İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2018/28 K.2018/93

Mahkemesi

Esas2018/28Karar2018/93Tarih25 Eylül 2018Okuma12 dk · 2.496 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
25 Eylül 2018
Esas Sayısı
2018/28
Karar Sayısı
2018/93
R.G. Tarih – Sayı
28/11/2018 – 30609
İtiraz yoluna başvuran
Trabzon 1. Asliye Hukuk
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.496 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesinin, 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının, 18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değişiklik yapılan dördüncü cümlesinin, Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 18. ve 55. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

OLAY

İşletme bulunamaması nedeniyle stajını öğrenim gördüğü okulda yapan ortaöğretim öğrencisinin staj ücretinin ödenmesi talebiyle açtığı tazminat davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 25. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Ücret ve Sosyal Güvenlik

Madde 25- (Değişik: 2/12/2016-6764/45 md.) Aday çırak

ve çıraklar ile işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı

eğitime devam eden öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu

ücretlerdeki artışlar, düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak,

işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim

okul ve kurumlarında staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari

ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde

otuzundan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde onbeşinden, aday

çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret

ödenemez. Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları gerekli tedbirleri alır. Staj

yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim

öğrencileri ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan yükseköğretim

öğrencilerinin yaptıkları stajlar bu fıkra hükmü kapsamı dışındadır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 15/3/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve sınırlama sorunları görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine

göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun

veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi

hâlinde ya da taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi

olduğu kanısına varması durumunda bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine

başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa

Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin

görevine giren bir davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada

uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik

evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada

olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

3. Kanun’un 25. maddesinin birinci fıkrasının

birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerinde; aday çırak ve çıraklar ile işletmelerde

mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrencilere

işletmeler tarafından ödenecek ücret ile bu ücretlerdeki artışların

düzenlenecek sözleşmeyle tespit edileceği ancak işletmelerde mesleki eğitim

gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında staj

veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari ücretin net tutarının yirmi ve

üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde otuzundan, yirmiden az personel

çalıştıran işyerlerinde yüzde on beşinden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun

asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret ödenemeyeceği, bu amaçla kamu kurum

ve kuruluşlarının gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Fıkranın itiraz

konusu dördüncü cümlesinde ise staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle

stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile yükseköğretim kurumları ve

birimlerinde yapan yükseköğretim öğrencilerinin yaptıkları stajların bu fıkra

hükmü kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.

4. Kural, staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan yükseköğretim öğrencilerini kapsamaktadır.

5. İtiraz yoluna başvuran Mahkemede görülmekte olan dava ise işletme bulunamaması nedeniyle stajını öğrenim gördüğü okulda yapan ortaöğretim öğrencisinin staj ücretinin ödenmesi talebiyle açtığı tazminat davasına ilişkin olduğundan kuralda yer alan “...ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan yükseköğretim öğrencilerinin...” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

6. Kuralın kalan bölümü ise fıkrada sayılan öğrencilerin tamamı yönünden geçerli ortak kural niteliği taşımaktadır. Bu nedenle kuralın kalan bölümüne ilişkin esas incelemenin bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek “…ortaöğretim öğrencileri…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

7. Açıklanan nedenlerle 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesinin, 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının, 18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değişiklik yapılan dördüncü cümlesinin;

A. “...ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan

yükseköğretim öğrencilerinin...” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B. Kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkin

incelemenin “…ortaöğretim öğrencileri …”ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

8. Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan itiraz başvurusunda yürürlüğü durdurma talebinde de bulunulmuştur.

9. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün “İtiraz başvuru kararı ve ekleri” kenar başlıklı 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde “Yürürlüğü durdurma talebi varsa, yürürlüğün durdurulmaması durumunda doğacak olan telafisi imkânsız zararların açıklanması,” gerektiği belirtilmiştir. Ancak başvuran Mahkemece bu konuda bir gerekçe belirtilmeksizin yürürlüğün durdurulması talebinde bulunulduğu görülmekte olup söz konusu talebin yöntemine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

10. Açıklanan nedenlerle 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesinin, 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının, 18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değişiklik yapılan dördüncü cümlesinde yer alan “...ortaöğretim öğrencileri...” ibaresinin yürürlüğünün durdurulması talebinin, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE 15/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

IV. ESASIN İNCELENMESİ

11. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Osman KODAL tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın

Gerekçesi

12. Başvuru kararında özetle, dava konusu kuralla staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapmak zorunda kalan öğrencilere staj ücretinin ödenmeyeceğinin öngörüldüğü, bu düzenleme nedeniyle stajını okulun uygulama sınıfında yapan öğrencilere sarf ettiği emeğin karşılığı olan ücretin ödenmediği, stajını kurum dışında bir işletmede yapan öğrencilere ise aynı işi yaptıkları hâlde ücret ödendiği, bu durumun zorla çalıştırma yasağına, eşitlik ve ücrette adaletin sağlanması ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 18. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

13. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 10. maddesi yönünden de incelenmiştir.

14. Kanun’un 25.

maddesinin birinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerinde; aday

çırak ve çıraklar ile işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı

eğitime devam eden öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu

ücretlerdeki artışların düzenlenecek sözleşme ile tespit edileceği ancak

işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim

okul ve kurumlarında staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari

ücretin net tutarının yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde

otuzundan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde on beşinden, aday

çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret ödenemeyeceği,

bu amaçla kamu kurum ve kuruluşlarının gerekli tedbirleri alacağı

belirtilmiştir. Fıkranın dördüncü cümlesinde ise staj yapacak işletme

bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile

yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan yükseköğretim öğrencilerinin

yaptıkları stajların bu fıkra hükmü kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.

İtirazın konusunu, fıkranın dördüncü cümlesinde yer alan “…ortaöğretim

öğrencileri…”ibaresi oluşturmaktadır.

15. Anayasa’nın 18. maddesinin birinci fıkrasında, hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağı belirtilmiş, angarya yasaklanmış; ikinci fıkrasında ise zorla çalıştırma kapsamında olmayan hâller sayılmıştır. Buna göre şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar, olağanüstü hâllerde vatandaşlardan istenecek hizmetler, ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları zorla çalıştırma sayılmaz.

16. Zorla çalıştırmaya

ilişkin olarak Anayasa’da da gerekçesinde de bir tanım bulunmamaktadır.

Ancak zorla çalıştırma kavramının sözel anlamından yola

çıkıldığında çalıştırılmanın zora (cebre) dayalı olması gerektiği

anlaşılmaktadır. Zor, eylemin iradiliğini ortadan kaldıran dışsal bir unsur

olup daha üstün bir iradenin buyurmasının varlığına işaret eder. Zor

kullanımından söz edilebilmesi için buyuran iradenin buyurulan iradeyi

edilgenleştirmesi gerekir. Dolayısıyla zora dayalı çalıştırma, bir kimsenin

serbest iradesi bulunmadan çalıştırılmasıdır. Öte yandan zor (cebir) kavramı,

yaptırım tehdidinin varlığını şart kılar. Esasında bir buyurmanın zorakilik

vasfını kazanması, yaptırım tehdidi ile desteklenmiş olması sayesindedir.

Yaptırım tehdidi içermeyen buyurmalar, zora dayalı olma vasfını taşımaz. Bu

durumda yaptırım tehdidini içermeyen buyurmaya dayalı çalıştırmanın zoraki

(cebri) olduğunun kabulü imkânsızdır. Sonuç olarak zorla çalıştırmanın kişinin

iradesi dışında ve yaptırım tehdidi altında çalıştırılması biçiminde tanımlanması

mümkündür (Yasemin Balcı [GK], B. No: 2014/8881, 25/7/2017, § 63).

17. Yaptırım kavramıyla sadece

ceza hukukunda yer alan dar ve teknik anlamdaki ceza değil her türlü adli,

idari ve hukuki yaptırımlar kastedilmektedir. Bu bağlamda hürriyeti bağlayıcı

cezalar ile adli ve idari para cezaları, diğer idari yaptırımların yanında

tazminat ve cezai şart gibi hukuki yaptırımlar da zorla çalıştırma tanımında

yer alan yaptırım kavramına dâhildir. Olayın somut koşulları çerçevesinde

kişinin işini kaybetme korkusunun dahi bir yaptırım tehdidi olarak yorumlanması

mümkündür. Ancak hizmetin yerine getirilmesinin bunu zorunlu kılan bir hukuksal

yükümlülüğün varlığına dayanması tek başına söz konusu hizmetin zorla

çalıştırma veya angarya olduğu sonucuna ulaşılabilmesi bakımından yeterli

değildir. Bu noktada hizmet yükümlüsünün rızasının varlığı büyük önem

kazanmaktadır. İlgilinin kendi rızasıyla kabullendiği bir hizmetin yerine

getirilmesi hususunda yasal zorunluluk bulunması bu hizmeti zorla çalıştırma

veya angarya hâline getirmez. Zira bu hâlde kanunda öngörülen çalışma

zorunluluğu, ilgilinin serbest iradesiyle bir sözleşme akdetmiş olması veya bir

statüye girmiş bulunmasının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır (Yasemin

Balcı, § 65).

