İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/173 K.2017/159

Mahkemesi

Esas2017/173Karar2017/159Tarih29 Kasım 2017Okuma13 dk · 2.680 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
29 Kasım 2017
Esas Sayısı
2017/173
Karar Sayısı
2017/159
R.G. Tarih – Sayı
Tebliğ edildi
İtiraz yoluna başvuran
Ankara 7. Vergi
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.680 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

15.7.2016 tarihli ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 76. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Ücretsiz ders kitabı temini ve dağıtımı projesi kapsamında yüklenilen işin döviz kazandırıcı faaliyetlerden olduğu, bu nedenle damga vergisinden istisna tutulması gerektiği belirtilerek damga vergisinin iadesi talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralı da içeren 76. maddesi şöyledir:

“MADDE 76- Bu Kanunun;

a) 12 nci maddesi yayımını izleyen ayın başında,

b) 13 üncü, 39 uncu ve 40 ıncı maddeleri 1/1/2017 tarihinde,

c) 27 nci maddesiyle 488 sayılı Kanunun değiştirilen ek 2 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bendi hükümleri, bu Kanunun yayımı tarihinden sonra yapılan proje ve işlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

ç) 35 inci maddesiyle 492 sayılı Kanunun değiştirilen ek 1 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bendi hükümleri, bu Kanunun yayımı tarihinden sonra yapılan proje ve işlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

d) 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendiyle yapılan düzenlemenin birinci paragrafı ile 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi 2/8/2013 tarihinden itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

e) 51 inci maddesiyle 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine eklenen (n) bendi 1/1/2018 tarihinde,

f) 62 nci maddesi 31/12/2017 tarihinde,

g) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Osman KODAL tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre mahkemeler,

bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde

kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri

sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali

için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak bu kurallar uyarınca

bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince

açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali istenen

kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa

kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya

davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte

bulunan kurallardır.

3. Başvuran Mahkeme, 6728 sayılı Kanun’un 76. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptalini talep etmiştir. Kanun’un 76. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Kanun’un 27. maddesiyle 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun değiştirilen ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bendi hükümlerinin bu Kanun’un yayımı tarihinden sonra yapılan proje ve işlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.

4. Bakılmakta olan davada; ücretsiz ders kitabı temini ve dağıtımı projesi kapsamında yüklenilen işin döviz kazandırıcı faaliyetlerden olduğu, bu nedenle damga vergisinden istisna tutulması gerektiği belirtilerek ihale kararı ve sözleşmeye ilişkin olarak tahsil edilen damga vergisinin iadesi talep edilmiştir.

5. 488 sayılı Kanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında;Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi’ne bağlanan döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler sayılmış ve bu işlemler nedeniyle belgenin geçerlilik süresi içinde belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla düzenlenen kâğıtların damga vergisinden müstesna olduğu belirtilmiştir.

6. Somut olay, 488 sayılı Kanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde belirtilen döviz kazandırıcı faaliyetlerden Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan uluslararası ihaleye çıkarılanların ihalesini kazanan yüklenici firmaların faaliyetlerine ilişkindir.

7. 488 sayılı Kanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının

(n) bendinde, ikili veya çok taraflı uluslararası anlaşmalar kapsamında

Türkiye’de gerçekleştirilen projeleri üstlenen kurum, kuruluş veya şirketler

(bunlar tarafından yurt içinde projenin yürütülmesi amacıyla kurulan veya ortaklık

gerçekleştirilen şirketler dâhil) tarafından proje kapsamında verilen yapım ve

teslim işlerini yüklenen firmaların (alt yükleniciler hariç) faaliyetleri, aynı

fıkranın (o) bendinde de kamu özel iş birliği kapsamında tesis yapımı ve

yenilenmesi işlerini üstlenen tam mükellef firmaların yapacakları hizmet ve

faaliyetleri düzenlenmiştir. Bu bağlamda davanın 488 sayılı Kanun’un ek 2.

maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bentlerinde düzenlenen döviz

kazandırıcı faaliyetlerle ilgisi bulunmamaktadır. Bu itibarla 488 sayılı

Kanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bentlerinin

yürürlük tarihini düzenleyen itiraz konusu kuralın davada uygulanma olanağı

bulunmamaktadır.

