İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2022/87 K.2022/121

R.G. Tarih - Sayı:2/2/2023 - 32092

Esas2022/87Karar2022/121Tarih13 Ekim 2022Okuma16 dk · 3.257 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
13 Ekim 2022
Esas Sayısı
2022/87
Karar Sayısı
2022/121
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.257 kelime·16 dk okuma·19 bölüm

R.G. Tarih - Sayı:2/2/2023 - 32092

İTİRAZ

YOLUNA BAŞVURAN

Erzurum 2. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen 9/12/2016 yürürlük tarihli 53/A maddesinin ikinci fıkrasının;

A. (a) bendinin

ikinci cümlesinde yer alan “Soruşturmayı yapanın…” ve “…verdiği…” ibarelerinin,

B. (c) bendinde

yer alan “…gerek görürse,…” ve “…tekrar…” ibareleri ile “…isteyebilir.…” ibaresinin “…yebili…” kısmının,

Anayasa’nın 10. ve 129. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Öğretim görevlisi hakkında verilen aylıktan kesme disiplin cezasının iptali talebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükmü

Kanun’un itiraz konusu kuralların yer aldığı 53/A maddesi şöyledir:

“Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar şunlardır:

a) Disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğini öğrenen disiplin amiri yazılı olarak disiplin soruşturması başlatır. Üst disiplin amirinin soruşturma açtığı veya açtırdığı disiplin olayında alt disiplin amiri ayrıca soruşturma yapamaz veya yaptıramaz. Daha önce açılmış soruşturma varsa bunlar üst amirin açtığı veya açtırdığı soruşturma ile birleştirilir.

b) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin disiplin cezası verilmesini gerektiren fiiller açısından soruşturma başlatılmadan önce bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarınca inceleme yapılması zorunludur.

c) Disiplin amiri soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmayı yapmak üzere birim içerisinden soruşturmacı veya komisyon görevlendirebilir. Ancak zorunlu hallerde rektörlük aracılığıyla diğer birimlerden soruşturmacı talep edilebilir.

d) Soruşturmacının görev ve unvanı, soruşturulanın görev ve unvanının üstünde veya onunla aynı düzeyde olmalıdır.

e) Fiilin ast ile üst tarafından birlikte işlenmesi hâlinde soruşturma usulü ve disiplin cezası verme yetkisi üste göre belirlenir.

f) Soruşturulanın disiplin cezası verilmesini gerektiren fiili işlediği ve disiplin soruşturmasının başlatıldığı tarihteki görev veya unvanının farklı olması hâlinde disiplin soruşturması, üst görev veya unvanı esas alınarak yürütülür. Disiplin amirinin belirlenmesi ve uygulanacak diğer disiplin hükümleri, görev yapılan kurumun tabi olduğu mevzuata göre belirlenir.

g) Soruşturmacı, disiplin soruşturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, ifade alma, tanık dinleme, bilirkişiye başvurma, keşif yapma, inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazışma yetkisini haizdir.

h) Soruşturmacının, görevlendirme kapsamında talep ettiği bilgi ve belgeler gecikmeksizin kendisine verilir.

ı) Soruşturmacı, görevlendirildiği konuda soruşturma yürütür; soruşturma sırasında disiplin soruşturmasına konu olabilecek başka fiillerin ortaya çıkması durumunda bunları gecikmeksizin disiplin amirine bildirir.

j) Soruşturma işlemleri bir tutanakla tespit olunur.

k) Soruşturmanın gizliliği esastır.

l) Soruşturma, görevlendirme yazısının tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tamamlanır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir, disiplin amiri gerekçeyi değerlendirerek ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak karar verir.

m) Fiili işleyenin emeklilik veya başka nedenlerle görevinin sona ermesi, hakkında soruşturma açılmasına ve soruşturmanın devamına engel olmaz. Bu durumda soruşturma sonunda verilen disiplin cezası, özlük dosyasında saklanır. Aylıktan veya ücretten kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezaları ilgilinin kamu görevine dönmesi ya da bir vakıf yükseköğretim kurumunda göreve başlaması halinde uygulanır.

n) Bir fiilden dolayı ilgili hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması yapılıyor olması, aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, ceza verilmesine ve bu cezanın yerine getirilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir. Bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı süreleri durur.

o) Bir fiilin diğer kanunlar uyarınca idari yaptırıma bağlanmış olması, aynı fiile bu Kanun kapsamında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.

