İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2021/1 K.2021/32

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesinin dördüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan “Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla…” ve “…(üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı…

Esas2021/1Karar2021/32Tarih29 Nisan 2021Okuma21 dk · 4.281 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
29 Nisan 2021
Esas Sayısı
2021/1
Karar Sayısı
2021/32
R.G.Tarih-Sayısı
23/6/2021-31520
İtiraz yoluna başvuran
Ankara 7. İdare Mahkemesi
İtirazın konusu
21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.281 kelime·21 dk okuma·19 bölüm

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesinin dördüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan “Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla…” ve “…(üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.),” ibarelerinin Anayasa’nın 5., 10., 49., 60. ve 70. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.

OLAY: Emeklilik aylığının bağlanmasının ardından ilkokul ve halk eğitim merkezinde ders ücreti karşılığında ders verilmeye devam edilmesi sırasında yaş haddinin aşılması nedeniyle emeklilik aylığının kesilmesine ve bir kısmının iadesine yönelik işlemlerin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 30. maddesi şöyledir:

“Madde 30- Cumhurbaşkanı tarafından (…) atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.

Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.

Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1.1.2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz.

Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri;

a) Cumhurbaşkanlığına seçilenler,

b) Cumhurbaşkanı yardımcılığı veya bakanlığa atananlar,

c) Yasama Organı üyeliğine seçilenler,

d) Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar,

e) Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler,

f) Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler (üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.),

g) Vakıf üniversitelerinde görev alanlar,

h) Özel kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından (…) atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler,

i) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar,

j) (Ek: 31/10/2016-KHK-678/20 md.; Değiştirilerek kabul: 1/2/2018-7071/20 md.) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 36 ncı maddesi kapsamında istihdam edilen ihtiyat pilotlar ile Millî Savunma Bakanlığı ve bağlı birimlerinde personel ve askeri öğrenci temin faaliyetine yönelik hizmetlerin yürütülmesi için görevlendirilen emekli subay ve astsubaylar,

k) (Ek: 17/4/2017-KHK-690/34 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/30 md.) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucuları,

Hakkında uygulanmaz.

(Ek fıkra: 10/1/2013-6385/2 md.) İkinci fıkraya göre emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilenlerin sigortalılıklarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilgili sosyal güvenlik kanunlarına göre aylıkları yeniden bağlanır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ ve Basri BAĞCI’nın katılımlarıyla 14/1/2021 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine

göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu dava sebebiyle uygulanacak bir

kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı

görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının

ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa

Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve

mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da

o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan

davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

3. Başvuru kararında 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesinin dördüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan “Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla…” ve “…(üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.),” ibarelerinin iptalleri talep edilmiştir.

4. Bakılmakta olan dava yaş haddini aşmış olan davacının ilkokulda ve halk eğitim merkezinde ders ücreti karşılığında ders vermeye devam etmesi nedeniyle emekli aylığı tutarının kesilmesi ve bir kısmının iadesinin iptaline ilişkindir. Dolayısıyla anılan bentte yer alan “…(üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.),” ibaresinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.

5. Açıklanan nedenlerle 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesinin dördüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan;

A. “Yaş haddini

aşmamış olmaları kaydıyla…” ibaresinin esasının incelenmesine,

B. “…(üniversitelerde

ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.),” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

6. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Sınırlama Sorunu

7. İtiraz konusu kural 5335 sayılı Kanun’un 30.

maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının istisnalarını düzenleyen dördüncü

fıkrasının (f) bendinde yer almaktadır. Anılan Kanun’un 30. maddesinin ikinci

ve üçüncü fıkralarında yer alan düzenlemeler ise sosyal güvenlik kurumundan

emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olan üç grup emekliyi kapsamaktadır. Bunlar

ise; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu,

17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2/9/1971 tarihli ve

1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kurumu Kanunu kapsamında bağlanan emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olan

emeklilerdir. Bu itibarla kural anılan kanunlar uyarınca bağlanan emeklilik

veya yaşlılık aylıklarının tümü bakımından da

geçerli, ortak kural niteliğindedir.

8. Bakılmakta olan davanın konusunu ise 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan emeklilik aylığı oluşturmaktadır. Bu bağlamda ikinci ve üçüncü fıkraların istisnalarından birini düzenleyen dördüncü fıkranın (f) bendinde yer alan kuralın “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na göre emeklilik aylığı bağlananlar” yönünden incelenmesi gerekir.

B. İtirazın Gerekçesi

9. Başvuru kararında özetle; her derece ve türdeki örgün

ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilen

kişilerin, bu görevlendirmeleri sebebiyle emeklilik aylıklarının kesilmemesinin

itiraz konusu kuralla yaş haddinin aşılmamış olması şartına bağlanmasının

ekonomik engelleri kaldırmakla yükümlü sosyal hukuk devletinin amaç ve

görevleriyle bağdaşmadığı, emeklilik aylıkları kesilen kişiler hakkında refah

sorununun doğmasına neden olduğu, devletin çalışmayı destekleme ödevine aykırı

olarak çalışma hakkına müdahale edildiği, emeklilik aylığının kesilmesi

konusunda yaş haddiyle ilgili farklı uygulamaların öngörülmesinin sosyal

güvenlik hakkına aykırılık oluşturduğu, bu suretle kamu hizmetine girişte

görevin niteliklerinden başka bir ayrımın gözetilmesine neden olunduğu,

üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenlere ise ayrıcalık tanındığı,

yaş haddini aşmış olanlar ile aşmamış olanlar arasında ayrım yapıldığı

belirtilerek kuralın Anayasa’nın 5., 10., 49., 60. ve 70. maddelerine aykırı

olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

10. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.

11. Kuralla yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmekte olup kural, “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na göre emeklilik aylığı bağlananlar” yönünden incelenmiştir.

12. Anayasa’nın 49. maddesinde çalışmanın, herkesin hakkı ve ödevi olduğu belirtilmiş; devlete çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alma ödevi verilmiştir

13. İtiraz konusu kuralın da yer aldığı

5335 sayılı Kanun’un 30. maddesinin dördüncü fıkrası anılan maddenin ikinci ve

üçüncü fıkralarının istisnalarını düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan

emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin; genel

bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar,

belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından

kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan

kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve

kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile

müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan

diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde

çalıştırılamayacakları ve görev yapamayacakları; üçüncü fıkrasında ise diğer

kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık

aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya

veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Kanun’un ek 11.

maddesine göre 1/1/2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararlarının uygulanmayacağı

hükme bağlanmıştır. Anılan ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri kural uyarınca yaş

haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim

kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında

uygulanmayacaktır.

14. Anayasa Mahkemesi 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının iptali talebiyle yapılan itiraz başvurusunda, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin belediyeler tarafından kurulan işletmelerde herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacakları ve görev yapamayacakları, diğer kanunların yaşlılık aylığı almakta iken yaşlılık aylıkları kesilmeksizin çalıştırılmaya izin veren hükümlerinin uygulanmayacağını öngören kuralları “506 sayılı Kanun’a göre yaşlılık aylığı bağlananlar” yönünden incelemiş ve Anayasa’ya aykırı görmeyerek iptal talebini reddetmiştir (AYM, E.2019/50, K.2019/96, 25/12/2019).

15. Bir zorunlu emeklilik nedeni olan yaş haddi hakkında genel kural 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi altmış beş yaşını doldurdukları tarihtir. Bu bağlamda emeklilik aylığı almakta iken her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenlerin kural uyarınca altmış beş yaşını doldurdukları tarihte emeklilik aylıkları kesilecektir. Bu yönüyle kuralın çalışma hakkına sınırlama getirdiği anlaşılmaktadır.

16. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren kanuni düzenlemelerin Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.

17. Anayasa’nın 49. maddesinde çalışma hakkı için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da o hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Öte yandan Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevler, özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebilir.

18. Anayasa’nın anılan maddesinin ikinci fıkrasında

devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek

için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği

önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak

için gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Kuralın,

emeklilik aylığı almakta iken her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim

kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevine devam edenlerden yaş haddini

aşanların emeklilik aylıklarının kesilmesini öngörmek suretiyle öncelikle genç

ve işsiz olan kesimin istihdamını sağlamayı hedeflediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla

kuralla çalışma hakkına getirilen

sınırlamanın devletin anılan pozitif

yükümlülükleri kapsamında işsizlik sorununa çözüm bulunması biçimindeki meşru amaca yönelik olduğu görülmektedir.

19. Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesi ise elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.

20. Emeklilik aylığı almakta iken her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevine devam edenlerden yaş haddini aşanların emeklilik aylıklarının kesilmesi öngörülmek suretiyle bunların söz konusu eğitim kurumlarında çalışmaya devam etmeleri konusunda caydırıcı etkiye neden olunduğu gözetildiğinde kuralın öncelikle işsiz kesimin istihdamının sağlanması amacına ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez.

21. Öte yandan kuralla getirilen sınırlamayla emeklilik aylığının kesilmesi yaş haddini aşma şartına bağlanmakta, söz konusu alanda çalışma imkânı tamamen ortadan kaldırılmamaktadır. Kişinin emeklilik aylığının kesilmesi şartıyla çalışıp çalışmama konusunda seçim hakkına sahip olduğu da gözönünde bulundurulduğunda kuralla ulaşılmak istenen amaca ilişkin kamu yararı ile çalışma hakkı arasında bulunması gereken makul dengenin gözetildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın orantısız bir sınırlamaya da neden olmadığı, dolayısıyla anılan hakka ölçüsüz bir sınırlama getirmediği sonucuna ulaşılmıştır.

22. Anayasa’nın 60. maddesinde “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir./ Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” denilmektedir. Buna göre sosyal güvenlik herkes için bir hak ve bunu gerçekleştirmek devlet için bir görevdir.

23. Sosyal güvenlik, kişilerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerinin en aza indirilmesi, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardının güvence altına alınmasıdır. Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak kişilerin yaşlılık, hastalık, malullük, kaza ve ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır. Kişilere sağlanan bu anayasal güvencelerin yaşama geçirilebilmesi için devlet tüm çalışanlara sosyal güvenlik hakkını sağlamak ve bunun için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

24. Emeklilik aylığı alan kişilerin her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders verdikleri dönemde yaş haddini aşmaları hâlinde emeklilik aylığının kesilmesini hükme bağlayan kuralın sosyal güvenlik hakkına yönelik de bir sınırlama öngördüğü açıktır.

25. Anayasa’nın 60. maddesi uyarınca devlete yüklenen tedbirleri alma yükümlülüğü,

sosyal güvenlik sistemine yapılan malî transferlerin doğru ve etkin bir şekilde

yönetimini gerektirir. Ancak bu şekilde sosyal güvenlik sisteminin korunması ve

devamlılığının sağlanması mümkün olur. Bu kapsamda emeklilik aylığının,

yaşlılık nedeniyle çalışma gücü ve imkânının bulunmadığı kabul edilen kişilere

asgari yaşam düzeyi sağlamayı hedefleyen uzun vadeli bir sigorta türü olduğu,

kişinin yeniden her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders

ücreti karşılığı ders vermeye başlamasının ise, yaşlılığın o kimsenin

çalışmasına engel olmadığını ortaya koyduğu gözetildiğinde çalışan kişinin

emeklilik aylığının kesilmesini öngören kuralın sosyal güvenlik sisteminin

korunması ve devamlılığının sağlanması biçimindeki kamu yararı amacına hizmet

ettiği anlaşılmaktadır.

26. Bunun yanı sıra yukarıda da belirtildiği üzere kuralla Anayasa’nın 49. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devlete yüklenen ödevlerin yerine getirilmesini sağlamak üzere sosyal güvenlik hakkına bir sınırlama getirildiği gözetildiğinde (§ 18) sınırlamanın anayasal bağlamda meşru bir amacının olduğu açıktır.

27. Kuralın, emeklilik aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi vermelerini yaş haddini geçmemeleri şartına bağlamak suretiyle bir yandan yaş haddini aşmış olmalarına rağmen çalışabilir konumda olmaları nedeniyle bu kişilere emeklilik aylığının ödenmesinin önüne geçilerek sosyal güvenlik sisteminin korunmasını ve devamlılığının sağlanmasını, diğer yandan bu kapsamdaki kişilerin çalışmaya devam etmeleri konusunda caydırıcılık yaratarak işsizlerin istihdamını hedeflediği dikkate alındığında kuralın anılan amaçlara ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olmadığı da söylenemez.

28. Ayrıca kuralla kişilerin yaşlılık

nedeniyle çalışamama riski karşılığında sosyal güvenlik sisteminin kendilerine

sağladığı emeklilik aylığı, yaş haddini aşmış kişilerin kendilerini çalışma

gücüne sahip görerek daha iyi bir yaşam elde etme düşüncesiyle kendi

istekleriyle yeniden her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında

ders ücreti karşılığı ders vermeye başladıkları sürece kesilmektedir. Söz

konusu emeklilik aylığının çalışma süresince kesildiği, bu çalışmanın sona

ermesi durumunda sigortalıya tekrar emeklilik aylığının bağlandığı, bu itibarla

emeklilik aylığının kesilmesinin geçici nitelikte olduğu, sigortalının

emeklilik statüsünün zarar görmediği dikkate alındığında kişilerin elde ettiği

sosyal güvenlik hakkı çerçevesinde sosyal riskler karşısında asgari yaşam

düzeyinin sağlanması amacının ortadan kalkmadığı anlaşılmaktadır.

29. Kendilerine emeklilik aylığı bağlanmış

olup yaş haddi geçmiş kişilerin her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim

kurumlarında ders ücreti karşılığı ders vermeye devam etmeleri durumunda sosyal

güvenlik hakkı kapsamında yapılan ödemelerden çalıştıkları süre boyunca

yararlanamayacaklarını öngören kuralla devletin, çalışma hayatını geliştirme,

çalışanları ve işsizleri koruma, sosyal güvenlik sisteminin etkin bir biçimde

işlemesini sağlayacak tedbirleri alma yükümlülükleri ile sosyal güvenlik hakkı

arasında bir dengelemeye gidildiği; bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri

gözetilerek sınırlı malî kaynakların toplumun huzur ve refahını sağlayacak

şekilde kullanılmasının sağlanmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla

kuralın sosyal güvenlik hakkına getirilen sınırlama ile kamu yararı arasında

kurulması gereken adil dengeyi bozmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla

kural orantısız bir sınırlamaya da neden olmamakta ve anılan hakka ölçüsüz bir

sınırlama getirmemektedir.

30. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes,

dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri

sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkekler

eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla

yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak

yorumlanamaz./ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul

ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine

aykırı sayılmaz./ Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz

tanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde

eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmek

suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.

31. Anayasa’nın anılan maddesinde

belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz

konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik

ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme

bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını

önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı

kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun

önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına

gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik

kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı

hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik

ilkesi zedelenmez.

32. Eşitlik ilkesi yönünden yapılacak

anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya

da benzer durumda bulunan kişilere farklı muamele yapılıp yapılmadığı tespit

edilmeli, bu bağlamda aynı ya da benzer durumdaki kişiler arasında sosyal

güvenlik hakkına müdahale bakımından farklılık gözetilip gözetilmediği

belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı muamelenin

nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı

hususları irdelenmelidir. Ölçülülük ilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyete

uygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Diğer bir ifadeyle bu ilke,

farklı muamelenin öngörülen objektif amaç ile orantılı olmasını gerektirmektedir.

33. Kuralda sadece yaş haddini aşanların emekli aylığının kesileceği öngörülmekle yaş haddini aşmayanlara nazaran farklı bir muamele öngörülmektedir. Diğer yandan itiraz konusu kuralın devamında üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydının aranmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda anılan bent uyarınca emeklilik aylığı almakta iken üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenlerin yaş haddini aşmış olmaları durumunda da ders ücretlerinin yanı sıra emeklilik aylıklarını almalarına imkân tanınmıştır.

34. Bu çerçevede emeklilik aylığı almakta iken her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenlerden yaş haddini aşanlar ile yaş haddini aşmamış olanların ve her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler ile üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenlerin karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları söylenebileceğinden kuralla bunlar arasında bir farklılığın yaratıldığı söylenebilir.

35. Çalışma hayatını geliştirme,

çalışanları ve işsizleri koruma, sınırlı malî kaynakların toplumun huzur ve

refahını sağlayacak şekilde kullanılmasını sağlamak için gerekli tedbirleri

alma yükümlüğü devletin Anayasa’da ifade edilen pozitif yükümlülükleri

arasındadır. Kanun koyucunun kuralla emekliliği zorunlu tuttuğu yaşa henüz

ulaşmamış olanlar ile bu yaşa ulaşanları emeklilik aylığının devam etmesi

bakımından ayrı değerlendirdiği ve yaş haddini geçenlerin sosyal güvenlik hakkı

kapsamında yapılan ödemelerden çalıştıkları süre boyunca yararlanamayacaklarını

öngörmek suretiyle çalışma hayatının geliştirilmesi, işsizlerin korunması ve

sınırlı kamu kaynaklarının etkin bir biçimde yönetim ve kullanımının

sağlanmasını amaçladığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kanun koyucunun

üniversitelerdeki akademisyen ihtiyacını gözönüne alarak; emeklilik aylığı

alanların bu aylıkları kesilmeksizin üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders

görevi verebilmelerini sağlamayı amaçladığı ve buna ilişkin bir istisna

getirdiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda öngörülen farklı muamelenin nesnel ve

makul bir temele dayanmadığı söylenemez.

36. Öte yandan emeklilik aylığının yaş haddinin

aşılmış olması nedeniyle sadece her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim

kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilme süresince kesildiği, bu

çalışmanın sona ermesi durumunda sigortalıya tekrar emeklilik aylığının

bağlandığı, bu itibarla yaş haddi nedeniyle emeklilik aylığının kesilmesinin

geçici nitelikte olduğu, sigortalının emeklilik statüsünün zarar görmediği

dikkate alındığında, farklılığın öngörülmesiyle

güdülen amaç ile kuralla öngörülen araç arasında uygun bir dengenin kurulduğu,

kuralla getirilen söz konusu farklılığın öngörülme amacına göre yaş

haddini aşmış olup her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında

ders ücreti karşılığı ders görevi verilenlere

aşırı bir külfet yüklemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralda eşitlik

ilkesine aykırı bir yönün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 10., 13., 49. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Hasan Tahsin GÖKCAN bu görüşe katılmamıştır.

Kuralın Anayasa’nın 5. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 10., 13., 49. ve 60. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 5. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Kuralın Anayasa’nın 70. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesinin dördüncü fıkrasının (f) bendinde yer alan “Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla…” ibaresinin “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na göre emeklilik aylığı bağlananlar” yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Hasan Tahsin GÖKCAN’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA 29/4/2021 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. 5335 sayılı Kanunun

35. maddesinin ikinci fıkrasında Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya

yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin genel bütçeye dahil

daireler, katma bütçeli idarelere, döner sermayeler, fonlar, belediyeler vs.

kurum ve kuruluşlarda herhangi bir kadro pozisyon veya görevde çalıştırılamayacakları,

görev yapamayacakları belirtilmekte, dördüncü fıkrasında ise istisnalar

sayılırken incelenen (f) bendinde “yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her

derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı

ders görevi verilenler” sayılmaktadır. Başka deyişle incelemeye konu (f)

bendinde yaş haddini aşanların ikinci fıkra kapsamında çalışmaları durumunda

ders ücretlerinin kesileceği kabul edilmiştir.

2. İncelenen kural gereği ek ders ücreti karşılığı çalışan öğretmenlerin emekli veya yaşlılık aylıklarının kesilmesinin öngörülmesi, bu kişilerin sosyal güvenlik, çalışma ve mülkiyet haklarına müdahale niteliğindedir. Bu müdahalenin kapsamına ve boyutlarına sırasıyla değinmek gerekmektedir.

3. Sosyal güvenlik

hakkı kapsamındaki emeklilik ve yaşlılık aylığı güvencesi, Anayasanın 60.

maddesi uyarınca devletin pozitif yükümlülükleri içerisinde görülmektedir. Kişi

hakları teorisinde pozitif statü hakları içerisinde değerlendirilmektedir.

Sosyal güvenlik sisteminin ve bu kapsamda emeklilik ve yaşlılık aylığının

amacı, yaşa ve çalışma gücündeki azalmaya bağlı olarak kişinin gelirinde de

azalma olacağı öngörüsünden hareketle, insan onuruna uygun ve sağlıklı bir

asgari yaşam seviyesinin oluşturulmasıdır. Bu arada sosyal güvenlik sistemimizin

prim ödenmesi esasına dayandığına da işaret edilmelidir. Başka deyişle yasal

şartları gereği hak edilen emeklilik ve yaşlılık aylıkları tümüyle devletin bir

atıfeti olmayıp yıllar içerisinde ödenen primler bunların önemli bir kaynağını

oluşturmaktadır. Dolayısıyla yasa gereği ödenen primlerin karşılığı olarak hak

edilen bir statü ve gelir bulunduğunun ve bunun aynı zamanda mülk teşkil

ettiğinin dikkate alınması gerekir.

4. Anayasal güvenceye tabi çalışma hakkı kişinin

maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının bir yansıması olarak temel

haklardan biridir. Aynı zamanda kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin

asgari yaşam düzeyini sağlayabilecek bir gelir elde etme faaliyetinde bulunma

yükümlülüğü getirdiğinden bu hak Anayasada bir ödev olarak da nitelenmiştir.

Devletin pozitif yükümlülüğü iş alanlarının çoğalması ve iş bulunmasını

kolaylaştırıcı tedbirler alınmasını kapsamaktadır. Negatif yükümlülük ise

çalışma hakkının kullanılmasına engel olunmaması noktasındadır. Çalışabilir

durumda bulunan yaşlılık ve emekli aylığı alan kişilerin de çalışma hakkının

devam ettiği açıktır. Onların da maddi ve manevi varlığını çalışarak geliştirme

hakkı bulunmaktadır. Kural, yaşlılık aylığı aldığı halde çalışmak isteyenin

mülkiyetinde (gelirinde) azalmaya yol açacak bir hukuki sonuç öngörmekte ve

dolayısıyla çalışmanın önüne ciddi bir engel konulmaktadır. Bu yönüyle çalışma

hakkına müdahaleyi öngören kural Devletin negatif yükümlülüğüne aykırılık

oluşturmaktadır. Elbette kuralın genç işsizliği azaltmak şeklinde meşru amacı

bulunmaktadır. Fakat bu amacın varlığı her durumda sınırlamanın demokratik

toplumda gerekli ve ölçülü olmasını sağlamayabilir.

5. Diğer taraftan hak edilmiş yaşlılık aylığının mülkiyet hakkı kapsamında görüldüğü Mahkememizin çeşitli kararlarında belirtilmiştir (bkz. Muratcan Kolçak, B. No: 2016/5490, 12.6.2019; Veysel Kara, B. No: 2014/12139, 5.10.2017; Kuddis Büyükakıllı, B. No: 2014/3941, 5.10.2017). Bu durumda kamu kuruluşlarında çalışmaya başladığı için yaşlılık aylığının kesilmesinin mülkiyet hakkına bir müdahale ve sınırlama teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Mülkiyet hakkı yönünden de sınırlamanın meşru amacı olduğu söylenebiliyor ise de gerekliliği ve ölçülülüğü tartışılabilir durumdadır.

6. İncelenen 30. maddenin 2. ve 3. fıkralarında emeklilikten

sonra çalışılabileceği öngörülen kumu kurum ve kuruluşlarında zorunlu bir

istihdam öngörülmemektedir. Aksine ilgili kurum ve kuruluşların istihdam

ihtiyacının karşılanmasında emeklilerden de yararlanılabileceği kabul edilmekte

fakat bunun için emeklilik ve yaşlılık aylıklarının kesilmesi şartı

getirilmektedir. Ayrıca tam zamanlı bir emek arzı olmadığından ders ücreti

karşılığı çalışmanın tam bir istihdam ilişkisi niteliğinde bulunmadığının da

kuralda dikkate alınmadığı belirtilmelidir. Öte yandan 2021 yılı Ocak ayı

itibarıyla sözleşmeli öğretmenlerin bir ders saat ücreti 16,73 TL’dir. Haftalık

en çok 30 saat çalışabilecekleri gözetildiğinde en çok aylık 2008 TL ders

ücreti alabileceklerdir. Esasen çoğu kez daha az ders saatiyle çalışıldığından alınacak

ders ücreti 1000-1.500 TL den ibaret kalacaktır. Buna karşın bu miktar ders

ücreti aldığı için örneğin bir öğretmenin 3.500TL civarındaki emekli aylığı

kesilecektir. Bu tablonun hakkaniyetle ve adalet ilkesiyle bağdaşmayacağı ifade

edilmelidir.

7. Genel anlamda işsizliğin azaltılması amacıyla çalışma

ve sosyal güvenlik haklarının ve bunlarla bağlantılı olarak mülkiyet hakkının

sınırlanmasının demokratik toplum bakımından gerekli ve elverişli olduğu da

söylenebilir. Ancak çalışma gibi en doğal ve temel bir hakkın kullanımı

nedeniyle yasa gereği hak edilen yaşlılık veya emeklilik aylığının

kesilmesinin, ilgili anayasal haklara aşırı ve ölçüsüz bir müdahale oluşturduğu

açıktır. Emeklilik statüsünün iptal edilmeyip çalışma süresince askıya alınması

da ölçülülüğü temin için yeterli değildir. Bu anlamda maddi ve manevi varlığını

geliştirmek amacıyla çalışmayı tercih eden sosyal güvenlik emeklisinin

aylığının tümüyle kesiliyor olmasının hakkın özünü zedelediği, ölçülü ve adil

olmadığı düşüncesiyle kuralın iptal edilmesi yönünde oy kullandım.

Başkan

Zühtü

ARSLAN

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

Kadir

ÖZKAYA

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Recai

AKYEL

Üye

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Üye

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Üye

Selahaddin

MENTEŞ

Üye

Basri

BAĞCI

Üye

İrfan

FİDAN

Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2021/1, K. 2021/32, 29 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İptali İstenen Kanun Hükümleri
  4. II. İlk İnceleme
  5. A. “Yaş haddini
  6. B. “…(üniversitelerde
  7. III. Esasın İncelenmesi
  8. A. Sınırlama Sorunu
  9. B. İtirazın Gerekçesi
  10. C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  11. Karşıoy Gerekçesi
  12. Arslan
  13. Özkaya
  14. Yıldırım
  15. Dursun
  16. Topal
  17. Akyel
  18. Seferinoğlu
  19. Menteş
  20. Bağcı
  21. Fidan
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2021/1
Karar No
2021/32
Tarih
29 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2019/13 K.2021/31
  • AYM Norm Denetimi E.2021/45 K.2021/35
  • AYM Norm Denetimi E.2021/8 K.2021/40
  • AYM Norm Denetimi E.2019/114 K.2021/36
  • AYM Norm Denetimi E.2020/24 K.2021/39
  • AYM Norm Denetimi E.2021/56 K.2021/44

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.