İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2024/4 K.2024/129

tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen geçici 19. maddenin Anayasa’nın 46. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

Esas2024/4Karar2024/129Tarih27 Haziran 2024Okuma9 dk · 1.886 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Haziran 2024
Esas Sayısı
2024/4
Karar Sayısı
2024/129
R.G.Tarih-Sayı
9/12/2024-32747
İtiraz yoluna başvuran
Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
İtirazın konusu
4/11/1983
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.886 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen geçici 19. maddenin Anayasa’nın 46. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Kamulaştırmasız el atma kapsamındaki alacağa ilişkin faizin hatalı hesaplandığına yönelik şikâyetin görüldüğü davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu geçici 19. maddesi şöyledir;

“Geçici Madde 19- (Ek:16/11/2022-7421/7 md.)

Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması

hiç yapılmamış olmasına rağmen 4/11/1983 tarihinden 28/7/2021 tarihine kadar

fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis

edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya

tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın

fiilî olarak el konulması veya hukuki el atılması sebebiyle açılan davalarda hükmedilen

bedel ve tazminat ödemelerinde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde,

merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri

için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya

yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin)

yüzde üçü, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son

kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş

bütçe giderleri toplamının en az yüzde üçü oranında yılı bütçelerinde pay

ayrılır. Alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması

hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle

gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkânları ile alacakların tutarları

dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni

faiz ödenir.

Birinci fıkra, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bedel ve tazminatı ödenmemiş olan tüm davalarda ve icra takiplerinde de uygulanır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 18/1/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle başvurunun yöntemine uygun olup olmadığı hususu görüşülmüştür.

2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın

mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine

itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz

konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu

davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini

Anayasa'ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu fıkrada

sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği

belirtilmiş; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen kuralların

Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru

kararının aslı” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında

sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan

yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi

tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme

bağlanmıştır.

3. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli kararında Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.

5. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 2942 sayılı Kanun’un geçici 19. maddesinin tamamının iptalini talep etmekle birlikte, başvuru kararında sadece anılan maddenin birinci fıkrasının dördüncü cümlesine ilişkin Anayasa’ya aykırılık iddialarını gerekçelendirmiş; maddenin geri kalan kısmının ise Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunu ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça göstermemiştir.

6. Açıklanan nedenlerle 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 19. maddesinin;

A. Birinci

fıkrasının dördüncü cümlesinin esasının incelenmesine,

B. Kalan kısmının

iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan başvurunun, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hilal YAZICI tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

8. Başvuru kararında özetle; kamulaştırma kapsamındaki alacaklar bakımından, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanacağı yönündeki açık anayasal hükme karşın kuralla kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırmasız el atma yoluyla kullanılmakta olan mülklere ilişkin alacaklara kanuni faizin uygulanacağının belirtildiği, kamulaştırma bedeli konusundaki bu emredici hükmün, alacağa ilişkin yargılama sürecinin devam edip etmemesi bakımından farklılık öngörmediği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 46. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

9. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. ve 35. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

10. 2942 sayılı Kanun’un geçici 19. maddesiyle kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda hükmedilen bedel ve tazminat ödemelerinde kullanılmak üzere merkezî yönetim bütçesine dâhil idarelerin, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareler ve diğer idarelerin bütçelerinde belirli oranlarda pay ayrılması; alacağın, ayrılan payı aşması hâlinde ödemelerin eşit taksitlerle gerçekleştirilmesi düzenlenmiştir.

11. Anılan maddenin birinci fıkrasının itiraz konusu dördüncü cümlesinde, kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırmasız el atma yoluyla kullanılmakta olan mülklere ilişkin taksite bağlanan bedel ve tazminatlar için 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun kapsamında kanuni faizin ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

12. Anayasa’nın 35. maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir./ Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir./ Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Kamulaştırmasız el atmaya konu taşınmaz malların mülkiyet hakkının kapsamına dâhil olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

13. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların öngördüğü sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, onun semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme imkânı veren bir haktır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 32). Bu bağlamda malikin mülkünü kullanma, onun semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin sınırlanması veya mülkünden yoksun bırakılması mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder (Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 53).

14. Kamulaştırma sürecinin henüz tamamlanmadığı veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiilî olarak el konulması mülkiyet hakkına yönelik bir sınırlama niteliğindedir.

15. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı durumda veya hiç kamulaştırma yapılmaksızın gerçekleştirilen müdahalelerde de Anayasa’nın 35. ve 46. maddelerindeki güvencelerin dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir (aynı yönde bkz. AYM, E.2023/101, K.2023/207, 30/11/2023, § 56; E.2019/93, K.2023/87, 4/5/2023, § 173; E.2022/61, K.2022/101, 8/9/2022 § 40).

16. Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

17. Anayasa’nın anılan maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir.

18. Anayasa’nın anılan maddesi uyarınca mülkiyet hakkı, Anayasa’da öngörülen nedenlere bağlı olarak Anayasa’nın sözüne ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın ancak kanunla sınırlanabilir.

19. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel hakları sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.

20. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu

niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk

devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinin temel unsurlarından olan

hukuki belirlilik ilkesi uyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de

idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,

net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin

keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması

gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur.

Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve

işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu

güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM,

E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. ve

35. maddelerinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2.

maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.

21. Kuralda hangi kapsamdaki alacaklar için hangi durumda ve hangi oranda faizin uygulanacağı herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın kanunilik şartını taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

22. Öte yandan Anayasa’nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklere

yönelik sınırlamaların Anayasa’nın sözüne de aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre Anayasa’nın anılan maddesinde yer alan hak ve özgürlüklerin

sınırlanması ölçütlerinden biri de Anayasa’nın sözüne uygunluktur. Anayasa

Mahkemesi, somut olaya uygun düştüğü takdirde kamu gücünü kullanan organların

temel hak ya da özgürlüklere yaptıkları müdahalelerin Anayasa’nın sözüne uygun

olup olmadığını da değerlendirir. Böyle bir değerlendirme yapılması, Anayasa’nın

13. maddesinin emredici hükmünün bir gereğidir (Kadri Enis Berberoğlu (2)

[GK], B. No: 2018/30030, 17/9/2020, § 68; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK],

B. No: 2020/32949, 21/1/2021, § 79).

23. Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan “Anayasa'nın

sözü” ifadesi Anayasa’nın metnini, yani lafzını ifade etmektedir. Temel hak

ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin Anayasa’nın sözüne uygun olması şartı

özellikle Anayasa'nın çeşitli maddeleriyle getirilen ek güvenceler söz konusu

olduğunda önem taşımaktadır. Anayasa, çoğu durumda bir hak veya özgürlüğü

yalnızca tanımakla yetinmeyerek onun kullanılmasını garanti altına almak için

bazı yönlerini ayrıca vurgulayarak veya bazı yönlerine belli bir önem atfederek

koruma altına alır. Anayasa koyucunun bir hakkı tanımanın yanında o hakkın norm

alanına giren bir boyutunu ayrıca ve özel olarak ifade etmesi, buna ilişkin ek

bir güvence getirmesi de mümkün olabilmektedir (Kadri Enis Berberoğlu (2),

§ 69; Kadri Enis Berberoğlu (3), § 79).

24. Anayasa’nın 46. maddesinin birinci fıkrasında kamulaştırmanın

taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi şartıyla kullanılabilecek bir yetki

olduğu hükme bağlandıktan sonra ikinci fıkrasında; kamulaştırma bedeli ile

kesin hükme bağlanan artırım bedelinin nakden ve peşin olarak ödeneceği, ancak

tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân

projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların

korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme

şeklinin kanunla gösterileceği ve kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği düzenlenmiştir.

Ancak taksitle ödemenin mümkün olduğu bu hâllerde taksitlendirme süresinin beş

yılı aşamayacağı, bu takdirde taksitlerin eşit olarak ödeneceği belirtilmiştir.

Dördüncü fıkrasında ise taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş

kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz

oranının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

25. Kural, taksitli ödemeyi gerektiren durumlarda 3095 sayılı Kanun kapsamında kanuni faizin uygulanacağını düzenlemekte, böylece Anayasa’nın 46. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen taksitlendirme hâlleri bakımından ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanacağı yönündeki açık hükme aykırı şekilde, bu tür alacaklara kanuni faizin uygulanacağını hüküm altına almaktadır. Bu bakımdan kural, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen, sınırlamanın Anayasa’nın sözüne aykırı olamayacağı hükmüne aykırılık teşkil etmektedir.

26. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen geçici 19. maddenin birinci fıkrasının dördüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE 27/6/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan Kadir ÖZKAYA Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR

Anayasa Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2024/129, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  5. II. İlk İnceleme
  6. A. Birinci
  7. B. Kalan kısmının
  8. III. Esasın İncelenmesi
  9. A. İtirazın Gerekçesi
  10. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2024/4
Karar No
2024/129
Tarih
27 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2023/181 K.2024/128
  • AYM Norm Denetimi E.2024/143 K.2024/137
  • AYM Norm Denetimi E.2024/134 K.2024/135
  • AYM Norm Denetimi E.2024/145 K.2024/138
  • AYM Norm Denetimi E.2024/140 K.2024/134
  • AYM Norm Denetimi E.2024/138 K.2024/131

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.