İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2015/2969 K.2020/3555

2- … Birliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : … ve …'ye velayeten kendi adlarına asaleten …, … VEKİLİ : Av. …

Esas2015/2969Karar2020/3555Tarih7 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.243 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/2969 E., 2020/3555 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
7 Ekim 2020
Esas No
2015/2969
Karar No
2020/3555
Temyiz eden (davalılar)
1- … Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.243 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

2- … Birliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : … ve …'ye velayeten kendi adlarına asaleten …, … VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: … isimli çocuğun 10/06/2012 tarihinde Erzurum ili, Köprüköy ilçesi, …'nden geçmekte olan sulama kanalına düşerek hayatını kaybetmesi olayında davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ölen çocuğun yakınları olan anne, baba ve kardeşleri adına 20.00,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 90.000,00 TL tazminatın hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ..

İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararıyla; kanal etrafında herhangi bir uyarı levhası konulmamak suretiyle gerekli güvenlik önleminin alınmadığının mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilmesi karşısında davacıların uğramış olduğu maddi ve manevi zararların davalı idarelerce kusurları oranında (%20) karşılanması gerektiği; bununla birlikte bilirkişi raporunda, davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün olayda bir kusurun bulunmadığı, bunun da anılan idare ile.

Birliği arasında imzalanan Devir Protokolü ile tesisin işletmesinin, bakımı, onarımı ile bu kapsamda kanala verilen suyun takibi, kanalın kontrolü ve maddi getirisinin Sulama Birliğine bırakılması gerekçesine dayandırıldığı görülmekte ise de, idare hukuku ilkelerine göre idarelerin kendilerine verilen kamu hizmeti görevlerini gereklerine uygun şekilde yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetin kötü bir şekilde işlememesi için, gerekli tedbirleri önceden alması, yetenekli personel çalıştırması,

hizmetin işleyişi sırasında da her aşamada denetleme görevini sosyal ve ekonomik imkanları ölçüsünde eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi gerektiği dolayısıyla, DSİ Genel Müdürlüğünün sulama kanalı çevresinde gerekli güvenlik önlemini almaması veya.

Birliği'ne gerekli güvenlik önlemini aldırmaması ve bu hususta yerinde denetim yapmaması nedenleriyle ortaya çıkan maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğu, bununla birlikte olay nedeniyle ödemek zorunda kaldığı zararları kendi aralarında imzalanan sözleşmeler uyarınca.

Birliği'ne rucü edebileceği sonucuna varıldığı; öte yandan, ..'nin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalınan tazminatın hesaplanması amacıyla hesap bilirkişisi aracılığıyla yapılan bilirkişi incelemesinde, baba …'nin kusuruna göre maddi zararının bulunmadığı, anne …'nin ise 1.385,90-TL maddi zararı olduğunun hesaplandığı; söz konusu bilirkişi raporunda anne ve babanın zarar tavanları hesaplandıktan sonra bu tutardan davacıların kusur oranına karşılık gelen tutarın düşürüldüğü, bundan sonra da çocuğun yetiştirme giderinin düşürülmesi suretiyle gerçek zararın hesaplandığı görülmekle birlikte bunun hakkaniyete uygun olmadığı, Mahkemece;

anne ve babanın zarar tavanlarından çocuğun yetiştirme giderinin düşürüldükten sonra kalan tutardan da davacıların kusur oranına karşılık gelen tutarın düşürülmesi sonucunda baba …'nin gerçek zararının (45.161,83 TL -10.933,40 TL=34.228,43 TL bu tutar üzerinden %80'lik davacıların kusur oranına tekabül eden 27.382,74 TL'nin düşürülmesi sonucunda 6.845,69 TL gerçek zarar) 6.845,69 TL olduğu, anne …'nin ise gerçek zararının (61.596,46 TL -10.933,40 TL=50.663,06 TL bu tutar üzerinden %80'lik davacıların kusur oranına tekabül eden 40.530,44 TL'nin düşürülmesi sonucunda 10.132,62 TL gerçek zarar) 10.132,62 TL olduğu,

dolayısıyla toplamda bulunan 16.978,31 TL maddi zararın davacılara ödenmesi fazlaya ilişkin 3.021,69 TL maddi tazminat isteminin ise reddi gerektiği kanaatine varıldığı; manevi tazminat yönünden ise; uyuşmazlık konusu vahim olay nedeniyle davacıların talepleri haklı ve makul görülerek takdiren anne ve baba için ayrı ayrı 25.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00.-TL tazminat tutarı ile ölenin abisi ve kardeşinin talebi doğrultusunda ayrı ayrı takdiren 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminat tutarından %80'lik kusur oranının düşülmesi neticesinde kalan 14.000,00 TL manevi tazminat tutarının davacılara ödenmesi,

fazlaya ilişkin 56.000,00 TL manevi tazminat talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idarelerden DSİ tarafından, sulama kanalının 15/09/2000 tarihi itibarıyla.

Birliğine devredildiği, devir protokolü ile bu tarihten sonra tüm tesisin bakım, onarımı ile kanala verilen suyun takibi, kanalın kontrolünün Sulama birliğine ait olacağı, köyde boğulmaları engellemek amacıyla cami yayın cihazından serinlemek ve yüzmek amacıyla baraja girilmemesi, çamaşır, halı ve yün yıkanmaması yönünde duyurular yapıldığı, bilirkişi raporunda DSİ'nin sorumluluğunun bulunmadığı beyanının olduğu iddiasıyla, davalı idarelerden.

Birliği tarafından ise, yaz aylarında gerekli ikaz levhaları belirlenerek herkesin görebileceği şekilde uyarılar yapıldığı, defaten anonslarla da uyarılar yapıldığı, kanalın her yerinde güvenlik önleminin alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zarar görenin kusuru ile meydana geldiği ileri sürülerek mahkeme kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyasının incelenmesinden, 15/08/2009 doğumlu … isimli çocuğun 10/06/2012 tarihinde Erzurum ili, Köprüköy ilçesi, …'nden geçmekte olan sulama kanalına düşerek hayatını kaybettiği, ölüm olayının meydana gelmesinde davalı idarenin sulama kanalı etrafında gerekli önlemleri almadığından bahisle hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek ölenin yakınları olan davacılar tarafından maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla idareye başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine, maddi ve manevi tazminat istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

İdarenin, kendisine görev olarak verilen kamu hizmetini yürüttüğü sırada; kişilerin, idarenin hizmet kusuru oluşturan eylemi nedeniyle uğradıkları özel ve olağandışı zararları tazminle yükümlü olduğu idare hukuku ilkelerindendir.

Ancak hizmet kusuru esasına göre idarenin tazmin sorumluluğuna gidilebilmesi için idarenin yapmakla görevli olduğu kamu hizmetini yerine getirirken hizmetin örgütlenmesinde, denetlenmesinde ve gerekli önlemlerin alınmasında yükümlülüklerini yerine getirmediğinin açıkça belirlenmesi, üçüncü kişi ya da zarara uğrayanın kusuru gibi idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldıran ya da azaltan durumların araştırılması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Mahkemece karara dayanak teşkil eden hizmet kusuru yönünden alınan bilirkişi raporunda; kazanın gerçekleştiği bölgenin meskun mahal dışında olduğu, … beldesinin yaklaşık 3 km dışında bulunan kanalın etrafında herhangi bir uyarı levhası olmadığı ve güvenlik tedbirinin alınmadığı, müteveffa çocuğu velayeti altında bulunduran ailesinin çocuğun bakımı esnasındaki ağır ihmal, çok küçük yaştaki bu çocuğun kanal boyuna gitmesine izin vermesi, onu kontrol, gözetim ve denetim altında tutmaması, koruma ve kollama görevini gereğince yerine getirmemesi ve bu hususta göstermiş olduğu zaafiyeti nedeniyle anne ve babanın % 80 oranında kusurlu olduğu,

kanalı inşa eden DSİ'nin ise 15/09/2000 tarihi itibariyle. Birliğine kanalı devrettiği ve 25/11/2005 tarihli DSİ'nin yazısında ilgili sulama birliğine gerekli emniyet tedbirlerinin alınması yönünde uyarı yapıldığı, kazanın meydana geldiği kanal etrafında da herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmamış olması nedeniyle. Birliğinin %20 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır.

Bu durumda, mahkemece davalı idarelere gerekli güvenlik önlemleri alınmadığından bahisle % 20 oranında kusur verilmiş ise de; davacıların çocuğunun meskun mahal dışında bulunan sulama kanalına düşerek vefat ettiği, etrafında herhangi bir yerleşim yerinin bulunmadığı,

davalı idarenin gördüğü yatırımların boyutu ve maliyeti ile teknik özellikleri dikkate alındığında yerleşim alanları dışında sulama kanalında gerekli önlemler alınmadığından bahisle DSİ'nin sorumluluğuna gidilemeyeceği ve olay tarihinde 2 yaşında olması nedeniyle, fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimini henüz tamamlamamış olan müteveffanın tehlikeli olabilecek koşulları kestirip ortadaki riskleri atlatma yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ailenin bakım ve gözetim borcunu tam olarak yerine getirmediği,

bu haliyle davalı idarelerin meydana gelen ölüm olayında herhangi bir kusurunun bulunmadığından davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, davanın kısmen reddi, kısmen kabulü yönündeki Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Davanın kısmen kabulüne ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2015/2969, K. 2020/3555, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2015/2969
Karar No
2020/3555
Tarih
7 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2015/3031 K.2020/4278
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3073 K.2020/4279
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3078 K.2020/3738
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3081 K.2020/3755
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3086 K.2020/3756
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3090 K.2020/3757

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.