İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.1989/2490 K.1990/270

DAVA KONUSU EDİLEN DİSİPLİN CEZASINDAN ÖNCEKİ HUKUKİ DURUMUN YÜRÜRLÜĞÜNÜ SAĞLAR NİTELİKTE İDARİ YARGICA VERİLMİŞ BİR KARARIN VARLIĞI HALİNDE, İDARENİN DİSİPLİN CEZASINI GERİ ALIP, AYNI KONUDA YENİDEN DİSİPLİN CEZASI VERME YOLUNA GİDEBİLECEĞİ HK.<

Esas1989/2490Karar1990/270Tarih15 Şubat 1990Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

10. Daire 1989/2490 E., 1990/270 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
15 Şubat 1990
Daire
ONUNCU DAİRE
Karar Yılı
1990
Karar No
270
Esas Yılı
1989
Esas No
2490
Karar Tarihi
15/02/990
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

DAVA KONUSU EDİLEN DİSİPLİN CEZASINDAN ÖNCEKİ HUKUKİ DURUMUN YÜRÜRLÜĞÜNÜ SAĞLAR NİTELİKTE İDARİ YARGICA VERİLMİŞ BİR KARARIN VARLIĞI HALİNDE, İDARENİN DİSİPLİN CEZASINI GERİ ALIP, AYNI KONUDA YENİDEN DİSİPLİN CEZASI VERME YOLUNA GİDEBİLECEĞİ HK.<

... Üniversitesi ... Fakültesi Sekreteri olarak görev yapan davacı,bir hemşireye karşı davranışının yüz kızartıcı olduğu, bu davranışından dolayı Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/g maddesine göre kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği, ancak geçmiş hizmetleri ve iyi hali değerlendirilerek disiplin cezasının hafifletildiği belirtilmek suretiyle, davalı Rektörlükçe, anılan yönetmelik uyarınca görevden çekilmiş sayma cezasıyla cezalandırılmıştır. Bu işlem, davacı tarafından açılan dava sonunda, İdare Mahkemesince, ilgili yönetmeliğe göre kamu görevinden çıkarma cezası verilmesinin veya bu disiplin cezasının

hafifletilmesinin yüksek disiplin kurulunun yetkisinde olduğu, davalı Rektörlüğün yetkili bulunmadığı, ayrıca davacının üzerine atılı disipplin suçunu işlediğinin kesinleşmediği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Davalı İdare, İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Davacı tarafından açılan dava sırasında İdare Mahkemesi, kamu görevinden çıkarma cezası verme ve bu disiplin cezasının hafifletilmesi yetkisinin ilgili yönetmeliğe göre davalı Rektörlüğe değil, yüksek disiplin kuruluna ait olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir.

Bu karar üzerine davalı Rektörlük, kararda belirtilen gerekçe doğrultusunda davacının kamu görevinden çıkartılması önerisiyle soruşturma dosyasını yüksek disiplin kuruluna intikal ettirmiştir.

Yüksek Disiplin Kurulu, davacının üzerine atılı suç nedeniyle ilgili disiplin yönetmeliğinin 11/g maddesine göre kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılamıyacağı sonucuna varmış; fakat yönetmelikteki düzenleme gereği davacıya başka bir disiplin cezası verilip verilemeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapmadan soruşturma dosyasını davalı Rektörlüğe iade etmiştir. Davalı Rektörlük de davacıya dava konusu olaydan dolayı aylıktan kesme cezasıyla cezalandırmıştır.

İlgili yasal düzenlemeler çerçevesinde kesinleşen disiplin cezaları, doktrin ve uygulamada kabul edildiği üzere, disiplin cezalarını veren idari merciler yönünden de bağlayıcı ve kesin niteliktedir. İdari mercilerin, vermiş oldukları disiplin cezalarını geri almaları, verdikleri disiplin cezası yerine başka bir disiplin cezası verme yoluna gitmeleri kural olarak olanaksızdır. Ancak dava konusu edilen disiplin cezasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar nitelikte, idari

yargıca verilmiş bir kararın varlığı halinde, artık disiplin cezasının geri alınamayacağından söz etmeye olanak bulunmamaktadır. İdari mercilerin, yargı kararlarını uygulamaları, yargı kararları doğrultusunda işlem tesis etmeleri Anayasal zorunluluktur. Bu zorunluluğun doğal sonucu olarak, yargı kararıyla saptanan hukuki durumun olanak vermesi halinde, idari mercilerin aynı konuda yeniden disiplin cezası verme yoluna gidebileceklerinin de kabulü gerekir.