8. Açıklanan nedenlerle başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

9. Serdar ÖZGÜLDÜR,Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ bu görüşe katılmamışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

15.7.2016 tarihli ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 76. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR,Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ, Kadir ÖZKAYA ile Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 29.11.2017 tarihinde karar verildi.

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

KARŞIOY

İtiraz yoluna başvuran mahkeme 6728 sayılı Kanun’un 76. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptalini talep etmiştir.

Kural, Kanun’un 27. maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi

Kanunu’nun değiştirilen ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o)

bendi hükümlerinin “bu kanunun yayımı tarihinden sonra yapılan proje ve

işlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği”ni hüküm altına

almış, atıfta bulunulan (n) bendinin; “ikili veya çok taraflı

uluslararası anlaşmalar kapsamında Türkiye’de gerçekleştirilen projeleri

üstlenen kurum, kuruluş veya şirketler (bunlar tarafından yurt içinde projenin

yürütülmesi amacıyla kurulan veya ortaklık gerçekleştirilen şirketler dahil)

tarafından proje kapsamında verilen yapım ve teslim işlerini yüklenen

firmaların” (alt yükleniciler hariç)şeklinde olduğu;(o) bendinde

ise “kamu özel iş birliği kapsamında tesis yapımı ve yenilenmesi

işlerini üstlenen tam mükellef firmaların yapacakları hizmet ve faaliyetleri” ifadesinin

yer aldığı dikkate alındığında, maddeden bunların döviz kazandırıcı

faaliyetlerden sayıldığı ve bu nedenle bu kanunun yayımı tarihinden sonra

yapılacak kapsamdaki projelerde damga vergisi istisnasının uygulanacağı

anlaşılmaktadır.

Bakılmakta olan davada, davacı yüklenicisi olduğu “kitap temin ve dağıtımı” projesi kapsamındaki işe ait ihale kararı ve sözleşmesine ilişkin olarak kendisinden tahsil edilen damga vergisini işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olduğu nedeniyle iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Başvuran Mahkeme, 488 sayılı Yasa’nın 15/7/2016 tarih ve 6728

sayılı Yasa değişikliği öncesinde, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin

işlemlerle ilgili düzenlenen kağıtların damga vergisi istisnasının kaynağı

faaliyetlerin, uluslararası ihaleye açık olanlar veya yabancı para ile finanse

edilen yapımlar olarak belirlendiğini Maliye Bakanlığınca çıkarılan bir

tebliğname ile açıklandığını belirtmiş,bilahare 2008 tarihli yeni bir tebliğ

ile cari yıl yatırım programında yer alan uluslararası nitelikli ihale ve yine

yabancı para ile finanse edilenlerinde döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında

olduğunu açıklamışve yine 3/2012 tarihli bir tebliğ ile de bazı bakanlıkların

ve komutanlıkların cari yıl yatırım programında yer almamış yatırım işlerinin

de bu kapsama alındığına işaret etmiştir.

Anılan bu tebliğlerin uygulanmaya ilişkin esaslarında ise, maddelerde açıklanan usul ve esaslar çerçevesinde bakıldığında, vergi resim harç istisna belgesi veya dahilde işleme izin belgesinden birine sahip olanların başkaca belge aranmadan bunları ibrazı üzerine de damga vergisi istisnasının uygulanacağının belirtildiği ifade edilmektedir.

Yani, istisnadan yararlanmak için faaliyet, döviz kazandırıcı

olacak ve istenen iki belgeden birinin ibrazı da şart olacaktır. Ancak 6728

sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde ki şekilde, uluslararası ihalelerde

ihaleyi kazanan yerli firma yönünden muafiyet istisnası için bu şartlar

aranmamaktadır. Tebliğname ile kanuni düzenlemenin kapsamının daraltılmış

olduğu iddiası yanında bununla ilgili bu yöndeki kabulü teyit eden Danıştay 9.

Dairesinin 2014/4252 E., 2015/6404 K. sayılı kararına da atıfta bulunulmuştur.

Karara göre de damga vergisi ve harç istisnası uygulamasına ilişkin çıkarılan

tebliğlerin, sadece döviz kazandırıcı faaliyetlerin türünü belirlemekle

kalmaması yanında, bunlara vergi istisnası uygulanabilmesi için söz konusu

yatırımın kapsamını belirlediği ve istisna belgesinin ibrazının zorunluluğu ile

belgenin geçerlilik sürelerinin yeniden belirleyen bu düzenlemenin hukuka

aykırı olduğu, kanunda öngörülmeyen bir takım kayıt ve koşulların kanuni bir

hakkın kullanılmasına genel tebliği ile engel getirilemeyeceği sonucuna ulaşan

ve neticede vergiden muaf tutulmamanın hukuka aykırılığına ilişkin bir karara

ilişkin olduğu görülmektedir.

Nitekim, Danıştay kararında bahsi geçen durumun ilk derece mahkemelerince de benimsenmesi ve uygulanması ile 488 sayılı Kanun’un ek 2. maddesi 7/2016 tarih ve 6728 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile ihtilafların önlenmesini teminen getirilen değişiklikler ile ihracat ve diğer döviz kazandırıcı faaliyetler ve istisna uygulamalarının usul ve esaslarının kanun hükmüne uyarlandığı ve değişiklik öncesi mahkemelerinin, tebliğ ile getirilen koşullara bağlı bir hakkın kullanılmasının önüne geçilmesinin mümkün olamayacağı ve bu nedenle damga vergilerinin iadesi yönündeki kararlarının artık önüne geçildiği anlaşılmaktadır.

İtirazen iptal yoluna gelen mahkemenin önünde görülmekte bulunan davada, yargılama konusu ihale, değişiklik yapılan kanunun yürürlük tarihinden önce yapılmıştır.

Mahkeme bakmakta olduğu davada, cari yıl yatırım programında yer almadığı ve vergi resim, harç istisna belgesi ibraz edilmediği nedenleri ile davacıdan tahsil edilen DAMGA VERGİSİNİN, YERSİZ OLDUĞU, işin yapıldığı tarihte mevcut yasada OLMAYAN belge ibrazı gibi yeni koşulların iptali istenen fıkrada yer alan bentler kapsamı nedeniyle oluştuğunu ve bu nedenle yasa değişikliği öncesinde olmayan şartlar yönünden mahkemelerce damga vergisinin iadesi kararlarının isabetli olduğu düşüncesindedir.

Yani mahkemenin önünde görülmekte bulunan davada, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda değişiklikle getirilen yeni koşullar, yasanın yürürlüğe giriş tarihinden (8.8.2016) önce yapılmış dava konusu projeye, yürürlük sonrası hükümlerin (iptal konusu kuralın) tatbikinin beklenilmesinin hukuki güvenlikle bağdaşmadığı bu yönüyle Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatini oluşan mahkemenin bu nedenle başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Aleyhe düzenleme içeren kanunların geçmişe yürümezliği ilkesinin somut davaya uygulanamayacağını düşünen mahkeme nezdinde, maddenin (n) ve (o) bentlerinin kapsadığı içerik itibari ile buna engel olduğunu, bu içeriğe sadık kalınarak yapılacak yorum ile damga vergisi ödeme istisnasının doğmaması karşısında yüklenicinin beklemediği ya da mahkeme (dava) yolu ile iade alacağını bildiği ancak değişiklik karşısında alamamak durumu ile mali ek bir külfet ile karşılaşacağı düşüncesi ile mahkememize başvurduğu açıktır.