Savunma hakkı kapsamında gözetilecek hususlar şunlardır:

a) Soruşturulana, iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte geçerli bir mazereti olmaksızın savunmasını yapmayan, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

b) Savunmaya davet yazısında hakkında disiplin soruşturması açılan fiilin neden ibaret bulunduğu, savunmasını belirtilen sürede yapmadığı takdirde savunmasından vazgeçmiş sayılacağı bildirilir.

c) Disiplin cezası vermeye yetkili makamlar gerek görürse, isnat edilen fiil ve soruşturma raporunda önerilen disiplin cezasını da belirtmek suretiyle, bu maddedeki esaslar çerçevesinde (a) ve (b) bentlerindeki usule göre tekrar savunma isteyebilir.

Hakkında üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezası istenenler soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.”

B. İlgili Görülen Kanun Hükmü

Kanun’un 53/Ç maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Disiplin cezası verme yetkisi:

Madde 53/Ç- (Ek: 2/12/2016 - 6764/30 md.) Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar şunlardır:

…

Disiplin cezası vermeye yetkili makamlar, soruşturmada eksiklik olduğunun tespiti halinde eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyayı iade edebilir, soruşturmacı tarafından önerilen disiplin cezasını aynen verebilir, hafifletebilir veya reddedebilir. Teklif edilen cezanın reddedilmesi halinde ilgili disiplin amiri ya da kurulu tarafından ret gerekçesine uygun olarak en geç üç ay içerisinde yeni işlem tesis edilebilir.

…”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 21/4/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hilal YAZICI tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Anlam ve Kapsam

3. İtiraz konusu kuralların yer aldığı 2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesi, Kanun kapsamında yürütülecek olan disiplin soruşturması ile savunma hakkına ilişkin ilke ve esasları düzenlemektedir.

4. Anılan maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğinin öğrenilmesi üzerine disiplin amiri yazılı olarak disiplin soruşturmasını başlatır. Soruşturmanın başlatılmasıyla birlikte bir soruşturmacı tayin edilir. Disiplin amiri soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmayı yapmak üzere birim içinden soruşturmacı veya komisyon görevlendirebilir.

5. Aynı fıkranın (g) bendinde soruşturmacının görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Buna göre soruşturmacı; disiplin soruşturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, ifade alma, tanık dinleme, bilirkişiye başvurma, keşif yapma, inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazışma yetkisini haizdir.

6. İlgili maddede soruşturulanın savunma hakkının kapsamı, bu süreçten nasıl haberdar edileceği ve savunmasının nasıl alınacağı da düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesinde, iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan soruşturulana disiplin cezası verilemeyeceği, itiraz konusu ibarelerin yer aldığı ikinci cümlesinde ise soruşturmayı yapan tarafından yedi günden az olmamak kaydıyla savunma süresi verileceği ve bu süre zarfında geçerli bir mazeret olmaksızın savunmanın yapılmaması hâlinde savunma hakkından vazgeçilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

7. Fıkranın (b) bendinde ise soruşturulana savunmaya davet yazısı gönderileceği, söz konusu yazıda soruşturulanın disiplin soruşturmasına konu edilen fiilinin ne olduğu ve savunmasını belirtilen sürede yapmadığı takdirde savunmasından vazgeçmiş sayılacağının soruşturulana bildirileceği belirtilmiştir. Kanun’un açık lafzından soruşturmaya davet yazısının soruşturmayı yapan tarafından gönderileceği, dolayısıyla savunmaya davet yazısıyla soruşturma henüz tamamlanmadan yani isnat edilen eylem ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu henüz açık hâle gelmeden savunma hakkının kullanılması için süre verilmesinin söz konusu olabileceği anlaşılmaktadır.

8. Maddenin birinci fıkrasının (l) bendinde, soruşturma işlemlerinin bir tutanakla tespit olunacağı, soruşturmanın görevlendirme yazısının tebliği tarihinden itibaren iki ay içinde tamamlanacağı düzenlenmiştir.

