirlenen amaçlara uygunluk ve yeterlik bakımından incelemek,

ülkenin yurt içi ve yurt dışı ekonomik hayatıyla ilgili konularda yüksek

düzeyde kararlar almak, yatırım ve ihracatın teşvikine ilişkin esasları tespit

etmek Yüksek Planlama Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

134. Dava konusu kurallar; bütçenin uygulanması ile ilgili,

uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva

etmektedir. Bütçe kanunu ile bölgesel girişim sermayesi uygulamaları kapsamında

kullanılması öngörülen ödenek, Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır.

Açıklamada ödeneğin hangi faaliyet kapsamında kullanılacağına ilişkin çerçeve

belirlenmiş, sınırlar çizilmiştir. Dolayısıyla ilgili bütçe tertibinden,

bölgesel girişim sermayesi uygulamaları için hibe mahiyetinde kullandırılacak

ödenek miktarı ile ödeneğin tahsisi, aktarımı, kullanımı, saklanması,

izlenmesi, denetlenmesi ve gereğinde bakiyenin geri dönüşüne dair usul ve

esasların belirlenmesi konusunda ülkenin ekonomik hayatıyla ilgili konularda

yüksek düzeyde kararlar almakla görevli olan Yüksek Planlama Kurulunun yetkili

kılınması yasama yetkisinin devri niteliğini taşımamaktadır.

135. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

8. (27) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

136. Dava dilekçesinde özetle; özel hesap uygulamasının mevcut

bütçeleme, kamu mali yönetim ve denetim sisteminin dışına çıkılmasına ve yeni

bir harcama hukukunun oluşturulmasına sebebiyet verdiği, hiçbir çerçeve

çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibine konulan ödeneğin özel hesaba aktarılmak

suretiyle harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin

usul ve esasları belirleme yetkisinin Kalkınma Bakanlığına verilmesinin yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 641 sayılı KHK’da kalkınma bakanına

böyle bir görevin verilmediği, yapılan düzenlemeyle bir nevi örtülü ödenek

oluşturulduğu, Sayıştayın denetim yetkisinin kısıtlandığı belirtilerek

kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124., 160. ve 161. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

137. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (27) numaralı açıklamasının

birinci cümlesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının daimî başkanlığını

deruhte ettiği İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası

toplantıların giderlerinin karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin, Bakanlık bütçesine

gider kaydedilmek suretiyle “açılacak özel hesaba aktarılarak” kullanılacağı

belirtilmiş; üçüncü cümlesinde de söz konusu ödenekte yer alan tutarların

harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve

esasların Kalkınma Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava

konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…açılacak özel

hesaba aktarılarak…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

138. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

139. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kuralların bütçeyle ilgili kurallar kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Kalkınma Bakanlığına yetki verilmesi yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

140. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın, 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

9. (27) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

141. Dava dilekçesinde özetle; Kalkınma Bakanlığının 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığından Bakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu; dava konusu kuralla, özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutulmasının Anayasa’nın bütçeyle ilgili kurallarıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

142. Dava konusu kuralda, İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.35.00-01.3.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 sayılı Kanun’a ve 5018 sayılı Kanun’a tabi olmayacağı hüküm altına alınmıştır.

143. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

144. Kalkınma Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla Kalkınma Bakanlığı bütçesinden yapılacak harcamalar 4734 ve 5018 sayılı Kanunlara tabidir. Dava konusu kuralda ise Kalkınma Bakanlığı bütçesinden, İSEDAK çerçevesinde yapılan çok taraflı uluslararası toplantıların giderlerinin karşılanması için özel hesaba aktarılan ödenekten yapacağı harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2016 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.

145. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural, Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

10. (28) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

146. Dava dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kanun’a göre merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarının kanunla yapılması gerektiği, Anayasa’nın kanun hükmünde kararnameyle Bakanlar Kuruluna dahi vermediği bütçede değişiklik yapma yetkisinin Maliye Bakanlığına verildiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

147. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (28) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin 32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibinde yer alan ödeneğin bölgesel eylem planları ve programları ve öncelikli dönüşüm programları eylem planları kapsamındaki işler ile araştırma altyapı projeleri ve yükseköğretim kurumlarının muhtelif yatırım projeleri için kullandırmaya kalkınma bakanının yetkili olduğu belirtilmiş; dava konusu ikinci cümlesinde ise bu tertipte yer alan ödenekten Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen tutarları yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarmaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

148. Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine ilişkin gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

149. Dava konusu kuralla, Kalkınma Bakanlığı bütçesinin

32.01.33.00-01.4.9.00-1-06.2 tertibinde yer alan ve bölgesel plan ve

programlar, eylem planları ile Onuncu Kalkınma Planında belirtilen Öncelikli

Dönüşüm Programları kapsamındaki eylem ve yatırımlar için kullanılmak üzere

konulmuş olan ödeneğin Kalkınma Bakanlığınca uygun görülen kısmının Maliye

Bakanlığı bütçesi içinde yer alan yatırımları hızlandırma ödeneğine aktarma

konusunda Maliye Bakanlığı yetkili kılınarak, olağan kanunla düzenlenmesi

gereken kurumlar arası ödenek aktarmaları Bütçe Kanunuyla düzenlenmiştir.

Olağan kanunlarla düzenlenmesi gereken kuralların Bütçe Kanunu ile

düzenlenmesi, bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm

konulamayacağı ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

150. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 163. maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

11. (39) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

151. Dava dilekçesinde özetle; 237 sayılı Kanun’a göre kurumların

taşıt ihtiyaçlarını hizmet alımı suretiyle karşılamalarının esas olduğu,

merkezî yönetim kapsamındaki idarelerin hizmet alımı suretiyle edinmeleri

ekonomik olmayan, yıl içinde her ne şekilde olursa olsun edinebilecekleri

taşıtların azami satın alma bedelleri ile cinsi, adedi, hangi hizmette

kullanılacağı ve kaynağının yılı bütçe kanuna bağlı (T) cetvelinde gösterilmesi

gerektiği, 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki (T) Cetveli’nde hizmet

alımı suretiyle edinilmesi ekonomik olmayan 9230 taşıt satın alınması

öngörülmüş iken dava konusu kuralla azami satın alma bedeli belirtilmeksizin

cins ve adedi ilgili idarenin talebi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine

alınacak Bakanlar Kurulu kararınca 100 adet taşıt daha alınması öngörülerek 237

sayılı Taşıt Kanunu’nda değişiklik yapıldığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın

87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

152. Dava konusu kuralda, merkezî yönetim kapsamındaki idarelerce hizmet alımı suretiyle edinilmesi ekonomik olmayan taşıtların Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na bağlı (T) işaretli Cetvel’de gösterilmesine gerek bulunmaksızın cinsi ve adedinin ilgili idarenin talebi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine alınacak Bakanlar Kurulu kararınca, taşıtların sayısı 100’ü geçmemek ve 2016 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Kararda yer alan usul ve esaslara göre yatırım programı ile ilişkilendirilmek kaydıyla satın alma suretiyle edinilebileceği hüküm altına alınmaktadır.

153. Kamu kurumlarının taşıt edinmesi işlemleri kural olarak 237 sayılı Taşıt Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir. Söz konusu Kanun; genel bütçeye dâhil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli müesseseler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile mahallî idare birliklerini, iktisadi devlet teşekkülleri ile özel kanun ve kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekkülleri, sayılan daire, idare, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseleri, kamuya yararlı derneklerden Başbakanlıkça lüzumlu görülenleri kapsamaktadır.

154. Kanun’un 7. maddesine göre, kurumların taşıt ihtiyaçlarını hizmet alımı suretiyle karşılamaları esastır. Bu şekilde temini mümkün olmayan, ekonomik bulunmayan veya sağlık, savunma ve güvenlik gibi nedenlerle hizmet alımı suretiyle karşılanması uygun görülmeyen taşıtlar diğer yollarla edinilebilir.

155. Kanun’un 10. maddesinde, genel bütçeye dâhil daireler, katma bütçeli idareler ve döner sermayelerin yıl içinde her ne şekilde olursa olsun edinebilecekleri taşıtların cinsi, adedi, hangi hizmette kullanılacağı ve kaynağının, yılı bütçe kanunlarına bağlı (T) işaretli cetvelde gösterileceği belirtilmiş; sayılanlar dışında kalan kurum ve kuruluşlar tarafından 237 sayılı Kanun gereğince taşıt edinilebilmesinin ise edinilecek taşıtın cinsi, adedi, hangi hizmette kullanılacağı ve kaynağı gösterilmek suretiyle önceden alınmış Bakanlar Kurulu kararına bağlı olduğu ifade edilmiştir.

156. Dava konusu kuralda ise Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı

(T) işaretli Cetvel’de gösterilmesine gerek bulunmaksızın merkezî yönetim

kapsamındaki idarelerin belli bir sayıyı geçmemek üzere Bakanlar Kurulu

kararıyla taşıt edinmesine olanak tanınmaktadır. Kural bu hâliyle bütçeyi

açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte değil merkezî yönetim

kapsamındaki idarelerin taşıt edinebilmesine ilişkin doğrudan düzenlemeler

içermektedir. Dolayısıyla kuralla olağan kanunların konusu

olan düzenleme Bütçe Kanunu ile yapıldığı gibi 237 sayılı Kanun’da da

değişiklik yapılmıştır. Bu itibarla kural, bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin

açık veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

157. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

12. (56) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci ve Üçüncü Cümlelerinde Yer Alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” İbarelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

158. Dava dilekçesinde özetle; ilköğretim öğrencilerine ücretsiz

olarak dağıtılacak ders kitapları, taşımalı ilköğretim ve ortaöğretim

kapsamındaki öğrencilere verilecek öğle yemeği ve özel eğitime ihtiyaç duyan

öğrencilerin okullara ve kurumlara erişiminin sağlanması için ücretsiz

taşınması kapsamında yapılacak giderlerin merkezî yönetim bütçesinden kaynak

aktarılmak suretiyle yapılması gerektiği, Millî Eğitim Bakanlığının 5018 sayılı

Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvel’de yer alan merkezî yönetim kapsamındaki kamu

idaresi olduğu, bu nedenle Bakanlığa tahsis edilen kaynakların 5018 sayılı

Kanun’a tabi olduğu, 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında KHK’da Bakanlığın ödeneklerini özel hesaba aktarma yaparak harcayabileceğine

yönelik düzenleme bulunmadığı, dava konusu kurallarla Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışma Fonu’ndan Millî Eğitim Bakanlığı adına açılmış özel hesaplara

aktarılan parasal kaynakların mevcut mali yönetim ve denetim sisteminin dışına

çıkarıldığı, hiçbir çerçeve çizilmeksizin, esaslar belirlenmeksizin Millî

Eğitim ve Maliye Bakanlıklarına Fon kaynaklarını kullanma yetkisi verilmesinin

yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın

7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

159. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (56) numaralı açıklamasının

birinci cümlesinde, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ilköğretim öğrencilerine

ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için 240.000.000 TL, taşımalı

ilköğretim ve ortaöğretim kapsamındaki öğrencilerin öğle yemeği için

460.000.000 TL olmak üzere toplam 700.000.000 TL’ye kadar yapılacak harcamalar

karşılığı tutarın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonuna (SYDTF) 4842

sayılı Kanun ile 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu

uyarınca aktarılacak tutardan kesilerek Millî Eğitim Bakanlığı “adına

açılmış olan özel hesaplara” aktarmaya Maliye Bakanlığının yetkili

olduğu belirtilmiş; üçüncü cümlesinde de Özel Eğitime İhtiyaç Duyan

Öğrencilerin Okullara ve Kurumlara Erişiminin Sağlanması İçin Ücretsiz

Taşınması Projesi kapsamında 155.000.000 Türk lirasına kadar yapılacak giderler

karşılığı tutarın talep üzerine Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik

Fonundan Millî Eğitim Bakanlığı “adına açılmış olan özel hesaplara” aktarılacağı

ifade edilmiştir. Dava konusu kurallar, anılan cümlelerde yer alan “adına

açılmış olan özel hesaplara” ibareleridir.

160. SYDTF, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nda öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Başbakanlığa bağlı T.C. Merkez Bankası nezdinde kurulmuş bir fondur. 3294 sayılı Kanun’un 1. maddesinde; Kanun’un fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek amacıyla ihdas edildiği ifade edilmiştir.

161. 3294 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre Fon’un gelirleri; Kanun ve kararnamelerle kurulu bulunan ve kurulacak olan fonlardan Bakanlar Kurulu kararıyla % 10’a kadar aktarılacak miktardan, bütçeye konulacak ödeneklerden, trafik para cezası hasılatının yarısından, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu reklam gelirleri hasılatından aktarılacak %15’lik miktardan, her nevi bağış ve yardımlardan ve diğer gelirlerden teşekkül etmektedir. Ayrıca, 9.4.2003 tarihli ve 4482 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 38. maddesiyle, gelir ve kurumlar vergisi tahsilat toplamı üzerinden %2,8 oranında Fon’a pay verilmesi öngörülmüştür.

162. Fon yukarıda sayılan kalemlerden elde ettiği gelirlerle Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirmektedir. Fon’un çalışma usul ve esasları ile toplanacak kaynakların Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına dağıtım esasları yönetmelikle tespit edilmektedir.

163. 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı eki E-Cetveli, Bütçe Kanunlarına her yıl eklenen cetvellerden biri olup isminden de anlaşılabileceği üzere ilgili olduğu mali yıl bütçesinde yer alan bazı ödeneklerin nasıl ve ne şekilde kullanılacağı ile bazı harcamaların kamu bütçesinden yapılmasında izlenecek usulleri göstermek için düzenlenmektedir.

164. Dava konusu kurallarda, merkezî yönetim kapsamında bulunan Millî Eğitim Bakanlığınca yerine getirilecek bazı faaliyetlere ilişkin harcamaların 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde Bakanlığa ayrılan bütçe tertipleriyle herhangi bir ilişki kurulmaksızın SYDTF’den Millî Eğitim Bakanlığı adına açılacak özel hesaba aktarılacak kaynaklardan karşılanması öngörülmektedir. Kuralların bu hâliyle bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte olduğu söylenemez. Bu itibarla, kuralların olağan kanunlarla düzenlenmesi gerekirken Bütçe Kanunu ile düzenlenmesi, bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

165. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kurallar Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 7., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

13. (60) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

166. Dava dilekçesinde özetle; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibinden bisiklet alımı, dağıtımı ve

kullandırılmasına ilişkin hiçbir ölçüt getirilmeksizin tüm yetkinin Türkiye

Halk Sağlığı Kurumuna bırakılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığı, konuyla

ilgili temel ilkeler belirlenmeden yürütme organına sınırsız bir düzenleme

yetkisi tanınmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, bisiklet

alımı, dağıtımı ve denetimi gibi konularda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 2886

sayılı Devlet İhale Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı

Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’nın devre dışı bırakıldığı belirtilerek

kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 160. ve 161. maddelerine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

167. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (60) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden Toplumda Fiziksel Aktivitenin Artırılması Projesi kapsamında, bisiklet alımı ve dağıtımı yapılacağı belirtildikten sonra dava konusu ikinci cümlesinde; bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının yetkili olduğu ifade edilmiştir.

168. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

169. Dava konusu kural; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir.

170. Fiziksel aktivite yetersizliği ve obezite ile mücadele gibi sağlıklı hayata yönelik program ve eylem plan­larının geliştirilmesi ve uygulamada etkinliğin artırılması Onuncu Kalkınma Planı hedefleri arasında sayılmıştır. Dava konusu kuralla da Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden Toplumda Fiziksel Aktivitenin Arttırılması Projesi kapsamında bisiklet alımı, dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı yetkili kılınmıştır.

171. Açıklamada bütçe ödeneklerinin hangi faaliyet kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bisiklet alımı, dağıtımı ve kullandırılmasına ilişkin sınırsız bir yetki verildiği söylenemez. Belirtilen çerçeve içinde bisikletlerin alımı, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımı, şartları, kapsamı, kullandırılması ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

172. Diğer taraftan dava konusu kuralda, bisiklet alımı, dağıtımı ve denetiminin 4734, 2886, 5018, 6085 sayılı Kanunlara tabi olmadığına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-06.1 tertibi ile döner sermaye bütçesinden bisiklet alımı için yapılacak harcamanın anılan Kanunlardan müstesna tutulması söz konusu değildir.

173. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

14. (61) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamadaki “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” İbaresinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

174. Dava dilekçesinde özetle; diş fırçası ve diş macunu alımına, bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin hiçbir ölçüt getirilmeksizin tüm yetkinin Türkiye Halk Sağlığı Kurumuna bırakılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığı, konuyla ilgili çerçeve çizilmeden yürütme organına sınırsız bir düzenleme yetkisi tanınmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 4734, 2886, 5018 ve 6085 sayılı Kanunlar ile 663 sayılı KHK’nın 2016 yılı için devre dışı bırakıldığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

175. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

176. Kanun’un eki E-Cetveli’nin dava konusu kuralın da yer aldığı

(61) numaralı açıklamasında, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin

geliştirilmesi ve sürdürülmesi kapsamında diş fırçası ve diş macununun alımı

için Türkiye Halk Sağlığı Kurumu bütçesinin 15.76.00.04-01.3.9.00-1-03.2

tertibi ile döner sermaye bütçesine, bu amaçla konulan ödeneklerin

harcanmasına, diş fırçası ve diş macununun bedeli karşılığında veya bedelsiz

olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı

Kurumu Başkanlığı yetkili olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kural, açıklamada

yer alan “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul

ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibaresidir.

177. Bir önceki başlık altında, Kanun’un eki E-Cetvelinin (60) numaralı açıklamasının ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

178. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

15. (66) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

179. Dava konusu kuralda, Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sınırlamaya tabi olmaksızın zorunlu hâllerde belediyelere yardım amacıyla kullanmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilmiştir.

180. 5779 sayılı Kanun, il özel idareleri ve belediyelere genel

bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak paylara ilişkin

usul ve esasları düzenlemektedir. Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında, il özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergi gelirleri

tahsilatı toplamı üzerinden pay verileceği; (2) numaralı fıkrasında, genel

bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının yüzde 1,50’sinin büyükşehir

dışındaki belediyelere, yüzde 4,50’sinin büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine

ve yüzde 0,5’inin il özel idarelerine ayrılacağı; 4760 sayılı Özel Tüketim

Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listede yer alan mallardan tahsil edilen özel

tüketim vergisi hariç olmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan

genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının %6’sı ile genel bütçe vergi

gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine

ayrılan payların yüzde 30’unun büyükşehir belediye payı olarak ayrılacağı; (4)

numaralı fıkrasında da Bakanlar Kurulunun bu maddede belirtilen oranları iki

katına kadar artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkili olduğu

belirtilmiştir.

181. Kanun’un “Denkleştirme Ödeneği” başlıklı 6. maddesinin

(1) numaralı fıkrasında, kesinleşmiş en son genel bütçe vergi gelirleri

tahsilatı toplamının binde birinin Maliye Bakanlığı bütçesine nüfusu 10.000’e

kadar olan belediyeler için kullanılmak üzere denkleştirme ödeneği olarak

konulacağı, Maliye Bakanlığının bu ödeneği, mart ve temmuz aylarında iki eşit

taksit hâlinde dağıtılmak üzere İlbank A.Ş. hesabına aktaracağı, İlbank A.Ş.

hesabına aktarılan ödeneğin yüzde 65’ini eşit şekilde, yüzde 35’ini ise nüfus

esasına göre dağıtacağı ifade edildikten sonra (2) numaralı fıkrasında -bu

Kanun’da ayrılması öngörülen paylar ile birinci fıkrada belirtilen ödenek

dışında- mahallî idarelere yardım amacıyla bakanlıklar ile bağlı ve ilgili

kurum ve kuruluşların bütçelerine pay, fon veya özel hesap gibi adlarla başka

bir ödenek konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

182. Dava konusu kuralda ise Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sınırlamaya tabi olmaksızın zorunlu hâllerde belediyelere yardım amacıyla kullanmaya maliye bakanının yetkili olduğu belirtilmiştir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

183. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla maliye bakanına bütçeden istediği kadar kaynağı istediği belediyeye aktarma yetkisi tanındığı, kuralda yer alan ödeneğin bir nevi örtülü ödeneğe dönüştüğü, 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının 2016 yılı bütçe döneminde uygulanamaz hâle geldiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

184. Kanun’un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine ilişkin gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

185. 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanun’da ayrılması öngörülen vergi payları ile maddenin (1) numaralı fıkrasında belirtilen ödenek dışında (denkleştirme ödeneği), mahallî idarelere yardım amacıyla bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşların bütçelerine pay, fon veya özel hesap gibi adlarla başka bir ödenek konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

186. Dava konusu kuralda ise Maliye Bakanlığı bütçesinin

12.01.31.00-01.1.2.76-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin 5779 sayılı 6.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan sınırlamaya tabi olmaksızın zorunlu

hâllerde belediyelere yardım amacıyla kullanmaya maliye bakanı yetkili

kılınarak 5779 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralı fıkrası uygulanamaz

hale getirilmektedir. Dava konusu kuralla kısmen veya tamamen uygulanamayacak

hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması ise bu kanunlarda o

yıl için değişiklik yapılması anlamına gelmektedir. Bu itibarla dava konusu

kural, bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açık veya zımnen

değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

187. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

16. (69) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…özel hesaba aktarılır.” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

188. Dava dilekçesinde özetle; bütçe tertibinde yer alan ödeneğin

özel hesaba aktarılmasının harcamaların temel mevzuat hükümlerine aykırı olarak

keyfî şekilde yapılmasına sebebiyet verdiği, özel hesap uygulamasının başka

amaçlara hizmet ettiği, özel hesaptan yapılacak harcamaların denetimi konusunda

belirsizlik bulunduğu, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında KHK’da

Başbakanlığın bu tür ödenekleri özel hesaba aktarma yaparak harcayabileceğine

yönelik düzenleme bulunmadığı, kanun koyucunun temel ilkeleri koymadan,

çerçeveyi çizmeden yürütme organına düzenleme yapma yetkisi tanımasının yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7.,

87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

189. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

190. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (69) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde, Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin Başbakanlık bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılacağı belirtilmiş; üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esasların başbakanın onayı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılır.” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

191. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı açıklamasının birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

192. Dava konusu kurallar, doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle kuralların bütçenin uygulanması kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

193. Açıklamada, bütçe ödeneğinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağı açık bir şekilde belirlenmiştir. Söz konusu ödenekte yer alan tutarların kullanımına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda başbakanın yetkili kılınması, ödeneklerin başka bir amaçla kullanılması anlamına gelmeyeceği gibi açıklamada belirtilen sınırlar içinde başbakana düzenleme yetkisi verilmesi yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

194. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

17. (69) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

195. Dava dilekçesinde özetle, Başbakanlığın 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki idareler arasında sayıldığı, Başbakanlığa tahsis edilen kaynakların mali yönetim ve kontrolünün 5018 sayılı Kanun’a, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kanun’a tabi olduğu; dava konusu kuralla özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutulmasının bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87. 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

196. Dava konusu kuralda, Başbakanlık bütçesinde 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 07.00.00.02-01.1.1.00-1-05.2 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin özel hesaba aktarıldıktan sonra, bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

197. Kanun’un eki E-Cetveli’,nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

198. Başbakanlık, 5018 sayılı Kanun’a ek (1) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla faaliyetlerini yukarıda sayılan 4734 ve 5018 sayılı Kanun kapsamında ifa etmekle yükümlüdür. Dava konusu kuralda ise Başbakanlık bütçesinden 100. yıl anma etkinlikleri kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla yapılacak harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2016 yılı için uygulanamaz hale getirilmektedir.

199. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

18. (75) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Üçüncü Paragrafındaki “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” İbarelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

200. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarla bütçe

tertibinde yer alan ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi

dışına çıkarıldığı, bu durumun bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap

verebilir olmasını önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda

keyfîliğe sebebiyet verdiği, vali tarafından kamu kurum ve kuruluşları, il özel

idareleri, belediyeler, meslek odaları ve üniversitelere kullandırılacak

ödeneklerin 5302 sayılı Kanun gereğince ilgisine göre il özel idaresi veya

yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı hesaplarına aktarılması ve bu

hesaplar aracılığıyla kullandırılması gerektiği, özel hesaptan yapılacak

harcamaların denetimi konusunda belirsizlik bulunduğu, 633 sayılı Aile ve

Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’da Aile ve

Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinde yer alan ödeneklerin Yaşlı Destek

Programı (YADES) veya Erişilebilirlik Destek Projesi (ERDEP) kapsamında

kullanılmak üzere valilikler adına açılacak özel hesaba aktarılabileceğine

ilişkin düzenleme bulunmadığı, kanun koyucunun temel ilkeleri koymadan,

çerçeveyi çizmeden özel hesaba aktarılan tutarların kullanımına ilişkin usul ve

esasları belirleme yetkisini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına

bırakmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların

Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

201. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 160. maddesi yönünden de incelenmiştir.

202. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (75) numaralı açıklamasının

birinci paragrafında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinin

24.01.33.00-10.1.2.00-1-07.1 tertibinde yer alan ödeneğin, kamu kurum ve

kuruluşlarının, açık alan bileşenlerinden ve binalardan oluşan “pilot

alanlar” için hazırlanacak projeleri, bilimsel ölçütlere ve Türk

Standartları Enstitüsü standartlarına uygun biçimde, teknik bilgi desteği ile

uygulamaya geçirmeleri, daha sonra bu proje çalışmasında edindikleri deneyimleri

kent geneline yaygınlaştırmaları amacıyla ERDEP’in yürütülmesi,

değerlendirilmesi, izlenmesi ve tanıtımına yönelik faaliyetler için

kullandırılacağı belirtilmiş; ikinci paragrafında, 24.01.33.00-10.2.0.00-1-07.1

tertibinde yer alan ödeneğin; Türkiye’de ikamet eden ve hizmete ihtiyaç

duyan 65 yaş üstü yaşlıların korunması ve desteklenmesi ile biyo-psiko sosyal

bakıma ihtiyacı olanların yaşadıkları mekânlarda gerekli olan bakımlarının

yapılarak yaşamlarının kolaylaştırılmasını amaçlayan YADES için Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde

büyükşehir belediyelerinin program amaçlarına uygun olarak hazırlayacakları

projeler için kullandırılacağı ifade edilmiş; üçüncü paragrafında da

YADES ve ERDEP kapsamında valilikler tarafından Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanlığına teklif edilen ve anılan Bakanlık tarafından uygun bulunan

projelerden, valinin yetki ve sorumluluğunda gerçekleştirilmesi uygun

görülenlerin bedellerinin münhasıran proje ile ilgili harcamalarda kullanılmak

üzere söz konusu ödenekten “ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba

aktarılacağı”ve proje amaçlarına uygun olarak vali tarafından kamu kurum ve

kuruluşları, il özel idareleri, belediyeler, meslek odaları ve üniversitelere “Aile

ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar

çerçevesinde” kullandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Dava konusu

kurallar, açıklamanın üçüncü paragrafında yer alan “…ilde valilik adına

açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ile “…Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar

çerçevesinde…” ibareleridir.

203. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

204. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kurallar, bütçeyle ilgili kurallar kapsamında bulunmaktadır.

205. Yaşlıların kendi çevrelerinden uzaklaş­madan evlerinde bakımını sağlamaya yöne­lik hizmetlerin çeşitlendirilerek yaygınlaştırı­lması ve yaşlılara yönelik kurumsal bakım hizmetlerinin sayı ve niteliğinin artırılması ile engellilere yönelik eğitim, istihdam ve bakım hizmetlerinin etkinliği ve deneti­minin artırılması, Onuncu Kalkınma Planı hedefleri arasında sayılmıştır. Dava konusu kuralların YADES ve ERDEP’in daha etkin ve hızlı uygulanabilmesi, karar alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek için yapıldığı anlaşılmaktadır.

206. Bütçe kanunu ile YADES ve ERDEP kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinde yer almaktadır. Söz konusu ödeneğin çerçevesi çizilmiş, kullanacak kuruluşlar belirlenmiş, ödeneklerin harcanması sürecinde yer alacak kurumlar ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu ödeneklerden yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

207. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

19. (79) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

208. Dava dilekçesinde özetle, bütçe tertibinde yer alan

ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi dışına çıkarıldığı,

bu durumun bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını

önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet

verdiği, kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak

kazanan projelerine yapılan kaynak transferinin idarelerin bütçelerine gelir

kaydedilmeksizin özel hesapta izlenmesinin yanlış raporlama yapılmasına

sebebiyet verebileceği, 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu

ve Görevleri Hakkında Kanun’da, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin

kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis

edilen kaynakların, proje yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir

kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izleneceğine veya söz konusu projeler

için bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman tutarının bu amaçla

idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik kodlarını içeren tertiplerde yer

alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle söz konusu projeler için açılan

özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü idarelerin yetkili olduğuna ilişkin bir

düzenleme bulunmadığı, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında KHK ile 641 sayılı KHK’da, özel hesapların işleyişi ve muhasebeleştirilmesi

ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik olarak

Maliye Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığına herhangi bir yetki verilmediği, bu

yetkinin ilgili Bakanlıklara verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu

doğurduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7., 87., 88., 89., 124. ve 161.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

209. Dava konusu kuralda 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının

Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince, merkezî yönetim

kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak

kazanan projelerine tahsis edilen kaynakların proje yürütücüsü idarelerin

bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izleneceği, söz

konusu projelerde kullanılmak üzere merkezî yönetim kapsamındaki kamu

idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarının bütçe ve bütçe dışı

imkânlardan karşılanacağı, bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman

tutarının, bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) ve (07) ekonomik kodlarını

içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden tahakkuka bağlamak suretiyle söz

konusu projeler için açılan özel hesaplara ödemeye proje yürütücüsü idarelerin

yetkili olduğu, kalkınma ajansı ve yararlanıcı kamu idaresi tarafından projeye

tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve proje süresiyle

sınırlı olmak üzere sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esasları

düzenleyen 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri

çerçevesinde personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve

muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların Kalkınma

Bakanlığı tarafından tespit edileceği hüküm altına alınmaktadır.

210. Kalkınma ajansları; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum

kuruluşları arasındaki iş birliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin

kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle ulusal

kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak

bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası

ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak üzere kurulmuş tüzel

kişiliklerdir. Ajansların görevlerinden birisi de bölge plan ve programlarının

uygulanmasını sağlayıcı faaliyet ve projelere destek olmaktır. Bu kapsamda

ajanslar, kendilerine tahsis edilen kaynakları bölge plan ve programlarına

uygun olarak kullanma veya kullandırma yetkisine sahiptir.

211. Dava konusu kuralda da merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin kalkınma ajansları tarafından desteklenmeye hak kazanan projelerine tahsis edilen kaynakların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Kurala göre proje için kalkınma ajansı tarafından tahsis edilen kaynaklar, proje yürütücüsü idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenecektir. Böylece ajans tarafından kamu idaresine tahsis edilen kaynakların başka iş ve projelerde kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

212. Kuralda, söz konusu projelerde kullanılmak üzere merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerince taahhüt edilecek eş finansman tutarının bütçe ve bütçe dışı imkânlardan karşılanması, bütçe dışı imkânlarla karşılanamayan eş finansman tutarının da bu amaçla idarelerin bütçelerinde (06) (sermaye giderleri) ve (07) (sermaye transferleri) ekonomik kodlarını içeren tertiplerde yer alan ödeneklerden karşılanması ve bu ödeneklerin özel hesaba aktarılmak suretiyle kullanılması öngörülmüştür. Bu bakımdan dava konusu kural; bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.

213. Dava konusu kuralda, bütçe ödeneklerinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden projeye tahsis edilen kaynakların kullanımı, proje kapsamında ve proje süresiyle sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılması, özel hesabın işleyişi ve muhasebeleştirilmesi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda kalkınma bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

214. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

20. (82) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci Cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” İbaresi ile Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

215. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarla bütçe

tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarılmak suretiyle bütçe sistemi

dışına çıkarıldığı, bu durumun harcamalarda keyfîliğe sebebiyet verdiği, bütçe

uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını önlediği, özel hesapların

denetimi konusunda belirsizlik bulunduğu, kanunla temel ilkeleri koymadan,

çerçeveyi çizmeden özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,

muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi

konusunda Maliye ve Avrupa Birliği Bakanlıklarının yetkili kılınmasının yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7.,

87., 88., 89., 124., 160., ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

216. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (82) numaralı açıklamasının

birinci cümlesinde Avrupa Birliği Bakanlığının Avrupa Birliği İletişim

Stratejisi çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için

yeterli süresi bulunmayan faaliyetlerine ilişkin giderlerinin karşılanması

amacıyla 25.00.00.02-01.1.9.00-1-03.6 tertibine bütçe ile tahsis edilen

ödenekten bakan tarafından belirlenecek olan tutarın Avrupa Birliği Bakanlığı

bütçesine gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılacağı

belirtilmiş; üçüncü cümlesinde de özel hesaba aktarılan tutarların harcanması,

muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların Avrupa Birliği

Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirleneceği hüküm altına

alınmıştır. Dava konusu kurallar, açıklamanın birinci cümlesinde yer alan

“… özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile üçüncü cümlesidir.

217. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine ilişkin gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

218. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle kuralların bütçeyle ilgili hükümler kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

219. Avrupa Birliği İletişim Stratejisi, Türkiye’nin AB üyelik

sürecine hem iç hem dış desteğin artırılması ve sürece ivme kazandırılması

amacıyla hazırlanmıştır. Strateji’nin yurt içi iletişim boyutu halkın AB’ye

katılım sürecine olan inancını güçlendirmeyi ve reformlara desteğini artırmayı

hedeflemekte; yurt dışı boyutu ise AB ile Türkiye arasındaki karşılıklı güveni

yeniden oluşturmayı ve AB sürecindeki kararlılığı ön plana çıkarmayı

amaçlamaktadır. Dava konusu kuralların Avrupa Birliği İletişim Stratejisi

çerçevesinde, gerçekleşmesi önceden öngörülemeyen ve hazırlık için yeterli

süresi bulunmayan faaliyetlerinin daha etkin ve hızlı uygulanabilmesi, karar

alma süreçlerinin daha da işlerlik kazanabilmesi ile kamu kaynaklarının etkili

ve ekonomik bir şekilde amaçları doğrultusunda harcanabilmesini temin etmek

için kamu yararı amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır.

220. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (82) numaralı açıklamasında, Avrupa Birliği İletişim Stratejisi kapsamında kullanılması öngörülen ödeneklerin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Avrupa Birliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

221. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

21. (82) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

222. Dava dilekçesinde özetle; Avrupa Birliği Bakanlığının 5018

sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvel’de merkezî yönetim kapsamındaki kamu

idareleri arasında sayıldığından 4734 ve 5018 sayılı Kanunlara tabi olduğu, 634

sayılı Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’da,

Bakanlığa bütçe kanunları ile tahsis edilen ödenekleri özel hesaba aktarma

yaparak 5018 ve 4734 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın harcayabileceğine

yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu kuralla özel

hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna

tutulmasının bütçe uygulamalarının saydam, açık ve hesap verebilir olmasını

önlediği, bütçe disiplininin bozulmasına ve harcamalarda keyfîliğe sebebiyet

verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 87. 88., 89. ve 161. maddelerine

aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

223. Dava konusu kuralda, Avrupa Birliği Bakanlığı bütçesinin 25.00.00.02-01.1.9.00-1-03.6 tertibinde yer alan ödeneğin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

224. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

225. Avrupa Birliği Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla, faaliyetlerini 4734 ve 5018 sayılı Kanun kapsamında ifa etmekle yükümlüdür. Dava konusu kuralda ise Bakanlığın 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki E-Cetveli’nin (82) numaralı açıklaması uyarınca özel hesaba aktarılan ödenekten yapacağı harcamalar, yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2016 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.

226. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

22. (84) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

227. Dava dilekçesinde özetle; 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’da

Başbakanlığa, sosyal yardım ve hizmetlerin yerine getirilmesine ilişkin bir

görev verilmediği, bu nedenle dava konusu kuralla Başbakanlık bütçesine “Sınıflandırmaya

girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri-Acil Destek Giderleri-Cari

Transferler-Hazine Yardımları” tertibi adı altında ödenek konulmasının

anayasal açıdan mümkün olmadığı, bu tertipteki ödeneğin kullanımına yönelik

olarak temel ilkeler belirlenmeden ve çerçeve çizilmeden usul ve esasları

belirleme yetkisinin Başbakanlığa verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu

doğurduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 124. ve 161.

maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

228. Dava konusu kuralda, Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esasların Başbakanlıkça tespit edilmesi öngörülmüştür.

229. Dava konusu kural, doğrudan mali nitelikte olmayıp kanun konusu olabilecek bir hüküm öngörmemektedir. Kuralda, yeni bir ödenek ihdas edilmediği gibi başka kanun hükümlerinin değiştirilmesi de söz konusu değildir. Kuralda, Başbakanlık bütçesinin 07.01.00.37-10.9.9.61-1-05.2 tertibinde yer alan ödeneğin kullanımına ilişkin usul ve esasların hangi kurum tarafından belirleneceği düzenlenmektedir. Bu bakımdan dava konusu kural, bütçenin uygulanması ile ilgili açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.

230. Dava konusu kuralda, Başbakanlık tarafından belirlenecek

usul ve esaslara göre kullanılması öngörülen ödenekler, Başbakanlık bütçesinde

yer almaktadır. İlgili bütçe tertibine “Sınıflandırmaya girmeyen sosyal

güvenlik ve sosyal yardım hizmetleri-Acil Destek Giderleri-Cari

Transferler-Hazine Yardımları” adı altında 101.344.000.TL ödenek konmuştur.

Buna göre söz konusu tertipte yer alan ödenek, analitik bütçe sınıflandırmasına

göre sınıflandırmaya girmeyen sosyal güvenlik ve sosyal yarım hizmetleri

kapsamında acil desteğe ihtiyaç bulunan hâllerde hazine yardımı şeklinde

kullanılabilecektir. Belirtilen sınıflandırma esas alınmak suretiyle ödeneğin

kullanımına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Başbakanlığın

yetkili kılınması, yasama yetkisinin devri sonucunu da doğurmamaktadır.

231. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

23. (87) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın Birinci ve Üçüncü Cümlelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin İncelenmesi

232. Dava dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kanun’da bütçe dışı her

türlü özel hesap uygulamasına son verildiği, dava konusu kuralla bütçe

ödeneklerinin özel hesaba aktarılmak suretiyle mevcut mali yönetim ve denetim

sisteminin dışına çıkarılmak istendiği, dava konusu kurallar uyarınca özel

hesaba aktarılan bütçe ödeneklerinin harcanması, muhasebeleştirilmesi ve

denetlenmesine yönelik olarak hiçbir çerçeve çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı

olmaksızın özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve

denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin Türk Tarih

Kurumunun teklifi üzerine ilgili bakanın onayına bırakılmasının yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, 664 sayılı Atatürk Kültür Dil ve Tarih

Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’da bütçe kanunları ile tahsis

edilen ödeneklerin özel hesaba aktarılarak harcanabileceğine yönelik herhangi

bir düzenlemeye yer verilmediği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87.,

88., 89., 124., 160., ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

233. Dava konusu kurallarda, Türk Tarih Kurumu bütçesinde yakın dönem tarih araştırmaları kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 40.06.00.36-08.2.0.07-2-05.3 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin Kurum bütçesine gider kaydedilmesi ve özel hesaba aktarılarak kullanılması, özel hesaba aktarılan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların Türk Tarih Kurumunun teklifi üzerine ilgili bakanın onayı ile belirlenmesi öngörülmektedir.

234. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresi ile ikinci cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir.

235. Dava konusu kurallar; doğrudan mali nitelikteki hükümler olmayıp kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir.

236. Yakın dönem tarih araştırmaları kapsamında kullanılması öngörülen ödenekler, Türk Tarih Kurumu bütçesinde yer almaktadır. Açıklamada, bütçe ödeneğinin hangi faaliyetler kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir şekilde belirlendiğinden bu ödenekte yer alan tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Türk Tarih Kurumu ile ilgili bakanın yetkili kılınması yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

237. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7., 160. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

24. (87) Numaralı Sırasındaki Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

238. Dava dilekçesinde özetle; Türk Tarih Kurumu Başkanlığının 5018 sayılı Kanun’a ekli (II) sayılı Cetvel’de yer alan merkezî yönetim kapsamındaki kamu idaresi olduğundan 4734 ve 5018 sayılı Kanun’a tabi olduğu, 664 sayılı KHK’da Türk Tarih Kurumuna tahsis edilen ödeneklerin 4734 ve 5018 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın harcanabileceğine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu kural uyarınca özel hesaptan yapılacak harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanun’dan müstesna tutulmasının Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

239. Dava konusu kuralda, Türk Tarih Kurumu bütçesinde yakın dönem tarih araştırmaları kapsamında çalışmalar yapmak maksadıyla 40.06.00.36-08.2.0.07-2-05.3 tertibinde tefrik edilen ödeneklerin özel hesaba aktarıldıktan sonra bu hesaptan yapılan harcamaların 4734 ve 5018 sayılı Kanun’dan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

240. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

241. Türk Tarih Kurumu, 5018 sayılı Kanun’a ek (II) sayılı Cetvel’de, özel bütçeli idareler arasında sayıldığından 4734 ve 5018 sayılı Kanun hükümlerine tabidir. Dava konusu kuralda ise Türk Tarih Kurumunun yakın dönem tarih araştırmaları kapsamında yapacağı harcamalar yukarıda anılan 4734 ve 5018 sayılı Kanunlardan müstesna tutularak bu Kanunlar 2016 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir.

242. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

25. (90) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

243. Dava dilekçesinde özetle; İçişleri Bakanlığı bütçesinin

10.01.00.62-01.1.1.43-1-03.6 tertibinde yer alan ödeneğin hangi işlemler için

kullanılacağının yürürlükteki kanunlarla belirlenmesi gerektiği, 3152 sayılı

Kanun’da İçişleri Bakanlığına Kanun’un 28/A maddesi kapsamında

gerçekleştirilecek temsil, tören, ilin tanıtımı ve protokol hizmetleri için

yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmediği,

3152 sayılı Kanun gereğince temsil, tören, ilin tanıtımı ve protokol hizmetleri

kapsamında yapılacak harcamalara yönelik olarak hiçbir çerçeve çizilmeksizin,

esaslar belirlenmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın usul ve esasları

belirleme konusunda İçişleri Bakanlığının yetkili kılınmasının yasama

yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, ödenekten yapılacak harcamaların

denetimi konusunda belirsizlik bulunduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7.,

87., 88., 89., 124. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

244. Dava konusu kuralda, İçişleri Bakanlığı bütçesinin 10.01.00.62-01.1.1.43-1-03.6 tertibinde yer alan ödenekten 3152 sayılı Kanunun 28/A maddesi gereğince temsil, tören, ilin tanıtımı ve protokol hizmetleri kapsamında yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye içişleri bakanının yetkili olduğu belirtilmiştir.

245. Dava konusu kural, doğrudan mali nitelikte hüküm olmayıp olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta ve sadece bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikteki hükümleri ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kuralın bütçeyle ilgili hüküm kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

246. İçişleri Bakanlığının kuruluşu, teşkilatı ve görevlerini

düzenleyen 3152 sayılı Kanun’un 28/A maddesinde, büyükşehir belediyelerinin

bulunduğu illerde kurulması öngörülen Yatırım İzleme ve Koordinasyon

Başkanlıklarının çalışma usul ve esasları ile görev ve yetkileri

düzenlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasında, ilin tanıtımı, gerektiğinde

merkezî idarenin taşrada yapacağı yatırımların yapılması ve koordine edilmesi,

temsil, tören, ödüllendirme ve protokol hizmetlerinin yürütülmesi görevi

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına verilmiştir. Dava konusu kuralda

da İçişleri Bakanlığı bütçesinin 10.01.00.62-01.1.1.43-1-03.6 tertibinde yer

alan ödenekten 3152 sayılı Kanun’un 28/A maddesi gereğince temsil, tören, ilin

tanıtımı ve protokol hizmetleri kapsamında harcama yapılması öngörülerek

yapılacak olan harcamaya ilişkin genel çerçeve çizilmiş; sınırlar belirlenmiştir.

Bu çerçeve içinde yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi

konusunda içişleri bakanının yetkili kılınması yasama yetkisinin devri sonucunu

doğurmamaktadır.

247. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 124. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

26. (94) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İkinci Cümlesinin İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

248. Dava dilekçesinde özetle; Gençlik ve Spor Bakanlığının 5018 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı Cetvel’de yer alan merkezî yönetim kapsamındaki kamu idaresi olduğu, 638 sayılı Gençlik ve Spor Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’da gençlerin bilgiye erişim projesi kapsamında internet erişimi sağlamak amacıyla yapılacak mal ve hizmet alımlarının 4734 sayılı Kanun’dan muaf tutulacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

249. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (94) numaralı açıklamasının birinci fıkrasında, Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinin 29.01.30.00-08.1.0.12-1-03.5 tertibinde yer alan ödeneğin gençlerin bilgiye erişim projesi kapsamında gençlere internet erişimi sağlamak amacıyla kullanılacağı belirtilmiş; dava konusu ikinci fıkrasında da bu kapsamda yapılacak harcamaların 4734 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmadan da yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

250. Kanun’un eki E-Cetveli’nin (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine yönelik gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.

251. Gençlik ve Spor Bakanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı

Cetvel’de genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından 4734

sayılı Kanun’a tabidir. Dava konusu kuralda ise gençlerin bilgiye erişim

projesi kapsamında yapılacak mal ve hizmet alımlarının 4734 sayılı Kanun

hükümlerine tabi olmadan da yapılabileceği hüküm altına alınarak 4734 sayılı

Kanun 2016 yılı için uygulanamaz hâle getirilmektedir. Dava konusu kuralla

kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına

olanak tanınması ise 4734 sayılı Kanun’da değişiklik yapılması anlamına

gelmektedir. Bu itibarla kural, bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin

açık veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

252. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kural Anayasa’nın 161. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 87., 88. ve 89. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

27. (94) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamasının Üçüncü ve Dördüncü Cümlelerinin İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

253. Dava dilekçesinde özetle; kurumsal ödenek aktarmalarının

ancak kanunla yapılabileceği, dava konusu kuralla Gençlik ve Spor Bakanlığına

ödenek aktarma yetkisi verilmesinin bütçe ödeneklerinin idari tasarrufla

değiştirilmesine sebebiyet vereceği, gençlere internet erişimi sağlamak

amacıyla konulan ödeneğin kullanımına yönelik olarak hiçbir çerçeve

çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın Maliye Bakanlığı, Ulaştırma,

Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığına düzenleme

yetkisi tanınmasının yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu, bütçe

tertibinde yer alan ödeneğin bütçe sistemi dışına çıkarılarak özel usullerle

harcanmasına olanak tanındığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 7., 87., 88.,

89., 124., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

254. Dava konusu kurallarda, gençlerin bilgiye erişim projesinin kapsamı, hizmetin ne şekilde sağlanacağı ve yürütüleceği, ödemelerin nasıl yapılacağı ve diğer tüm hususların Maliye Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak usul ve esaslarla belirlenmesi öngörülmüş, Gençlik ve Spor Bakanlığının bu amaçla kamu kurum ve kuruluşlarına ödenek/kaynak aktarabileceği hüküm altına alınmıştır.