Mahkememizce itirazen iptal başvurularında 6216 sayılı Yasa’nın 40. maddesi kapsamında iptali istenen kuralın, Anayasanın hangi hükümlerine aykırı olduğuna ilişkin gerekçe bulundurulması yeterli iken, mahkeme süreci içinde iptali istenen kuralın davada uygulanacak kural olması şartını aramış ve uygulanacak kuralın bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde VEYA davayı sonuçlandırmada OLUMLU ya da OLUMSUZ yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallar olmasını belirleyerek kapsamını daraltma yoluna gitmiştir.

Ancak, uygulamada başvurunun ilk inceleme aşamasında iptali istenen kuralın uygulanacak kural olma gerekliliği, ihtilafın çözümünde davayı sonuçlandırmakla ilgili olduğu düşünülen kuralın yetki, görev, kapsam, lafız, amaçsal yorum da dahil, suçun veya davanın hukuki vasfını da son merciiye ait bir kesinlik nitelemesi ile bir çok yönden değerlendirilmekte, adeta derece mahkemesi karar sonucuna ulaşılmaktadır.

Somut olayda, yukarıda anlatıldığı gibi başvuran mahkeme,

uyuşmazlığı olayın doğum tarihi itibari ve yargılama sürecinde değişikliğe

uğrayan yasalar yönünden ele almış, uygulama ve içtihatlardan örnekleri de

vererek, bu davada aslında nasıl bir hukuki sonuca ulaşabileceğine de işaret

etmiş ve ancak bu sonucun elde edilmesine engel olacak hükümlerin itirazen

iptali istenen kural olduğunu düşünerek de maddenin iptalini istemiştir. Ancak

mahkememiz çoğunluk düşüncesi adeta mahkemeye bakılmakta olan davada düşündüğü

gibi değil de aslında ne karar vermesi gerektiğini hatırlatacak biçimde bir

değerlendirme ile görülmekte bulunan davanın sonucunu gösterecek bir yaklaşım

ile itiraz konusu kuralın davada uygulanamayacağına oy çokluğu ile karar vermiş

bulunmaktadır.

Bu yaklaşım ile Anayasa Mahkemesinin görev alanı, hukuk devletinin hukuki güvenilirlik ilkesine ve yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetleme işlevine uygun olmayan bir şekilde daraltılmakta ve asıl ihtilafı çözmekle görevli derece mahkemelerinin görev alanlarına gereği ötesi bir müdahale yapıldığı düşünülmektedir.

Mahkememizin tabi ki denetlediği kural içinde yer alan dava konusundan uzak kendisinden olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde yararlanılmayacak ilgisiz kelime, sözcük veya cümle gibi hükümleri ayıklama ve sınırlaması görev alanında kabul ediliyor ise de, başvuran mahkemenin itirazen iptali istediği davada uygulanacak kural konusundaki kural ve kanaatinin, bir temyiz mahkemesi hüviyetinden ziyade başvuru konusu kural hakkında açık, net ve bariz bir takdir hatası yapıp yapmadığı, kural ile dava konusu içeriğin yeterli illiyete sahipliği ve hukuki hata ve keyfilik denetimi şekli ile sınırlı olarak yapılması gerektiği düşünülmektedir.

Mahkemece iptali istenen kuralın somut dosya ile ilgisinin açık anlatıldığı ve dava ile ilgili hükmünü de iptali istenen maddenin ilgili fıkrasının kendince belirlediği yorumu üzerine kuracağı açık olan olayda, iptali istenen normun davada uygulanacak kural olmadığını düşünen çoğunluk görüşünekatılınmamıştır.

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

KARŞI OY

Başvuran Mahkemenin elindeki davanın davacısı olan ortaklık 2016 yılında gerçekleştirilen ücretsiz Ders Kitabı Temini ve Dağıtımı Projesi işine ait ihale ve ihaleye bağlı sözleşme nedeniyle 29.6.2016 ve 11.7.2016 tarihlerinde toplam 449.998,21 lira damga vergisi ödemiş, ardından da tahakkuk ve tahsil işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.

Bu esnada, hükümlerinin enazından bir kısmı olayda doğrudan uygulanacak kural olan 488 sayılı Damga Vergisi Kanunun Ek 2. maddesi, 9.8.2016 günlü Resmî Gazete’de yayınlanan 15.7.2016 kabul tarihli 6728 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değiştirilmiştir.

Yeniden düzenlenen Ek 2. maddenin birinci fıkrasında, ihracat ve

ihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla fıkrada sayılan işlemler nedeniyle

düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu; 2. fıkrasında vergi,

resim, harç istisnası belgesine bağlanan ve fıkrada sayılan diğer döviz

kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresi

içinde belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla, düzenlenen kağıtların

damga vergisinden müstesna olduğu; 3. fıkrasında ise vergi, resim, harç

istisnası belgesi almak amacıyla proje formu ekinde verilecek taahhütnameler ile

2. fıkranın kimi bentlerinde sayılan işlem ve faaliyetlere ilişkin sözleşme

safhasından önceki teminatlar ile ihale kararlarına belge aranmaksızın resen

damga vergisi istisnası uygulanacağı öngörülmüş; maddenin devamında da bazı

tanımlara ve madde hükümlerinin nasıl uygulanacağına ilişkin düzenlemelere yer

verilmiştir.

6728 sayılı Kanunun 76. maddesinde ise bu kanunla getirilen düzenlemelerin yürürlüğe gireceği tarihler düzenlenmiştir. Maddenin (c) bendinde, 488 sayılı Damga Vergisinin Kanununun ek 2. maddesinin yeni hükümlerinden olan (2) numaralı fıkranın (n) ve (o) bendi hükümlerinin bu Kanunun yayımı tarihinden yani 9.8.2016 tarihinden sonra yapılan proje ve işlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yani 9.8.2016 tarihinde; yeni ek 2. maddenin diğer hükümlerinin ise yayımı tarihinde yani 9.8.2016 tarihinde yürürlüğe gireceği ön görülmüştür.

Başvuran Mahkeme elindeki uyuşmazlıkta uygulanacağı mevzuatın

tarihsel gelişimini (3505 sayılı Kanunun ilgili hükümlerini, 5035 sayılı

Kanunun ilgili hükümlerini, ilgili Genel Tebliğ Hükümlerini) irdeledikten

sonra, 6728 Kanunla yapılan değişiklikten önceki dönemde 488 sayılı Kanunda

uluslar arası ihaleleri kazanan yerli firmaların damga vergisi istisnası

kapsamında olmaları yönünden böyle bir şart öngörülmemesine rağmen, bu Kanuna

göre çıkarılan Genel Tebliğler ile yasal düzenlemenin kapsamı daraltılarak,

anılanfirmaların ilgili faaliyetlerinin döviz kazandırıcı faaliyet olması ve

aynı zamanda “vergi resim harç istisnası belgesi”ni veya “dahilde

işleme izin belgesi”ni ibraz etmeleri koşullarının birlikte aranıldığını;

vergi yargısınca da “… ihalenin, Devlet Planlama Müsteşarlığınca

yayımlanan yatırım programlarında yer almadığı ve vergi resim harç istisna

belgesinin ibraz edilmediği nedenine dayanılarak ilgilinin istisnadan

yararlanamayacağının söylenemeyeceği, Kanunda öngörülmeyen bir takım kayıt ve

koşulların Genel Tebliğler ile getirilmesi suretiyle kanuni bir hakkın

kullanılmasının engellenemeyeceği...” gerekçesiyle elindeki davanın

davacısı konumundaki ortaklıkla aynı durumda olan firmalar adına tahakkuk

ettirilip tahsil edilen damga vergilerinin iadesine karar verildiğini; 6728

sayılı Kanunun 27. maddesi ile getirilen yeni düzenleme ile Genel Tebliğ

hükümlerinin yasalaştırılması suretiyle vergi yargısının anılan nitelikte

kararlar vermesinin önüne geçildiğini, yürürlük maddesi ile de söz konusu

düzenlemenin geçmişe yürütüldüğünü değerlendirmiş, kuralın ileriye dönük

uygulanması konusunda bir itirazda bulunmamış, geriye yürütülmesini ise

Anayasa’ya aykırı olarak değerlendirmiş, elindeki uyuşmazlığı yeni geçici 2.

maddenin hangi hükmüne göre çözeceğini belirtmeden maddenin 2. fıkrasının (n)

ve (o) bentleri dışında kalan hükümlerinden hangisini uygularsa uygulasın, (n)

ve (o) bentlerinin yürürlük tarihini düzenleyen 76. maddenin (c) bendinde yer

alan “… bu kanunun yayımı tarihinden sonra yapılan proje ve işlere

uygulanmak üzere...” ibaresinin mefhumu muhalifinden o hükümlerin ((n)

ve (o) bendi dışındaki hükümlerinin) bu kanunun yayımı (9.8.2016) tarihinden

önce yapılan proje ve işlere de uygulanacağı sonucuna varılmış, böyle olunca da

işin yapıldığı esnada aranılmaması gereken koşulların sonradan aranılır hale

gelmesi ile aleyhe bir durumun ortaya çıktığı tespiti yapılmış; nitekim Ankara

Bölge İdare Mahkemesi tarafından da aynı yorumun yapıldığı zira, ellerindeki

davanın konusunu oluşturan ihale işlemi kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış

olmasına rağmen söz konusu kanun değişikliğinin yukarıda belirtilen şekilde

geriye yürütülmesi suretiyle, mahkemelerince davacı lehine verilen yürütmeyi

durdurma kararının kaldırılmasına karar verildiği belirtilmiş, hal böyle olunca

da elindeki uyuşmazlığı 9.8.2016 tarihinden önceki duruma göre çözmesine engel

olarak gördüğü 6728 sayılı Kanunun 76. maddesinin (c) bendinin iptali istemiyle

Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

Belirtilen duruma göre başvuran mahkemenin elindeki dava bağlamında 6728 sayılı Kanunun 76. maddesinin (c) bendinin, (Anayasa’ya aykırı olup olmadığı biryana) olayda, en azından bir tanesinin uygulanacağında kuşku bulunmayan 488 sayılı Damga Vergisi Kanunun 6728 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değiştirilen Ek 2. maddesinin hangi hükümlerinin hangi tarihten itibaren meydana gelen olaylara hangi tarihten itibaren uygulanacağının tespiti bakımından mutlaka müracaat edileceğinden, iptali istenilen kural olayda uygulanacak kuraldır. Bu nedenle Mahkememizin çoğunluğunun aksi yöndeki görüşüne dayalı karara katılmıyoruz.

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye Recep KÖMÜRCÜ Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/173, K. 2017/159, 29 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  6. II. İlk İnceleme
  7. Akıncı
  8. M. Emin KUZ
  9. Gökcan
  10. Karşıoy
  11. Hakyemez
  12. Karşı Oy
  13. Özgüldür
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/173
Karar No
2017/159
Tarih
29 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2017/174 K.2017/167
  • AYM Norm Denetimi E.2016/7 K.2017/171
  • AYM Norm Denetimi E.2016/32 K.2017/168
  • AYM Norm Denetimi E.2016/14 K.2017/170
  • AYM Norm Denetimi E.2016/150 K.2017/179
  • AYM Norm Denetimi E.2017/160 K.2017/178

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.