İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.1995/5846 K.1996/6434

İdare; kamu hizmetlerinin görülmesi sırasında kişilerin uğradığı zararları; zararın idareye atfının mümkün olması ve zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması halinde tazminle yükümlüdür. Ancak idarenin tazmin sorumluluğunun hudutlarının…

Esas1995/5846Karar1996/6434Tarih30 Ekim 1996Okuma4 dk · 878 kelime

KÜNYE

10. Daire 1995/5846 E., 1996/6434 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
30 Ekim 1996
Esas No
1995/5846
Karar No
1996/6434
Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davacı)
…
Vekili
…
Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı)
İçişleri Bakanlığı - ANKARA
İstemin Özeti
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması taraflarca istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Davacı savunma vermemiştir. Davalı idare davacının temyiz isteminin reddi gerektiğini savunmaktadır.
D.Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Temyize konu İdare Mahkemesi kararından sonraki bir tarihte davacı tarafından verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat isteminden feragat edildiği beyan edildiğinden, bu husus gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
Görev sırasında elektrik çarpmasına maruz kalarak sakatlanan davacının, bu yüzden uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açtığı davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddi, manevi tazminata ilişkin kısmınında kabulü yolundaki yerel mahkeme kararı taraflarca temyiz olunmakla dosya incelendi.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

878 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

İdare; kamu hizmetlerinin görülmesi sırasında kişilerin uğradığı zararları; zararın idareye atfının mümkün olması ve zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması halinde tazminle yükümlüdür. Ancak idarenin tazmin sorumluluğunun hudutlarının ilanihaye genişletmesi de mümkün değildir. Nitekim hukuki nitelikleri itibariyle tazmini gerekmeyen zararların olabileceği, bugün idare hukukunda genellikle kabul edilmektedir.

İdarenin tazmin sorumluluğunu kaldıran bu husus bizzat zararın sebebinden neş'et edebilir. Şöyle ki; zarara uğrayanın kusurunun bulunduğu ahvalde, bu husus zarar failinin, yani idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Zira sorumluluğun temel ilkesi, zarar uğrayanın kusurunun failin kusuruna inzimam etmemesidir. Bu itibarla zarara uğrayanın kendi kusurundan doğan zararları,tazmin sorumluluğunun hudutları dışında kabul etmek gerekmektedir.

Bakılan davada; davacının, … Şube Müdürlüğünde görev yapan ve yaptığı işin ehli olan bir kişi olarak, telsiz direğini karakol çatısına monte ederken, aşağıdan yukarıda çektiği 6 metre boyundaki direği gerilim hattına temas ettirerek elektrik çarpmasına kendi kusurlu hareketi ile maruz kaldığı ve zararın bu kusurlu hareket sonucu meydana geldiği anlaşıldığından, bu şekilde meydana gelen zararın idareye atfı mümkün olmayıp, idarenin tazmin sorumluluğundan sözetmeye olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla; davanın maddi tazminat isteminin, tazmini gereken zarar bulunmadığından dolayı reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gibi manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında da, idarenin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle hukuka uyarlık görülememiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ve hükmün yukarıdaki esaslar gözetilmek ve yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü:

… Emniyet Müdürlüğü … Şube Müdürlüğünde görevli bulunan davacı; 9.12.1992 tarihinde görevli olarak gittiği … Karakolunda, sabit masa telsizi ile antenini monte ederken, binanın üzerinden geçen yüksek gerilim hattına değen direkten elektrik akımına kapılması sonucunda sağ kolunun kesilmesi, sol kolunun da işlevini yitirmesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 1.000.000.000 lira maddi; 1.000.000.000 lira manevi zararın tazmini istemiyle dava açmıştır.

... İdare Mahkemesi, … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla; 11.10.1994 tarihli ara kararına gönderilen yanıttan, davacının halen emniyet müdürlüğü muhabere ve elektronik şube müdürlüğü kadrosunda çalıştırıldığının anlaşıldığı, bu durumda davacının maddi tazminat isteminin dayanağının bulunmadığı; olayda, davacının uzuv kaybı nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabı bir ölçüde de olsa giderebilmek amacıyla manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın maddi tazminata yönelik kısmının reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 250.000.000 lira manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.

Davacı, manevi tazminatın düşük takdir edildiği, maddi tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu; davalı idare de, olayda tazmin sorumluluğunun bulunmadığı savıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

Dosyanın incelenmesinden, davacının, temyiz dilekçesi tarihinden sonraki tarihi taşıyan bir dilekçe ile maddi ve manevi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, davacının feragat etme hakkı dava açma hakkının da doğal bir sonucu ise de, idarenin yargısal denetiminin gerçekleştirildiği idari yargıda, davanın karara bağlanmasından sonraki aşamada, temyiz veya kararın düzeltilmesi isteminin incelenmesi sırasında davacıya, davasından feragat etme hakkının tanınması, yapılmış olan yargısal denetimin geçersiz sayılması sonucunu doğuracaktır. Bunun da, idarenin faaliyetlerinde hukuka uygunluğunun sağlanması amacıyla, dolayısıyla kamu yararıyla bağdaşmayacağı açıktır.

Bu nedenle, 2577 sayılı Yasanın 31.maddesiyle yollamada bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun feragata ilişkin hükümlerinin, ancak idari yargılama usulüyle bağdaştığı ölçüde uygulanması mümkün olup, sözkonusu yasal düzenlemenin idari yargıda, kanun yollarında da davadan feragat etme olanağı tanıdığından söz edilemeyeceğinden, temyiz aşamasında verilen, davadan feragat ettiği yolundaki davacı dilekçesi dikkate alınmayarak davalının ve davacının temyiz istemi incelendi.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının … Emniyet Müdürlüğü … Şube Müdürlüğünde görevli olduğu, 9.12.1992 tarihinde görevli olarak gittiği … Karakolunda sabit masa telsizi ile antenini monte ederken, karakol binasının çatısına çıktığında, telsiz direğinin elektrik hattına temas etmesi üzerine akıma kapılarak yaralandığı, olayın, davacının kendi kusurundan meydana geldiği anlaşılmaktadır.

Kişilerin kendi kusurları nedeniyle oluşan zararların idareye atfı mümkün bulunmadığından, idareyi tazminat ödemeye mahkum eden idare mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesine uygun bulunmayan davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle ...İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adıgeçen mahkemeye gönderilmesine 30.10.1996 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

AZLIK OYU

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "feragat ve kabul" konusunda atıfta bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesi olarak tanımlanan feragatın kat'i bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği belirtilmiştir.

Dava açma hakkı şahsa bağlı olup, kişinin davanın her aşamasında davasını takipten vazgeçebileceği gibi davası ile ulaşmak istediği sonuçtan da vazgeçebilmesi bu hakkın doğal sonucudur. Bu itibarla, kanun yolu olarak davanın aşaması olan temyiz incelemesi sırasında feragat isteminde bulunulabileceği açıktır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacın temyiz istemi sonrası verdiği dilekçede açıkça davasından feragat ettiğini beyan ettiği görülmekte olup, davadan feragat nedeniyle yeniden bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 1995/5846, K. 1996/6434, 30 Ekim 1996 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
1995/5846
Karar No
1996/6434
Tarih
30 Ekim 1996

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.1995/5897 K.1996/4003
  • Danıştay 4. Daire E.1995/6214 K.1996/4472
  • Danıştay 12. Daire E.1995/6489 K.1996/3588
  • Danıştay 10. Daire E.1995/6770 K.1996/7965
  • Danıştay 10. Daire E.1995/7092 K.1996/7512
  • Danıştay 10. Daire E.1995/7279 K.1996/6425

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.