İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2024/93 K.2025/98

Mahkemesi

Esas2024/93Karar2025/98Tarih22 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.854 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
22 Nisan 2025
Esas Sayısı
2024/93
Karar Sayısı
2025/98
R.G.Tarih-Sayı
23/6/2025-32935
İtiraz yoluna başvuran
Kahramanmaraş 2. İdare
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.854 kelime·14 dk okuma·9 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 15/5/1959

tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 31/8/1999 tarihli ve 574 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesiyle değiştirilen 29. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ”…veya eşine…” ve “…o yerde…” ibarelerinin Anayasa’nın 2., 5., 7. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.

OLAY

Hak sahipliği talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜNDE

KARARNAME KURALLARI

Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 29. maddesi şöyledir:

“Madde 29 – (Değişik: 31/8/1999-KHK-574/2 Md.)

Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir.

Aynı bina içinde hak sahibi ebeveyn ile birlikte oturan evli kişilerin durumu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca bu konuda hazırlanacak yönetmelik gereğince takdir ve tespit edilir.

Kendilerine ait olmayan arsa veya arazi üzerine inşaat ruhsatı almaksızın bina inşa eden yapı sahipleri ile yer kayması, su baskını, kaya düşmesi ve benzeri sebeplerle imar planında yapı yapılması sakıncalı olarak belirlenen yerlerde ruhsatsız olarak yapılan yapıların sahipleri haksahibi olarak kabul edilmez.

Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez.

Yıkık olduğu veya ağır, orta ve az derecede hasar gördüğü belirlenen binalardan mülkiyeti tüzel kişilere ait olanlara yardım yapılmaz.

Afete uğramasıyla ekonomik ve sosyal hayatı kesintiye uğratan dükkan ve fırın gibi binalar için de sahiplerine, borçlandırma hükümleri dairesinde, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca belirlenecek esaslara göre inşaat kredisi verilebilir. O yerde kendisine veya eşine ait müstakil hasarsız başka bir işyeri bulunanlar, bu yardımdan faydalanamazlar.

(Değişik son fıkra: 29/5/2003-4864/3 md.) Hasarlı bina veya işyeri sigortalı ise yapılacak yardımdan sigorta tutarı indirilmez.

(Ek fıkra: 9/5/2012-6305/16 md.) Zorunlu deprem sigortası kapsamındaki binalar için, bu Kanundan ve ilgili diğer mevzuattan doğan Devletin konut kredisi açma ve bina yaptırma yükümlülükleri, zorunlu deprem sigortası yaptırılmamış olmasının tespit edilmesiyle birlikte ortadan kalkar.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Yılmaz AKÇİL ve Ömer ÇINAR’ın katılımlarıyla 9/5/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Burcu TAŞYAPAN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmünde kararname (KHK) kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. KHK’ların Yargısal Denetimi ile 6771

Sayılı Kanun’la Yapılan Anayasa Değişikliğinin Yargısal Denetime Etkileri Hakkında Genel Açıklama

3. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) daha önceki hükûmet sisteminde yer alan Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verebileceğini hükme bağlayan ve KHK’ların hukuksal rejimini düzenleyen Anayasa’nın 91. maddesi 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9/7/2018 tarihinde yürürlüğe giren 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, böylece KHK çıkarılabilme imkânına anayasal olarak son verilmiştir.

4. Buna karşılık 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’ya eklenen geçici 21. maddenin (F) fıkrasının birinci cümlesinde “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür” denilmek suretiyle Anayasa’nın 91. maddesinin yürürlükten kaldırılma tarihine kadar çıkarılmış ve yürürlükte bulunan KHK’ların geçerliliklerini sürdürmeye devam edeceği hükme bağlanmıştır.

