İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/170 K.2018/77

17. Asliye Ceza Mahkemesi

Esas2017/170Karar2018/77Tarih5 Temmuz 2018Okuma12 dk · 2.379 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
5 Temmuz 2018
Esas Sayısı
2017/170
Karar Sayısı
2018/77
R.G.Tarih- Sayısı
16/8/2018-30511
İtiraz yoluna başvuran
Gaziantep
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.379 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

17. Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 13/12/2004

tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin (8) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali talebidir.

OLAY

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilmekte olan hükümlünün kapalı infaz kurumuna iadesine karar verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmaması nedeniyle açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükmü

Kanun’a 6291 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin itiraz konusu (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.”

B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292. ve 293. maddeleri şöyledir:

“Hükümlü veya tutuklunun kaçması

Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.

(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.

(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)

Etkin pişmanlık

Madde 293- (1) (...) tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 15/11/2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve sınırlama sorunları görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine

göre bir davaya bakmakta olan mahkemenin o dava sebebiyle uygulanacak bir

kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi

hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi

olduğu kanısına varması durumunda mahkeme, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine

başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa

Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin

görevine giren bir davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada

uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın

değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin (8) numaralı fıkrasının iptalini talep etmiştir. İtiraz konusu kuralda, denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

4. İtiraz yoluna başvuran Mahkemede bakılmakta olan davada,

denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezası infaz edilmekte olan

hükümlünün denetim planına uymaması nedeniyle infaz hâkimliği tarafından 5275

sayılı Kanun’un 105/A maddesinin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi gereğince koşullu

salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz

kurumuna iadesine karar verilmiş ancak hükümlünün itiraz konusu kural gereğince

iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmaması nedeniyle

hakkında kamu davası açılmıştır. Bu itibarla Kanun’un 105/A maddesinin (8)

numaralı fıkrasının “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi

gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat

etmeyenler ile…” bölümünün söz konusu davada uygulanma olanağı

bulunmamaktadır. Bu nedenle anılan bölüm yönünden başvurunun Mahkemenin

yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

5. Öte yandan itiraz konusu kuralın “…hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” bölümü fıkranın davada uygulanacak kural olmayan “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile…” bölümü için de geçerli ortak hüküm niteliğindedir. Bu nedenle esasa ilişkin incelemenin “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.

6. Açıklanan nedenlerle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin (8) numaralı fıkrasının;

A. “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat

etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile…” bölümünün, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu bölüme ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B. “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine

rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

A. İtirazın Gerekçesi

8. Başvuru kararında özetle 5237 sayılı Kanun’un hapis cezasının

ertelenmesini düzenleyen 51. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı

madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı

madde kullanma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesini düzenleyen

191. maddesinde ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinde öngörülen

denetimli serbestlik hükümlerine uyulmamasının sonuçları ile itiraz konusu

kural gereğince öngörülen denetimli serbestlik tedbirine uyulmamasının

sonuçları arasında ayrım yapıldığı, cezası ertelenen hükümlünün denetime

uymadığında geri kalan cezasının infaz edildiği, hakkında kamu davasının

açılması ertelenen şüpheli denetimi ihlal ettiğinde ertelenen kamu davasının

açıldığı, hakkındaki hüküm geri bırakılan kişi denetimi ihlal ettiğinde geri

bırakılan hükmün açıklandığı, itiraz konusu kural gereğince cezası infaz

edilmekte iken denetimli serbestlik ile tahliye edilen hükümlünün denetime

uymaması hâlinde ise hem geri kalan cezasının infaz edildiği hem de ceza

yaptırımı ile karşı karşıya kaldığı, bunun adaletli olmadığı belirtilerek

kuralın Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

9. Kanun’un itiraz konusu kuralın yer aldığı 105/A maddesinin (8) numaralı fıkrasında, denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmaktadır. İtiraz konusu kural “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresidir.

10. 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinde hükümlü veya tutuklunun

kaçması suçu düzenlenmiş olup tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya

gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü

hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına, bu suçun cebir veya tehdit

kullanılarak işlenmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına

hükmolunacağı belirtilmekte; 5237 sayılı Kanun’un 293. maddesinde

ise bu suçta etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmektedir. Bu bağlamda

itiraz konusu kural gereğince kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı

verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim

olmayan hükümlüler hakkında itiraz konusu kuralın atfıyla 5237 sayılı Kanun’un

292. ve 293. maddelerinde düzenlenen suçun ceza yaptırımı ile etkin

pişmanlık hükümleri uygulanacaktır.

11. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

12. Hukuk devletinde; ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar Anayasa’ya aykırı olmamak üzere ülkenin sosyal, kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimlerini göz önüne alan suç politikasına göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suç politikası gereği bazı fiilleri ceza hukuku alanından çıkarabileceği gibi korudukları hukuki yararları ve neden olduğu sonuçları esas alarak birtakım suçları farklı yaptırımlara da tabi kılabilir. Kanun koyucunun bu konudaki tercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi, anayasal denetimin kapsamı dışında kalmaktadır.

13. 5275 sayılı Kanun’a 105/A maddesini ekleyen 6291 sayılı

Kanun’un genel gerekçesinde belirtildiği gibi cezalandırmada temel amaç

suçluların ıslahı ve topluma kazandırılmasıdır. Suçluların ıslahı ve topluma

kazandırılması bakımından hükümlülerin salıverilme sonrası hayata uyumlarının

kolaylaştırılması, toplum içine kontrol altında, planlı bir şekilde

bırakılmaları ve dışarıda desteklenmeleri kritik bir öneme sahiptir. Bu

kapsamda öngörülen denetimli serbestlik kanunlarla belirlenen, şüpheli, sanık

ve hükümlüler hakkında mahkemelerce hapis cezası yerine verilen seçenek ceza ve

tedbirlerin uygulanması ile şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde

denetim, takip ve iyileştirilmesini kapsayan alternatif bir ceza ve infaz

müessesesidir. Denetimli serbestlik kapsamında; kamuya yararlı bir işte

ücretsiz olarak çalıştırma, zorunlu olarak eğitim programlarına katılma, belli

çevre sınırları dışına çıkmama veya belirlenen yerlere gitmeme, konuttan ya da

belirlenen bir çevreden ayrılmama, yurt dışına çıkmama, belirlenen bir stada

gitmeme, belirli zamanlarda karakola veya denetimli serbestlik birimlerine

giderek imza atma, tedavi programlarına katılma, eğitim kurumuna devam etme

gibi tedbirler uygulanmaktadır.

14. Mevzuatımızda infaz süresi; kapalı ceza infaz kurumunda geçirilen süre, açık ceza infaz kurumunda geçirilen süre ve şartla tahliye tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki süre olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır. Kanun’un 105/A maddesinde, haklarındaki kesinleşmiş ceza hükmü infaz edilmekte olan ve cezasının son altı ayını kesintisiz olarak açık ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirmiş olup koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az bir süre kalan hükümlülerin ceza infaz kurumunda geçirilen sürenin son bir yılının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle dışarıda infaz edilebilmesine yönelik yeni bir infaz rejimi öngörülmektedir.

15. Kanun’un 105/A maddesinde belirlenen koşullarda hükümlülere

verilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz imkânına

karşılık hükümlünün de denetimli serbestlik kurumunun gerektirdiği

yükümlülüklere uyması gerekir. Bu yükümlülüklerden biri de uygulanan denetimli

serbestlik kurumunda Kanun’da belirtilen hâllerde hükümlünün kapalı ceza infaz

kurumuna iadesine karar verilmesi üzerine iki gün içinde en yakın Cumhuriyet

başsavcılığına teslim olmasıdır. İtiraz konusu kuralla koşullu salıverilmesine

bir yıl veya daha az bir süre kalan hükümlünün, kalan cezasının denetimli

serbestlik tedbirleri uygulanmak suretiyle infaz edilmekte iken kapalı ceza infaz

kurumuna iadesine karar verilmesi üzerine iki gün içinde en yakın Cumhuriyet

başsavcılığına teslim olmaması halinde, hakkında 5237 sayılı Kanun kapsamında

hükümlü veya tutuklunun kaçması suçuna ilişkin ceza yaptırımının uygulanacağı

hüküm altına alınmıştır. Bu suretle bir yandan denetimli serbestlik kurumunun

suistimal edilmeden işlemesi, diğer yandan ceza infaz sisteminin

etkin bir biçimde işlemesi, böylece suçların ve suçluların takibinin temin

edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.

16. Denetimli serbestlik kurumu, başvuru kararında sözü edilen

hapis cezasının ertelenmesi, kamu davası açılmasının ertelenmesi ve hükmün

açıklanmasının geri bırakılması kurumlarından farklı niteliktedir. 5237 sayılı

Kanun’un 51. maddesinde hapis cezasının ertelenmesi kurumu düzenlenmektedir.

Buna göre, işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına

mahkûm edilen kişinin cezasının, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan

fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama

sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda

mahkemede bir kanaatin oluşması hâlinde hâkim tarafından ertelenebileceği

belirtilmiş ve cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla

olmamak üzere bir denetim süresi öngörülmüştür. 5237 sayılı Kanun’un 191.

maddesinde ise kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul

etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan

dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Kanun’un 171.

maddesindeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının

ertelenmesine karar verileceği, erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında

asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağı hükme

bağlanmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde de sanığa yüklenen

suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az

süreli hapis veya adli para cezası olması hâlinde mahkeme tarafından hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, bu kararın verilmesi

hâlinde sanığın beş yıl süreyle denetime tabi tutulacağı düzenlenmiştir.

17. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde öngörülen denetimli

serbestlikte, madde gerekçesinde de ifade edildiği gibi hükümlü hakkında

verilen cezanın infazının devam ettiği aşamada cezaların infazında mümkün

olduğunca yarı özgürlük, açık rejimler ya da geçici yerleşmeler gibi yöntemler

kullanılarak alternatif bir infaz rejimi oluşturmak suretiyle hükümlülerin

yeniden suç işleme risklerini azaltmak, tahliye şartlarına uyumunu

gerçekleştirmek, toplumsal kurallara uyma becerilerini geliştirmek, onları

sosyal hayata hazırlamak ve toplumun hükümlüye olumsuz bakışını azaltmak

amaçlanmaktadır. Oysa hapis cezasının ertelenmesi, kamu davasının açılmasının

ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumları, gerek

koşulları gerekse korunmak istenen menfaat ve amaçlar yönünden farklı hukuki

kurumlardır. Dolayısıyla koşulları, hukuki menfaat ve amaçları farklı

hukuki kurumlar yönünden ilgililerin yükümlülüklerini yerine

getirmemesine bağlı olarak farklı sonuçlar öngörülebileceği kuşkusuzdur. Bu

nedenle farklı hukuki kurumları birbiri ile karşılaştırmak suretiyle yapılan

değerlendirme anayasal denetime esas oluşturmaz.

18. İtiraz konusu kuralla, cezası infaz edilmekte olan hükümlü hakkında öngörülen denetimli serbestlik uygulamasında, hükümlünün yükümlülüklerine uymaması halinde eyleminin niteliği, işleniş şekli, verilen cezanın infaz sistemine etkisi, ceza infaz sistemi içinde denetimli serbestlik kurumunun suistimal edilmeden etkin bir biçimde uygulanması ve hükümlülerin takibinin sağlanması hususlarının gözetilerek söz konusu hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 292. ve 293. maddelerinin uygulanacağının öngörülmesinde hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

19. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 5. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 5/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/170, K. 2018/77, 5 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu: 13/12/2004
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  6. A. İptali İstenen Kanun Hükmü
  7. B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  8. II. İlk İnceleme
  9. A. “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat
  10. B. “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine
  11. III. Esasın İncelenmesi
  12. A. İtirazın Gerekçesi
  13. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  14. Akıncı
  15. M. Emin KUZ
  16. Gökcan
  17. Hakyemez
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/170
Karar No
2018/77
Tarih
5 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2018/8 K.2018/85
  • AYM Norm Denetimi E.2018/68 K.2018/87
  • AYM Norm Denetimi E.2018/1 K.2018/83
  • AYM Norm Denetimi E.2018/11 K.2018/86
  • AYM Norm Denetimi E.2017/178 K.2018/82
  • AYM Norm Denetimi E.2018/9 K.2018/84

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.