KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Esas Sayısı
- 2023/73
- Karar Sayısı
- 2023/166
- R.G.Tarih-Sayı
- 2/11/2023-32357
- İtiraz yoluna başvuran
- İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 22/11/2001
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesinde yer alan “…saklı paylı…” ibaresinin Anayasa’nın 35. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Atanmış mirasçıya karşı açılan mirasçılık belgesinin iptali davasında itiraz konusu ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu ibarenin de yer aldığı 510. maddesi şöyledir:
“B. Mirasçılıktan çıkarma
I. Sebepleri
Madde 510- Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:
1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 4/5/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör İsmail Emrah PERDECİOĞLU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın
Gerekçesi
3. Başvuru
kararında özetle; 4721 sayılı Kanun’un 510. maddesinin miras bırakana yalnızca
saklı payı olanları mirasçılıktan çıkarabilme imkânı verdiği, saklı payı
olmayan mirasçıların anılan maddede yer alan durumların gerçekleşmesi hâlinde
mirasçılıktan çıkarılmalarının mümkün olmadığı bu durumda miras bırakanın mülkiyeti
üzerinde serbestçe tasarruf etme hakkının işlevini yitirdiği, iptali istenen
ibarelerin saklı payı olmayan mirasçıları saklı paylı mirasçılara göre daha
üstün bir hak sahibi konumuna getirdiği zira kişilerin hayatta iken mevcut mal varlıkları
için saklı payı olmayan mirasçısını mirasçılıktan çıkarma imkânı varken
terekeye sonradan katılan varlıklar için böyle bir imkânın söz konusu
olamayacağı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 35. maddesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
B. Uygulanacak Kural Sorunu
4. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.
maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak
bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı
görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının
ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptali için Anayasa
Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve
mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da
o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan
davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki
kurallardır.
5. İptali istenen ibarenin yer aldığı 4721 sayılı Kanun’un 510. maddesinde miras bırakanın saklı paylı mirasçıları mirasçılıktan çıkarma yetkisi düzenlenmektedir. Anılan madde miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlenmiş olması yahut miras bırakana veya miras bırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemiş olması durumunda miras bırakana ölüme bağlı tasarruf ile saklı paylı mirasçıyı mirastan çıkarma yetkisi tanımaktadır.
6. İtiraz başvurusuna konu yargılama sürecinde atanmış
mirasçılık belgesinin iptali istenmektedir. Murisin yeğeni tarafından açılan bu
davada ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk
derece mahkemesinin gerekçesinde mirasçılık belgesinin iptali davasının
açılmasında davayı açmakta hukuki yararı bulunan kişilerin yetkili olduğu oysa
murisin noter huzurunda düzenlenen vasiyetnamesi incelendiğinde 4721 sayılı
Kanun’un 510. maddesi kapsamında davacının aile hukukundan kaynaklanan
yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğu sebebiyle mirastan çıkarılmış
olduğunun görüldüğü bu durumda mirasçı sıfatı bulunmayan davacının aktif taraf
ehliyetinin de bulunmadığı açıklanmıştır.
7. İstinaf incelemesi sonucu bu karar kaldırılmış ve yeniden yargılama yapılmak üzere dava dosyası iade edilmiştir. İstinaf kararının gerekçesinde 4721 sayılı Kanun’un 510. maddesine göre murisin ancak saklı payı olan mirasçısını mirastan çıkarabileceği, bu doğrultuda davacının murisin yeğeni olup saklı paylı mirasçı olmadığı ayrıca mirasçılık belgesinin iptali davasının yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar ve mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatları bulunmayan kişiler tarafından açabileceği, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulünün gerektiği açıklanmıştır.
8. İade kararı üzerine ilk derece mahkemesince 4721 sayılı Kanun’un 510. maddesinde yer alan “…saklı paylı …” ibaresinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulmuştur.
9. İtiraz yoluna konu dava, atanmış mirasçılık belgesinin
iptali davasıdır. İstinaf merciinin kararıyla 4721 sayılı Kanun’un 510. maddesi
dayanak alınarak ve davacıya mahkemelerce yetki verilmiş olması koşulunun
sağlandığı tespiti yapılarak davacının taraf ehliyetinin bulunduğu sonucuna
ulaşılmıştır. Bu aşamada ilk derece mahkemesinin önündeki uyuşmazlıkta,
davacının iddia ettiği kapsamda atanmış mirasçılık belgesinin hukuka uygun olup
olmadığının tespiti yapılacaktır. Murisin davacıyı mirasçılıktan çıkarma
yetkisi ise değerlendirmeye tabi tutulmayacaktır. Bu çerçevede iptali istenen
kuralın davanın çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bir kural
olduğu söylenemez.
10. Dolayısıyla 47251 sayılı Kanun’un 510. maddesinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenle söz maddede yer alan ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE
Anayasa Mahkemesi, E. 2023/73, K. 2023/166, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası