KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2017
- Esas Sayısı
- 2017/176
- Karar Sayısı
- 2017/173
- R.G. Tarih – Sayı
- —
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi
İTİRAZIN KONUSU
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 274. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkralarında yer alan “Aleyhine tanıklık yapılan…” ibarelerininAnayasa’nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Şüphelinin yalan tanıklık suçuyla cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının, erteleme süresi içinde şüphelinin başka bir suç işlemesi nedeniyle açıklanması üzerine yapılan kanun yolu başvurusunda itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 274. maddesi şöyledir:
“Etkin pişmanlık
Madde 274- (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya
bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, o hükmün
iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar
uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde
yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali
istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa
kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya
davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte
bulunan kurallardır.
3. Başvuran Mahkeme 5237 sayılı Kanun’un, 274. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkralarında yer alan “Aleyhine tanıklık yapılan…” ibarelerinin iptalini talep etmektedir. İtiraz konusu kuralın yer aldığı maddede üç bent hâlinde yalan tanıklıkta etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiş olup itiraz konusu kurallarla maddede belirlenen durumlarda etkin pişmanlığın sadece aleyhe yapılan tanıklık hakkında uygulanacağı öngörülmektedir.
4. Bakılmakta olan davada söz konusu olan yalan tanıklık, aynı
iddianame ile haklarında silahlı tehdit, kasten yaralama, yaralamaya teşebbüs,
mala zarar verme suçlarıyla cezalandırılmaları talep edilen diğer şüphelilerin
lehine yapılan yalan tanıklıktır. Maddede yer alan etkin pişmanlık
hükümleri sadece aleyhe tanıklık yapan kişi hakkında öngörülmüş olup maddede
yer alan her üç fıkra da aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında
bir hak kısıtlaması veya yoksunluğuna sebep olacak bir karar verilmesi, hüküm
verilmesi veya mahkûmiyet kararının kesinleşmesi aşamasında gerçeğin söylenmesi
halinde bir derecelendirme yapmış ve verilecek cezaya ilişkin indirimleri de bu
aşamalara göre farklılaştırmıştır. Bu bağlamda, maddede
yer alan her üç fıkranın da aleyhe tanıklık yapılması nedeniyle ortaya çıkan
hak kısıtlaması, hak yoksunluğu, hüküm veya mahkûmiyet kararı nedeniyle sanığın
zarar görmesi hallerine ilişkin olduğu dikkate alındığında sadece aleyhe
tanıklık yapılması durumu için öngörülen bu durumların lehe tanıklık yapılması
halinde uygulanacak kural olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.
Dolayısıyla itiraz konusu ibareler, başvuruda bulunan Mahkemenin
bakmakta olduğu davada uygulanacak kural değildir.
5. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kurala ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2017/176, K. 2017/173, 28 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası