Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılama yapan asliye ceza mahkemesi, 7571 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle 5235 sayılı Kanun'a eklenen ve görülmekte olan dosyalarda görevsizlik veya bozma kararı verilmesini yasaklayan geçici 7. madde ile aynı Kanun'un yürürlüğü düzenleyen 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısıyla itiraz yoluna başvurmuştur.
Hukuki İlke: Bir mahkemenin itiraz yoluna gidebilmesi için elinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir dava bulunmalı, iptali istenen kural da o davada uygulanacak nitelikte olmalıdır. Geçici 7. madde doğrudan ağır ceza mahkemeleri ile istinaf ve temyiz mercilerine yönelik geçiş kuralı öngördüğünden asliye ceza mahkemesinin davasında uygulanma imkânı yoktur; bu kısım yetkisizlik nedeniyle reddedilir. Yürürlük bendi yönünden ise başvuru kararında Anayasa'ya aykırılık gerekçesi ayrıca gösterilmediğinden başvuru yöntemine uygun değildir.
Uygulama Sonucu: Geçici 7. maddeye yönelik başvuru Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle, 39. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine yönelik başvuru yöntemine uygun olmadığından oybirliğiyle reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında görev değişikliğine bağlı geçiş kuralının Anayasa'ya aykırılığı, ancak o kuralı uygulayacak mercide, yani ağır ceza mahkemesi ya da istinaf veya temyiz aşamasında ileri sürülmelidir. Yürürlük maddesi gibi bağımsız bir hüküm de hedeflenecekse, o hüküm için ayrı ve somut aykırılık gerekçesi sunulmalıdır; ana kurala ilişkin gerekçe yürürlük bendine taşınmaz.
Karar Metni
ANAYASA MAHKEMESI KARARI
Esas Sayısı : 2026/36
Karar Sayısı : 2026/33
Karar Tarihi : 12/2/2026
R.G. Tarih - Sayı : Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;
A. 13. maddesiyle 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin,
B. 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin,
Anayasa’nın 2., 10. ve 37. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı:
1. 13. maddesiyle 5235 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. madde şöyledir:
“Geçici Madde 7- (Ek:24/12/2025-7571/13 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık (m. 158) suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez. Bu davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam olunur.”
2. 39. maddesi şöyledir:
“MADDE 39- Bu Kanunun;
a) 11 inci maddesi 26/12/2025 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ömer MENCİK tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5235 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin ve 7571 sayılı Kanun’un 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptallerini talep etmiştir. İtiraz konusu maddede nitelikli dolandırıcılık suçları ile ilgili olarak yapılan kovuşturmalar yönünden geçiş hükmü öngörülmüş, ilk derece mahkemesi ile istinaf veya temyiz incelemesinde bulunan bu nitelikteki dosyalar yönünden ağır ceza mahkemelerince görevsizlik kararı verilemeyeceği veya istinaf ya da temyiz kanun yolunda bozma yapılamayacağı düzenlenmiştir. Kural doğrudan ağır ceza mahkemeleri ile istinaf ve temyiz mercilerine yönelik düzenleme öngörmektedir.
4. Bu itibarla söz konusu kuralın itiraz yoluna başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu kurala yönelik başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
5. Öte yandan 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiştir. Anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
6. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.
7. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerin bulunduğu tespit edilirse itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
8. Yapılan incelemede başvuru kararında yalnızca itiraz konusu maddeye ilişkin Anayasa’ya aykırılık gerekçelerinin ortaya konulduğu, buna karşılık itiraz konusu bendin Anayasa’nın hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte ileri sürülmediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla itiraz konusu bende yönelik başvurunun yöntemine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
9. Açıklanan nedenle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan bu kurala yönelik itiraz başvurusunun anılan Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
III. HÜKÜM
24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;
A. 13. maddesiyle 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu maddeye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yönelik başvurunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE,
12/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI
Anayasa Mahkemesi, E. 2026/36, K. 2026/33, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası