KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/1764 E., 2020/4682 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Esas No
- 2015/1764
- Karar No
- 2020/4682
- Temyiz eden (davacı)
- 1- Kendisine asaletelen …, …, …, …, … ve … velayeten … ve …
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- … 3- … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, idarenin denetim görevini yerine getirmediğinden bahisle yakınları … çatpat olarak adlandırılan patlayıcı maddeyi yutması sonucu … tarihinde ölmesi nedeniyle maddi desteğinden yoksun kaldıkları ileri sürülerek …, … ve … her biri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi; … için 50.000,00 TL, … için 30.000,00 TL, … için 100.000,00 TL, diğer davacılar …, …, …, …, …, … ve … herbiri için 5.000,00 TL olmak üzere 35.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin üstlendiği kamu hizmetinin yüklediği yetki, görev ve sorumluluk bakımından toplum sağlığını ve kamu düzenini sağlamak amacıyla getirdiği yasaklamalara aykırı davranışları denetlemesi ve önleyici kolluk başta olmak üzere araç ve personel olanaklarını kullanarak engellemeye çalışması gerekmekle birlikte;
davalı idarece 15 yaş altındaki çocuklara bakkallar aracılığıyla ölüme neden olan ürünün satışının yasaklanmasına ve bu yasaklamanın ilgili yerlere duyurulmasına karşın davacıların yakını … henüz sekiz yaşında bir çocukken yaşadığı çevrede edindiği maddeyi yutması nedeniyle yaşamını yitirdiği; yasaklama sonrası olanakları ölçüsünde ilgilileri uyardığı, denetimler yaptığı, yakınmaları takip ederek gerekli yaptırımları uyguladığı görülen idarenin; yürüttüğü hizmetin gerektirdiği yasaklama, yasakladığı fiillerin takibi, önlenmesi ve aykırı davranışların yaptırıma konu edilmesi,
bu yolla zararlı maddelerin olumsuz etkilerinden bireyleri koruması gibi yükümlülüklerinin "olanak" yükümlülüğü olduğu, idareye "sonuç" yükümlüğü getirmediği ve … ölümünün üçüncü bir kişinin haksız fiilinden ve ebeveyni durumundaki davacıların bazılarının ölen çocuklarının gözetiminde kişisel olarak taksirli davranmış olmasından kaynaklandığı gözönünde bulundurulduğunda;
salt ölüme neden olan maddenin satılmasını engelleyememiş olmasının davalı idare yönünden hizmet kusuru oluşturmayacağı, ölümün denetim ve önleme hizmetinin kusurlu işletilmesinden değil, üçüncü bir kişinin haksız fiil sorumluluğu ve ölenin yakınlarının taksirli davranışlarından kaynaklandığı, bu durumun ölüm ile kamu hizmetindeki aksama arasındaki nedenselliği ortadan kaldırdığı, olayda hizmet kusuru nedeniyle hukuksal sorumluluk nedenlerinin bulunmadığının kabulü gerektiğinden, davacıların tazminat istemine konu maddi ve manevi zararlarından davalı idarenin hukuksal sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayın meydana gelmesine gerekli tedbirleri almayan davalı idarenin sebep olduğu, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2015/1764, K. 2020/4682, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama