KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/2658 E., 2020/3739 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2020
- Esas No
- 2015/2658
- Karar No
- 2020/3739
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Komutanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: … isimli balıkçı teknesinin kaptanı olan davacı tarafından, … - … önlerinde 1380 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak sığ suda gırgır ağı ile balık avcılığı yaptığından bahisle … TL idari para cezası verilmesine ilişkin 17/02/2014 tarih ve 555776 seri numaralı işlemin ve gırgır ağına el konulmasına ilişkin aynı tarih ve 545155 numaralı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının kaptanı olduğu tekne ile 24 metreden sığ yerde gırgır teknesi ile avcılık yaptığının 17/02/2014 tarihli olay yeri tespit tutanağı ile açıkça tespit edildiği, davacının sığ yerde bulunduğuna dair bir itirazının da bulunmadığı göz önüne alındığında idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
davacının balık avlama teknesinin kaptanı olabilecek bilgi ve becerisinin olması karşısında 24 metreden sığ yere istem dışı akıntı sebebiyle sürüklendiği iddiasına itibar edilemeyeceği, edilse dahi kabahatlerin taksirle de işlenebilmesi mümkün olduğundan sorumluluğunun devam ettiği.
1380 sayılı Kanun'un 36/a maddesinin son kısmında ağların zapt ve müsadere edilmesinin mahkeme tarafından yapılacağının belirtildiği, aynı Kanun'un 32. maddesinden ise mahkemece yerine getirilecek görevlerin sulh ceza mahkemelerince karara bağlanacağı anlaşıldığından, gırgır ağına el konulmasına dair işlemin iptali isteminin çözüm yerinin adli yargı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın; davacının idari para cezası ile cezalandırılmasına dair işlem yönünden reddine, gırgır ağına el konulmasına dair işlem yönünden ise görev yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, avlanmaya başlarken 26 metre derinliğinde ağ attığı, avlanma esnasında ağların yırtık gelmesi ve akıntı etkisiyle 17 metre derinliğe sürüklendiği, sürüklenme sonucunda derhal avlanmayı durdurarak ağlarını toplamaya başladığı, tecrübe ve güçlü motorun sürüklenmeye engel olmayacağı, olayın gerçekleştiği zamanda mevcut akıntı ve hava durumu dikkate alınmadan, taksirin unsurları incelenmeden, eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, kararın hukuka uygun olduğu, 1380 sayılı Kanun'un ek 3. maddesi uyarınca idari para cezaları hakkında verilen kararların kesin olduğu belirtilerek istemin reddinin gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın, davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının bozulmasına; idari para cezası yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesinin gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
17/02/2014 tarihinde … - … yakınlarında bir adet gırgır teknesinin sığ sularda avcılık yaptığı yönünde ihbar alınması üzerine,.
Bölge Komutanlığı tarafından olay yerinde yapılan denetimde, ... önlerinde "…" isimli gırgır teknesinin 24 metreden sığ yerde gırgır ağları ile balık avcılığı yaptığı kamera görüntüleri ile tespit edilerek olay yeri tespit tutanağı tanzim edilmiş, 1200 metre uzunluğunda olan ve bir kısmı yırtık olarak deniz dibinde kalan gırgır ağının tekne üzerinde kalan kısmı zaptetme tutanağı ile zapt edilerek tekne kaptanına yediemin olarak teslim edilmiş,
mevzuata aykırı olarak sığ sularda balık avcılığı yapılması nedeniyle tekne kaptanı olan davacıya (teknenin boyu 24 metreden büyük olduğu için üç katı artırılarak ve fiil gırgır teknesi ile işlendiğinden bu miktarın da iki katı uygulanarak) toplam. TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlem tesis edilmiş, bunun üzerine anılan idari para cezası ile zaptetme işlemlerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Kararın, davanın reddine dair kısmının incelenmesi:
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle, Ek 3. maddesinde, idari para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceği ve itiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan hüküm uyarınca, idari para cezalarına ilişkin davalarda, İdare Mahkemelerince verilen kararların kesin olması nedeniyle; davacının idari para cezasına ilişkin temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Kararın, davanın görev yönünden reddine dair kısmının incelenmesi:
Müsadere, bir suçun icrasında kullanılan veya suç işlemek suretiyle elde edilen mal varlığı değerlerinin failin elinden alınarak Devletin mülkiyetine geçmesini sağlayan bir yaptırımdır. Bir şeyi belirli bir amaç için güç kullanarak ele geçirmek, tutmak anlamına gelen zapt etmek ise dava konusu olayda, idari para cezasının konusu fiilin işlenmesinde kullanılan ve şartlarının bulunması halinde mahkemece müsaderesine karar verilecek olan eşyanın kontrol altına alınması, söz konusu eşyaya kamu gücü kullanılarak el konulmasıdır.
Kararın, gırgır ağına el konulmasına dair işlemin iptali isteminin görev yönünden reddine ilişkin kısmının gerekçesinde atıf yapılan 1380 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 36/a maddesinde de "zapt ve mahkemece müsadere edilir" denilerek bu iki husus birbirinden ayrılmıştır.
Bu durumda, müsadere kararından önce tesis edilen bir idari işlem olan ve ağların davacı tarafından kullanılmasını engellediği için icraî niteliği de bulunan gırgır ağlarına el koyma işleminin iptali istemiyle açılan davanın çözüm yerinin idari yargı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2015/2658, K. 2020/3739, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama