İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire
10. DaireEsas: 2002/6867Karar: 2003/5307Tarih: 24 Aralık 2003

Danıştay 10. Daire E.2002/6867 K.2003/5307

Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

10. Daire 2002/6867 E. , 2003/5307 K.

"İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2002/6867 Karar No : 2003/5307

Temyiz Eden (Davacı) : … Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : 1- Adalet Bakanlığı -ANKARA 2- İçişleri Bakanlığı -ANKARA İstemin Özeti : 26.9.1999 tarihinde … Kapalı Cezaevine güvenlik kuvvetlerince düzenlenen operasyon sırasında davacının yaralandığından bahisle uğradığını ileri sürdüğü zarar karşılığında 50.000.000.000.- lira maddi ve 10.000.000.000.- lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davacı tarafından temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Adalet Bakanlığının Savunmasının Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. İçişleri Bakanlığının Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Medeni Kanun'da, bir sene veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olan kişilere vasi tayin edileceği, hükmü uygulamakla görevli idarenin mahkumun cezasını görmeye başladığını Sulh Mahkemesine hemen ihbarla yükümlü olduğu, Sulh Mahkemesinin hükümlüye vasi tayin edeceği, mahcurların kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanımı dışında ancak vasilerin rızası aracılığıyla tasarrufta bulunabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu yasal duruma göre, davacının davayı vasisi aracılığıyla açıp takip ettirmesi gerekmekte ise de, hükmü icrayla yükümlü idarenin durumu sulh mahkemesine hemen ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyerek vasi atanmasını sağlamamış olmasının; davacının doğrudan açtığı davada, ehliyet yönünden ret kararı verilerek hak arama özgürlüğünü ortadan kaldıracak sonuçlar doğuracak şekilde değerlendirilmesi; Anayasanın 36. maddesine aykırılık oluşturduğu kadar vesayet müessesesinin amacına ve hakkaniyete de aykırıdır. Öte yandan, yargısal ve bilimsel içtihatlarda, dava ehliyeti olmayan kişinin doğrudan dava açması halinde mahkemenin kanuni temsilcisinin icazet verebilmesi için ilgiliye süre vereceği, kanuni temsilcisi yoksa, mahkemenin ilk önce davacıya bir vasi atanması için durumu sulh hukuk mahkemesine bildirmesi gerektiği, vasi atandıktan sonra vasiye, davacının açmış olduğu davaya icazet verip vermeyeceğini bildirmesi için ek süre vermesi gerektiği, icazet verirse kanuni temsilci tarafından devam edileceği hususları genel kabul görmüş olan ve mevzuata uygun bulunan uygulamalardır. Bu durumda, yukarıda belirtilen süreç işletilmeden, davanın vasi tarafından açılmadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddi yolunda verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, 26.9.1999 tarihinde … Kapalı Cezaevine güvenlik kuvvetlerince düzenlenen operasyon sırasında davacının yaralandığından bahisle uğradığını ileri sürdüğü zarar karşılığında 50.000.000.000.- lira maddi ve 10.000.000.000.- lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesince, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 38. maddesi ile 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 14., 16. ve 357. maddeleri belirtilerek, 21 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile hükümlü bulunan davacıya vasi tayin edilmediği, davanın davacı tarafından verilmiş bulunan vekaletname dayanak alınarak vekil tarafından açıldığı, vasi tarafından açılmayan davanın incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, vasiliğin kısıtlı olan kişinin haklarını ve maddi çıkarlarını korumak için öngörülmüş bir düzenleme olduğu belirtilerek anılan Mahkeme kararının temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Anayasanın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılama hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 33. maddesinde, "Beş seneden ziyade ağır hapis cezasına mahkum olanlar ceza müddetleri zarfında mahcuriyeti kanuniye halinde bulundurulur ve emvalini idaresinde mahcurlar hakkındaki kanuni medeni ahkamı tatbik olunur." hükmü öngörülmüştür.