9. Kanun’un 53/Ç maddesinin ikinci fıkrasında ise “Disiplin cezası vermeye yetkili makamlar, … soruşturmacı tarafından önerilen disiplin cezasını aynen verebilir, hafifletebilir veya reddedebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre soruşturmayı yapanın soruşturma sürecini bir tutanakla tespit edeceği ve bir disiplin cezasının verilmesi gerektiği kanaatine varması hâlinde gerçekleştiğini değerlendirdiği maddi olgu olan eylemin Kanun’da tanımlı disiplin cezası gerektiren hangi eyleme karşılık geldiğini ve bu eylemin gerektirdiği disiplin cezasını da belirtmek suretiyle soruşturma raporunu teslim edeceği öngörülmektedir.

10. İtiraz konusu diğer kuralların yer aldığı Kanun’un

53/A maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde ise soruşturma raporunun teslim

edilmesi üzerine disiplin cezası vermeye yetkili makamların -gerek görmesi

hâlinde isnat edilen fiil ve soruşturma raporunda önerilen disiplin cezasını da

belirtmek suretiyle- 53/A maddesinde belirlenen esaslar çerçevesinde (a) ve (b)

bentlerindeki usule göre tekrar savunma isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu

kapsamda disiplin cezası vermeye yetkili makamların, soruşturma raporunda isnat

edilen eylem ve disiplin cezası bakımından yeterli bir araştırmaya

dayanılmadığına kanaat getirmesi ve gerek görmesi hâlinde, bu sefer isnat

edilen eylem ve disiplin cezasını açıkça belirterek tekrar savunma

alabileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

11. Öte yandan söz konusu 53/A maddesinin üçüncü fıkrasında, hakkında üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezası istenenlerin soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak bizzat ya da vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Şu hâlde (c) bendi uyarınca disiplin cezası vermeye yetkili makam takdir hakkını kullanarak tekrar savunma istememişse uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ya da birden fazla ücretten kesme cezaları bakımından ilgilinin disiplin sürecindeki tek savunma yapma imkânının bu aşamada gerçekleşmiş olacağı açıktır.

B. İtirazın Gerekçesi

12. Başvuru kararında özetle; Kanun’un itiraza konu

hükümlerinin savunma hakkını anayasal güvencelere aykırı şekilde kısıtladığı,

soruşturmayı yapanın soruşturma dosyası tekemmül etmeksizin kişilerden savunma

talep etmesine imkân tanıdığı, dolayısıyla isnat edilen eylem ve cezanın ne

olduğu hususunda ortaya çıkan belirsizlik nedeniyle etkili savunma yapma

hakkının ihlal edildiği, disiplin cezası vermeye yetkili kurullara tanınan

takdirî yetki yoluyla da bu eksikliğin giderilemediği, bu yönüyle kuralların

farklı kanunlara tabi memur ve kamu görevlileri ile öğretim elemanları arasında

eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğurduğu gerekçeleriyle Anayasa’nın 10. ve

129. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

13. Anayasa’nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği düzenlenerek savunma hakkı güvence altına alınmıştır.

14. Disiplin cezaları; kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla öngörülmüş, yapma veya yapmama biçiminde beliren davranış kurallarının ihlali hâlinde uygulanan idari yaptırımlardır. Bu cezalar memurların özlük haklarını doğrudan etkilediğinden anayasa koyucu, disiplin cezası verilmeden önce memurların savunmalarının alınmasını özel olarak düzenlemiştir (AYM, E.2019/8, K.2019/26, 11/04/2019, § 9).

15. Anayasa’nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında savunma hakkına ilişkin öngörülen güvencenin gereklerinin yerine getirilebilmesi için hakkında disiplin soruşturması yürütülen kişiye savunma hakkının şeklen değil gerçek anlamda sağlanmış olması gerekir. Bunun için kişiye, savunmasını hazırlayıp idari makamlar önünde dile getirebilmesi ve böylece disiplin sürecinin sonucunu etkileyebilmesi için isnadın bildirilmesi gerekmektedir.

16. Hakkındaki isnadı bilmeyen kimsenin savunma yapması

mümkün değildir. İsnat, anılan kişinin savunma yapabilmesi için kişiye

bildirilmektedir. Bu nedenle de bildirimde, ilgilinin hangi fiil ile itham

edildiğinin ve hangi disiplin suçunu işlediğinin açıklanması gerekmektedir.

Diğer bir ifadeyle ilgili, isnadın sebebinden ve niteliğinden haberdar

edilmelidir. İlgilinin hangi fiili nerede ve ne zaman işlediği (disiplin suçunu

oluşturan olay/olaylar) isnadın sebebini oluşturur. Bunların soyut olarak değil

ilgilinin savunma hazırlayabilmesine yetecek şekilde açıklanması gerekir.