255. Dava konusu kurallar, olağan kanun konusu olabilecek bir

kuralı kapsamamakta, bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı

ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Kanun’un eki E-Cetveli’nin

(90) numaralı açıklamasının birinci cümlesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı

bütçesinin 29.01.30.00-08.1.0.12-1-03.5 tertibinde yer alan ödeneğin, gençlerin

bilgiye erişim projesi kapsamında gençlere internet erişimi sağlamak amacıyla

kullanılması öngörülerek ödeneğin kullanımına ilişkin genel çerçeve çizilmiş;

sınırlar belirlenmiştir. Bu çerçeve içinde, proje kapsamında hizmetin ne

şekilde sağlanacağı ve yürütüleceği, ödemelerin nasıl yapılacağı ve diğer tüm

hususların belirlenmesi konusunda Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme ile

Gençlik ve Spor Bakanlıklarına yetki verilmesi, yasama yetkisinin devri

sonucunu doğurmamaktadır.

256. Kamu kurumlarınca ihtiyaç duyulan bazı hizmetler başka bir kamu kurumunun ana hizmeti kapsamında bulunabilmektedir. Kamu kurumları bu hizmetleri kendileri yapmak yerine ilgili kamu kurumunun uzmanlık ve tecrübelerinden istifade edecek şekilde bu idarelere yaptırabilmektedir. Bu kapsamda, Gençlik ve Spor Bakanlığı da gençlerin bilgiye erişim projesi kapsamında gençlere internet erişimi sağlamak amacıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarından hizmet satın alabilir. Dava konusu kuralla Gençlik ve Spor Bakanlığına, gençlere internet erişimi projesi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlardan alacağı hizmetin karşılığı olarak bu kurum ve kuruluşlara ödenek/kaynak aktarma yetkisi tanınmaktadır.

257. Gençlik ve Spor Bakanlığına tanınan ödenek aktarma yetkisi, esas itibarıyla diğer kurumlardan alınan hizmetin karşılığı olan bedelin ödenek aktarma usulüyle ödenmesinden ibarettir. Gençlerin bilgiye erişim projesi kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesine konulan ödenek, her hâlükârda konuluş amacı doğrultusunda kullanılacaktır. Dolayısıyla Gençlik ve Spor Bakanlığına gençlere internet erişimi projesi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlardan alacağı hizmetin karşılığı olarak bu kurum ve kuruluşlara ödenek/kaynak aktarma yetkisi veren kural; bütçe ödeneklerinin kullanılmasına yönelik olup bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir.

258. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların 87., 88., 89, 124. ve 163. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

28. (95) Numaralı Sırasında Yer Alan Açıklamanın İncelenmesi

a. Anlam ve Kapsam

259. Dava konusu kuralda, emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi

fabrika binası yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinde yıl içinde açılacak tertiplerde

yer alacak ödeneği (Yatırım Programı ile ilişkilendirilmeksizin), 3152 sayılı

Kanun’un 28/A maddesi kapsamında İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarmaya veya

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6. maddesi kapsamında İl Özel İdarelerine

ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında Organize Sanayi

Bölgesi (OSB) tüzel kişiliğine tahakkuk ettirilmek suretiyle kullandırmaya,

tefrik edilen ödenekle sınırlı olmak üzere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı

yetkili kılınmış, söz konusu tertiplerde yer alacak ödeneklerin

kullandırılması, verilecek desteğin kapsamı ve şartları, fabrika binası

yapılacak taşınmazların ne suretle temin edileceği, kiralama şartları ve süresi

ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların Yüksek Planlama Kurulu kararıyla

belirlenmesi öngörülmüştür.

260. 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’nın 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde; kalkınma planları ve yıllık programlardaki ilke, hedef ve politikalar doğrultusunda sanayi politika ve stratejilerini, sanayi ürünlerine yönelik idari ve teknik düzenlemeleri hazırlamak ve uygulanmasını sağlamak, sanayi işletmelerinin sicilini tutmak, sanayi istatistikleri ve analizleri üretmek Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır.

261. Yatırımcılara uygun nitelikte yatırım yeri tahsisi yapabilmek

için yeterli arsa üretimi sağlanması, Hazine arazileri başta olmak üzere

yatırıma elverişli arazilerin tahsis süreçlerinin et­kinleştirilmesi onuncu

kalkınma planının hedefleri arasında sayılmıştır. Emek yoğun sektörlerde

anahtar teslimi fabrika binası yapımı projesi de 64. Hükûmetin 2016 yılı eylem

planında da yer almıştır. Proje, emek yoğun sektörlerdeki yatırımcıların ilk yatırım

(arazi ve inşaat) maliyetlerini azaltmak, yatırımcıların mevcut finansman

imkânlarını doğrudan üretime yönlendirmek ve ülke genelinde istihdam artışı

sağlamayı hedeflemektedir. Projenin, Ekonomi Bakanlığı sorumluluğunda Bilim,

Sanayi ve Teknoloji, Kalkınma, Maliye Bakanlıkları ile Hazine Müsteşarlığı ve

ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) iş birliğinde yürütülmesi

öngörülmüştür.

262. 3152 sayılı Kanun’un 28/A maddesinde, bakanlıklar ve diğer

merkezî idare kuruluşlarının, illerde yapacakları her türlü yatırım, yapım,

bakım, onarım ve yardım işlerini Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı

aracılığıyla yapabilecekleri belirtilmiş, 5302 sayılı Kanun’un 6. maddesinin

ikinci fıkrasında Bakanlıklar ve diğer merkezî idare kuruluşları; yapım, bakım

ve onarım işleri, devlet ve il yolları, içme suyu, sulama suyu, kanalizasyon,

enerji nakil hattı, sağlık, eğitim, kültür, turizm, çevre, imar, bayındırlık,

iskân, gençlik ve spor gibi hizmetlere ilişkin yatırımlar ile bakanlıklar ve diğer

merkezî idare kuruluşlarının görev alanına giren diğer yatırımları, kendi

bütçelerinde bu hizmetler için ayrılan ödenekleri il özel idarelerine aktarmak

suretiyle gerçekleştirebilecekleri öngörülmüştür.

263. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 3.

maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine göre OSB; sanayinin uygun görülen

alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını

önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve

bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan

dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji

Bakanlığının belirlediği yerlerde kurulan, sınırları tasdik edilmiş arazi

parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli idari, sosyal ve

teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık

alanları, teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve

belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu

Kanun hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleridir. Bu

bölgelerde, arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve

kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatları

OSB tarafından verilmektedir.

b. İptal Talebinin Gerekçesi

264. Dava dilekçesinde özetle; kamu adına, kamu bütçesinden bir

harcama yapabilmek veya herhangi bir kamu gelirinden vazgeçmek ya da

karşılıksız kamu arazisi tahsis etmek için yasal dayanağa ihtiyaç bulunduğu,

emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası yapımı projesi

kapsamındaki giderlerin karşılanması ve sembolik bir kira bedeli karşılığında

yatırımcılara bedelsiz tahsis edilmesini öngören yasal bir düzenleme

bulunmadığı, Sanayi Bakanlığı bütçesinde yılı içinde yeni tertip açılmasını,

açılacak yeni tertibe ödenek tahsis edilmesini öngören bir mevzuatın

bulunmadığı, Yüksek Planlama Kuruluna kamu kaynağının kullanılmasına ilişkin

usul ve esasları belirleme konusunda yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri

sonucunu doğurduğu, Yüksek Planlama Kuruluna yasalarla verilmiş böyle bir

görevin de bulunmadığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ödenek aktarma yetkisi

tanınmasının bütçe hakkıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2.,

7., 87., 88., 89., 124., 161. ve 163. maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

265. 5018 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ilgili mevzuatına göre yılı içinde hizmetin gerektirdiği hâllerde Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde yeni tertipler, gelir kodları ve finansman kodları açılabileceği ifade edilmiştir.

266. Dava konusu kuralla emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi

fabrika binası yapımı projesi kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinde yıl içerisinde tertip açılması

ve tefrik edilen ödenekle sınırlı olarak bu ödeneğin proje kapsamında kullandırılmak

üzere İçişleri Bakanlığı bütçesine aktarmaya veya İl Özel İdarelerine ve

Organize Sanayi Bölgesi tüzel kişiliğine tahakkuk ettirilmek suretiyle

kullandırmaya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı yetkili kılınmıştır. Dava

konusu kural, olağan kanun konusu olabilecek bir kuralı kapsamamakta; bütçenin

uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte

hükümler ihtiva etmektedir. Anahtar teslimi fabrika binası yapımı projesi

kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla yıl içinde açılması öngörülen

bütçe tertibine konulacak ödenek, Maliye Bakanlığı yedek ödenek tertibinden

veya diğer bütçe tertiplerinden ödenek aktarma suretiyle karşılanacağından

ödenek üstü harcama yapılması da söz konusu değildir.

267. Dava konusu kuralda, yıl içinde açılacak bütçe tertibindeki

ödeneklerin hangi faaliyet kapsamında harcanacağına ilişkin sınırlar açık bir

şekilde belirlenmiştir. Söz konusu tertiplerde yer alacak ödeneklerin

kullandırılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Yüksek

Planlama Kurulunun yetkili kılınması, ödeneklerin başka bir amaçla kullanılması

anlamına gelmeyeceği gibi emek yoğun sektörlerde anahtar teslimi fabrika binası

yapımı projesiyle sınırlı olarak ilgili kuruluşlara verilecek desteğin kapsamı

ve şartları, fabrika binası yapılacak taşınmazların ne suretle temin edileceği,

kiralama şartları ve süresi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasların

belirlenmesine yönelik olarak ekonomik hayatla ilgili konularda yüksek

düzeyde kararlar almakla görevli olan Yüksek Planlama Kuruluna yetki verilmesi

yasama yetkisinin devri niteliği taşımamaktadır.

268. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89., 124. ve 163. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

D. 2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin

1. (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (13) ve (14) Numaralı Açıklamaları ile (15) Numaralı Açıklamasının (a) ve (b) Paragraflarının İncelenmesi

a. İptal Taleplerinin Gerekçesi

269. Dava dilekçesinde özetle; Cumhurbaşkanının görev ve

yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 104. maddesinde Cumhurbaşkanlığı bütçesinin

hazırlanması ve kullanımı ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı;

Cumhurbaşkanlığı bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve denetimi bakımından

diğer kurumlara göre bir ayrıcalığının bulunmadığı, 5018 sayılı Kanun’un 12.

maddesinde Cumhurbaşkanlığının genel bütçe kapsamındaki idareler arasında

sayıldığı, dolayısıyla Cumhurbaşkanlığına tahsis edilen kaynakların 5018 ve

4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kullanılması gerektiği, dava konusu

kurallarla Cumhurbaşkanlığı bütçesinin mevcut bütçe sistemi dışına çıkarılarak

yeni bir harcama sistemi oluşturulduğu, 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genel

Sekreterliği Teşkilatı Kanunu ile 5018 ve 4734 sayılı Kanun’da değişiklik

yapılmadan Cumhurbaşkanlığına tahsis edilen ödeneklerin kullanımı ile ilgili

özel düzenlemeler yapılamayacağı, bazı harcamaların 4734 sayılı Kanun’da yer

alan sınırlamalardan müstesna tutulduğu, yine bazı harcamalar yönünden hiçbir

çerçeve çizilmeksizin ve sınırlamayla bağlı olmaksızın Cumhurbaşkanına harcama

yetkisi verilmesinin yasama yetkisinin devri sonucunu doğurduğu,

Cumhurbaşkanına bu gibi ayrıcalıklar tanınmasının adalet ve hakkaniyet

ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7., 87., 88.,

89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

270. Anayasa’nın 8. maddesinde “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.” hükmüne yer verilmek suretiyle parlamenter sistemin özelliklerine uygun olarak yürütme organı, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu biçiminde yapılandırılmıştır.

271. Anayasa’nın 112. maddesinin birinci fıkrasında, başbakanın Bakanlar Kurulunun başkanı olarak hükûmetin genel siyasetinin yürütülmesini gözeteceği ve Bakanlar Kurulunun bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumlu olacağı belirtilmek suretiyle hükûmet etme görev ve sorumluluğunun Bakanlar Kuruluna ait olduğu vurgulanmıştır.

272. Yürütme organının diğer kanadını oluşturan Cumhurbaşkanının

görev ve yetkileri ise Anayasa’nın 104. maddesinde düzenlenmektedir. Anılan

maddenin birinci fıkrasında, Cumhurbaşkanının devletin başı olduğu ve bu

sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletinin birliğini temsil edeceği;

Anayasa’nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını

gözeteceği belirtilmektedir. Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasında,

Cumhurbaşkanının temsil ve gözetme görevlerini yerine getirebilmesi amacıyla

kullanacağı yetkiler ve yapacağı görevler, yasama, yürütme ve yargıya ilişkin

olmak üzere üç başlık altında sayılmaktadır. Anayasa’nın 104. maddesinin son

fıkrasında ise Cumhurbaşkanının ayrıca Anayasa’da ve kanunlarda verilen seçme

ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getireceği ve yetkileri

kullanacağı belirtilmek suretiyle kanunlarla Cumhurbaşkanına başka görevler

verilebilmesine de imkân sağlanmaktadır.

273. Anayasa koyucu; Anayasa ve ilgili kanunlarla Cumhurbaşkanına tanınan ve Başbakan ve ilgili bakanın imzalarını gerektirmeyen yetkilerin devletin başı sıfatıyla, Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletinin birliğini temsil eden, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmekle görevli olan ve siyaseten sorumlu olmayan Cumhurbaşkanınca kullanılmasını öngörmüştür.

274. Cumhurbaşkanlığı 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı Cetvel’de genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından bütçesi Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda düzenlenmektedir. Bu çerçevede 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesine toplamda 434.096.000.TL ödenek ayrılmakta; Cumhurbaşkanlığı Bütçesinin E-Cetveli’nde de Cumhurbaşkanlığı bütçesinden yapılacak, Cumhurbaşkanının konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından karşılanacağına ilişkin açıklamalar yer almaktadır.

275. Cetvel’in (1) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı Genel

Sekreterliği Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca sözleşmeli

personelin ücret ödemelerinin “01.2- Sözleşmeli Personel” tertibinin

ilgili dördüncü düzey ekonomik kodundan, geçici personel olarak çalışanların

ücretlerinin “01.4- Geçici Personel” tertibinin ilgili dördüncü düzey

ekonomik kodundan, kamu kurum ve kuruluşlarından görevlendirilen süreli

personelin Tazminatları ile Ek Çalışma Ücretlerinin “01.5- Diğer Personel”

tertibinin “01.5.1.90- Diğer Personele Yapılan Diğer Ödemeler” ayrıntı

kodundan karşılanması; (2) numaralı açıklamasında ilgili kanunlar gereği,

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinde; kadrolu I ve II sayılı cetvele tabi

personel aylık ödemelerinin “01.1-Memurlar” tertibinin, eğitim amacıyla

staj gören öğrencilere ödenecek ücretlerin “01.4-Geçici Personel”

tertibinin ilgili dördüncü düzey ekonomik kodlarından karşılanması

öngörülmektedir.

276. Cetvel’in (3) numaralı açıklamasında Cumhurbaşkanlığı ile

yabancı devlet başkanları konutları, diğer köşkler, hizmet binaları ve

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Konut Yönergesi’nde belirlenen özel

tahsisli konutlar için temizlik malzemesi alımları ile buralarda kullanılan

araç gereç ve donanımların temizleme giderlerinin “03.2.2.02-Temizlik

Malzemesi Alımları” tertibinden; (4) numaralı açıklamasında,

Cumhurbaşkanlığı ile yabancı devlet başkanları konutları, diğer köşkler, hizmet

binaları ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Konut Yönergesi’ne bağlı

konutların akaryakıt alımları ile doğal gaz alım ve abonelik giderlerinin “03.2.3.01-

Yakacak Alımları”, ısıtılmasına ilişkin malzeme alımlarının “03.2.9.90-Diğer

Tüketim Mal ve Malzemesi Alımları” tertiplerinden; (5) numaralı

açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı ile yabancı devlet başkanları konutları, diğer

köşkler, hizmet binaları ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Konut

Yönergesi’nde belirlenen özel tahsisli konutların su tüketimi ve abonelik giderlerinin

“03.2.2.01-Su Alımları”, elektrik tüketim ve abonelik giderlerinin “03.2.3.03-Elektrik

Alımları”, içme suyu giderlerinin “03.2.4.02-İçecek Alımları”,

bunlara ilişkin malzeme alımlarının da “03.2.9.90-Diğer Tüketim Mal ve

Malzemesi Alımları” tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

277. Cetvel’in (6) numaralı açıklamasında; Cumhurbaşkanının, eşinin ve resmî ya da özel davetli olarak ülkemizi ziyaret eden yabancı devlet başkanlarının gezilerinde, güvenlik ve hizmet nedeniyle eşlik etmek üzere görevlendirilen personelin özel kıyafet giderlerinin ”03.2.5.01- Giyecek Alımları”, geziye ilişkin konaklama, yeme içme gibi her türlü giderlerinin “03.6.1.01- Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

278. Cetvel’in (7) numaralı açıklamasında Cumhurbaşkanı ve genel sekreterin yazışma ve kutlamaya ilişkin posta giderlerinin “03.5.2.01-Posta ve Telgraf Giderleri” tertibinden, (8) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı Makamına hizmet veren taşıtlar ile diğer taşıtların kasko sigortası giderlerinin “03.5.4.02-Sigorta Giderleri” tertibinden, (9) numaralı açıklamasında, kamu kuruluşlarından geçici olarak tahsis edilen; bina, araç ve gereçlerin bakım, onarım ve her türlü giderlerinin Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

279. Cetvel’in (10) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine tahsisli uçakların bakım ve işletmesine ilişkin giderleri ile ihtiyaç hâlinde kiralanacak uçak kira ve diğer giderlerinin Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine tahsisli M/Y Savarona gemisine ait, bakım-onarım, seyir, personel ve diğer her türlü işletme giderlerinin ise kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan protokol esasları doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

280. Cetvelin (11) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı, eşi ve genel sekreterin temsil niteliğinde verecekleri yemek, kabul, resepsiyon ve organizasyon bedelleri ile bunlarla ilgili diğer her türlü giderlerin; Cumhurbaşkanlığınca millî ve dinî bayramlar ile diğer zamanlarda yapılacak ikram, hediye, gönderilecek çiçek ve çelenk bedelleri, konukları ağırlama giderlerinin Cumhurbaşkanının takdirleri ile verilecek ödül, şilt ve benzeri giderlerin “03.6.1.01-Temsil, Ağırlama, Tören, Fuar, Organizasyon Giderleri” tertibinden karşılanması öngörülmektedir.

281. Cetvel’in (13) numaralı açıklamasında, Cumhurbaşkanı ve aile

bireyleri ile bakmakla yükümlü olduklarının, Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar

ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, ölenlerin dul ve

yetimlerinin her türlü tedavi, ilaç ve cenaze giderlerinin “03.9.3.01-

Cenaze Giderleri”, “03.9.8.90-Diğer Tedavi ve Sağlık Malzemesi Giderleri”

ve “03.9.9.90 Diğer İlaç Giderleri” tertiplerinden; (14) numaralı

açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatında görev yapan

personele Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yiyecek Yardımı Yönergesi

kurallarına göre yapılacak yiyecek yardımının “05.3.1.05-Memurların Öğle

Yemeğine Yardım” tertibinden karşılanması öngörülmektedir.

282. Cetvel’in (15) numaralı açıklamanın birinci fıkrasının (a)

paragrafında, Cumhurbaşkanının takdirlerine göre; muhtaç durumdaki kişilere ve

öğrencilere, dernek, birlik, kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri

kuruluşlar ile kamuya yararlı kampanyalara yapılacak yardımların ilgisine

göre “05.3.1.01-Dernek, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık vb.

Kuruluşlara”, “05.3.1.08-Türk Kültür Varlığının Korunması ve Tanıtımı

Giderleri”, “05.4.2.01-Eğitim Amaçlı Diğer Transferler”, “05.4.3.01-Sağlık

Amaçlı Transferler”, “05.4.4.01-Yiyecek Amaçlı Transferler”, “05.4.7.01-Muhtaç

ve Körlere Yardım”, “05.4.9.01 -Hane Halkına Yapılan Diğer Transferler” tertiplerinden;

(b) paragrafında ise kamu personeli olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri

nitelikteki nakdi ödemelerin “03.4.2.05-Ödül, İkramiye ve benzeri ödemeler”

tertibinden karşılanması öngörülmektedir.

283. 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki A-Cetveli’nde

Cumhurbaşkanlığı bütçesine 434.096.000,00.TL tutarında ödenek ayrılmış ve bu

ödenek analitik bütçe sistemine sınıflandırmasına göre ilgili bütçe

tertiplerinde gösterilmiştir. Dava konusu kurallarda ise Cumhurbaşkanının

konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan giderler ve bu giderlerin analitik

bütçe sistemine göre ekonomik sınıflandırmanın hangi ayrıntısından

karşılanacağına yönelik açıklamalar yer almaktadır. Dolayısıyla dava konusu

kurallar; 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda Cumhurbaşkanlığı için

ayrılan bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı

ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle kuralların

bütçenin uygulanması kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

284. Kurallarda, Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılacak

harcamaların çerçevesi çizilmiş ve analitik bütçe sistemine göre hangi bütçe

tertibinden karşılanacağı tek tek belirtilmiştir. Muhtaç durumdaki kişilere ve

öğrencilere, dernek, birlik, kurum, sendika, okul, hastane, vakıf ve benzeri

kuruluşlara, kamuya yararlı kampanyalara yapılacak yardımlar ile kamu personeli

olmayanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemeler

bakımından Cumhurbaşkanına takdir yetkisi tanınmakla birlikte bu takdir yetkisi

harcamaların karşılanacağı ilgili bütçe tertiplerinde yer alan ödenek

miktarıyla sınırlıdır. Diğer bir ifadeyle Cumhurbaşkanı, takdir yetkisini

Meclisin Bütçe Kanunu’yla izin verdiği ödenek miktarıyla sınırlı olarak

kullanabilecektir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanına sınırsız bir harcama yetkisi

verilmesi söz konusu değildir. Cumhurbaşkanının konumu gereği yapacağı

yardımlar ile ödül, ikramiye gibi nakdi ödemeler bakımından ilgili bütçe

tertiplerinde belirtilen ödenek miktarıyla sınırlı olmak üzere Cumhurbaşkanına

takdir hakkı tanınması yasama yetkisinin devri şeklinde nitelendirilemez.

285. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın, 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

2. (12) Numaralı Açıklamasının İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

286. Dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E- Cetveli’nin (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (13) ve (14) numaralı açıklamaları ile (15) numaralı açıklamasının (a) ve (b) paragraflarına yönelik gerekçelerle dava konusu kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

287. Dava konusu kuralda; Cumhurbaşkanlığı temsil, tören ve

ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek hediyelik eşya,

verilen resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle giymiş oldukları

kıyafetlerin yaptırılması, temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve konutlarında

kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer hizmet alımları

ile çalışma ofisinin personel yemek hizmetleri alımı ile bununla ilgili mal ve

mamul alımları, konutların ve tarihi-bedii değeri olan varlıkların yapım, bakım

ve onarımları, çalışmaların kitap hâline getirilmesi giderlerinin 4734 sayılı

Kanun’da belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın aynı Kanun’un 22. maddesine

göre tedarikçi ile yapılacak pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin

ilgili tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

288. Cumhurbaşkanının konumu ve hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan yukarıda sayılan giderlerin analitik bütçe sistemine göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanmasını öngören kural, bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kuralın bütçenin uygulanması kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

289. Cumhurbaşkanlığı, 5018 sayılı Kanun’a ek (I) sayılı

Cetvel’de, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayıldığından mal

ve hizmet alımlarında 4734 sayılı Kanun’a tabidir. 4734 sayılı Kanun’un 22.

maddesinde ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın “doğrudan temin”

yöntemine başvurulabilecek haller sayılmıştır. Bu maddeye göre yapılacak

alımlarda, ihale komisyonu kurma ve Kanun’un 10. maddesinde sayılan yeterlik

kurallarının aranma zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince

görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması

yapılarak ihtiyaçlar temin edilebilecektir. Buna göre dava konusu kuralda

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılması öngörülen mal ve hizmet alımlarından

Kanun’un 22. maddesinde sayılan şartları taşıyanlar doğrudan temin usulü ile

temin edilebilecektir.

290. Diğer taraftan dava konusu kuralda Cumhurbaşkanlığı temsil,

tören ve ağırlama giderleri, Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından verilecek

hediyelik eşya, verilen resepsiyonlarda görevli personelin görev nedeniyle

giymiş oldukları kıyafetlerin yaptırılması, temizlettirilmesi, çalışma ofisi ve

konutlarında kullanılacak mal, malzeme alımları, taşıt kiralanması ve diğer

hizmet alımları ile çalışma ofisinin personel yemek hizmetleri alımı ile

bununla ilgili mal ve mamul alımları, konutların ve tarihi-bedii değeri olan

varlıkların yapım, bakım ve onarımları, çalışmaların kitap hâline getirilmesi

giderlerinin 4734 sayılı Kanun’da belirtilen “parasal limitlere

bakılmaksızın” aynı Kanun’un 22. maddesine göre tedarikçi ile yapılacak

pazarlık sonucunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden

karşılanması öngörülmüştür. Anılan mal ve hizmetlerin, 4734 sayılı Kanun’un 22.

maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi dışındaki bentlerinde belirtilen

şartları taşıması kaydıyla (d) bendindeki parasal sınırlara tabi olmaksızın

doğrudan temin edilmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava

konusu kural sadece diğer bentlerdeki şartları taşımayan mal ve hizmetler için

parasal limitler bakımından istisna getirmektedir. Söz konusu parasal

limitlerin ilgili yıl bütçe yılında uygulanmayacağının öngörülmesi ise 4734

sayılı Kanun’da o yıl için değişiklik yapılması anlamına gelmektedir.

291. Dava konusu kuralda yer alan “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresiyle kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması, bütçe kanunlarıyla mevcut kanun hükümlerinin açıkça veya zımnen değiştirilemeyeceği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

292. Açıklanan nedenlerle kuralda yer alan “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresi Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralın kalan bölümü Anayasa’nın, 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

3. (15) Numaralı Açıklamasının (c) Paragrafının İncelenmesi

a. İptal Talebinin Gerekçesi

293. Dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E- Cetveli’nin (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (13) ve (14) numaralı açıklamaları ile (15) numaralı açıklamasının (a) ve (b) paragraflarına yönelik gerekçelerle dava konusu kuralın Anayasa’nın 2., 7., 87., 88., 89., 107. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

294. Dava konusu kuralda, Cumhurbaşkanının takdirlerine göre kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki ödemelerin ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın “01.1.6.01-Ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden karşılanması öngörülmektedir.

295. Cumhurbaşkanının konumu gereği kamu personeline yapacağı ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki nakdi ödemelerin analitik bütçe sınıflandırmasına göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmasını öngören kural, bütçe ödeneklerinin kullanılması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı ve açıklayıcı nitelikte hükümler ihtiva etmektedir. Bu yönüyle dava konusu kuralın bütçenin uygulanması kapsamında bulunduğunda tereddüt yoktur.

296. Diğer taraftan, görevlerinde üstün başarı gösteren memurların

ödüllendirilmesine ilişkin usul ve esaslar 657 sayılı Kanun’un 122. maddesinde

düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, görevli oldukları kurumlarda

olağanüstü gayret ve çalışmaları ile emsallerine göre daha başarılı olarak

görev yapmak suretiyle, kamu kaynağında önemli ölçüde tasarruf sağlanmasında,

kamu zararının oluşmasının önlenmesinde ve önlenemez kamu zararlarının önemli

ölçüde azaltılmasında, kamusal fayda ve gelirlerin beklenenin üzerinde

artırılmasında veya sunulan hizmetlerin etkinlik ve kalitesinin

yükseltilmesinde somut olaylara ve verilere dayalı olarak katkı sağladıkları

tespit edilen memurlara, merkezde bağlı veya ilgili bakan, illerde valiler, ilçelerde

kaymakamlar tarafından başarı belgesi verilebileceği, üç defa başarı belgesi

alanlara da üstün başarı belgesi verileceği; ikinci fıkrasında, üstün başarı

belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler

tarafından uygun görülmesi hâlinde en yüksek devlet memuru aylığının (ek

gösterge dâhil) % 200’üne kadar ödül verilebileceği; üçüncü fıkrasında, bir

mali yıl içinde ödüllendirileceklerin sayısının kurumun yılbaşındaki dolu kadro

mevcudunun binde onundan, Gümrük Müsteşarlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve

Emniyet Genel Müdürlüğü kadroları için binde yirmisinden fazla olamayacağı ve

yıl içinde ödüllendirilen personel sayısının kurumlarınca izleyen yılın Ocak

ayı sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ifade edilmiştir.

297. Dava konusu kuralda ise “ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın” Cumhurbaşkanının takdirlerine göre kamu personeli olanlara yapılacak ödül, ikramiye ve benzeri nitelikteki ödemelerin “01.1.6.01-Ödül ve İkramiyeler” tertiplerinden karşılanması öngörülerek 657 sayılı Kanun’un yukarıda anılan hükmü uygulanamaz hâle gelmektedir. Dava konusu kuralda yer alan “ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın” ibaresiyle kısmen veya tamamen uygulanamayacak hükümlerin bütçe kanunlarında yer almasına olanak tanınması 657 sayılı Kanun’da değişiklik yapılması anlamına gelmektedir.

298. Açıklanan nedenlerle kuralda yer alan “ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın” ibaresi Anayasa’nın 161. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL bu görüşe katılmamışlardır.

Kuralın kalan bölümü Anayasa’nın, 7. ve 161. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2., 87., 88., 89. ve 107. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

299. Dava dilekçesinde özetle; iptali talep edilen kurallarla

maliye bakanı ile ilgili bakanlara veya kamu idarelerine verilen yetkilerin

5018 sayılı Kanun ile kurulan mali sistemi işlemez hâle getirdiği, 5018 sayılı

Kanun yanında 4734 sayılı Kanun, 237 sayılı Kanun, 5779 sayılı Kanun, kamu

idarelerinin kuruluş kanunları ve daha birçok kanun ve KHK’larda değişiklik

yapılması, uygulamalarının durdurulması, kaldırması veya bunlara aykırı

düzenlemeler taşıdığı, bütçe kanunlarının bir yıllık bir dönemi kapsadığı, bir

yıllık bir döneme ilişkin olan 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’ndaki

iptali istenen düzenlemeler hakkında yürürlüğü durdurma kararı verilmediği

takdirde mali yılın ilerleyen dönemlerinde veya bütçe yılı sona erdikten sonra

hükmün ortadan kalkacak olması nedeniyle sonradan giderilmesi güç ya da

olanaksız zararlara yol açacağı, anayasal düzenin hukuka aykırı kural ve

düzenlemelerden en kısa sürede arındırılmasının hukuk devleti sayılmanın en

önemli gereklerinden olduğu, Anayasa’ya aykırılıkların sürdürülmesinin özenle

korunması gereken hukukun üstünlüğü ilkesini zedeleyeceği, hukukun üstünlüğünün

sağlanamadığı bir düzende kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altında

sayılamayacağı ve bu ilkenin zedelenmesinin hukuk devleti yönünden giderilmesi

olanaksız durum ve zararlara yol açacağı belirtilerek dava konusu kuralların

yürürlüklerinin durdurulması talep edilmiştir.

9.3.2016 tarihli ve 6682 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

A. 1. 6. maddesinin

a. (1) numaralı fıkrasının

aa. (a) bendine,

ab. (b) bendinde yer alan “…değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya,” ibaresine,

b. (2) numaralı fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine,

c. (5) numaralı fıkrasının;

ca. Üçüncü cümlesinin “…bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı ilgili kurumun talebi üzerine 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilir.” bölümüne,

cb. Dördüncü cümlesinde yer alan “…veya başka bir…” ibaresine,

2. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “(kurulu gücü 500 MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)” bölümüne,

3. Eki E - Cetveli’nin;

a. (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesine,

b. (27) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

c. (28) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

d. (39) numaralı sırasında yer alan açıklamaya,

e. (56) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibarelerine,

f. (66) numaralı sırasında yer alan açıklamaya,

g. (69) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

h. (82) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

ı. (87) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

i. (94) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

4. 2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin;

a. (12) numaralı açıklamasında yer alan “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresine,

b. 15 numaralı açıklamasının (c) paragrafında yer alan “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresine,

yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,

B. 1. 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresine,

2. Eki E - Cetveli’nin;

a. (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

aa. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresine,

ab. İkinci cümlesine,

b. (17) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

ba. Birinci cümlesindeki “…açılacak özel hesaba…” ibaresine,

bb. Üçüncü cümlesine,

c. (18) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

ca. Birinci cümlesindeki “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresine,

cb. İkinci cümlesine,

d. (19) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

e. (20) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesindeki “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerine,

f. (24) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

fa. Birinci cümlesindeki “…Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek miktardaki…” ibaresine,

fb. İkinci cümlesine,

g. (27) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

ga. Birinci cümlesindeki “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresine,

gb. Üçüncü cümlesine,

h. (60) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesine,

ı. (61) numaralı sırasında yer alan açıklamadaki “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibaresine,

i. (69) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

ia. Birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılır.” ibaresine,

ib. Üçüncü cümlesine,

j. (75) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü paragrafındaki “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerine,

k. (79) numaralı sırasında yer alan açıklamaya,

l. (82) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

la. Birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresine,

lb. Üçüncü cümlesine,

m. (84) numaralı sırasında yer alan açıklamaya,

n. (87) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci ve üçüncü cümlelerine,

o. (90) numaralı sırasında yer alan açıklamaya,

ö. (94) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü ve dördüncü cümlelerine,

p. (95) numaralı sırasında yer alan açıklamaya,

3. 2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin;

a. (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9), (10) ve (11) numaralı açıklamalarına,

b. (12) numaralı açıklamasının “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresinin dışında kalan bölümüne,

c. (13) ve (14) numaralı açıklamalarına,

d. (15) numaralı açıklamasının;

da. (a) ve (b) paragraflarına,

db. (c) paragrafının “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresi dışında kalan bölümüne,

yönelik iptal talepleri, 14.2.2018 tarihli, E.2016/47, K.2018/10 sayılı kararla reddedildiğinden, bu bent, cümle, bölüm, ibare ve açıklamalara ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,

14.2.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

9.3.2016 tarihli ve 6682 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

A. 6. maddesinin

1. (1) numaralı fıkrasının;

a. (a) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b. (b) bendinde yer alan “…değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya,” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2. (2) numaralı fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

3. (3) numaralı fıkrasında yer alan “…fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

4. (5) numaralı fıkrasının;

a. Üçüncü cümlesinin “…bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı ilgili kurumun talebi üzerine 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilir.” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b. Dördüncü cümlesinde yer alan “…veya başka bir…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “(kurulu gücü 500 MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

C. Eki E - Cetveli’nin

1. (11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesinde yer alan “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2. (17) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…açılacak özel hesaba…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

3. (18) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…tarafından açılacak özel hesap…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

4. (19) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

5. (20) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesindeki “…adına açılacak özel bir hesaba…” ve “…Kalkınma Bakanı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

6. (24) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…Yüksek Planlama Kurulunca belirlenecek miktardaki…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

