İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2016/11755 K.2021/3419

2- … 37-…

Esas2016/11755Karar2021/3419Tarih17 Haziran 2021Okuma11 dk · 2.228 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/11755 E., 2021/3419 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
17 Haziran 2021
Esas No
2016/11755
Karar No
2021/3419
Davacılar
1- … Belediye Başkanlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.228 kelime·11 dk okuma·17 bölüm

2- … 37-…

38- Kendi asaleten, … adına vekaleten … … 88- 89- Kendi adına saleten, … adına velayeten … … 121-… VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR

1- .. (Mülga …) / …

VEKİLİ

Hukuk Hizmetleri Başkan V. … Hukuk Müşaviri …

2- … Bakanlığı (Mülga … Bakanlığı)

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri … 3- …Valliliği VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU

Aksaray İli, Sarıyahşi İlçe merkezi sınırlarında kalan ve davacılara ait taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kararın dayanağı 02/10/2012 tarih ve 15188 sayılı Bakanlık işleminin ve anılan karar uyarınca yapılan arazi toplulaştırmasına dair 12/04/2016 tarihinde ilan edilen harita ve listenin iptali istenilmektedir.

DAVACILARIN İDDİALARI

Davacılar tarafından, 3083 sayılı Kanunun amacına aykırı olarak, kamulaştırma yapmamak için kanundan yararlanılarak söz konusu arazi üzerinden otoban geçirmek amacıyla işlem tesis edildiği, taşınmazlarının bulunduğu alanda toplulaştırma yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı, Ankara-Adana otoyoluna yer açmak için tarım arazilerine el konulmak istendiği, mülkiyet haklarının ihlal edildiği, köydeki mera arazilerinin de toplulaştırma işlemine dahil edilmesinin, mevzuata aykırı olduğu, hayvancılık yapan köy sakinlerine zarar verildiği, arazi toplulaştırma uygulamasının, zorunlu olarak yapıldığı, köy halkının isteklerine bakılmadığı, bu nedenle hukuka aykırı olan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI

Davalı … (mülga …) tarafından, davacılar ile davaya konu Bakanlar Kurulu Kararı arasında menfaat ilişkisinin bulunmadığı, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının kesin ve icrai bir işlem olmayıp uygulama alanı ilanının, 3083 sayılı Kanuna göre yapılacak diğer işlemlerin hazırlık işlemi olduğu,

davanın dava açma süresi içinde açılıp açılmadığının araştırılarak süresinde açılmadığının tespiti halinde süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği, davacıların ortak menfaatlerinin olduğundan söz edilmeyeceğinden dava dilekçesinin reddi gerektiği, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, Anayasanın 44. ve 45. maddeleri ile Devlete verilen görevlerin gerçekleştirilmesi amacıyla 3083 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda çıkarıldığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun işlem tesis edildiği,

otoyol projesinin yapıldığı alanda aynı zamanda arazi toplulaştırması yapılması ile tarım arazilerin kullanımının ve ekonomiye katkısının devam ettirilmesinin ve çiftçinin kamulaştırma ile topraksız kalmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, bu nedenle dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

Davalı. Bakanlığı (Mülga.

Bakanlığı) tarafından, davacıların birlikte dava açmaları mümkün olmadığından dava dilekçesinin reddinin gerektiği, davacıların kendilerine uygulanan toplulaştırma işlemi haricinde Bakanlar Kurulu kararının iptali için dava açmalarında menfaatlerinin bulunmadığı, dava konusu kararın konu ile ilgili Anayasa ve diğer mevzuat hükümlerinin amacına uygun olarak tesis edildiği, Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de ilanı ile tespit edilen yerler, 3083 sayılı Kanuna göre uygulama alanı olup Bakanlar Kurulu kararının da aynı zamanda kamu yararı kararı niteliğinde olduğu,

Karayolları Genel Müdürlüğü ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokole istinaden, otoyol projelerinin geçtiği alanlarda aynı zamanda toplulaştırma uygulaması da yapılarak tarım arazilerindeki parçalı durum giderilerek düzenli ve ideal parsel şekilleri oluşturulmasının amaçlandığı, kamulaştırma işlemi ilk etapta vatandaş lehine gözükse de, vatandaşın elindeki tarım topraklarının alınması ve çiftçinin topraksız kalması sonucunu doğuracağından mağduriyete sebebiyet vereceği, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca yapılacak arazi toplulaştırması uygulamasının kamu yararına hizmet edeceği ve 3083 sayılı Kanunun amacına uygun olduğu,