Böylelikle ilgili, soruşturmaya konu fiili nerede ve ne zaman işlemekle itham

edildiğini bileceğinden savunmasını buna göre yapabilecektir. Fiilin hukuki yönden

vasıflandırılması ise isnadın niteliğidir. İsnadın niteliği hakkındaki bilgi de

savunma yapmaya yetecek düzeyde olmalı ve ilgilinin işlemekle itham edildiği

fiilin hangi normu ihlal ettiği bildirimde belirtilmelidir. Disiplin süreci

esnasında fiilin hukuki niteliğinin değişmesi durumunda da ilgili bu

değişiklikten haberdar edilmelidir.

17. İtiraz konusu ibarelerin yer aldığı (a) bendinin ikinci cümlesinde, soruşturmayı yapanın soruşturulana savunma hakkını kullanabilmesi için yedi günden az olmamak üzere savunma süresi vereceği düzenlenmiştir. Anılan bendin lafzı bir bütün olarak ele alındığında savunması alınmadan kişiye disiplin cezası verilemeyeceğinin açık olduğu, soruşturmayı yapanın savunma süresi verme hususunda bir takdir yetkisine sahip kılınmadığı, buna göre alt sınırı aynı bentte belirlenmiş şekliyle asgari savunma süresinin soruşturmacı tarafından verileceğinin Kanun’da açıkça düzenlendiği anlaşılmaktadır.

18. Söz konusu ibarelerin savunma hakkının anayasal

güvencelerine uygun olup olmadığının ortaya konabilmesi açısından savunmaya

davet yazısında yer alacak bilgilerle bağlantılı olarak ele alınması

gerekmektedir. Zira Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde

savunma için süre verilmesinin yanında bu bentte yer alan dava konusu ibareler

uyarınca soruşturmayı yapan tarafından tayin edilecek savunma süresinin (b)

bendinde belirtilen içeriğe sahip bir savunmaya davet yazısıyla verileceği

anlaşılmaktadır. Ayrıca disiplin sürecinde soruşturmayı yapanın görev aldığı

aşama dikkate alındığında bu aşamanın ilgilinin savunma için ön koşul olan

isnadı öğrenme hakkından gereği gibi yararlanmasına imkân verip vermediğinin

değerlendirilmesi gerekir.

19. Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, savunmaya davet yazısının içeriğinde soruşturmanın içeriği ile ilgili olarak sadece soruşturmaya konu eylemin ne olduğunun belirtileceği ifade edilmiştir. Kanun’un lafzından, soruşturulanın etkili bir savunma hazırlayabilmesi açısından gerekli olabilecek, yukarıda ifade edilen çerçevede bir asgari bilginin savunmaya davet yazısında bulunması şeklinde yasal bir zorunluluk öngörülmediği anlaşılmaktadır.

20. Bunun yanında savunmaya davet yazısının soruşturulana soruşturmanın hemen başlangıcında -soruşturma dosyası henüz asgari bir düzeyde dahi olgunlaşmadan- gönderilip gönderilmeyeceği hususunda Kanun’da açık bir ifade bulunmamakla birlikte davet yazısının içeriğinde olması zorunlu bilgiler gözönünde bulundurulduğunda soruşturmacının bu konuda herhangi bir kayıtla sınırlandırılmadığı, dosyanın henüz olgunlaşmadığı bir aşamada da savunmanın istenebileceği anlaşılmaktadır.

21. Dahası Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının (c)

bendinde disiplin cezası vermeye yetkili makamların soruşturma yapanın

soruşturmayı tamamlamasından sonra ilave bir savunma alınmasına gerek

gördüklerinde “isnat edilen fiil”i bildirerek savunma isteyecekleri

düzenlenmişken soruşturma yapan yönünden (b) bendinde savunmaya davet yazısında

“disiplin soruşturması açılan fiilin neden ibaret bulunduğu”nun belirtileceği

öngörülmüştür. Kanun’un 53/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre

disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiilin işlendiğini öğrenen disiplin

amiri yazılı olarak disiplin soruşturması başlatır. Bu son kural ve ikinci

fıkranın (b) ve (c) bentlerinde tercih edilen kavram farklılığı dikkate

alındığında soruşturmayı yapanın davet yazısında soruşturma sırasındaki

tespitlerden önce, sadece soruşturmanın başlatılmasına neden olan iddia

çerçevesinde bildirimde bulunulmasının yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla isnadın sebebi (olay/olgu/eylem) kapsamında dahi yeterli

bilgilendirmenin yapılmamasına imkân tanınmıştır.

22. Öte yandan Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde önerilen disiplin cezasının da bildirilmesi kurala bağlanmışken (b) bendinde böyle bir unsura yer verilmemiştir. Buna göre soruşturma yapanın (a) bendi kapsamında soruşturma için süre verirken isnadın hukuki vasıflandırması yönünden bir bildirimde bulunmayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda soruşturma yapanın soruşturmaya davet yazısının içeriği kişinin isnattan haberdar olmasını sağlamaya, dolayısıyla Anayasa’nın 129. maddesinin ikinci fıkrası anlamında savunma hakkını etkili bir şekilde kullanmasına elverişli değildir.

23. Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusu “…gerek görürse,…” ve “…tekrar…” ibareleri ile “…isteyebilir…” ibaresinin “…yebili…” kısmını da içeren (c) bendi, disiplin cezası vermeye yetkili makamların gerek görmesi hâlinde isnat edilen fiil ve soruşturma raporunda önerilen disiplin cezasını da belirtmek suretiyle ilgili maddede belirlenen esaslar çerçevesinde (a) ve (b) bentlerindeki usule göre tekrar savunma isteyebileceğini düzenlemektedir.

24. 2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde soruşturmanın görevlendirme yazısının tebliği tarihinden itibaren iki ay içinde tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kanun’un 53/Ç maddesinin birinci fıkrasında disiplin cezası vermeye yetkili makamlar gösterilmiş, ikinci fıkrasında söz konusu makamların soruşturmada eksiklik olduğunu tespit etmesi hâlinde eksikliklerin giderilmesi için dosyayı iade edebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde disiplin cezası vermeye yetkili makamlara gerek görmeleri hâlinde tekrar savunma isteme yetkisinin soruşturma dosyası tamamlanıp teslim edildikten sonra verildiği anlaşılmaktadır.

25. Elbette ki disiplin cezası verilmeden önce herhangi bir aşamada, savunma hakkının etkili bir şekilde kullanılmasına imkânı verecek şekilde soruşturulanın tekrar dinlenilmesi, yukarıda ortaya konulan eksikliğin telafisini sağlayabilir. Bu noktada 53/A maddesinin (c) bendinin idareye verdiği yetkinin niteliği önemli hâle gelir. Söz konusu bentte, disiplin cezası vermeye yetkili makamlara, isnat edilen fiil ve soruşturma raporunda önerilen disiplin cezasını da belirtmek suretiyle tekrar savunma isteme yetkisinin verildiği ancak bu yetkinin takdirî nitelikte olduğu görülmektedir.

26. Soruşturmanın başlangıcından disiplin cezasının verilmesine kadar olan süreçte uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ya da birden fazla ücretten kesme disiplin cezaları bakımından soruşturulanın savunma hakkının bütün gerekleriyle birlikte sağlanamadığı yukarıda yapılan inceleme sonucunda esas itibarıyla ortaya çıkmıştır. Bu durumda soruşturma dosyasının tesliminden sonra fakat disiplin cezası verilmeden önce ilgili makamlara tekrar savunma isteme yetkisinin takdirî olarak verilmesiyle de soruşturulanın savunma hakkının güvence altına alınmasının mümkün olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.

27. Sonuç olarak Anayasa’nın savunma hakkının tanınmasını takdire bırakmayan 129. maddesinin ikinci fıkrası karşısında itiraz konusu kurallar, 2547 sayılı Kanun kapsamında yürütülecek disiplin soruşturması bakımından, hakkında soruşturma yapılan kişiye çeşitli disiplin cezalarından biri verilmeden önce savunma hakkından bütün gerekleriyle birlikte yararlanmasını temin etmemektedir.

28. Açıklanan nedenlerle “Soruşturmayı yapanın…” ve “…verdiği…” ibareleri ile “…gerek görürse,…”, “…tekrar…” ve “…yebili…” ibareleri Anayasa’nın 129. maddesine aykırıdır, iptali gerekir.

İtiraz konusu ibareler Anayasa’nın 129. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 10. maddesi yönünden incelenmemiştir.

IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.