5. Anılan fıkranın ikinci cümlesinde ise “Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü maddelerin uygulanmasına devam olunur” hükmüne yer verilerek Anayasa Mahkemesinin olağan KHK’lara ilişkin yargısal denetim yetkisinin devam ettiği kabul edilmiştir

6. Anayasa’nın 148. maddesinin birinci

fıkrasının 6771 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki hâlinde Anayasa

Mahkemesinin KHK’ların Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu

denetleyeceği hükme bağlanmış ve 2017 yılında yapılan söz konusu Anayasa

değişikliği ile KHK rejimine son verilmeden önce Anayasa Mahkemesi; Anayasa’nın

mülga 91. maddesini ölçü norm olarak esas alarak bu madde uyarınca KHK’ları

yetki kanununa dayanıp dayanmadığı, yetki kanununun kapsamında olup olmadığı ve

yasak alan içinde kalıp kalmadığı hususlarında denetime tabi tutmuştur.

Anayasa’nın geçici 21. maddesinin (F) fıkrasının ikinci cümlesinde KHK’larla

ilgili denetim yetkisinin devamı öngörülmekle birlikte söz konusu denetimde

mülga normların ölçü norm olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda bir

hükme yer verilmemiştir.

7. Bu bağlamda mülga normların

niteliklerini dikkate alan Anayasa Mahkemesi 19/2/2020 tarihli ve E.2018/122,

K.2020/14 sayılı kararında mevcut KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetiminde

Anayasa’nın mülga 91. maddesinin ölçü norm olarak dikkate alınmaya devam

edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Anılan kararda içerik bakımından

Anayasa’ya uygunluk denetiminde Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesi

gereğince ilke olarak denetimin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan normların

ölçü norm olarak dikkate alınacağı ancak anayasa yargısı denetimine tabi bir

norm, oluşturulduğu süreçte geçerli olan yetki kuralları esas alınarak vücut

bulduğundan bu unsura ilişkin denetimin -yürürlükten kalkmış olsa dahi- o

tarihteki kurallar esas alınarak yapılması gerekeceği ifade edilmiştir.

Geçerliliğini sürdüren ve yetki unsuru bakımından da anayasal denetime tabi olan

KHK’ların çıkarılması sırasındaki anayasal yetkinin kaynağını, ilga edilmiş

olsa da Anayasa’nın 91. maddesinin teşkil ettiği, bu itibarla KHK çıkarma

yetkisinin Anayasa’ya uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı yönünden yapılacak

denetimin ancak söz konusu anayasal yetkinin tanımlandığı, konu yönünden kapsam

ve sınırlarının çizildiği normun ölçü alınması suretiyle gerçekleştirilecek bir

inceleme ile mümkün olabileceği belirtilmiştir (AYM, E.2018/122, K.2020/14,

19/2/2020, §§ 11, 12).

8. Açıklanan nedenlerle mevcut KHK’ların Anayasa’nın mülga 91. maddesine uygunluğunun denetlenmesi gerekir.

9. Anayasa’nın

mülga 91. maddesinde düzenlenen KHK’lar işlevsel yönden yasama işlemi

niteliğinde olduğundan bu kuralların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve

yetkisi Anayasa Mahkemesine verilmiştir. Anılan maddede KHK’ların Anayasa’ya

şekil ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte olup

Anayasa’ya uygunluk denetiminin içine KHK’nın yetki kanunu kapsamında olup

olmadığının denetimi de girmektedir. Nitekim Anayasa’nın mülga 91.maddesinde

Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içinde KHK çıkarma

yetkisinin verilmesi öngörülmüştür. Söz konusu yetkinin dışına çıkılması,

KHK’yı Anayasa’ya aykırı duruma getirir. Dolayısıyla yargısal denetimde KHK’nın

yetki kanunu kapsamında olup olmadığı sorununun da çözümlenmesi gerekir.

10. Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan alan olağanüstü hâl KHK’larından farklı olarak olağan dönemlerdeki KHK’ların bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle KHK’lar ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı bir bağ vardır. KHK’nın yetki kanunu ile olan bağı, KHK’yı aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir. KHK’nın Anayasa’ya uygun bir yetki kanununa dayanması, Anayasa’ya uygunluğunun ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkarılan veya dayandığı yetki kanunu iptal edilen KHK’ların içeriği Anayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa’ya uygunluğundan söz edilemez.

11. KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetimi, kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde “Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz” denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadığı saptanır. KHK’lar ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’ya uygun olmak zorundadır.

12. Anayasa’nın mülga 91. maddesinde kimi konuların KHK’larla düzenlenmesi yasaklanmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında “...sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.” denilmiştir. Bu kural uyarınca TBMM, Bakanlar Kuruluna ancak KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHK çıkarma yetkisi verebilir.

13. Öte yandan Anayasa’nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceği öngörülen bir konunun Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkça yasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa’nın 163. maddesinde olduğu gibi KHK çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçe KHK ile düzenlenmesi Anayasa’ya aykırılık oluşturmaz (AYM, E.2011/107, K.2012/184, 22/11/2012).

B. Anlam ve Kapsam

14. 7269 sayılı Kanun’da deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapılar ve kamu tesislerinin genel hayata etkili olacak derecede zarar gördüğü veya görmesi muhtemel olan yerlerde gerekli tedbirlerin alınması ve zarara uğrayanlara yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

15. Anılan Kanun’un 29. maddesinde afetler nedeniyle konutu yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayanlara yapılacak yardımlar ve bu yardımlara yönelik hak sahipliğine ilişkin şartlara yer verilmiştir. Söz konusu maddenin birinci fıkrasında afetin gerçekleşmesinin ardından afet bölgelerinde yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmaları şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği belirtilmiştir.

16. Hak sahiplerine tanınan haklar Kanun’un 40. maddesinde gösterilen usul ve esaslara göre geri ödemek üzere devletten inşaat kredisi almak veya devlet tarafından afetzede aileler için yapılan veya yaptırılan konutlardan birini, bedeli Kanun’da belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde taksitler hâlinde ödenmek üzere almaktan ibarettir.

17. Söz konusu maddenin dördüncü fıkrasında ise kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan fıkrada yer alan “…veya eşine…” ve “…o yerde…” ibareleri itiraz konusu kuralları oluşturmaktadır.

18. Bu itibarla kurallar uyarınca yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelerde, karı veya kocadan herhangi birisinin o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olması durumunda diğer eş hak sahipleri için Kanun’da belirtilen konut edindirme ya da kredi imkânlarından faydalanamayacaktır.

C. İtirazın Gerekçesi

19. Başvuru kararında

özetle; itiraz konusu kurallarla afet nedeniyle yapısı ağır hasar alan veya

yıkılan bir kimsenin 7269 sayılı Kanun’da öngörülen imkânlardan sadece eşine

ait hasarsız yapı bulunduğu gerekçesiyle mahrum bırakılmasının mülkiyet

hakkıyla bağdaşmadığı, eşe ait yapının edinilme şekli ve zamanıyla ilgili olarak

herhangi bir ayrım yapılmayarak 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni

Kanunu’nda öngörülen mal rejiminin gözardı edildiği, bu durumun boşanma hâlinde

mağduriyete neden olacağı, ayrıca hak sahipliği için eşe ait o yerde aynı cins

hasarsız bir daire veya bina olmaması şartı getirilmekle birlikte “…o yer…”

ibaresinin belirsiz olduğu, hak sahipliğinin tespiti bakımından idareye geniş

bir takdir yetkisinin tanındığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 5., 7.

ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

1. Kuralların Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden İncelenmesi

20. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden de incelenmiştir.

21. Kurallar, 7269 sayılı Kanun’a 574 sayılı KHK’nın 2. maddesiyle eklenmiştir. 574 sayılı KHK, 27/8/1999 tarihli ve 4452 sayılı Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler ve Doğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin Yapılacak Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanunu (Yetki Kanunu) kapsamında çıkarılan KHK’lardandır.

22. Yetki Kanunu’nun amacını düzenleyen 1. maddesiyle “doğal afetlere karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi, bu afetler nedeniyle doğan zararların giderilmesi, yeni yerleşim alanlarının kurulması, imar, ihale, müteahhitlik, müşavirlik hizmetleri ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma, sivil savunma, mevcut fonların işleyişi ve gerektiğinde ilave fon kurulması, her türlü bağış ve yardımların etkin kullanımı, ekonomik konularda düzenleme,…” konularında düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Öte yandan anılan Kanun’un 4. maddesinde verilen yetkinin Yetki Kanunu’nun yayımından itibaren üç ay süreyle geçerli olduğu belirtilmiştir.

23. Kurallara konu konut edindirme ya da kredi imkânlarından faydalandırmaya ilişkin düzenlemenin afetler nedeniyle doğan zararın giderilmesine ve yardımların etkin kullanımına yönelik olduğu, dolayısıyla Yetki Kanunu’nun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca Yetki Kanunu’nun 29/8/1999 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı ve anılan KHK’nın kabul tarihinin 31/8/1999 olduğu gözetildiğinde KHK’nın Yetki Kanunu’nun tanıdığı süre içinde çıkarıldığı da açıktır.

24. Kurallarda yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması

muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk

bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelerde, karı veya kocadan herhangi

birisinin o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi

olması durumunda diğer eş hak sahiplerinin Kanun’da belirtilen konut edindirme

ya da kredi imkânlarından faydalanamayacakları düzenlenmiştir. Bu

yönüyle kişilere Anayasa’nın 57. maddesinde düzenlenen konut hakkı kapsamında

sağlanacak imkânlara ilişkin koşulları düzenleyen kurallar, Anayasa’nın KHK ile

düzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci Bölüm ve İkinci Bölümünde yer alan

temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümünde yer alan siyasi

haklar ve ödevlerle ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir (benzer

yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2019/77, K.2021/2, 14/1/2021, §19; AYM,

E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, §§ 43, 44).

25. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

2. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi

26. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 57. maddesi yönünden de incelenmiştir.

27. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

28. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilik ilkesidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmasını gerektirmektedir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, kanundan belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır.

29. Anayasa Mahkemesi

birçok kararında belirlilik ilkesinin yalnızca yasal belirliliği değil daha

geniş anlamda hukuki belirliliği ifade ettiğini, yasal düzenlemeye dayanarak

erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklere ilişkin

gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin

düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliğin sağlanabileceğini, asıl olanın

muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür

sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığı

olduğunu vurgulamıştır (AYM, E.2011/45, K.2013/24, 31/1/2013; E.2014/118,

K.2015/35, 1/4/2015; E.2016/44, K.2016/153, 7/9/2016, § 6; E.2015/41,

K.2017/98, 4/5/2017, § 43; E.2017/179, K.2018/106, 8/11/2018, § 10; E.2017/21,

K.2020/77, 24/12/2020, § 247; E.2018/112, K.2021/24, 31/3/2021, § 4).

30. 7269 sayılı

Kanun’un 29. maddesinin itiraz konusu kuralların da yer aldığı dördüncü

fıkrasında o yerde kendisine veya eşine ait aynı cins müstakil hasarsız

bir konutu olan ailelerin anılan Kanun’da devletten

inşaat kredisi almak veya devlet tarafından afetzede aileler için yapılan veya

yaptırılan konutlardan birini almak şeklinde düzenlenen yardımdan

faydalanamayacakları düzenlenmiştir. Söz konusu fıkrada yer alan itiraz konusu “…o

yerde…” ibaresinin tabi afetler nedeniyle yıkılan, yanan veya ağır hasara

uğrayan veya uğraması muhtemel olan binaların ya da imar planları gereğince

kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan binaların bulunduğu köy, belde, ilçe

gibi yerleşim yerlerini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla itiraz konusu “…o yerde…” ibaresinin belirsiz ve

öngörülemez nitelikte olduğu söylenemez. Nitekim, yargı kararlarında da o yerde

ibaresinin yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan

binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan

yerlerdeki binaların bulunduğu yer sınırı olarak kabul edildiği görülmektedir

(Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2007/1224, K.2008/370, 20/3/2008; Danıştay

11. Dairesi, E.2008/9430, K.2011/2405, 30/3/2011; Danıştay 11. Dairesi,

E.2007/12815, K.2010/989, 12/2/2010; Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari

Dava Dairesi, E.2024/9750, K.2025/406, 13/2/2025; Samsun Bölge İdare Mahkemesi

2. İdari Dava Dairesi E. 19/10/2018, E.2018/275, K.2018/861; İzmir Bölge İdare

Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, E.2021/552, K.2021/1054, 16/11/2021; Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi E.2024/739, K.2024/1965,

2/10/2024).

31. Anayasa’nın 5. maddesinde devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak biçiminde sayılmıştır.

32. Anayasa’nın konut hakkını düzenleyen 57. maddesinde ise “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.” denilmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde “Vatandaşlar için konutun arz ettiği önem dikkate alınarak, devletin konut yapımını destekleyici, planlayıcı rolüne işaret edilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.

33. Buna göre devlet, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri almakla yükümlüdür. Bununla birlikte devletin konut yardımı konusundaki yükümlülükleri Anayasa’nın 65. maddesine göre mali kaynakları ile sınırlıdır. Anılan maddeye göre devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.

34. Kanun’da hak sahipliği için gerekli şartları taşıyanların faydalandırıldığı kalıcı konut yaptırılması veya konut kredisi verilmesi imkânının öncelikle hukuki niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir. Kurallarla öngörülen imkân, Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrası kapsamında sayılan afetler nedeniyle barınma imkânından yoksun kalan hak sahibi ailelerin acil konut ihtiyaçlarını gidermek için öngörülmüş bir sosyal yardım olup kişilerin barınma ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanmaktadır.

35. Afet nedeniyle barınma ihtiyacından yoksun kalan kişilere kalıcı konut imkânı sağlanmasının amaca uygun bir düzenleme olduğu açıktır. Öte yandan kurallarla konut yardımının konutu hasar gören kişilerin tamamına değil, devletin mali kaynaklarının sınırlılığı gözetilerek Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan binaların bulunduğu yerde başkaca hasarsız konutu olmayan ailelere tanındığı anlaşılmaktadır.

36. Afetin meydana geldiği veya gelmesi muhtemel olan yerlerde bir an önce olağan hayat düzenine dönülmesinin sağlanması amacıyla, konut imkânından tamamen yoksun kalan ailelere öncelik tanınması ve bu ölçütün belirlenmesinde kendisinin yanında o yerde -edinme şekline bakılmaksızın- eşe ait aynı nitelikte hasarsız konutun bulunup bulunmadığının dikkate alınması kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Dolayısıyla kuralların devletin konut hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmayan bir yönü bulunmamaktadır.

37. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 5. ve 57. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

Kuralların Anayasa’nın 7. ve 35. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 31/8/1999 tarihli ve 574 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesiyle değiştirilen 29. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “…veya eşine…” ve “…o yerde…” ibarelerinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE 22/4/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan Kadir ÖZKAYA Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR Üye Metin KIRATLI

Anayasa Mahkemesi, E. 2024/93, K. 2025/98, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu: 15/5/1959
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Kanun Hükmünde
  6. Kararname Kuralları
  7. II. İlk İnceleme
  8. III. Esasın İncelenmesi
  9. A. KHK’ların Yargısal Denetimi ile 6771
  10. B. Anlam ve Kapsam
  11. Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2024/93
Karar No
2025/98
Tarih
22 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2024/234 K.2025/99
  • AYM Norm Denetimi E.2025/4 K.2025/101
  • AYM Norm Denetimi E.2024/240 K.2025/100
  • AYM Norm Denetimi E.2025/99 K.2025/94
  • AYM Norm Denetimi E.2024/142 K.2025/97
  • AYM Norm Denetimi E.2025/118 K.2025/106

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.