İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2006/6659 K.2007/1390

Davacı tarafından, eşinin hapis cezasının Anayasa'nın 104/2-b maddesi uyarınca affedilmesi istemiyle yapılan 1.2.2006 tarihli başvurunun reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.2.2006 tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle…

Esas2006/6659Karar2007/1390Tarih19 Mart 2007Okuma8 dk · 1.524 kelime

KÜNYE

10. Daire 2006/6659 E., 2007/1390 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
19 Mart 2007
Esas No
2006/6659
Karar No
2007/1390
Temyiz Eden (Davacı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf (Davalı)
Adalet Bakanlığı - ANKARA
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.524 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

Davacı tarafından, eşinin hapis cezasının Anayasa'nın 104/2-b maddesi uyarınca affedilmesi istemiyle yapılan 1.2.2006 tarihli başvurunun reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.2.2006 tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesi'nce; davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

D. Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi :Anayasanın 104/2-b maddesi uyarınca cezaların affedilmesi istemiyle yapılan başvurular üzerine, hükümlünün sağlık durumunun sürekli hastalık, sakatlık ve kocama derecesinde olup olmadığına ilişkin olarak davalı idarece yapılan değerlendirme sonucunda hükümlünün durumunun Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında olmadığının anlaşılması halinde, elde edilen bilgi ve belgelerin, af istemi hakkında nihai kararı vermeye yetkili olan ve verdiği karar yargı denetimi dışında bulunan Cumhurbaşkanlığına gönderilmeyerek af başvurusunun davalı idarece reddedilmesine ilişkin işlem, ilgililerin hukuki durumunu etkileyen, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir idari işlem olduğundan, bu işlemlere karşı açılan davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : …

Düşüncesi :Davacının, eşinin hapis cezasının Anayasanın 104. maddesi uyarınca affedilmesi istemiyle Cumhurbaşkanlığı'na yaptığı başvuru üzerine Adalet Bakanlığınca tesis edilen.

Adli Tıp Kurumu tarafından ittihaz olunan raporda, rahatsızlığın Anayasanın anılan maddesinde yazılı "sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali" derecesinde olmadığı, ancak hastanesi olan bir ceza infaz kurumunda cezanın infazının uygun bulunduğu belirtildiğinden dolayı bu aşamadaki yapılacak bir işlem olmadığına ilişkin işlem,

ilgilinin af talebini Cumhurbaşkanı'na sunulmaması suretiyle olumsuz şekilde sonuçlandıran bu haliyle tek başına hukuki sonuç doğuran kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliğinde bulunduğundan bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddine ilişkin temyize konu idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemesi nedeniyle bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, dava dosyasının tekemmül ettiği görülerek davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin davanın esası görüşüldü: Dava, davacının eşinin hapis cezasının Anayasa'nın 104/2-b maddesi uyarınca affedilmesi istemiyle yaptığı 1.2.2006 tarihli başvurunun reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.2.2006 tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

...

İdare Mahkemesi; davacının eşine verilen hapis cezasının hastalık nedeniyle ertelenmesine ilişkin başvuruların, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu hükümleri uyarınca ilgili mercilerce incelenerek karara bağlandığı göz önüne alındığında, cezanın infazının ertelenmesi istemine ilişkin olarak davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemin, idari davaya konu olabilecek nitelikte icrai bir işlem olmadığı; öte yandan Anayasanın 104/2-b maddesi uyarınca sağlık sebebiyle davacının af başvurusunun ayrıca yürütüldüğü, bu hususun bu davada incelenemeyeceği.

Cumhurbaşkanı tarafından değerlendirilecek af başvurusuyla ilgili olarak, Cumhurbaşkanınca davalı idareye yaptırılacak inceleme sonucunda tesis edilen işlemlerin de hazırlık işlemi niteliğinde olduğu, elde edilecek bulguların nihai kararı verecek olan Cumhurbaşkanını bağlayıcı niteliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar vermiştir.

Davacı, anılan kararın hukuka aykırı olduğu savıyla temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

İdarenin tek yanlı irade beyanıyla, kamu gücüne dayanarak tesis ettiği ve kişilerin hukuksal durumlarını etkileyen işlemlerin İdari Yargılama Usulü Yasası bakımından kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olduğu ve bunların idari yargı yerlerinde "iptal" davasına konu edilebileceği tartışmasızdır.

Temyizen incelenen idare mahkemesi kararında; davanın, davacının eşinin hürriyeti bağlayıcı cezasının infazının, sağlık koşulları nedeniyle ertelenmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı belirtilmekte ise de dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davanın, davacının eşinin hapis cezasının, Anayasa'nın 104/2-b maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı'nca affedilmesi yolundaki başvurusunun reddedilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.2.2006 tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açıldığı görülmektedir.

Anayasa'nın 104/2-b maddesinde; "sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak" Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Hükümlünün ceza infaz ilişkisini değiştiren sebeplerden biri olan ve öğretide "atıfet işlemi" olarak nitelendirilen bu "özel af" yetkisinin, Cumhurbaşkanı tarafından nasıl kullanılacağına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

Ancak, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasası'nın 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebepleri ile belirli kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin işlemler, Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun görevleri arasında sayılmış, öte yandan.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 1.1.2006 tarih ve 20 nolu Genelgesinde; sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebepleri ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmeye veya kaldırmaya ilişkin Cumhurbaşkanına ait olan yetkinin kullanılmasına dair başvurular üzerine yapılması gerekenler belirlenmiş olup; hükümlülerin bu başvurularını Bakanlığa veya doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapmaları gerektiği;

bu durumda, hükümlünün tam teşekküllü bir Devlet hastanesine sevk edilerek hastalığının Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında sürekli hastalık, sakatlık ve kocama halini oluşturup oluşturmadığına ilişkin sağlık kurulu raporu alınacağı;

bu raporun onaylı nüfus kayıt örneği, kesinleşmiş mahkeme kararı ve müddetnamesi ile birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek hükümlünün hastalığının Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında sürekli hastalık, sakatlık ve kocama derecesinde olup olmadığı hususunda görüş alınacağı, düzenlenecek görüşte hükümlünün hastalığının sürekli hastalık, sakatlık ve kocama halinden biri veya bir kaçına girdiğinin belirtilmesi halinde, bu raporun diğer belgelerle birlikte Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderileceği;

buna karşılık hükümlünün hastalığının Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali derecesinde olmadığı yönünde görüş bildirilmesi halinde, sadece bu görüş ile sağlık kurulu raporunun Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderileceği belirtilmiştir.

Dava ve temyiz dosyasının birlikte incelenmesinden; davacının eşinin,.

Devlet Güvenlik Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olduğu, Wernicke-Korsakoff hastalığı nedeniyle cezanın infazının 6 ay süreyle ertelendiği; ancak, sağlık durumunun, infazın ertelenmesi ve Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan görüş alınmaya devam edildiği, Adli Tıp Kurumunun, 6.11.2002, 12.5.2003, 15.10.2003, 17.6.2004, 11.8.2004, 9.9.2004 tarihli raporlarında; davacının eşinin hastalığının Wernicke-Korsakoff olduğu ve cezasının infazının ertelenerek, yeniden kontrol muayenesine getirilmesi gerektiğinin belirtildiği.

14.9.2005 tarih ve … sayılı raporda, davacının eşinin halihazır durumu itibariyle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/1. maddesi gereğince, TCK'nın 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasının uygun olduğunun belirtildiği; davacı tarafından 2.1.2005 tarihli dilekçe ile hastalık nedeniyle eşinin kalan cezasının Anayasanın 104/2-b maddesi uyarınca affedilmesi istemiyle Cumhurbaşkanına başvurduğu.

Cumhurbaşkanlığınca, hükümlünün durumunun değerlendirilmek üzere, başvuru dilekçesinin Adalet Bakanlığına gönderildiği.

Adalet Bakanlığınca davacının eşinin hastalığının Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan görüş istenildiği, 9.11.2005 tarih ve … sayılı raporda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/1. maddesi gereğince cezanın infazına sağlık kurumunda devam edilebileceğinden, Anayasanın 104/2-b maddesinin uygulanmasına gerek bulunmadığına karar verildiği, bunun üzerine davalı idarenin 22.12.2005 tarih ve … sayılı işlemle, Adli Tıp Kurumunun raporunu gerekçe göstererek başvuruyu reddettiği; davacının, 1.2.2006 tarihli dilekçelerle yeniden Cumhurbaşkanlığına ve Adalet Bakanlığına başvurarak,

eşinin cezasının Anayasanın 104/2-b maddesi uyarınca affedilmesini istediği. Adalet Bakanlığınca, 16.2.2006 tarih ve … sayılı dava konusu işlemle; daha önceki başvuru hakkında 22.12.2005 tarih ve 55254 sayılı işlemle bilgi verildiği ve yeni başvurunun konusunun da aynı olduğu gerekçesiyle bu aşamada Bakanlıkça yapılacak bir işlemin bulunmadığı belirtilerek istemin reddedildiği.

Cumhurbaşkanlığına verilen dilekçenin ise, 15.2.2006 tarih ve 729 sayılı yazı ekinde, konunun değerlendirilmesi amacıyla Adalet Bakanlığına gönderildiği; gönderilen bu yazı üzerine, Bakanlığa sunulan 1.2.2006 tarihli dilekçenin aynısı olduğu belirtilerek, önceki dilekçe üzerine işlem yapıldığından, dosyasında saklanmasına karar verilerek, davacıya herhangi bir cevap verilmediği, davacı tarafından da 16.2.2006 tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı görülmektedir.

Hükümlülerin, Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle cezalarının Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesi istemini içeren başvurularının, öncelikle Adalet Bakanlığı'na veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılacağı; bunun üzerine durumun sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali oluşturup oluşturmadığı yolunda tam teşekküllü Devlet hastanesinden sağlık kurulu raporu alınarak bu raporun Adli Tıp Kurumuna gönderileceği ve rahatsızlığın sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali oluşturup oluşturmadığı yolunda görüş alınacağı; bu raporların Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderileceği;

hükümlünün durumunun sürekli hastalık, sakatlık ve kocama halini oluşturması durumunda af başvurusu konusunda nihai karar verilmek üzere raporlarla birlikte, bilgi ve belgelerin Adalet Bakanlığınca Cumhurbaşkanlığına sunulacağı; buna karşın, Adli Tıp Kurumu raporunda hükümlünün sürekli hastalık, sakatlık ve kocama derecesinde hastalığı bulunmadığının belirtilmesi durumunda bilgi ve belgelerin Cumhurbaşkanlığına gönderilmeyerek, af başvurusunun yerinde görülmediğine davalı idarece karar verileceği açık olup, bugüne kadarki uygulamanın da bu yönde olduğu bilinmektedir.

Cumhurbaşkanı'nın Anayasa'nın yukarıda sözü edilen 104/2-b maddesindeki "özel af" yetkisini, koşulları taşısalar bile her başvuru sahibi hükümlü için kullanmak zorunluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, Cumhurbaşkanı bu konuda mutlak bir takdir yetkisine sahip iken; Adalet Bakanlığı, koşulları taşıyan her başvuruyu, yukarıda özetlenen Genelgedeki prosedüre uygun olarak, Cumhurbaşkanı'nın takdirine sunma konusunda "bağlı yetki" içindedir.

Anayasanın 104/2-b maddesi uyarınca cezaların affedilmesi istemiyle yapılan başvurular üzerine, hükümlünün sağlık durumunun, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama derecesinde olup olmadığına ilişkin olarak davalı idarece yapılan değerlendirme sonucunda, hükümlünün durumunun Anayasanın 104/2-b maddesi kapsamında olmadığının anlaşılması halinde, elde edilen bilgi ve belgelerin, af istemi hakkında nihai kararı vermeye yetkili olan Cumhurbaşkanı'nın takdirine sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderilmeyerek, af başvurusunun davalı idarece reddedilmesine ilişkin işlem; ilgililerin hukuki durumunu etkileyen, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir idari işlem olduğundan, bu işlemlere karşı açılan davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davacının eşinin cezasının sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle affedilmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüyle ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, yürütmenin durdurulması istemi hakkında herhangi bir karar verilmediğinden … YTL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine 19.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2006/6659, K. 2007/1390, 19 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. D. Tetkik Hakimi : …
  5. Türk Milleti Adına
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2006/6659
Karar No
2007/1390
Tarih
19 Mart 2007

İlgili Kararlar

  • Danıştay 1. Daire E.2007/229 K.2007/288
  • Danıştay 11. Daire E.2004/3 K.2007/4139
  • Danıştay 12. Daire E.2004/848 K.2007/1765
  • Danıştay 7. Daire E.2004/1796 K.2007/2043
  • Danıştay 9. Daire E.2004/1917 K.2007/1408
  • Danıştay 5. Daire E.2004/2346 K.2007/1872

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.