Yürütmenin durdurulması, iptal davalarına sıkı sıkıya bağlı, adli yargıdaki ihtiyati tedbirden farklı, bütünüyle idari yargıya özgü idari yargı denetim biçimidir. İdari yargıca verilen yürütmenin durdurulması kararları, tıpkı iptal kararları gibi geriye yürüyen, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlemleri tesis edildiği tarih itibariyle işlemez hale getiren, askıya alan yargısal işlemler olup; dava konusu işlemlerden önceki hukuki durumların yürürlüğünü sağlarlar.

Olayda da İdare Mahkemesince, davacıya kamu görevinden çıkarma cezası verilmesi ve bu cezanın bir alt cezaya dönüştürülmesi konusunda davalı Rektörlüğün değil, Yüksek Disiplin Kurulunun yetkili olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütülmesi durdurularak, dava konusu işlemde önceki hukuki durumun yürürlüğe sağlanmış, davalı idarece dava konusu işlemin geri alınmasına ve yetkili idari merci tarafından aynı konuda işlem tesisine olanak tanınmıştır.

Dolayısıyla, davalı idarenin, anılan yürütmenin durdurulması kararı üzerine, davacıya kamu görevinden çıkarma cezası veya bir alt ceza verilip verilemeyeceği konusunu gerekli kararın verilmesi için, idare mahkemesi tarafından yetkili olduğu saptanan yüksek disiplin kuruluna intikal ettirerek dava konusu işlemi geri almış olduğunun kabulü gerekir. Dava konusu işlemin belirtilen şekilde geri alınması karşısında, dava konusu ortadan kalkmış bulunmaktadır.

Yüksek disiplin kurulunun, üzerine atılı suç nedeniyle davacıya kamu görevinden çıkarma cezası verilemeyeceğine ilişkin kararını bildirmesinden sonra davalı Rektörlüğün üzerine atılı suç nedeniyle davacıya aylık kesim cezası verilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığının ise bu davada tartışılamayacağı açıktır.

Dava konusunun, iptali istenilen işlemin geri alınması nedeniyle ortadan kalkması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesince, idarece geri alınmış bulunan işlemin iptali şeklinde verilen temyiz konusu kararda isabet görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle davalı idarenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, aynı yasanın aynı maddesine göre işin esasına inilerek konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildi.

AYRIŞIK OY

Yetkili kurul ve makamlarca verilen ilgili yasal düzenleme çerçevesinde kesinleşen disiplin cezalarının, doktrin ve uygulamada kabul edildiği üzere geri alınmaları olanaksızdır. Bir disiplin cezasının, dava konusu olması üzerine idari yargı tarafından yürütülmesinin durdurulması da, idareye disiplin cezasını geri alma, başka bir ceza verme olanağını sağlamaz. İdarenin, belirtilen durumda davanın sonucunu bekleyip, dava sonucuna göre karar vermesi gerekir.

Olayda da, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulması üzerine, davalı idarenin, davacıya kamu görevinden çıkarma cezası verilmesi veya bu cezanın bir derece hafifletilmesi konusunu yüksek disiplin kuruluna intikal ettirmesinden dolayı dava konusu işlemin geri alındığını kabule olanak görülmemektedir. İdare Mahkemesinin, işin esasına girip, dava konusu işlemi yetki ve esas yönlerinden iptal etmesi yerinde bulunmaktadır.

Açıklanan nedenle davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve temyizen incelenen kararın onanması gerektiği görüşüyle aksi yoldaki karara karşıyız.

Danıştay 10. Daire, E. 1989/2490, K. 1990/270, 15 Şubat 1990 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
1989/2490
Karar No
1990/270
Tarih
15 Şubat 1990

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.1989/2586 K.1990/649
  • Danıştay 10. Daire E.1989/2830 K.1990/269
  • Danıştay 3. Daire E.1989/3319 K.1990/657
  • Danıştay 3. Daire E.1989/3753 K.1990/295
  • Danıştay 9. Daire E.1989/4572 K.1990/461
  • Danıştay 6. Daire E.1990/55 K.1990/169

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.