İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/160 K.2017/178

Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi

Esas2017/160Karar2017/178Tarih28 Aralık 2017Okuma15 dk · 3.082 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Aralık 2017
Esas Sayısı
2017/160
Karar Sayısı
2017/178
R.G. Tarih – Sayı
31.1.2018-30318
İtiraz yoluna başvuran
Ankara Bölge İdare
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.082 kelime·15 dk okuma·18 bölüm

Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi

İTİRAZIN KONUSU

12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (a) bendinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Ankara İl Özel İdaresinde daire başkanı olarak görev yapmakta iken bu idarelerin 6360 sayılı Kanun gereğince kapatılması üzerine söz konusu Kanun hükümlerine göre diğer bir kamu kurumuna araştırmacı olarak atanan davacının atama işleminin iptali ve yoksun kaldığı mali hakların iadesi talebiyle açtığı davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A. İtiraz Konusu Kanun Hükmü

Kanun’un geçici 1. maddesinin (9) numaralı fıkrasının itiraz konusu (a) bendi şöyledir:

“a) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi

memur kadrolarındaki personel 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme

Uygulamaları Hakkında Kanunun değişik 22 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve

beşinci fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum

ve kuruluşlarına, Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren

doksan gün içinde nakledilir. Ayrıca, nakledilen personelden devir tarihi

itibarıyla müdür ve daha üstü yönetici kadrolarında bulunan personel hakkında

aynı tarihteki kadro unvanları dikkate alınarak söz konusu maddenin altıncı

fıkra hükümleri de uygulanır ve üç yıllık süre, devir tarihinden itibaren

başlar. Ancak, 4046 sayılı Kanunun anılan maddesi uyarınca yapılacak fark

tazminatı hesabında, 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesine

göre yapılan ödeme dikkate alınmaz. Personel nakledildiği kurumda göreve

başlayıncaya kadar eski kurumunda çalışmaya devam eder ve bu personelin her

türlü mali ve sosyal hakları çalıştıkları kurum tarafından karşılanır.”

B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri

4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 22. maddesinin ilgili görülen ikinci, üçüncü, beşinci ve altıncı fıkraları şöyledir:

“Kuruluşlardaki Personelin Nakli

Madde 22- (Değişik: 3/7/2005-5398/8 md.)

…

Nakle tâbi personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre

kazanılmış hak aylık derecesinden aşağı olmamak kaydıyla, 190 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının boş

kadrolarından Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen kadroya, anılan

Başkanlık tarafından kırkbeş gün içerisinde ataması teklif edilir. 190 sayılı

Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının

(özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar hariç) mevcut boş kadro veya pozisyonlarına

da ihtiyaçlar doğrultusunda atama teklifi yapılabilir. Bu personelden 22/1/1990

tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı Cetveldeki

kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan

diğer statülerdeki personelin atama teklifleri, Araştırmacı unvanlı kadrolara

veya istekleri hâlinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı

Cetvelde yer alan unvanlar hariç olmak üzere öğrenim durumları itibarıyla ihraz

etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadrolara, daha önce bu unvanlara ilişkin

kadro veya pozisyonlarda bulunmuş olması ve atama yapılacak kadro unvanının 190

sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması kaydıyla yapılır.

Ancak (1) sayılı cetvelde yer alan, mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve

belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonucunda

göreve alınanların atama teklifleri, söz konusu görev unvanına uygun kadrolara

yapılır. Devlet Personel Başkanlığı tarafından gönderilen atama teklif

yazısının atamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz

gün içerisinde bu kurum ve kuruluş tarafından atama işlemlerinin yapılması

zorunludur. Naklen atanan personel hakkında geçici 9 uncu madde hükümleri

dikkate alınır.

Kuruluşun satılması veya devredilmesi halinde bu kuruluşta çalışan

nakle tâbi personelin ataması yukarıdaki hükümlere göre yapıldıktan sonra atama

emri, ilgili personele atamayı yapan kurum veya kuruluş tarafından, istihdam

fazlası personel için yapılacak atama emri ise kuruluşu tarafından 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Personelin işe başlama

sürelerine ve işe başlamama halinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657

sayılı Devlet Memurları Kanununun 62 ve 63 üncü maddeleri hükümlerinin

uygulanmasından atamayı yapan kamu kurum ve kuruluşu sorumludur. Kurum ve

kuruluşlar atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu en geç onbeş gün

içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. Yeni kurumunda görevine

başlayan personel istekleri halinde, boş kadro bulunması ve ilgili mevzuata

uygun olması şartıyla eski kadro veya pozisyonuna uygun kadrolara kurumlarınca

atanabilirler. Askerlik görevlerini yapmakta olanlar için yukarıdaki süreler

terhislerini takip eden aybaşından itibaren başlar. Bu madde gereğince diğer

kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak nakil sebebiyle boşalan kadro ve

pozisyonlar, boşaldıkları tarihten itibaren herhangi bir işleme gerek

kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.

…

Bu madde hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen

sözleşmeli personel ile iş kanunlarına tâbi personele, Devlet Personel

Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak

bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları sözleşme ücreti, ücret (fazla

mesai ücreti hariç), ikramiye, bankacılık tazminatı, ek ücret, ek ödeme, teşvik

ödemesi ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam net tutarının (bu tutar

sabit bir değer olarak esas alınır); nakledildiği kurum veya kuruluştaki kadro

veya pozisyonlara ilişkin olarak yapılan aylık, ek gösterge, ikramiye, her

türlü zam ve tazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatı dâhil), makam

tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, sözleşme ücreti, ücret, ek

ücret, ek ödeme, teşvik ödemesi, döner sermaye payı ve benzeri adlarla yapılan her

türlü ödemelerin (fazla mesai ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek

ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması halinde aradaki fark

tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın fark kapanıncaya

kadar ayrıca tazminat olarak ödenir. Atandıkları kurumdaki kadro unvanı veya

pozisyonlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, başka

kurumlara geçenlere fark tazminatı ödenmesine son verilir.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen

kadrolarda görev yapmakta iken nakle tâbi tutulan personelin (bu Kanuna göre

anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dâhil), Devlet

Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına ilişkin olarak

bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge, zam, özel

hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı bir bütün

olarak, göreve başladıkları tarihi izleyen aybaşından geçerli olmak üzere üç

yıl süre ile saklı tutulur ve şahsa bağlı haktan yararlanılan süreler 5434

sayılı Kanunun ek 68 inci ve ek 73 üncü maddelerinde belirtilen sürelerin

hesabında (daha önce nakledilenler dâhil) dikkate alınır. İlgililerin yeni

kadrolarına atandıkları tarihten önce, eski kadroları için mevcut olan ve saklı

haklar kapsamında bulunan gösterge, puan, oran ve katsayı artışları şahsa bağlı

haklarda artış sayılır. Ancak eski kadro için bu tarihten sonra ihdas edilmiş

hiçbir malî ve sosyal hak ve yardım ile sair ödemeler şahsa bağlı hak

kapsamında değerlendirilmez. Atanılan kadrodaki derece yükselmeleri veya kademe

ilerlemeleri, aylık gösterge ve ek gösterge dışındaki ödemelerde, şahsa bağlı

olarak saklı tutulan hakların ödendiği eski kadronun derecelerinin

yükseltilmesi veya kademelerinin ilerletilmesi sonucunu doğurmaz. Bu personelin

(bu Kanuna göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel

dâhil), Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarına

ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge,

ikramiye, her türlü zam ve tazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatı

dâhil), makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı, ücret (fazla mesai

ücreti hariç), ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan

ödemelerin toplam net tutarının (bu tutar

sabit bir değer olarak esas alınır); nakledildiği kurum

ve kuruluş tarafından şahsa bağlı hak olarak ödenen aylık, ek gösterge, zam,

özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı

ödemeleri ile şahsa bağlı hak dışında yapılan ikramiye, ücret, ek ücret, ek

ödeme, ek tazminat, teşvik ödemesi, döner sermaye payı ve benzeri adlarla

yapılan her türlü ödemelerin (fazla mesai ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı

ödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde aradaki

fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın fark

kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir. Atandıkları kurumdaki kadro

unvanı veya pozisyonlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik

olanlarla, başka kurumlara geçenlere şahsa bağlı hak uygulaması ile fark

tazminatı ödenmesine son verilir.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 7.9.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Sadettin CEYHAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Uygulanacak Kural Sorunu

3. Anayasa’nın 152. ve

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava

sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini

Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükmün iptali

için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve

mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o

davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta

olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

4. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun’un geçici 1. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (a) bendinin iptalini talep etmiştir.

5. İtiraz konusu kuralın birinci cümlesi kapatılan il özel

idarelerinde görevli olup 657 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışan personelin

4046 sayılı Kanun’un değişik 22. maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkrası

hükümlerine göre nakil işlemlerinin yapılacağını, ikinci cümlesi müdür ve daha

üstü yönetici kadrolarında görev yapan personel hakkında söz konusu maddenin

altıncı fıkra hükümlerinin de uygulanacağını, üçüncü cümlesi

fark tazminatı hesaplanırken 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesine göre

yapılan ödemenin dikkate alınmayacağını, dördüncü cümlesi ise tüm bu personelin

nakledildikleri kurumlarında göreve başlayana kadar eski kurumlarında çalışmaya

devam edeceklerini ve bu süre zarfında maaşlarını da çalıştıkları kurumlardan

alacaklarını düzenlemektedir. Kuralın atıfta bulunduğu 4046 sayılı Kanun’un 22.

maddesinin üçüncü fıkrası diğer kurumlara nakledilen personele yapılacak

tebligat usulünü, göreve başlanmaması durumunda yapılacak işlemleri ve personel

nakline ilişkin usulleri, beşinci fıkrası ise sözleşmeli personel ile iş

kanunlarına tâbi personele ödenecek fark tazminatına ilişkin hükümleri

düzenlemektedir. Ayrıca itiraz konusu kuralın üçüncü cümlesi fark

tazminatına dâhil edilmeyecek olan bir ödemeyi, son cümlesi ise nakledilen

personelin nakil işlemleri gerçekleşmeden önce eski kurumunda çalışmaya devam

edeceğini kayıt altına almaktadır.

6. İtiraz yoluna başvuran mahkemede görülmekte olan dava; kapatılan il özel idaresinde daire başkanı olarak görev yapmakta olan personelin yeni kurumuna araştırmacı kadrosuyla atanması, eski kadrosuna ilişkin saklı hakların üç yılla sınırlı olması ve bu sürenin bitiminde atandığı araştırmacı kadrosuna ait maaşa ek olarak fark tazminatı alacak olması nedeniyle açılmış bir davadır.

7. Açıklanan nedenlerle 12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (a) bendinin, birinci cümlesindeki “üçüncü ve beşinci” ibaresi ile üçüncü ve dördüncü cümlelerinin itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu ibare ve cümlelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B. İtirazın Gerekçesi

8. Başvuru kararında özetle, kapatılan il özel idarelerinde müdür ve üzeri kadrolarda görev yapan personelin diğer kurumlara araştırmacı unvanlı kadrolara atanmalarının bu kurumlardaki eş değer kadrolarda bulunan kişilerle eşitsizlik oluşturduğu ve bu kişilerin saklı haklarının sadece üç yıl süreyle korunacak olmasının kazanılmış haklara müdahale teşkil ettiği ve bu hâliyle düzenlemenin hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiği belirtilerek itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

9. İtiraz konusu kural, kapatılan il özel idarelerinde müdür ve

daha üstü yönetici kadrolarında görev yapan personelin 4046 sayılı Kanun’un

değişik 22. maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası hükümlerine göre diğer

kurumlara atanacağını hüküm altına almaktadır. Söz konusu maddenin ikinci

fıkrasına göre kapatılan il özel idarelerindeki müdür ve daha üstü yönetici

kadrosunda görev yapmakta olan personel diğer kamu kurumlarındaki araştırmacı

kadrolarına atanacak; altıncı fıkrasına göre ise bu personelin Devlet Personel

Başkanlığına bildirim tarihi itibarıyla almakta olduğu aylık, ek gösterge, zam,

özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatı bir

bütün olarak göreve başladığı tarihi izleyen ayın başından geçerli olmak üzere

“şahsa bağlı hak” kabul edilecek ve üç yıl süre ile saklı tutulacaktır.

10. Ayrıca 4046 sayılı Kanun’un değişik 22. maddesinin altıncı

fıkrasıyla, bu personele yapılacak ödemeler bakımından üç yıl süreyle saklı

tutulan “şahsa bağlı hak” uygulamasının yanında “fark tazminatı

ödenmesi” uygulaması da kabul edilmiştir. Buna göre şahsa bağlı hakların

saklı tutulacağı üç yılın bitiminde personelin Devlet Personel Başkanlığına

bildirildiği tarihteki kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla

almakta oldukları ödemelerin toplam net tutarının nakledildiği kurum ve kuruluş

tarafından şahsa bağlı hak olarak ödenen her türlü ödemelerin toplam net

tutarından fazla olması hâlinde aradaki fark tutarının herhangi bir vergi ve

kesintiye tâbi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak

ödenmesi gerekmektedir.

11. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk devletinin gereklerinden biridir.

12. Kamu personeli olarak görev yapan kişilerin bulundukları görevlerden alınmalarını gerektiren haklı bir neden olmadıkça görevlerine son verilememesi, hukuki güvenlik ilkesinin bir gereğidir. Kamu personelinin bulundukları görevden alınma ve başka bir göreve atanmalarının, haklarında bu yönde idari işlem tesis edilmesi ile gerçekleşmesi kural olmakla birlikte, hukuki ve fiilî zorunluluk hâllerinde bu hususlarda yasal düzenlemeler yapılabileceği de kabul edilmektedir. Söz konusu zorunluluklar nedeniyle getirilen ve ilgililerin kazanılmış haklarını ihlal etmeyen düzenlemeler, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.

13. Kanun koyucu Anayasa’ya uygun olmak kaydıyla kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin koşulları belirleyerek kadro düzenlemesi yapabilir ve bu kapsamda kamu hizmetinin gerekleri yönünden ve kamu yararı amacıyla yeni kadrolar ihdas edebileceği gibi mevcut bazı kadroları da kaldırabilir. Ayrıca kamu idareleri ile kamu görevlileri arasındaki ilişkiler kural tasarruflarla düzenlendiğinden kamu görevlilerinin statülerine ilişkin yeni kurallar koyabilir ya da var olan kuralları değiştirebilir.

14. Kamu kurum ve kuruluşlarının yeniden yapılandırılmaları kapsamında teşkilat yapısı değiştirilen veya tamamen kaldırılan kurum ve kuruluşların bazı kadrolarında görev yapan kamu görevlilerinin görevlerinin sona erdirilerek başka kadrolara atanmalarının öngörülmesi, söz konusu hukuki ve fiilî zorunluluklar nedeniyle getirilen yasal düzenlemelerin bir örneğini oluşturmaktadır.

15. Bu durumda ilgililerin başka kadrolara atanmalarının sebep unsuru il özel idarelerinin kapatılması ve bu idarelerin görevlerinin diğer kamu kurumlarına verilmesi olup bu durum, yürürlükte bulunan kanunlara dayanılarak ve kamu görevlisinin öznel durumu dikkate alınarak idarece tesis edilen naklen atama işlemlerinden farklıdır. Söz konusu hukuki ve fiilî zorunluluklar nedeniyle kazanılmış haklar korunarak başka kadrolara atama yapılması, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır.

16. Kanun’un genel gerekçesinde; vatandaşların günlük yaşantısını

ve hayat kalitesini doğrudan etkileyen, halkın refahının artırılması ve

hayatının kolaylaştırılmasını sağlayan temel unsurların yerel yönetimlerin

sundukları hizmetlerle ilgili olduğu, bu sebeple mahalli idarelerin sürekli

biçimde geliştirilmesi ve etkin hizmet üretme kapasitesine sahip hâle

getirilmesinin gerekliliği vurgulanmış ve yerel yönetimlerin sunmakta oldukları

hizmetlerin tek bir elden yönetilmesinin hizmetlerin koordineli, etkin ve verimli

bir şekilde vatandaşa sunulmasını beraberinde getireceği ifade edilmiştir.

Büyükşehirleri zorunlu kılan temel hususlardan bir başkasının ise belli bir

coğrafi alanda çok sayıda yerel yönetimin yetkili olması hâlinde planlama ve

koordinasyonun sağlanamaması ve ölçek ekonomisinden yeterince yararlanılamaması

nedenleriyle kaynak israfına yol açılması olduğu belirtilmiştir. Tüm bu

hususları dikkate alan kanun koyucu, büyükşehir statüsünde olan illerdeki il

özel idarelerini kapatıp bu idarelerin görev ve yetkilerini de büyük oranda

belediyelere devretmiştir. Genel gerekçeden, kanun koyucu tarafından mahalli

müşterek nitelikteki hizmetlerin tek bir kurumsal çatı altında toplanması

durumunda koordineli, esnek ve süratli çözüm üretebilen bir hizmet teşkilatlanmasının

oluşturulacağı ve yürütülen hizmetin etkinliğinin artırılacağı

değerlendirilerek il özel idarelerinin kapatıldığı ve bu kurumlar tarafından

sunulan hizmetlerin büyük oranda büyükşehir belediyelerince yerine

getirilmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

17. Hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biri de kazanılmış haklara saygı gösterilmesidir. Kazanılmış haklara saygı, hukuk güvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış hak kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır.