18. Bu bakımdan olağan görev kapsamında tanımlanan veya açıkça tanımlanmasa bile öngörülebilen işlerde rızanın bulunduğu varsayılabilir. Bu bağlamda gerek statü hukukuna gerekse akdi hukuka tabi olarak çalışan kişilere öngörülemeyen ve öngörülmesi de mümkün olmayan bir iş veya görev yüklenmedikçe rızanın bulunmadığı öne sürülemez (Yasemin Balcı, § 66).

19. Bunun yanında alanında

uzman olan kişilerin mesleklerini icra edebilme yetkisi kazanabilmesi için veya

mesleklerinin icrası sırasında sosyal dayanışma anlayışının bir gereği olarak

birtakım hizmetlerle yükümlü kılınmaları, uzmanlık alanlarıyla ilgili olmak ve

aşırı külfet yüklememek kaydıyla zorla çalışma veya angarya olarak

değerlendirilemez. Ancak bu şekilde çalışma zorunluluğu getirilen (uzman)

kişiye ölçüsüz bir külfet yüklenmesi durumunda Anayasa’nın 18. maddesinin

sınırlarının aşıldığı sonucuna ulaşılabilir. Bu kişilere ölçüsüz bir külfet

yüklenip yüklenmediğinin tespitinde bunlara ücret ve benzeri menfaatlerin

sağlanıp sağlanmadığı ve yapılması zorunlu kılınan hizmetin bunların mesleki

gelişim ve kariyerlerine bir katkısının bulunup bulunmadığı hususları gözönünde

bulundurulmalıdır (Yasemin Balcı, § 67).

20. Anayasa'nın 18. maddesinde, zorla çalıştırma ve angarya kavramlarına yer verilmiştir. Maddenin gerekçesinde angarya, kişinin emeğinin karşılığını almadan zorla çalıştırılması olarak tanımlanmıştır.

21. Angaryada da zorla çalıştırmada olduğu gibi kişinin yaptırım tehdidi altında ve iradesi dışında çalıştırılması söz konusudur. Ancak angaryada zorla çalıştırmadan farklı olarak çalıştırılana ücret de ödenmemekte veya bariz bir şekilde düşük ücret ödenmektedir. Buna göre zorla çalıştırma ile angarya arasındaki fark, yaptırım tehdidiyle desteklenen irade dışı çalıştırma karşılığında ücret ödenip ödenmeyeceği hususu ile sınırlıdır. İrade dışı çalıştırmada ücret ödeniyorsa zorla çalıştırmadan, ücret ödenmiyor veya ödenen ücret bariz bir şekilde düşük ise angaryadan söz edilebilir (Yasemin Balcı, § 69).

22. Teorik eğitimlerini mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme ya da kurumlarca tesis edilen eğitim birimlerinde yapan mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencileri; mesleki bilgi, beceri, tutum ve davranışlarını geliştirmek, iş hayatına uyum sağlamak, gerçek üretim ve hizmet ortamında yetişebilmek amacıyla işletmelerde mesleki eğitim yapmakla yükümlüdür.

23. Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasında, mesleki eğitim vermesi öngörülen işletmelerin söz konusu öğrencileri bu eğitim kapsamında çalıştırması zorunlu kılınmış; Kanun’un 24. maddesinin birinci fıkrasında da mesleki eğitim kapsamına alındığı hâlde bu eğitimi yaptırmayan işletmelere mesleki eğitime katılma payı adı altında para yatırma yükümlülüğü öngörülmüştür.

24. Kanun’un geçici 12. maddesinde; mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumu öğrencilerine beceri eğitimi, mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumu öğrencilerine staj ve tamamlayıcı eğitim yaptırmakla yükümlü olan özel sektör işletmelerine mesleki eğitim gören öğrencilere ödemekle yükümlü oldukları ücretler yönünden devlet katkısı öngörülmüştür. Kanun koyucu tarafından öngörülen bu hükümlerin mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumu öğrencilerinin işletmelerde mesleki eğitim yapmalarının sağlanmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

25. Kural döner sermayesi bulunmayan mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında staj yapan ortaöğretim öğrencilerini kapsamakta olup döner sermayesi bulunan ortaöğretim okul ve kurumlarında staj yapan ortaöğretim öğrencileri itiraz konusu kuralın kapsamı dışındadır.

26. Mesleki eğitim kapsamında ortaöğretim öğrencileri; mesleki bilgi, beceri, tutum ve davranışlarını geliştirmek, sektörü tanımak, iş hayatına uyum sağlamak, gerçek üretim ve hizmet ortamında yetişmek amaçlarıyla işletmelerde staj yaparken aynı zamanda staj kapsamında bir işletmeye hizmet sunmaktadır. İşletmelerde staj yapan ortaöğretim öğrencilerinin gerçekleştirdikleri bu hizmetler sonucunda işletmeye katkı sağlanmakta olup bu hizmetlerin karşılığı olarak da ortaöğretim öğrencilerine staj ücreti ödenmektedir.

27. Diğer taraftan işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencilerinin bir işletmeye hizmet sunması söz konusu değildir. Ortaöğretim öğrencilerinin işletme bulunamaması nedeniyle okulun uygulama sınıfında ders saatleri dışında alanla/dalla ilgili gerçekleştirdikleri çalışmalar, staj kapsamında değerlendirilmekte olup bu çalışmalar, ortaöğretim öğrencilerinin çalışmalarından yararlanmak amacıyla değil mesleki eğitimlerinin tamamlanması amacıyla gerçekleştirilmektedir.

28. Bununla birlikte kişinin çalıştırılmasının zorla çalıştırma olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu çalıştırmanın kişinin mesleki gelişim ve kariyerine bir katkısının olup olmadığı hususlarının da gözönünde bulundurulması gerekir. Bu bağlamda işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencilerinin gerçekleştirdiği ve mesleki eğitimin bir parçası olan bu çalışmaların ortaöğretim öğrencilerinin mesleki bilgi ve becerilerini artırmaya, mesleki eğitimlerine katkı sunmaya yönelik olduğu açıktır. Dolayısıyla stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencilerinin gerçekleştirdiği çalışmalar nedeniyle bu öğrencilere ölçüsüz külfet yükletilmesi de söz konusu değildir.

29. Bu itibarla, staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencilerinin mesleki eğitim kapsamında gerçekleştirdikleri çalışmalarının zorla çalıştırma veya angarya olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

30. Öte yandan Anayasa’nın 10.

maddesinde yer verilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı

olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür.

Eşitlik ilkesinin amacı; aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında

aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişilere ayrım yapılmasını ve

ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden

aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler,

kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları

gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı

kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

31. Mesleki eğitim

kapsamında stajını işletmelerde yapan ortaöğretim öğrencileri için okul

müdürlüğü ile işletme yetkilileri arasında mesleki eğitim sözleşmesi

imzalanmakta; taraflarca iş durumu ve çalışma koşulları da gözetilerek

sözleşmede kararlaştırılan ücret, gerçekleştirilen hizmetin karşılığı olarak

staj yapan ortaöğretim öğrencilerine ödenmektedir. İşletme bulunamaması

nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri için herhangi bir

işletme ile sözleşme imzalanmadığı gibi söz konusu öğrenciler tarafından

işletmeye bir hizmet sunulması da söz konusu olmamaktadır. Dolayısıyla stajını

işletmelerde yapan ortaöğretim öğrencileri ile işletme bulunamaması nedeniyle

stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencilerinin hukuksal durumları aynı

değildir. Hukuksal durumları farklı olan bu ortaöğretim öğrencileri arasında

eşitlik değerlendirmesi yapılamayacağından kuralda eşitlik ilkesine aykırılık

da bulunmamaktadır.

32. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 10. ve 18. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ve 55. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesinin, 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının, 18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değişiklik yapılan dördüncü cümlesinde yer alan “…ortaöğretim öğrencileri…” ibaresinin Anayasa’ ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 25/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2018/28, K. 2018/93, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  6. II. İlk İnceleme
  7. A. “...ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan
  8. B. Kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkin
  9. III. Yürürlüğün Durdurulması Talebi
  10. IV. Esasın İncelenmesi
  11. A. İtirazın
  12. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  13. Kömürcü
  14. Akıncı
  15. M. Emin KUZ
  16. Gökcan
  17. Hakyemez
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2018/28
Karar No
2018/93
Tarih
25 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2018/132 K.2018/95
  • AYM Norm Denetimi E.2017/162 K.2018/100
  • AYM Norm Denetimi E.2018/131 K.2018/98
  • AYM Norm Denetimi E.2018/110 K.2018/99
  • AYM Norm Denetimi E.2018/130 K.2018/97
  • AYM Norm Denetimi E.2018/140 K.2018/101

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.