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 38. maddesinde, dava ehliyetinin Medeni Kanun ile tayin olduğu kurala bağlanmış, 743 sayılı Türk Medeni Kanununun 14. maddesinde, mahcurların medeni hakları kullanmak salahiyetinden mahrum oldukları, 16. maddesinde, mahcurların kanuni mümessillerinin rızaları olmadıkça bizzat kendi tasarruflarıyla iltizam edemeyecekleri, münhasıran şahsa merbut hakları kullanmakta bu rızaya muhtaç olmadıkları, 357. maddesinde ise, bir sene veya daha ziyade hürriyeti salip bir ceza ile mahkum olan her reşit için bir vasi nasbolunacağı, hükmü icraya memur dairenin, mahkumun cezasını görmeye başladığını sulh mahkemesine hemen ihbar ile mükellef olduğu, 363. maddesinde de, sulh mahkemesinin vesayet işlerini görmeye ehil olan bir reşiti vasi tayin edeceği hükme bağlanmıştır. 8.12.2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda da sözkonusu hükümlere paralel hükümlere yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olanların cezalarını görmeye başlamaları üzerine, hükmü icra ile görevli idarenin durumu Sulh Mahkemesine hemen ihbar ederek vasi atanmasını sağlamakla yükümlü olduğu, mahcurun kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar dışındaki davaları ancak vasilerinin rızası ve aracılığıyla açabilecekleri anlaşılmaktadır. Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden; davacının … No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 15 yıl ağır hapis, 6 yıl 8 ay hapis ve 1 milyon lira ağır para cezasına mahkum olduğu, Yargıtay … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan Mahkeme kararının onandığı, davacının vermiş olduğu vekaletnameye dayanılarak vekil aracılığıyla 19.1.2001 tarihinde açılan davanın; davacıya vasi tayin edilmemiş olduğu, vasi tarafından açılmayan davanın incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Medeni Kanunun yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca, hükümlüye vasi atanmasına ilişkin işlemleri başlatma yükümlülüğü hükmü icraya memur daireye verilmiş olup, vasi atanması görevi de Sulh Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır. Bu durumda, Mahkemece davacının hükümlü olduğunun tesbiti üzerine yapılması gereken; öncelikle davacıya vasi tayin edilmesinin gerekip gerekmediğinin, vasi tayini gereken bir durum var ise vasi tayin edilip edilmediğinin araştırılması, vasi tayin edilmiş ise vasi tarafından icazet verilebilmesi ve davanın takip edilebilmesi için durumun vasiye bildirilmesi, vasi tayin edilmemiş ise, Sulh Mahkemesine durumun yazıyla bildirilerek vasi atanması prosedürünün tamamlanmasına kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42. maddesi uyarınca yargılamanın durdurularak sonucun beklenilmesi, vasi atandıktan sonra da davacının açmış olduğu davaya icazet verip vermeyeceğini bildirmesi için ek süre verilmesi, icazet verilmesi halinde davaya kanuni temsilci tarafından devam edilmesi, icazet verilmemesi halinde davanın ehliyet yönünden reddedilmesidir. Yukarıda belirtilen sürecin takip edilmesi, Anayasanın 36 ncı maddesinde öngörülen hak arama hürriyetinin kullanımının sağlanması bakımından bir zorunluluk olup, bunun vesayet müessesesinin amacına da uygun olacağı tartışmasızdır. Bu itibarla, davanın vasi tarafından açılmadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddi yolunda verilen temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uygun bulunan davacı temyiz isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 24.12.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2002/6867, K. 2003/5307, 24 Aralık 2003 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Danıştay
  • Daire: 10. Daire
  • Esas No: 2002/6867
  • Karar No: 2003/5307
  • Tarih: 24 Aralık 2003

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2002/7475 K.2003/5193
  • Danıştay 10. Daire E.2002/7659 K.2003/5195
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2003/70 K.2003/432
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2003/77 K.2003/474
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2003/261 K.2003/431
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2003/287 K.2003/483

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.