30. 2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “Soruşturmayı yapanın…” ve “…verdiği…” ibarelerinin iptal edilmesi nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan (a) bendinin ikinci cümlesinin kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.

31. Anayasa’nın 153. maddesinin ikinci fıkrasına göre “Anayasa

Mahkemesi bir kanun …hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni

bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.” 2547 sayılı Kanun’un

53/A maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “…gerek görürse,…”, “…tekrar…” ve “…yebili…” ibarelerinin

iptal edilmesi nedeniyle bendin kalan kısmının esas itibarıyla uygulanma

imkânının kalmadığı söylenemez. Ancak, anılan ibarelerin iptali kuralın kalan

kısmının kanun koyucunun iradesine uygun biçimde uygulanmaması sonucunu

doğurmakta, diğer bir ifadeyle kuralı kanun koyucunun öngörmediği şekilde

başkalaştırmaktadır. Bu çerçevede 2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesinin ikinci

fıkrasının (c) bendinde yer alan “…gerek görürse,…”,

“…tekrar…” ve “…yebili…” ibarelerinin iptal edilmesi nedeniyle kanun

koyucunun öngördüğü şekilde uygulanma imkânı kalmayan (c) bendinin kalan

kısmının anılan Anayasa hükmü ve 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4)

numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.

32. Ayrıca 2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesinin ikinci

fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “Soruşturmayı yapanın…”

ve “…verdiği…” ibareleri ile (c) bendinde yer alan “…gerek

görürse,…”, “…tekrar…” ve “…yebili…” ibarelerinin iptal edilmesi

nedeniyle 2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının -davanın

konusu olmayan- “Savunmaya davet yazısında hakkında disiplin soruşturması

açılan fiilin neden ibaret bulunduğu, savunmasını belirtilen sürede yapmadığı

takdirde savunmasından vazgeçmiş sayılacağı bildirilir.” şeklindeki (b)

bendinin, iptal edilen (a) bendindeki soruşturma yapanın davet yazısıyla

doğrudan ilgili olması nedeniyle uygulanma kabiliyeti kalmadığı

değerlendirildiğinden 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası

gereğince iptali gerekir.

V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

33. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların

hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten

kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği

tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı

günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı

Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak

Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı

günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek

üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

34. 2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “Soruşturmayı yapanın…” ve “…verdiği…” ibareleri ile (c) bendinde yer alan “…gerek görürse,…”, “…tekrar…” ve “…yebili…” ibarelerinin iptali, bu kapsamda uygulanma imkânı kalmayan anılan cümle ve bendin kalan kısımlarının ve aynı fıkranın (b) bendinin iptali nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen 53/A maddesinin ikinci fıkrasının;

A. (a) bendinin

1. İkinci cümlesinde yer alan “Soruşturmayı yapanın…” ve “…verdiği…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE,

2. İkinci cümlesinde yer alan “Soruşturmayı yapanın…” ve “…verdiği…” ibareleri dışında kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,

B. (c) bendinin

1. “…gerek görürse,…” ve “…tekrar…” ibareleri ile “…isteyebilir.” ibaresinin “…yebili…” kısmının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE,

2. Kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,

C. (b) bendinin

6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,

iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 13/10/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

Kadir ÖZKAYA

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE

Anayasa Mahkemesi, E. 2022/87, K. 2022/121, 13 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz
  4. Yoluna Başvuran
  5. İtirazın Konusu
  6. A. (a) bendinin
  7. B. (c) bendinde
  8. I. İptali İstenen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  9. A. İptali İstenen Kanun Hükmü
  10. B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
  11. II. İlk İnceleme
  12. III. Esasın İncelenmesi
  13. A. Anlam ve Kapsam
  14. B. İtirazın Gerekçesi
  15. C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  16. IV. İptalin Diğer Kurallara Etkisi
  17. V. İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  18. A. (a) bendinin
  19. B. (c) bendinin
  20. C. (b) bendinin
  21. M. Emin KUZ
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2022/87
Karar No
2022/121
Tarih
13 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2022/75 K.2022/128
  • AYM Norm Denetimi E.2018/78 K.2022/114
  • AYM Norm Denetimi E.2018/76 K.2022/125
  • AYM Norm Denetimi E.2018/82 K.2022/126
  • AYM Norm Denetimi E.2018/85 K.2022/127
  • AYM Norm Denetimi E.2022/122 K.2022/151

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.