KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2019
- Esas Sayısı
- 2019/51
- Karar Sayısı
- 2019/33
- R.G. Tarih – Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının 19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinin Anayasa’nın 2., 10., 13., 35. ve 46. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Kamulaştırma sebebiyle açılan bedel tespiti ve tescil davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 4650 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilen 11. maddesi şöyledir:
“Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları
Madde 11- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.)
15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
a) Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü.
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergi beyanını,
e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (…) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini,
g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, (…) resmî birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.
Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.
Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma KARAMAN ODABAŞI tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce
ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla
yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Maddenin (1) numaralı
fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun
veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi
hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi
olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine
bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiş; anılan fıkranın (a)
bendinde de “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı
olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı” Mahkemeye
gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Söz konusu maddenin (4) numaralı
fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan
itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye
geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde
de itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli kararında Anayasa’ya
aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi
maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle
birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yine İçtüzük’ün 49.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan
ilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde
itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine
karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen
kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden
başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda söz konusu eksikliklerin
tamamlanması ve Anayasa Mahkemesine başvurulması yolunda yeni bir karar
alınması suretiyle başvurunun yinelenebilmesi mümkündür.
4. Başvuran Mahkeme 2942 sayılı Kanun’un 4650 sayılı Kanun’un
6. maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilen 11. maddesinin birinci
fıkrasının 7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinin
iptalini talep etmiştir. Başvurunun incelenmesinden başvuru kararında
belirtilen itiraz gerekçelerinin genel olarak diğer objektif ölçüler sebebiyle
uygulanacak objektif değer artışına sınırlama getirilmesine ilişkin olduğu, 11.
maddenin birinci fıkrasının 7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen
itiraz konusu (ı) bendinin “…her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla
bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,” bölümünün Anayasa’nın
hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle
birlikte açıkça gösterilmediği anlaşılmıştır.
5. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve
E.2018/156, K.2019/22 sayılı kararı 14/5/2019 tarihli ve 30774 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan kararda 2942 sayılı Kanun’un 4650 sayılı
Kanun'un 6. maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilen 11. maddesinin birinci
fıkrasının 7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı)
bendinde yer alan “…arazi bedelinin yarısını geçmemek ve…”ibaresinin
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, “…arazi bedelinin yarısını
geçmemek ve…” ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan,
aynı bentte yer alan “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen…”
ibaresinin de 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda 2942 sayılı Kanun’un 4650
sayılı Kanun'un 6. maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilen 11. maddesinin
birinci fıkrasının 7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen
(ı) bendinde yer alan “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen
arazi bedelinin yarısını geçmemek ve…” bölümüne yönelik iptal
talebinin konusunun kalmadığı anlaşılmıştır.
6. Açıklanan nedenlerle 2942 sayılı Kanun’un 4650 sayılı
Kanun’un 6. maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilen 11. maddesinin birinci
fıkrasının 7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinde yer
alan “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi
bedelinin yarısını geçmemek ve…” ibaresi iptal edildiğinden kuralın
konusu kalmayan bu bölümü hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına
karar verilmesi, kuralın 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük‘ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)
bendine aykırı olduğu anlaşılan “…her bir ölçünün etkisi açıklanmak
kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,” bölümüne yönelik
başvurunun ise 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi
gerekir.
A. “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit
edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve…” bölümü 10/4/2019 tarihli ve E.2018/156, K.2019/22 sayılı kararla iptal edildiğinden, konusu kalmayan bu bölüm hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B. Kalan bölümüne ilişkin itiraz başvurusunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE,
15/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Başkanvekili
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Anayasa Mahkemesi, E. 2019/51, K. 2019/33, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası