İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /12. Daire

DANIŞTAY · 12. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 12. Daire E.2004/848 K.2007/1765

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas2004/848Karar2007/1765Tarih11 Nisan 2007Okuma4 dk · 783 kelime

KÜNYE

12. Daire 2004/848 E., 2007/1765 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire

Karar tarihi
11 Nisan 2007
Esas No
2004/848
Karar No
2007/1765
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)
…
Karşı Taraf
…
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti
Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

783 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince, davacının 5525 sayılı Af Kanununun 2.maddesi uyarınca davaya devam edilmesi isteğine ilişkin 26.7.2006 tarihli dilekçe verdiği görülerek işin gereği düşünüldü: Dava; … İli İlköğretim Müfettişleri Başkan Yardımcısı olarak görev yapan davacının, 1702 sayılı Yasanın 20.maddesi uyarınca Tevbih cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 11.3.2003 günlü işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

. İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla.

1702 sayılı Yasanın 20.madesinde, ihtar ve tevbih cezalarının verilmesini gerektirecek hareketlerin sayıldığı ve bu hallerin ilk defasında ihtar, tekrarında tevbih cezalarının verileceğinin hükme bağlandığı, Mahkemelerinin ara kararı uyarınca davalı idare tarafından gönderilen yazıdan, davacıya dava konusu edilen tevbih cezasından önce 1702 sayılı Yasanın 20/son madesi uyarınca ihtar cezasının verilmesi ile ilgili kayda rastlanmadığının belirtildiği,

bu durumda, anılan Yasada getirilen düzenleme uyarınca dava konusu işlemden önce ihtar cezası verilmediği anlaşılan davacıya Yasada öngörülen ceza sinsilesine uyulmayarak tevbih cezası verilmesine ilişkin işlemde mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dosyanın incelenmesinden;. Milli Eğitim Müdürlüğü İlköğretim Müfettişleri Başkan Yardımcısı olan davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda, iki İlköğretim Müfettişinin il dışına çıkış izni olmadan 23-24 Mart 2002 tarihleri arasında. Sendikasının … gerçekleştirilen genel kurul toplantısına.

İl temsilcileri olarak katılmaları ve kendilerini teftiş bölgesinde göstererek iki günlük yevmiyeyi haksız olarak aldıkları bildiği halde haklarında bir işlem yapmadığı belirtilerek disiplin yönünden 1702 sayılı Yasa'nın 22/3.maddesi gereğince 5 günlük maaş kesimi cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, 25.11.2002 günlü işlem ile Müsteşar tarafından raporda bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda teklif edilen cezanın bir derece hafifi olan kınama cezası ile cezalandırıldığı,

dosyanın yeninden incelenmesi sonucunda, disiplin yönünden 1702 sayılı Yasa hükümlerine göre hakkında teklif getirilmesine rağmen sehven 657 sayılı Yasa hükümlerine göre kınama cezası ile cezalandırıldığı anlaşıldığından bahisle cezanın iptal edildiğinin 19.2.2003 günlü yazıyla davacıya bildirildiği, daha sonra dava konusu 11.3.2003 günlü işlem ile yine aynı soruşturma raporunda bulunan bilgi ve belgeler ile sicil durumunun değerlendirilmesi sonucunda 1702 sayılı Yasanın 20.maddesi gereğince "tevbih" cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "İtiraz" başlıklı 135.maddesinin 1. fıkrasında, Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, varsa bir üst disiplin amirine yoksa disiplin kurullarına yapılabilir." hükmü yer almış, İtiraz Süresi ve Yapılacak İşlem" başlıklı 136.madesinde de; disiplin amirleri ve disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda sürenin kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren 7 gün olduğu, bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz halinde;

itiraz merciileri kararı gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabul edebilecekleri gibi cezayı hafifletebilecekleri veya tamamen kaldırabilecekleri, itiraz edilmeyen kararlar ile itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu, bu kararlar aleyhine idari yargı yoluna başvurulamayacağı, itiraz merciilerinin, itiraz dilekçeleri ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları, kaldırılan cezaların sicilden silineceği kurala bağlanmıştır.

Anılan hükümlerden anlaşılacağı üzere ilgililere verilen kınama cezalarının ancak Yasada belirlenen süre içinde ceza verilen ilgililer tarafından itiraz edilmesi üzerine yetkili itiraz mercilerince kaldırılabileceği, itiraz edilmeyen kararlar ile itiraz üzerine verilen kararların da kesin olduğu açıktır.

Olayda; Müsteşar tarafından 25.11.2002 günlü işlem ile davacıya 657 sayılı Yasa uyarınca verilen kınama cezasına davacı tarafından itiraz edilmemiş olduğu, bu haliyle anılan cezanın kesinleştiği görülmektedir.

Bu durumda; 657 sayılı Yasada kınama cezasının ne şekilde kaldırılabileceği düzenlenmiş iken, ortada itiraz üzerine yetkili mercilerce cezanın kaldırılmasına dair bir karar bulunmaksızın, Müsteşar tarafından verilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşen kınama cezasının yine Müsteşar tarafından idari bir tasarrufla kaldırılması mümkün bulunmadığından, bu ceza kaldırılmak suretiyle aynı soruşturmaya dayanılarak davacının bu kez 1702 sayılı Yasa uyarınca tevbih cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu nedenle; İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde isabet bulunmamakta ise de, karar sonucu itibariyle yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz talebinin reddi ile … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibariyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına 11.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 12. Daire, E. 2004/848, K. 2007/1765, 11 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2004/848
Karar No
2007/1765
Tarih
11 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2004/1796 K.2007/2043
  • Danıştay 9. Daire E.2004/1917 K.2007/1408
  • Danıştay 5. Daire E.2004/2346 K.2007/1872
  • Danıştay 5. Daire E.2004/2762 K.2007/1615
  • Danıştay 2. Daire E.2004/3073 K.2007/1729
  • Danıştay 5. Daire E.2004/3909 K.2007/1678

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.