18. Kamu görevlilerinin kazanılmış hakları, istihdam türüne bağlı

olarak tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak

niteliğine dönüşmüş haklardır. Objektif ve genel hukuksal durumun şart işlemle

özel hukuksal duruma dönüşmesi, kazanılmış hak yönünden yeterli değildir. Kural

işlemler her zaman değiştirilebilir ya da yargı organları tarafından Anayasa’ya

veya kanuna aykırı görülerek iptal edilebilir. Bir statüye bağlı olarak ileriye

dönük, beklenen haklar ise bu nitelikte değildir. Diğer bir ifadeyle bir kamu

görevlisinin daha önce görev yaptığı unvana bağlı olarak elde ettiği mali

haklar, ileriye dönük kazanılmış hak şeklinde değerlendirilemez. Bu nedenle kanun

koyucunun takdir yetkisi gereği kapatılan bir kurumda yönetici kadro veya

pozisyonunda görev yapmakta olan kamu görevlilerinin bu görevler nedeniyle elde

ettikleri mali hakların atandıkları yeni kadrolar bakımından kazanılmış hak

olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.

19. İdarenin yönetici kadro veya pozisyonlarına atadığı kişileri

meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğu

bulunmamaktadır. Bu nedenle yönetici kadro veya pozisyonlarına atanan kişiler

yönünden bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden

kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan yahut bu durumunun

devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemez. Dolayısıyla il özel

idarelerinin kapatılmasının zorunlu bir sonucu olarak il özel

idarelerinin iptal olan yönetici kadrolarında görev yapanların atanacakları

kadroları belirleyen itiraz konusu kuralın kazanılmış hak ve hukuki güvenlik

ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.

20. Kaldı ki kural; söz konusu personelin en son bulundukları kadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları aylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı ve görev tazminatının bir bütün olarak göreve başladıkları tarihi izleyen ayın başından geçerli olmak üzere üç yıl süre ile saklı tutulacağını, bu saklı hakkın memur maaş zamları oranında artırılacağını ve üç yıllık sürenin bitiminde de yönetici kadrolar için öngörülen mali haklarla araştırmacı kadrosuna ilişkin mali haklar arasındaki fark tutarının aradaki fark kapanıncaya kadar bir tazminat olarak ödeneceğini kayıt altına almaktadır.

21. İlgililerin şahsa bağlı hakları kapsamında öngörülen parasal haklarının belli bir süre ile sınırlandırılması hukuki güvenlik ilkesinin ihlali anlamına gelmeyeceğinden itiraz konusu kural hukuk devleti ilkesine aykırı bulunmamaktadır.

22. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

23. Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (a) bendinin;

A. 1. Birinci cümlesinde yer alan “…üçüncü ve beşinci…” ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

2. Birinci cümlesinin kalan bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,

B. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve

itirazın REDDİNE,

C. Üçüncü ve dördüncü cümlelerinin, itiraz

başvurusunda bulunan mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümlelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

28.12.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/160, K. 2017/178, 28 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  6. A. İtiraz Konusu Kanun Hükmü
  7. B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  8. II. İlk İnceleme
  9. III. Esasın İncelenmesi
  10. A. Uygulanacak Kural Sorunu
  11. B. İtirazın Gerekçesi
  12. C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  13. B. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve
  14. C. Üçüncü ve dördüncü cümlelerinin, itiraz
  15. Özgüldür
  16. Kömürcü
  17. Akıncı
  18. M. Emin KUZ
  19. Gökcan
  20. Hakyemez
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/160
Karar No
2017/178
Tarih
28 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2016/179 K.2017/176
  • AYM Norm Denetimi E.2017/140 K.2017/177
  • AYM Norm Denetimi E.2017/134 K.2017/169
  • AYM Norm Denetimi E.2017/175 K.2017/175
  • AYM Norm Denetimi E.2017/177 K.2017/174
  • AYM Norm Denetimi E.2017/176 K.2017/173

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.