İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2018/150 K.2019/79

Esas Sayısı:2018/150

Esas2018/150Karar2019/79Tarih16 Ekim 2019Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2018/150
Karar No
2019/79
Karar tarihi
16 Ekim 2019
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·19 bölüm

Esas Sayısı:2018/150

Karar Sayısı:2019/79

Karar Tarihi:16/10/2019

R.G. Tarih – Sayı:19/11/2019 – 30953

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Danıştay Onikinci Dairesi

İTİRAZIN KONUSU: 6/1/1982

tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6. maddesinin 10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle değiştirilen (5) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2., 10., 13., 36. ve 90. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Yargılama sürecinde tebligat işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalması nedeniyle tamamlanması istenen posta ücretinin davacı tarafından yatırılmaması üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilen davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 6. maddesi şöyledir:

“Dilekçe üzerine uygulanacak işlem:

Madde 6- 1. Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına veya 4 ncü maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır.

2. Davacılara, kayıt tarih ve sayısını gösteren imzalı ve mühürlü, pulsuz bir alındı kağıdı verilir.

3. 4 ncü maddede yazılı diğer yerlere verilen dilekçeler, en geç üç gün içinde Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilir. Bu yerlerde harç pulları bulunmadığı takdirde bunlara karşılık alınan paraların miktarı ve alındı kağıdının tarih ve sayısı dilekçelere yazılır.

4. (Değişik: 10/6/1994-4001/4 md.) Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.

5. (Değişik: 10/6/1994-4001/4 md.) Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz gün içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.

6. (Değişik: 10/6/1994-4001/4 md.) 4 ve 5 inci fıkralardaki tebligat re’sen genel bütçeden yapılır.

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 6/12/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Elif KARAKAŞ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü ve dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

3. Başvuru kararında özetle; dava açıldıktan sonra posta ücretinin tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalması üzerine verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini öngören kuralın bu hâliyle yargı yoluna başvurmayı imkânsız kıldığı ve ortaya çıkardığı hukuki sonuçlar itibarıyla hak arama özgürlüğünü amacını aşacak şekilde sınırlandırdığı, böylece dava masraflarını karşılayamayan ya da başka nedenlerle ödemeyen kişiler yönünden kanun önünde eşitsizliğe yol açtığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 10., 13., 36. ve 90. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

4. Kural; dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ

işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması hâlinde otuz gün

içinde posta ücretinin tamamlanmasının daire başkanı veya görevlendireceği

tetkik hâkimi, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından ilgiliye tebliğ

olunacağını, tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirimin

aynı şekilde bir daha tekrarlanacağını, posta ücretinin süresi içinde

tamamlanmaması hâlinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğini, bu

kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle

yeniden işleme konulması istenmediği takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına

karar verilerek davacıya tebliğ olunacağını öngörmektedir.

5. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmüne yer verilmek suretiyle hak arama hürriyeti güvence altına alınmıştır

6. Hak arama hürriyetinin temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkını da kapsar. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması hak arama hürriyetinin ön koşulunu oluşturur.

7. İtiraz konusu kural, dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması durumunda yargılamaya devam edilebilmesini posta ücretinin tamamlanması koşuluna bağladığından hak arama hürriyetine ve bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına getirilen bir sınırlama niteliğindedir.

8. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” denilmektedir. Buna göre hak arama hürriyetine sınırlama getiren kanuni düzenlemelerin Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması ve ölçülü olması gerekir.

9. Anayasa’nın 36. maddesinde, hak arama hürriyeti için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte Anayasa’nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir.

10. Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan bir diğer sınırlama ölçütü olan ölçülülük ilkesi ise elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.

11. Dava açma hakkını kullanırken bazı imkân ve kolaylıklardan yararlandırılan bireylerin aynı zamanda birtakım kanuni yükümlülükleri bulunmaktadır. Davayı takip etmek, yargılama giderlerine katılmak, duruşmalara gelmek gibi usule ilişkin işlemlerin gereğinin yerine getirilmemesine kanun koyucu tarafından bazı hukuki sonuçlar bağlanmış olup dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılması hâlleri de anılan sonuçlar kapsamındadır.

12. Dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılması; tarafları ve özellikle davacıyı davasını takip etmede özenli davranmaya zorlamak, bu yolla tarafların açılan davayı uzun süre takipsiz bırakmasını ve dolayısıyla yargılamanın sürüncemede kalarak gereksiz yere uzamasını önlemek amacıyla kabul edilen usul hukuku müesseseleridir.

13. Kanun koyucu; mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri ve yapısı hakkında Anayasa kurallarına bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadır. Anayasa’nın 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir” denilmek suretiyle bu husus hüküm altına alınmıştır.

14. Öte yandan Anayasa’nın

36. maddesinde güvenceye bağlanan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından

biri de makul sürede yargılanma hakkıdır. Anayasa'nın 141. maddesinin

son fıkrasında “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılması yargının görevidir” denilmek suretiyle davaların makul

bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Bu hak

gereğince devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek etkin

çareler oluşturmak zorundadır (AYM, E.2013/4, K.2013/35, 28/2/2013). Dolayısıyla

davaların makul süre içinde sonuçlanmasının sağlanması amacıyla mahkemeye

erişim hakkının sınırlandırılmasının anayasal açıdan meşru bir amaca dayandığı

görülmektedir.

15. İtiraz konusu kuralla gereksiz kanun yolu başvurularının önlenmesinin, yargı mercilerinin iş yükünün azaltılmasının ve yargı hizmetlerinin hızlandırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu amaç uyuşmazlıkların en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören anayasal kurallarla uyumlu olup kuralın belirtilen amaca ulaşma yönünden elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez. Bu durumda, öngörülen sınırlamanın orantılı olup olmadığına bakılmalıdır.

16. Bir idari davada posta ücretinin tebliğ yapılmasını engelleyecek şekilde azaldığının tespit edilmesi üzerine kural uyarınca idari yargı mercii tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi; eksik kalan posta ücretinin tamamlanması için davacıya otuz günlük süre verilerek iki ayrı bildirim yapılması, bu bildirimlerin gereğinin yapılmaması üzerine mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması ve bu husustaki kararın tebliği üzerine üç ay içinde eksikliğin tamamlanmak suretiyle dosyanın yeniden işleme konulması talebinde bulunulmaması durumunda gerçekleşebilecektir.

17. Diğer taraftan davasında haklı çıkması hâlinde ödemiş olduğu yargılama giderlerinin ve dolayısıyla posta ücretinin 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yapılan atıf gereğince 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesi kapsamında mahkemece davacıya iade edilmesine hükmedilir. Ödeme gücü olmayanların ise aynı atıf uyarınca bu durumlarını belgelendirerek 6100 sayılı Kanun’da düzenlenen adli yardım hükümlerinden yararlanması mümkündür.

18. Buna göre davasının takibine ilişkin gerekli özeni

gösterme yükümlülüğü bulunan davacıya iki kez otuzar günlük ve bir kez de üç

aylık süre tanınarak posta ücretinde meydana gelen eksikliği tamamlaması için

çeşitli imkânlar verildiği, davanın lehine sonuçlanması hâlinde ödemiş olduğu

posta ücretinin diğer yargılama giderleriyle birlikte davacıya iade edileceği

ve ödeme gücünden yoksun bulunanlar yönünden adli yardımdan yararlanma

imkânının bulunduğu görülmektedir. Tüm bu hususlar birlikte

değerlendirildiğinde kural ile getirilen sınırlamanın davacıya aşırı ve

olağandışı bir külfet yüklemediği, kuralla hedeflenen kamu yararı ile

davacıların mahkemeye erişim hakkı arasında makul dengenin gözetildiği sonucuna

varılmıştır. Bu çerçevede kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen

sınırlamanın orantısız, dolayısıyla ölçüsüz olduğu söylenemez.

19. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk,

renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri

sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkekler

eşit haklara sahiptir./ Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla

yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak

yorumlanamaz./ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul

ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine

aykırı sayılmaz./ Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz

tanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde

eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” denilmek

suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.

20. Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen kanun

önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur.

Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin

amacı; aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı

tutulmalarını sağlamak, kişiler arasında ayrım yapılmasını ve kişilere

ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilke ile aynı durumda bulunan kimi kişi ve

topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi

yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı

tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da

topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı

hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa

Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

21. Açtığı dava devam etmekte iken posta ücretinde

kuralda belirtilen şekilde bir azalma söz konusu olmadığı için davası devam

eden davacılar ile posta ücretinin azalması nedeniyle kuralın muhatabı olan

davacılar aynı hukuki durumda bulunmadıklarından aralarında eşitlik

karşılaştırması yapılamaz. Kaldı ki bu kişilerin aynı hukuki durumda oldukları

kabul edilse dahi davacıların usul hükümlerine uyma yükümlülükleri ve gereksiz

başvuruların önlenmesi bakımından kural ile öngörülen sınırlamanın haklı bir

gerekçeye dayanmadığı söylenemez. Diğer taraftan yargılama giderlerini ödeme

gücü olmayan davacıların adli yardım hükümlerinden yararlanma imkânı olup

kuralda eşitlik ilkesini zedeleyen bir yön bulunmamaktadır.

22. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 10., 13. ve 36. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

23. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların mahkemeye erişim hakkı yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Kuralın Anayasa’nın 90. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6. maddesinin 10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle değiştirilen (5) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 16/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü

ARSLAN

Başkanvekili

Engin

YILDIRIM

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Kadir

ÖZKAYA

Üye

Rıdvan

GÜLEÇ

Üye

Recai

AKYEL

Üye

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Üye

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Üye

Selahaddin

MENTEŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2018/150, K. 2019/79, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu: 6/1/1982
  5. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  6. II. İlk İnceleme
  7. III. Esasın İncelenmesi
  8. A. İtirazın Gerekçesi
  9. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  10. Arslan
  11. Yıldırım
  12. Özgüldür
  13. Kömürcü
  14. Üstün
  15. Dursun
  16. Topal
  17. Özkaya
  18. Güleç
  19. Akyel
  20. Seferinoğlu
  21. Menteş
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2018/150
Karar No
2019/79
Tarih
16 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2019/97 K.2019/77
  • AYM Norm Denetimi E.2019/37 K.2019/87
  • AYM Norm Denetimi E.2019/95 K.2019/89
  • AYM Norm Denetimi E.2019/85 K.2019/88
  • AYM Norm Denetimi E.2018/90 K.2019/85
  • AYM Norm Denetimi E.2019/99 K.2019/83

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.