İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/150 K.2017/162

9. Vergi Mahkemesi

Esas2017/150Karar2017/162Tarih29 Kasım 2017Okuma9 dk · 1.871 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
29 Kasım 2017
Esas Sayısı
2017/150
Karar Sayısı
2017/162
R.G.Tarih-Sayısı
24.1.2018-30311
İtiraz yoluna başvuran
İstanbul
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.871 kelime·9 dk okuma·16 bölüm

9. Vergi Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 3.8.2016

tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “… bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin Anayasa’nın 10. ve 73. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davaya ilişkin temyiz incelemesi devam etmekte iken davacının 6736 sayılı Kanun uyarınca vergi borcunun yeniden yapılandırılması talebiyle vergi dairesi müdürlüğüne yaptığı başvurunun söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş bulunan vergi ve cezaların yapılandırma kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle reddi üzerine açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un 10. maddesinin itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (16) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun

yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanun

kapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında

yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca

ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.

Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu

edilen tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödeme

yapılmış olması hâlinde, ödenen bu tutarlar, vergi mahkemesinde esasa ilişkin

olarak hiç karar verilmemiş veya verilen kararın bozulması nedeniyle yeniden

karar verilmek üzere mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar için bu

maddeden yararlanılmak üzere yapılan başvurular ile vergi mahkemesince verilmiş

terkin kararları üzerine red ve iade edilebilir.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 7.9.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Sadettin CEYHAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Sınırlama Sorunu

3. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.

4. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar...” ibaresinin iptalini istemiştir.

5. 6736 sayılı Kanun; vergi ve vergi cezaları, gümrük vergileri ve cezaları, sosyal güvenlik alacakları, bunlara ilişkin gecikme zam ve cezaları, Kabahatler Kanunu kapsamında uygulanan idari para cezaları, belediyelerin ve büyükşehir belediyelerinin su, atık su ve katı atık bedellerine ilişkin alacaklar olmak üzere kamuya ait birçok alacağa ilişkin yapılandırma süreçlerini düzenlemektedir. İtiraz konusu kuralda ise Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık olmak üzere Kanun’un yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların ret ve iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmaktadır.

6. İtiraz yoluna başvuran Mahkemede görülmekte olan dava,

idarece yapılan vergi tarhiyatı sonucunda tahakkuk eden vergi ve vergi cezaları

ile gecikme zamlarını ödeyen davacının, ödediği meblağın 6736 sayılı Kanun

uyarınca ret ve iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik işlemin

iptaline ilişkindir. İtiraz konusu kural; vergi ve vergi cezaları dışında Kanun

kapsamına giren gümrük vergileri, sosyal güvenlik alacakları gibi kamuya ait

birçok alacak için geçerli olan ortak bir kural niteliği taşımaktadır. Bu

nedenle itiraz konusu kurala ilişkin esas incelemenin Kanun’un 3. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının “Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece

yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş

olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük

vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si ile bu

tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun

yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak

hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi

şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si, faiz, gecikme faizi, gecikme

zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu

cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.”

şeklindeki birinci cümlesi yönünden sınırlı olarak yapılması gerekir.

7. Açıklanan nedenlerle 3.8.2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “… bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin esasına ilişkin incelenmenin Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi yönünden sınırlı olarak yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B. İtirazın Gerekçesi

8. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kural gereğince vergi ve vergilere ilişkin zam ve cezalar ile gecikme faizlerini ödedikleri hâlde dava açma yoluna gidenlerin, açmış oldukları davalardan vazgeçmeleri durumunda yapılandırma sürecinden yararlandırılmamalarının bu kişilerle vergi ve vergilere ilişkin zam, ceza ve gecikme faizlerini ödemeyenler arasında eşitsizlik oluşturduğu; bu durumun aynı şartlardaki mükellefler arasında farklı uygulamalara yol açması nedeniyle eşitlik ve vergide adalet ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 10. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

9. Kanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasının birinci

cümlesinde, bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık Kanun’un yayımlandığı

tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların bu Kanun kapsamında tahsil edilen

tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak

6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun

hükümlerine dayanılarak ret ve iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

İtiraz konusu kural, cümlede yer alan “…bu Kanun’un yayımlandığı tarihten

önce tahsil edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin, Kanun’un 3. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının birinci cümlesi yönünden incelenmesine ilişkindir.

Buna göre Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci

cümlesi kapsamına girebilecek nitelikteki borçlarını Kanun’un yayımı

tarihinden önce ödemiş olanlar Kanun’un öngördüğü yapılandırma sürecinden

yararlanamayacaklardır.

10. Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş, 5. maddesinde de kişilerin ve toplumun refah huzur ve mutluluğunu sağlamak üzere siyasal, ekonomik ve sosyal engellerin kaldırılması devletin temel görevleri arasında sayılmıştır.

11. Sosyal hukuk devleti; insan hak ve özgürlüklerine saygı gösteren, ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren ve güvence altına alan, kişiyle toplum arasında denge kuran, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için sosyal, iktisadi ve malî önlemler alarak çalışanları koruyan, millî gelirin adil biçimde dağılmasını temin eden, hukuka bağlı ve gerçekçi bir özgürlük rejimini uygulayan devlettir. Ekonomik ve malî politikalar sosyal devletin gerçekleşmesini sağlayan araçlardır.

12. Kanun koyucunun Anayasa’nın 5. maddesinde belirtilen ve devletin temel amaç ve görevlerini yerine getirebilmesi için kullandığı araçlardan biri de anayasal ilkelere aykırı olmaması koşuluyla bütçe hakkıdır. Bütçe hakkını kullanan kanun koyucu devletin bir yıl içinde yapacağı harcamaların zamanında, en ekonomik ve adil yollardan karşılanabilmesi için toplumun genel refahını dikkate alacak şekilde gereken tedbirleri almak durumundadır. Bu kapsamda kanun koyucu söz konusu harcamaları karşılamak üzere yeni malî yükümlülükler getirebileceği gibi tahsil edemediği alacaklarının tahsilini gerçekleştirmek için birtakım kolaylaştırıcı tedbirler alma yolunu da seçebilecektir.

13. Anayasa’nın 10. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, dil,

ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri

sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”; dördüncü

fıkrasında “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz

tanınamaz.” ve son fıkrasında “Devlet organları ve idare

makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket

etmek zorundadırlar.” denilmektedir. Maddede yer verilen eşitlik ilkesinin

amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlarca aynı işleme bağlı

tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanunlar karşısında ayrım yapılmasını ve

ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle aynı durumda bulunan kişi ve

topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlâli

yasaklanmıştır. Kanunlar eşitlik ilkesine uygun bir şekilde, aynı veya benzer

durumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde, yararlarda ve yükümlülüklerde,

yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşit davranılmasını

sağlayacak kurallar içermelidir. Ancak durum ve konumlarındaki özellikler, bazı

kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Farklı

hukuksal durumda bulunanların ayrı kurallara tâbi tutulması ise Anayasa'da

güvence altına alınmış olan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.

14. 6736 sayılı Kanun başta vergiler, sosyal güvenlik primleri, vergi

cezaları, gecikme zam ve cezaları ve Kabahatler Kanunu kapsamında uygulanan

idari para cezaları olmak üzere uzun süredir tahsil edilemeyen kamu

alacaklarına ilişkin bir yapılandırma süreci öngörmektedir. Kanun’un 3.

maddesi, kesinleşmemiş veya dava safhasında olan alacaklara ilişkin süreci

düzenlemekte olup söz konusu maddenin birinci fıkrasına göre Kanun’un

yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış

ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış

vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda vergilerin veya

gümrük vergilerinin yarısı ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme

zammı yerine Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları

esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük

vergilerinin yarısı ile faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına

bağlı olarak kesilen vergi cezaları veya idari para cezaları ile bu cezalara

bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilmektedir.

15. Kanun’un gerekçesinden ve TBMM’de yapılan görüşmelerden

Kanun’un ülke çapında yatırımların artarak kalkınmanın sağlanabilmesi ve bu

anlamda gerekli sermayenin sağlanabilmesi için özel sektörün kamuya olan borç

yükünün hafifletilmesi ve bu borçlara ilişkin taksitlendirme imkânı

getirilmesi, ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılması, vergi incelemesi

safhasında olan konuların dava yoluna gidilmeksizin çözülmesi ve bazı

kaynakların ekonomiye kazandırılması amacıyla yürürlüğe konulduğu

anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun kamu giderlerinin daha etkin, ekonomik ve

toplumun genel refahını dikkate alacak bir şekilde karşılanması amacıyla

çeşitli önlemler alması ve bu amaçla kamunun birtakım alacaklarını

yapılandırmak suretiyle bu alacaklara tahsil edilebilir nitelik kazandırmasında

üstün bir kamu yararı bulunmadığı söylenemez.

16. Kanun kapsamına giren alacakları herhangi bir şekilde ödeyenlerin kamuyla borç ilişkileri nihayete ermiş olmakla birlikte borçlarını ödemeyenlerin borç ilişkileri devam etmektedir. Dolayısıyla başlangıçta aynı hukuksal konumda olsalar dahi Kanun’un yayımı tarihinden önce vergilerini ödeyenler ile vergilerini ödemeyenler Kanun’un yayımlandığı tarihte aynı hukuksal konumda değillerdir. Farklı hukuksal konumda olmaları nedeniyle vergi borcunu ve diğer yükümlülüklerini zamanında yerine getirenler ile getirmeyenler farklı kurallara bağlı tutulduklarından itiraz konusu kural eşitlik ilkesine aykırı değildir.

17. Anayasa'nın 73. maddesinde, herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü bulunduğu, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının maliye politikasının sosyal amacı olduğu belirtilmek suretiyle vergi ödevi kişilerin mali güçlerine göre bir yükümlülük olarak belirlenmiştir.

18. Vergi ödevi, verginin salınıp tahsil edilmesi süreciyle ilgili olup bu yükün adaletli bir şekilde dağıtılması da kanun koyucunun görevidir. Vergi borçlarını ödemiş olan kişilerin yapılandırma kapsamına alınmak suretiyle fazladan ödedikleri tutarların kendilerine iade edilmemesi, kamu giderlerinin karşılanmasını teminen kişilere Anayasa’yla yüklenen vergi ödevi yükümlülüğüne ve bu yükümlülüğün adaletli dağılımı ilkesine aykırı değildir.

19.Diğer taraftan vergi borçlarını ödemiş olan kişilere iade yapılması, kamuya gelir sağlanması amacıyla çıkarıldığı anlaşılan Kanun’un amacına aykırı olup kamunun daha fazla giderle karşı karşıya kalmasına neden olacaktır ki böyle bir durum yapılandırma süreciyle amaçlanan yararının oluşmasına engel teşkil edecektir.

20. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 10. ve 73. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

3.8.2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan;

A. “… bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil

edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin esasına ilişkin incelenmenin, Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi yönünden sınırlı olarak yapılmasına,

B. “… bu Kanunun yayımlandığı tarihten

önce tahsil edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin, Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,

29.11.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/150, K. 2017/162, 29 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu: 3.8.2016
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  6. II. İlk İnceleme
  7. III. Esasın İncelenmesi
  8. A. Sınırlama Sorunu
  9. B. İtirazın Gerekçesi
  10. C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  11. A. “… bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil
  12. B. “… bu Kanunun yayımlandığı tarihten
  13. Özgüldür
  14. Kömürcü
  15. Akıncı
  16. M. Emin KUZ
  17. Gökcan
  18. Hakyemez
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/150
Karar No
2017/162
Tarih
29 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2016/192 K.2017/160
  • AYM Norm Denetimi E.2017/171 K.2017/152
  • AYM Norm Denetimi E.2016/133 K.2017/155
  • AYM Norm Denetimi E.2016/162 K.2017/156
  • AYM Norm Denetimi E.2017/168 K.2017/151
  • AYM Norm Denetimi E.2017/137 K.2017/161

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.