KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/4918 E., 2020/6517 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas No
- 2015/4918
- Karar No
- 2020/6517
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacılar)
- 1. …
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2. … VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kararının, davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 12/07/2012 tarihinde … ili, … İlçesi, … Köyü, … Hudut Takım Karakolu yakınlarındaki askeri yasak bölgede yakınları …'in koyun otlattığı sırada mayına basması sonucu yaşamını yitirdiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık müteveffanın annesi … için 50.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi, babası … için 50.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00-TL maddi, 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayın meydana geldiği yerin askeri yasak bölge olduğu, etrafının dikenli tellerle çevrildiği ve teller üzerindeki yazılarla mayınlı arazi olduğunun belirtildiği, ilgililere gereken tebligat ve duyuruların yapıldığı ileri sürülmekte ise de, askeri yasak bölgeler kapsamında bulunan olay mahalline girişlerin engellenmesi amacıyla gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasının devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında yer aldığı dikkate alındığında, yetkililer tarafından alındığı belirtilen önlemlerin,
askeri yetkililerce yapılan tebligatların ve duyuruların sorumlu yetişkinler gibi davranması beklenemeyecek olan ve olay tarihinde 12 yaşında bulunan …'in mayınlı bölgeye girmesini engelleyemediği, koyun sürüsünün dahi tel örgüleri aşabildiği, dolayısıyla ...'in vefatına neden olan mayın patlamasının meydana gelmemesi için alınması gerekli güvenlik tedbirlerinin yeterli düzeyde olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlık konusu olayda ülkenin genel güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu,
davacıların çocukları olan ...'in vefatı nedeniyle yoksun kaldıkları destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapor hükme esas alınmak suretiyle ve olayda davacıların da %50 oranında müterafik kusurlu bulundukları dikkate alınarak davacıların maddi tazminat isteminin ... için 19.583,79 TL, ...'in için ise 17.410,96 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine;
davacıların her biri lehine 25.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne fazlaya ilişkin kısım yönünden ise davanın reddine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı ve davacıların tazminat isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın kabule ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2015/4918, K. 2020/6517, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama