İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2022/52 K.2022/90

Esas Sayısı : 2022/52

Esas2022/52Karar2022/90Tarih20 Temmuz 2022Okuma12 dk · 2.450 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2022/52
Karar No
2022/90
Karar tarihi
20 Temmuz 2022
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.450 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Esas Sayısı : 2022/52

Karar Sayısı : 2022/90

Karar Tarihi : 20/7/2022

R.G. Tarih-Sayısı : 10/8/2022-31919

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

İstanbul İnfaz Hâkimliği

İTİRAZIN KONUSU

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infaz hâkimliğince...” ibaresinin Anayasa’nın 19. ve 37. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Denetim süresi içinde kasıtlı bir suçun işlenmesi nedeniyle ertelenmiş hapis cezasının infazı talebiyle yapılan başvuru üzerine itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 51. maddesi şöyledir:

“Hapis cezasının ertelenmesi

Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,

Gerekir.

(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.

(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

(4) Denetim süresi içinde;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,

Mahkemece karar verilebilir.

(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.

(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.

(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.

(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 12/5/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine

göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu dava sebebiyle uygulanacak bir

kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı

görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının

ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa

Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve

mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da

o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan

davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infaz hâkimliğince...” ibaresinin iptalini talep etmiştir. İtiraz konusu kural hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde uygulanabilen ortak kural niteliğindedir.

4. Bakılmakta olan davada uyuşmazlığın konusunu, hakkında ertelenmiş hapis cezası bulunan hükümlünün denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi nedeniyle ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi oluşturmaktadır.

5. Bu itibarla hükümlünün kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarılarına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmadığından itiraz konusu kuralın esasına ilişkin incelemenin aynı fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…” ibaresi yönünden yapılması gerekir.

6. Açıklanan nedenlerle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infaz hâkimliğince...” ibaresinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin anılan fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…” ibaresi yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Genel Açıklama

8. 5237 sayılı Kanun’un “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51. maddesinde mahkemelerce hükmolunacak hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin hükümler yer almaktadır. Hapis cezasının ertelenmesi, ceza yargılaması sonucunda verilecek hapis cezasının belirli şartlara bağlı olarak ertelenmesini ifade etmektedir.

9.

Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasında miktar ve tür bakımından hangi

cezaların ertelenebileceği ile ertelemenin şartları düzenlenmektedir. Buna göre

işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm

edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği

sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler

bakımından üç yıldır. Hükmedilen adli para cezaları erteleme kapsamında

değildir. Erteleme kararının verilebilmesi için kişinin daha önce kasıtlı bir

suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, suçu

işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar

suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekmektedir.

10. Bununla birlikte maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesi mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartına bağlı tutulabilir.

11. Maddenin (8) numaralı fıkrasına göre hapis cezasının ertelenmesi kararının verilmesi hâlinde hükümlünün denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirdiğinin anlaşılması durumunda ertelenen hapis cezası infaz edilmiş sayılacaktır. Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi hâlinde ise maddenin (7) numaralı fıkrası uyarınca ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilecektir.

12.

Bu kapsamda cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar

verme yetkisi kural uyarınca infaz hâkimliğine tanınmıştır. İnfaz hâkiminin

kural uyarınca kullandığı yetki denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenene

kadar geçen süreyi değerlendirmek suretiyle hükümlünün bihakkın tahliye

süresini tespit etmektir. Bu itibarla kural kapsamında infaz hâkimliğince

yapılacak değerlendirme hükümlünün koşullu salıverilmesine ilişkin değildir.

Nitekim koşullu salıvermeye ilişkin hükümler 13/12/2004 tarihli 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da düzenlenmiş olup

kuralla ertelenmiş hapis cezasına mahkûm olanların koşullu salıverilmelerine

ilişkin bir düzenleme getirilmemektedir.

B. İtirazın Gerekçesi

13.

Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurala göre ertelenmiş hapis cezasının

tamamen ya da kısmen infazına infaz hâkimliğince karar verileceği, bu durumun

cezanın infazında takdir yetkisi kullanılmasını zorunlu kıldığı, bu takdir

yetkisinin asıl cezanın verildiği dosyadan bağımsız olarak kullanılamayacağı,

cezanın kısmen infazı konusunda asıl kararı veren mahkemenin yetkili olması

gerektiği, her mahkemenin vermiş olduğu kararlarının eksiksiz ve doğru şekilde

infaz edilip edilmediğini denetleme görevinin bulunduğu, ertelenmiş cezanın ne

kadarının infaz edileceğinin takdir edileceği durumlarda da tabii hâkim

ilkesinin geçerli olduğu, asıl kararı veren mahkemenin bu konuda karar

vermesinin infaz hâkimliğine göre daha fazla güvence sağladığı belirtilerek

kuralın Anayasa’nın 19. ve 37. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya

Aykırılık Sorunu

14. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

15. 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin (7) numaralı fıkrasında hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi hâlinde ertelenen hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan fıkrada yer alan “...infaz hâkimliğince...” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmakta olup kural fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…” ibaresi yönünden incelenmiştir.

16. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

17. Ceza hukukunun

toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik hayatıyla yakından ilgili olması

nedeniyle suç ve suçlulukla mücadele amacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında

sistem tercihinde bulunulması devletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda

ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu -Anayasa’ya bağlı

kalmak koşuluyla- soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarak hangi yöntemlerin

uygulanacağı, toplumda belirli eylemlerin suç sayılıp sayılmayacağı, suç

sayıldığı takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıyla

karşılanmaları gerektiği, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da

hafifletici öge olarak kabul edileceği, hangi cezaların seçenek yaptırımlara

çevrilebileceği veya ertelenebileceği ve erteleme süresinde belirlenecek

yükümlülükler ile bunlara aykırı davrananlar için belirlenecek yaptırımla

bunların yöntemi gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.

18. Ceza

hukukunda, cezanın infaz edilmesiyle güdülen amaç kişiye gerçekleştirdiği

haksızlık dolayısıyla etkili bir uyarıda bulunmak ve etkin pişmanlık duymasını

sağlamaktır. Mahkemelerce hükmolunan cezanın infazıyla hükümlünün gelecekte

sosyal sorumluluğa sahip olarak suçsuz bir hayat sürmeye yatkın duruma

getirilmesi beklenmektedir. Çağdaş ceza hukukunda ceza yaptırımlarının

belirlenmesindeki temel amaç ise suçlunun ıslahı, yeniden suç işlemesinin ve

toplum için sürekli bir tehlike olmasının önüne geçme ve dolayısıyla topluma

tekrar yararlı bir birey hâline getirilmesini sağlamaktır. Bu nedenle günümüzde

suçlar için ceza yanında ya da yerine bir kısım tedbirlerin uygulanması söz

konusu olmaktadır. Yine sanık hakkında hükmolunacak olan hapis cezasının

ertelenebilmesi ile suçlunun toplum içinde özgürlüğü kısıtlanmadan, ceza infaz

kurumlarının olumsuz etkilerinden de kurtarılarak, toplumla sosyal bağları

koparılmadan ve her şeyden de önemlisi hayatın normal akışı değişmeden ıslah

edilmesi amaçlanmaktadır. Cezaların kişiselleştirilmesine yönelik bu

düzenlemeler, kamu yararının da bir gereğidir (AYM, E.2012/9, K.2012/103,

5/7/2012).

19. İnfaz

hâkimlikleri ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve

tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da

Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği

kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik

tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli

kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine

getirmek üzere kurulmuştur. Ceza adalet sisteminin iyi işleyebilmesi ve

isabetli kararlar alması bağlamında mahkeme veya hâkimliklerin kendi yetki

alanı içindeki uyuşmazlıklar hakkında uzmanlaşmasının sağlanması zorunludur. Bu

zorunluluk, ceza adalet sisteminin tamamlayıcı parçası olan infaz işlem ve

faaliyetleri açısından da geçerlidir. Nitekim bir cezaî uyuşmazlığın sonucunda

verilmiş olan hükümlerin kapsam, nitelik ve nicelik itibarıyla ne şekilde

yerine getirileceği, yerine getirilme sırasında doğabilecek tereddüt ya da

sorunların ne şekilde çözüme kavuşturulacağı konularında uzman bir mercinin oluşturulmasının kamu yararına yönelik olmadığı

söylenemez.

20. Bu bağlamda itiraz konusu kural ertelenmiş hapis cezasının denetim süresi içinde yeni kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde ertelenmiş hapis cezasının nasıl infaz edileceğine ilişkin kararların infaz işlem ve faaliyetleri açısından uzmanlaşmış makam olan infaz hâkimliğini yetkili kılmaktadır. Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olan kuralın hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır.

21. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak ortaya konduktan sonra ikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıyla kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının sınırlanması ancak Anayasa’nın anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardan herhangi birinin varlığı hâlinde söz konusu olabilir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 42).

22. Kişilerin fiziksel özgürlüklerini güvence altına alan Anayasa’nın anılan maddesinin kişi özgürlüğünün kısıtlanmasına imkân tanıdığı durumlardan biri de maddenin ikinci fıkrasında mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak belirlenmiştir. Bu nedenle yargı organlarınca verilecek mahkûmiyet kararları kapsamında hapis cezasının veya güvenlik tedbirlerinin infaz edilmesi kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal etmez (Tahir Canan (2), B. No: 2013/839, 5/11/2014, § 33).

23. Bir kimsenin mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi kapsamında özgürlüğünden yoksun bırakıldığının söylenebilmesi için her şeyden önce özgürlüğü kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin bir mahkeme tarafından verilmesi gereklidir. İkinci olarak yerine getirilecek kararın özgürlüğü kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirlerine ilişkin olması gerekir. Son olarak özgürlükten yoksun bırakılmanın mahkemece verilen özgürlüğü kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin kapsamını aşmaması gerekir (Şaban Dal, B. No: 2014/2891, 16/2/2017, § 32).

24. İtiraz konusu

kural denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinin sabit olması hâlinde

ertelenmiş hapis cezasının ne kadarının infaz kurumunda çektirileceğine infaz

hâkimliğince karar verilmesini hüküm altına almaktadır. Kural, denetim

süresinde kasıtlı suç işlenmesi durumunda infaz hâkimine önceden mahkemesince

verilmiş ve kesinleşmiş erteli hapis cezasının

denetim süresi içinde geçen sürenin de dikkate alınması suretiyle kısmen veya

tamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesini belirleme yetkisi vermektedir.

Dolayısıyla kural uyarınca uygulanan yetki mahkemesince verilmiş olan cezanın kapsamının

hükümlüler aleyhine belirlenmesine imkân tanımamaktadır. Bu itibarla kuralın

Anayasa’nın 19. maddesiyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır.

25. Anayasa’nın 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz./Bir kimseyi kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.” denilmektedir. Suçun işlenmesinden veya çekişmenin doğmasından önce davayı görecek yargı yerinin belirlenmiş olması şeklinde tanımlanan tabii hâkim kavramı, adil yargılanma hakkının en önemli öğesi olan kanuni, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde yargılanma hakkının temelini oluşturmaktadır.

26. Tabii hâkim güvencesi, sadece

mahkemelerin yargı yetkisi içinde yer alan konuların belirlenmesini değil her

bir mahkemenin kuruluşu ve yer bakımından yargı yetkisinin belirlenmesi de

dâhil olmak üzere mahkemelerin organizasyonlarına ilişkin tüm düzenlemeleri

ifade etmekte, mahkemelerin görev ve yetki alanlarının açık ve anlaşılır

biçimde tespit edilmesi gereğini ortaya koymaktadır (Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 80).

Bu güvence yargılama makamlarının suçun

işlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonra kurulmasına ya da

hâkimin atanmasına engel oluşturur, sanığın veya davanın taraflarına göre hâkim

atanmasına imkân vermez. Söz konusu ilkeyle suçun işlenmesinden sonra

çıkarılacak bir kanun ile oluşturulacak mahkeme önüne davanın götürülmesi ve

böylece kişiye ya da olaya özgü mahkeme kurulması yasaklanmıştır

(AYM, E.2016/144, K.2020/75, 10/12/2020, § 307).

27. Kural önceden belirlenmiş olan düzenlemelere göre mahkemesince verilmiş ve ertelenmiş hapis cezasının belirlenen denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde verilmiş olan hapis cezasının ne kadarının infaz kurumunda çektirilmesini belirlemek açısından infaz hâkimliğini yetkili kılmaktadır. Başka bir ifadeyle kural icra edilmiş bir fiilin suçun işlenmesinden sonra kurulmuş ya da hâkimin atandığı bir mahkeme önünde muhakemesini öngörmemektedir. Dolayısıyla kuralın tabii hâkim güvencesiyle bağdaşmayan bir yönü de bulunmamaktadır.

28. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 19. ve 37. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

IV.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infaz hâkimliğince...” ibaresinin anılan fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…” ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

Kadir ÖZKAYA

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR

Anayasa Mahkemesi, E. 2022/52, K. 2022/90, 20 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. Olay
  6. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  7. II. İlk İnceleme
  8. III. Esasın İncelenmesi
  9. C. Anayasa’ya
  10. M. Emin KUZ
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2022/52
Karar No
2022/90
Tarih
20 Temmuz 2022

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2022/53 K.2022/91
  • AYM Norm Denetimi E.2022/48 K.2022/93
  • AYM Norm Denetimi E.2020/98 K.2022/87
  • AYM Norm Denetimi E.2021/121 K.2022/88
  • AYM Norm Denetimi E.2021/128 K.2022/68
  • AYM Norm Denetimi E.2022/54 K.2022/99

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.