7. (27) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…açılacak özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

8. (28) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

9. (39) numaralı sırasında yer alan açıklamanın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

10. (56) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

11. (60) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

12. (61) numaralı sırasında yer alan açıklamadaki “…bedeli karşılığında veya bedelsiz olarak dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

13. (66) numaralı sırasında yer alan açıklamanın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

14. (69) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılır.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

15. (75) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü paragrafındaki “…ilde valilik adına açılacak özel bir hesaba aktarılır…” ve “…Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

16. (79) numaralı sırasında yer alan açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

17. (82) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesindeki “…özel hesaba aktarılarak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

18. (84) numaralı sırasında yer alan açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

19. (87) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. Birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c. Üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

20. (90) numaralı sırasında yer alan açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

21. (94) numaralı sırasında yer alan açıklamanın;

a. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b. Üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

22. (95) numaralı sırasında yer alan açıklamanın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

D. 2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin

1. (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9), (10) ve (11) numaralı açıklamalarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

2. (12) numaralı açıklamasının;

a. “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b. Kalan bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

3. (13) ve (14) numaralı açıklamalarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

4. (15) numaralı açıklamasının;

a. (a) ve (b) paragraflarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b. (c) paragrafının;

ba. “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Hicabi DURSUN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

bb. Kalan bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

14.2.2018 tarihinde karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

KARŞI OY

1. Mahkememiz çoğunluğunca, 9.3.2016 tarihli ve 6682 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;

6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi, Anayasa’nın 87. maddesi ile ve 161. maddesinde yer alan “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralına aykırılık oluşturdukları gerekçesiyle;

6. maddesinin;

(1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…değişiklik konusu projelere ait ödeneklerle ilgili kurumlar arası aktarmaya,” ibaresi,

(2) numaralı fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri,

(5) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinin “…bu değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamı ilgili kurumun talebi üzerine 5018 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilir.” bölümü,

(5) numaralı fıkrasının Dördüncü cümlesinde yer alan “…veya başka bir…” ibaresi,

9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “(kurulu gücü 500 MW üzerinde olan baraj ve HES projeleri, Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hattının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı Projesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca gerçekleştirilecek şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro yapım projeleri ile diğer demiryolu yapımı ve çeken araç projeleri hariç)” bölümü,

Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalarına İlişkin Esaslar” başlıklı E-Cetveli’nin;

(11) numaralı sırasında yer alan açıklamanın üçüncü cümlesi,

(27) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesi,

(28) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesi,

(39) numaralı sırasında yer alan açıklama,

(56) numaralı sırasında yer alan açıklamanın birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan “…adına açılmış olan özel hesaplara…” ibareleri,

(66) numaralı sırasında yer alan açıklama,

(69) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesi,

(82) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesi,

(87) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesi,

(94) numaralı sırasında yer alan açıklamanın ikinci cümlesi,

2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin;

(12) numaralı açıklamasının “…belirtilen parasal limitlere bakılmaksızın…” ibaresi,

(15) numaralı açıklamasının (c) paragrafının “…ilgili mevzuatında yer alan hükümlere bakılmaksızın…” ibaresi,

Anayasanın 161. maddesinde yer alan “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralına aykırılık oluşturdukları gerekçesiyle iptal edilmiş bulunmaktadır.

2. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’ndaki tanımıyla

bütçe, belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların

uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe

konulan belgedir. Bütçe, devlet hayatına yön veren hükümler içeren, bu nedenle

de önemli ve kapsamlı sonuçları bulunan, yürütme organının yıl içinde Devletin

mali idaresi konusunda görev ve yetki sahibi olmasını meşrulaştıran hukuki bir

metindir. Bütçe hakkı ise, mali araçların ortaya çıkışı, kullanılışı ve

denetimi konusunda anayasa ve yasalarda toplum adına karar vermeye yetkili

kılınmış kurumların söz sahibi olmaları anlamına gelmektedir ve yasama

organının, halk adına iktidara, kamu gelirlerinin toplanması ve kamu

giderlerinin harcanması konusunda bütçe yasasıyla yetki vermesi ve gerçekleşen

harcama sonuçlarını denetlemesini ifade etmektedir.

3. Bütçeye ilişkin tasarının kanunlaşması ile birlikte yasama organı tarafından yürütme organına, devlet adına gelirleri toplama ve bu gelirlerden harcama yapma izni verilmektedir. Dolayısıyla ilgili yıl için yürütme tarafından gelirlerin toplanması ve giderlerin yapılması bütçe kanunu ile getirilen hükümler çerçevesinde verilen yetkinin kullanımı sonucunda gerçekleşmektedir.

4. Anayasa’da, bütçeye ilişkin kanunun görüşülme usul ve esasları diğer kanunlardan değişik biçimde düzenlenmiştir. Örneğin kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği öngörülmesine karşın, bütçenin TBMM’ye sunulması değişik ve özel usul kurallarına bağlanmıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanına yayımlanmasını uygun görmediği kanunları bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderme yetkisi tanınırken, bütçe kanunları bu hükmün dışında tutulmuştur.

5. Anayasa’nın 161. maddesinde bütçenin hazırlanması ve

uygulanması, 162. maddesinde görüşülmesi, 163. maddesinde bütçelerde değişiklik

yapılabilme esasları düzenlenmiştir. 161. maddenin 1. fıkrasında, Devletin ve

kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamalarının

yıllı bütçelerle yapılacağı belirtildikten sonra, son fıkrasında, “Bütçe

kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralı yer

almıştır. 163. maddede ise; “Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek,

harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının

Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz.

Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak

yetkisi verilemez. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik

tasarılarında ve cari ve ileriki yıl bütçelerine mali yük getirecek nitelikteki

kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek mali kaynak

gösterilmesi zorunludur.” kuralı yer almıştır.

6. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nda da bütçenin

hazırlanma süreçlerine, ödenek kullanımlarına, harcama süreçlerine ve

gerçekleşen harcamalara yönelik denetim gibi bütçe hakkının kullanımını

sağlayacak temel kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun “Bütçelerin

Uygulama Esasları” başlıklı 3. bölümünde yer alan “Ödeneklerin

kullanılması” başlıklı 20. maddesinde, “Ödenek aktarmaları” başlıklı 21.

maddesinde, “Merkez dışı birimlere ödenek gönderme” başlıklı 22.

maddesinde, “Yedek ödenek” başlıklı 23. maddesinde ve ayrıca 24., 25.,

26., 27., 28., 29. ve 30. maddelerinde bütçe uygulaması ve ödenek kullanılması

esnasında uyulması gereken kurallara ilişkin genel çerçeve çizilmiştir. Bununla

birlikte 5018 sayılı Kanun genel bir düzenleme olup, özel kanunlarla söz konusu

hususların düzenlenmesi her zaman için mümkün bulunmaktadır.

7. Mahkememiz çoğunluğunca yılı bütçesinde konulan kimi ödeneklerin kullanılması ve harcanmasında belli kanunların o yıl içinde uygulanmayacağı veya ödenek kullanım biçimine dair hüküm öngören ya da benzer bazı hüküm içeren kuralların tatbik edilemeyeceği şeklindeki bütçe kanunu kurallarının “o kanunları değiştirmiş sayacağı”, dolayısıyla bu nitelikteki bütçe kanunu kurallarının Anayasa’nın 161. maddesi hükmüne aykırı düştüğü değerlendirilerek ve Anayasa Mahkemesinin bugüne kadarki içtihadının da bu doğrultuda olduğu belirtilerek bu yöndeki kuralların iptaline karar verilmiştir.

8. Bütçe kanununun devletin o yıl içindeki harcama ihtiyacına

yetki veren temel bir yasa mahiyetinde oluşu, mali disiplin esas olmak

kaydıyla, ülkenin mali ihtiyaç ve ödeneklerinin, öngörülemez hal ve durumları

karşılamasındaki güçlükler ve zorunluluklar dikkate alındığında, 2016 yılı

Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun iptal edilen hükümlerinin tümünün, kamu

kaynaklarının etkili, verimli ve tutumlu kullanılmasını sağlamaya ve kamu

hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi için kimi zaman ihtiyaç duyulan

“hızlı hareket etme”yi temine yönelik, bütçenin uygulanması ile ilgili,

bütçenin uygulanmasını kolaylaştırıcı, tamamlayıcı ya da açıklayıcı

nitelikte oldukları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla “bütçe ile ilgili

olduklarında” kuşku bulunmamaktadır.

9. Öte yandan Bütçe kanunun kimi hükümleri bazı bakanlıklara

verilen yetkinin niteliği ile yetki verilen konuların içeriği dikkate

alındığında, olağan bir kanuni düzenleme ile de gerçekleştirilmesi mümkün

olabilecek olan bu hususun, bütçe bütünlüğü içerisinde ve bütçeyle olan yakın

ilişkisi nedeniyle bütçe kanunu yoluyla düzenlenmesinin, söz konusu hususların

bir bütün olarak değerlendirilmesini ve yasalaştırılmasını sağladığı

(böylelikle de bütçenin öngörülebilirliğinin artırılmasına ve bütçenin,

“bütçenin doğruluğu ilkesi” çerçevesinde gerçekçi ekonomik varsayımlar altında

yasalaşmasına katkı sağladığı) için daha tercih edilebilir bir seçenek olduğu,

olağan kanunlarla verilebilen bir yetkinin, bütçe ile ilgili olmak şartıyla

kendi özel süreçleri olan ve özel bir düzenleme olan bütçe kanunu ile verilemeyeceğinin

söylenilmesinin uygun olmadığı, dolayısıyla anayasaya aykırı bir yönünün

bulunmadığı değerlendirilmektedir.

10. Ayrıca, tüm kanunları kabul edip yürürlüğe koyan TBMM’nin, Bütçe Kanunu’na bu yönde hükümler koyarak, kimi kanunların o bütçe yılı içinde uygulanmayacağını öngörmesinin kendi yasama yetkisi dahilinde olduğunu, diğer bir deyişle yasa koyucunun zorunlu mali ihtiyaçlar karşısında bir yıl süreli istisnalar öngörmesinin takdir hakkı çerçevesinde olduğunu söylemek de gerekmektedir.

11. Belirtilen nedenlerle, Mahkememiz çoğunluğunca Anayasa’nın 87. ve 161. maddesi hükümlerine aykırı oldukları değerlendirilerek iptaline karar verilen tüm kuralların Anayasa’nın 161. maddesi kapsamında olmadıkları, dolayısıyla bunlara ilişkin iptal istemlerinin reddi gerektiği kanaatine vardığımızdan, çoğunluk görüşüne dayalı karara katılmıyoruz.

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Hicabi DURSUN Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL

Anayasa Mahkemesi, E. 2016/47, K. 2018/10, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu: 9.3.2016
  4. A. 6. maddesinin
  5. B. 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “(kurulu gücü
  6. C. Eki “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin
  7. I. İptali İstenen Kanun Hükümleri
  8. “2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-cetveli
  9. II. İlk İnceleme
  10. III. Esasın İncelenmesi
  11. A. Kanun’un 6. Maddesinin
  12. B. Kanun’un 9. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının “(kurulu
  13. C. Kanun’un Eki E-Cetveli’nin
  14. D. 2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E-Cetveli’nin
  15. IV. Yürürlüğün Durdurulması Talebi
  16. A. 1. 6. maddesinin
  17. A. 6. maddesinin
  18. C. Eki E - Cetveli’nin
  19. D. 2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Bütçesi E - Cetveli’nin
  20. Kömürcü
  21. Akıncı
  22. M. Emin KUZ
  23. Gökcan
  24. Karşı Oy
  25. Hakyemez
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2016/47
Karar No
2018/10
Tarih
14 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2018/10 K.2018/13
  • AYM Norm Denetimi E.2018/21 K.2018/21
  • AYM Norm Denetimi E.2018/23 K.2018/23
  • AYM Norm Denetimi E.2018/22 K.2018/22
  • AYM Norm Denetimi E.2018/20 K.2018/20
  • AYM Norm Denetimi E.2018/26 K.2018/26

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.