İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.1995/1102 K.1996/5774

Ancak açılan tam yargı davasında, uğranılan ve ilk önce davacı tarafından tanımlanıp, belirlenen gerçek zararın tazminine hükmedilmesi; hükmedilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açmaması gerekmektedir.

Esas1995/1102Karar1996/5774Tarih4 Ekim 1996Okuma4 dk · 860 kelime

KÜNYE

10. Daire 1995/1102 E., 1996/5774 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
4 Ekim 1996
Esas No
1995/1102
Karar No
1996/5774
Temyiz Eden (Davalı)
İçişleri Bakanlığı - ANKARA
Karşı Taraf (Davacı)
…
Vekili
…
İstemin Özeti
Davacının, yasadışı örgüt üyelerince karayoluna yerleştirilen mayına çarpan kamyonunun hasar görmesi nedeniyle uğradığını öne sürdüğü maddi zararının tazmini istemiyle açtığı davayı kısmen kabul eden … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenip, bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
D.Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Davacının uğradığı zararının Dairemiz kararında tanımlanan sosyal risk ilkesi gereği ödenmesi gerekmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

860 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Ancak açılan tam yargı davasında, uğranılan ve ilk önce davacı tarafından tanımlanıp, belirlenen gerçek zararın tazminine hükmedilmesi; hükmedilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açmaması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının hasara uğrayan aracının 1974 model … marka kamyon olduğu, olaydan bir yıl önce 9.7.1992 tarihinde noterce düzenlenen satış sözleşmesiyle 20.000.000 lira satış bedeli üzerinden satın alındığı, davacının adli yargı yerinde yaptırdığı tesbitte hasara uğrayan parçaların ve işçilik bedelinin 149.390.000 lira, idare mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda da bu bedelin 102.405.000 lira olarak saptandığı, buna karşın hasar gören aracın marka ve modeli dikkate alınarak piyasa değeri ve hurda değeri konusunda bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla davacının uğradığı gerçek zararın tesbiti için aynı marka ve model bir aracın piyasa değerinin araştırılıp saptanan bu değerlerden hurda değeri düşüldükten sonra bulunan miktarın esas alınarak, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açmamak için bu miktarı aşmamak koşuluyla tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

D.Savcısı : …

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü: Dava, davacının 1974 model … marka damperli kamyonunun 23.7.1993 tarihinde … İlçesi … köyünden … kasabasına giderken, yasadışı örgüt üyelerince karayoluna yerleştirilen mayının patlaması sonucu hasar görmesi sebebiyle uğradığını öne sürdüğü 169.390.000 lira maddi zararın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

.

İdare Mahkemesince, zararın bir idari eylemden doğmadığı, öte yandan sıkıyönetim ve daha sonra da olağanüstü hal ilen ederek kendisine düşen görevi yapan idarenin görevini gereği gibi yapmadığından ve önlem almadığından da sözedilemiyeceği, ancak idarenin kusursuz sorumluluk ilkelerine göre de sorumluluğuna gidilebildiği, buna göre idarenin eyleminden doğmamakla birlikte zararın bir veya birkaç kişi tarafından yüklenilmemesi, zararın topluma yayılmasının adalet, eşitlik, hakkaniyet esaslarına uygun düşeceğinin kabul edildiği,

olağanüstü halin yürütülmekte olduğu bir zaman ve yerde ortaya çıkan olağandışı zararların sosyal risk ilkesi gereği idarece tazmini gerektiği, adli yargı yerinde yaptırılan tesbit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun yeterli görülmemesi sebebiyle yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda aracın yeniden faaliyet gösterebilmesi için 1993 yılı fiyatlarıyla 102.405.000 lira masraf yapılması gerektiğinin saptandığı gerekçesiyle, davanın bu miktara ilişkin kısmının kabulüne, bu miktarı aşan kısmının reddine, ayrıca idareye başvuru tarihi olan 4.11.1993 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin de davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı idare, zarara yol açan bir idari eylem ve hizmet kusuru bulunmadığı, aracın marka ve modeli karşısında hükmedilen tazminat miktarının çok olduğu iddiasıyla anılan mahkeme kararının temyizen incelenip bozulmasını istemektedir.

İdare Mahkemesince, İdarenin tazmin sorumluluğu belirlenirken sosyal risk ilkesine dayanılmasına karşın, özetlenen gerekçesi karşısında belirtilen ilkenin yeniden tanımlanıp, irdelenmesi gerekmiştir.

Kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında bireylerin uğradığı özel ve olağandışı zararların idarece tazmini gerektiği idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. İdarenin belirtilen hukuki sorumluluğu, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olma niteliğinin doğal sonucudur.

İdarenin hukuki sorumluluğu sadece kusur esasına, hizmet kusuru teorisine dayanmamakta; İdare, kusur koşulu aranmadan da sorumlu sayılabilmektedir. Kural olarak idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü, ancak sözü edilen kuralın istisnası olarak, idarenin faaliyet alanıyla ilgili, önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararları da nedensellik bağı aramadan tazmin etmesi gerekmektedir. kollektif sorumluluk anlayışına dayalı, sosyal risk adı verilen ilke, öğreti ve yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.

Terör eylemlerinin Devlete yönelik olduğu, devletin anayasal düzenini yıkmayı amaçladığı, bu tür olayların zarar gören kişi ve kurumlara karşı kişisel husumetten ileri gelmediği bilinmekte ve gözlenmektedir.

Sözü edilen eylemler nedeniyle zarara uğrayan, terör eylemlerine her hangi bir şekilde katılmamış olan kişiler kendi kusur ve eylemleri sonucu değil, toplum içinde ortaya çıkan bu olaylardan zarar görmektedirler. Başka bir deyişle toplumun birer parçası olmak sıfatıyla zarar gören kişilerin belirtilen şekilde ortaya çıkan zararların özel ve olağan dışı nitelikleri dikkate alınıp nedensellik bağı aranmadan, terör olaylarını önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemeyen idarece yukarıda açıklanan sosyal risk ilkesine göre tazmini gerekir. Esasen terör olayları sonucu ortaya çıkan zararların idarece tazmini böylece topluma pay edilmesi hakkaniyet gereği olduğu gibi, sosyal devlet ilkesine de uygun düşmektedir.

Olayda da, dava ve temyiz dosyasındaki belgelerin incelenmesinden eylemin yasadışı bir örgütün elemanlarınca Devletin ve Ülkenin bütünlüğüne yönelik yaygın terör faaliyetlerinin bir parçası olarak gerçekleştirildiği davacıya yönelik kişisel bir husumetten doğmadığı idarenin bir hizmet kusurunun da bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, idarenin hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, idari faaliyet alanıyla ilgili, toplum içinde ortaya çıkan terör eyleminin sonucu olarak uğranılan özel ve olağandışı zararı yukarıda belirtilen sosyal risk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasa'nın 49. maddesi uyarınca davalının temyiz isteminin reddine, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçelerle onanmasına 4.10.1996 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 1995/1102, K. 1996/5774, 4 Ekim 1996 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
1995/1102
Karar No
1996/5774
Tarih
4 Ekim 1996

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.1995/1127 K.1996/2737
  • Danıştay 10. Daire E.1995/1508 K.1996/5887
  • Danıştay 8. Daire E.1995/1818 K.1996/2815
  • Danıştay 3. Daire E.1995/2317 K.1996/3460
  • Danıştay 7. Daire E.1995/2332 K.1996/3573
  • Danıştay 10. Daire E.1995/2388 K.1996/5893

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.