bu nedenlerle dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

Davalı Aksaray Valiliği tarafından, davacıların birlikte dava açma şartlarının mevcut olmadığı, davacıların kendilerine uygulanan toplulaştırma işlemi haricinde Bakanlar Kurulu kararının iptali için dava açmalarında menfaatlerinin bulunmadığı, mevzuat hükümlerine uygun işlem tesis edildiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava; Aksaray İli, Sarıyahşi İlçe merkezi sınırlarında kalan ve davacılara ait taşınmazları da kapsayan alanın 3083 sayılı Kanun kapsamında uygulama alanı olarak belirlenmesine ilişkin 12.10.2012 tarihli, 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kararın dayanağı 2.10.2012 tarihli Bakanlık işleminin ve anılan karar uyarınca yapılan arazi toplulaştırmasına dair 12.4.2016 tarihinde ilan edilen harita ve listenin iptali istemleriyle açılmıştır. Usüle ilişkin olarak ileri sürülen iddialar yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun 1'inci maddesinde, "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a)Toprağın verimli şekilde işletilmesini,işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b)Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini,

c)Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, d)Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e)Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f)Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi,

g)Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır." hükümlerine yer verilmiş, 2'nci maddesinin k bendinde; uygulama alanı veya bölgesi, bu Kanunun amacına uygun olarak Bakanlar Kurulunca sınırları belirtilmiş alan olarak tanımlanmış, 3'üncü maddesinde ise," bu Kanunun uygulama alanı, ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile belirtilen alanlardır.

Bakanlar Kurulunun bu kararı, kamulaştırma ve diğer işlemler bakımından kamu yararı kararı sayılır ve Resmi Gazetede yayımlanır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden.

13.1.2011 tarihinde davalı Bakanlık ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolün 1'inci maddesinde, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Arazi Toplulaştırma Projesi uygulanacak sahalarda Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılmış, yapılmakta veya yapılması planlanan yol güzergahları için gerekli alanın, 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılacak toplulaştırma çalışmaları kapsamında kalan Hazine arazilerinden karşılanması, tescil harici arazilerin yol güzergahına kaydırılması, böylece kamulaştırma maliyetinin en aza indirilmesi,

Hazine arazisi ya da tescil harici arazi yok ise kamulaştırma yapılması amacıyla protokolün düzenlendiğinin belirtildiği, dava konusu 23.8.2013 gün ve 2013/5319 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Aksaray İli, Ortaköy İlçesi,.

Köyünün de uygulama alanı sınırlarına dahil edildiği, davacılar tarafından; kamulaştırma yapmaktan kaçınıldığı, mülkiyet haklarının ihlal edildiği, mera alanlarının tarımsal arazi olarak tahsis edildiği ileri sürülerek Bakanlar Kurulu kararı ile kararın dayanağı 16.7.2013 tarihli Bakanlık işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı idarelerce; Karayolları Genel Müdürlüğü ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda otoyol projesinin bulunduğu alanlara ilişkin toplulaştırma çalışmalarına öncelik verildiği, toplulaştırma ve otoyol projelerinin birlikte yürütülmesi suretiyle, otoyol projeleri nedeniyle tarım arazilerinin parçalanmasının önlenmesi, dağınık ve modern tarıma elverişsiz hale gelen arazilerin toplulaştırma projeleri ile proje kapsamında değerlendirilerek kullanıma kazandırılması, yapılacak toplulaştırma ile parsellerin her birinin yola cepheli hale gelmesiyle ulaşım ve kullanım kolaylığı ve sulama olanağının sağlanmasının amaçlandığı, arazilerden kesinti yapılarak otoyol için arazi elde edilmediğinin belirtildiği görülmektedir.

Buna göre.

Karayolları Genel Müdürlüğü ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda otoyol projelerinin geçtiği alanlarda yapılacak toplulaştırma projelerine öncelik verilerek toplulaştırma ve otoyol projelerinin birlikte yürütülmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu alanların uygulama alanı olarak belirlenmesi ile tarım arazilerinin otoyol projesi nedeniyle parçalanması ve kullanılamaz hale gelmesi önlenerek, otoyol alanında kalan arazilerin karşılığında çiftçiye arazi verilmesi suretiyle, çiftçinin tarımsal faaliyetine devam etmesi,

toprağın verimli şekilde işletilmesi ve işletilmesinin korunması sağlanacağından, dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanunun 3 ve 8'inci maddeleri uyarınca uyuşmazlığa konu alanın uygulama alanı olarak belirlenmesinde Anayasayanın 44 ve 46'ncı maddeleri ve söz konusu Kanunun 1'inci maddesinin (a) ve (e) bendinde öngörülen amaçlara ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla mülkiyet hakkına yapılan müdahelenin Kanuna dayalı olarak, meşru ve kamu yararı amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan, parselasyon planlarının 3 askı yapılarak, her bir aşamada planların askıya çıkarılarak ilan edilmesi ve itirazların alınması suretiyle parselasyonun tamamlanması nedeniyle, dava konusu 12.4.2016 tarihinde ilan edilen 1. askı parselasyon haritası ile listenin, idari davaya konu edilebilir kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, davanın 12.4.2016 tarihinde ilan edilen harita ve listenin iptali istemi ile ilgili kısmının, ortada idari davaya konu edilebilir kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığından; diğer kısmının ise, esastan reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, karar ekinde yer alan alanlar, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 3. ve 8. maddeleri uyarınca "uygulama alanı" ilan edilmiştir. Davacılar tarafından, taşınmazları ile ilgili yapılan uygulama işlemine ilişkin 1. askı harita ve listelerinin ilan edildiği 12/04/2016 tarihi esas alınmak suretiyle 27/04/2016 havale tarihli dilekçeyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın "Toprak mülkiyeti" başlıklı 44. maddesinde, "Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tesbit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.

Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir." hükümleri, "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde ise, "Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.

İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır." hükümleri yer almaktadır.

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihlerde yürürlükte olan haliyle "Amaç" başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda;

a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini, c) Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını,

tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, g) Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır." hükümlerine yer verilmiş,

2. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde uygulama alanı veya bölgesi, bu Kanunun amacına uygun olarak Bakanlar Kurulunca sınırları belirtilmiş alan olarak tanımlanmış, 3. maddesinde ise, "Bu Kanunun uygulama alanı, ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile belirtilen alanlardır. Bakanlar Kurulunun bu kararı, kamulaştırma ve diğer işlemler bakımından kamu yararı kararı sayılır ve Resmi Gazete'de yayımlanır." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

USUL YÖNÜNDEN

Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN

Dosyanın incelenmesinden, davalı idarelerce.

Karayolları Genel Müdürlüğü ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda otoyol projesinin bulunduğu alanlara ilişkin toplulaştırma çalışmalarına öncelik verildiği, toplulaştırma ve otoyol projelerinin birlikte yürütülmesi suretiyle, otoyol projeleri nedeniyle tarım arazilerinin parçalanmasının önlenmesi, dağınık ve modern tarıma elverişsiz hale gelen arazilerin toplulaştırma projeleri ile proje kapsamında değerlendirilerek kullanıma kazandırılması,

otoyol güzergahında kalan tarım arazilerinin karşılığında arazi sahiplerine arazi verilerek çiftçinin topraktan kopmamasının ve kamulaştırma maliyetlerinin azaltılmasının amaçlandığı, arazilerden kesinti yapılarak otoyol için arazi elde edilmediğinin belirtildiği görülmektedir.

Buna göre.

Karayolları Genel Müdürlüğü ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda otoyol projelerinin geçtiği alanlarda yapılacak toplulaştırma projelerine öncelik verilerek toplulaştırma ve otoyol projelerinin birlikte yürütülmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu alanların uygulama alanı olarak belirlenmesi ile tarım arazilerinin otoyol projesi nedeniyle parçalanması ve kullanılamaz hale gelmesi önlenerek, otoyol alanında kalan arazilerin karşılığında çiftçiye arazi verilmesi suretiyle, çiftçinin tarımsal faaliyetine devam etmesi,

toprağın verimli şekilde işletilmesi ve işletilmesinin korunması sağlanacağından, dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun'un 3'üncü ve 8'inci maddeleri uyarınca uyuşmazlığa konu alanların uygulama alanı olarak belirlenmesinde Anayasaya ve anılan Kanun'un 1'inci maddesinin (a) ve (e) bendinde öngörülen amaçlara ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, dava konusu edilen Bakanlık işleminin, Bakanlar Kurulu kararıyla uygulama yapılacak yerlerin belirlenmesi amacına yönelik olarak tesis edilen hazırlık işlemi niteliğinde bir idari işlem olduğu görülmekle bu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Ayrıca, arazi toplulaştırması uygulaması içinde, mevzuat hükümleri uyarınca toplulaştırma yapılan alanda bulunan taşınmazlara ilişkin olarak en az üç adet parselasyon planı ve mülkiyet listesi hazırlanarak ilan edildiği, bu planlara karşı taşınmaz malikleri tarafından yapılan itiraz başvurularının değerlendirildiği ve son olarak tescile esas parselasyon planı ilan edilerek bu plan uyarınca yeni tahsis edilen taşınmazların tapuya tescili ile işlemlerin son bulduğu dikkate alındığında, dava konusu edilen 1. askı parselasyon planı ve mülkiyet listelerinin, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, davaya konu işlemlerin Kanuna dayalı olarak, meşru ve kamu yararı amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığından, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam .. TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2016/11755, K. 2021/3419, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar
  4. Vekili
  5. Vekili
  6. Davanın Konusu
  7. Davacıların İddiaları
  8. Davalıların Savunmaları
  9. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  10. Düşüncesi
  11. Danıştay Savcısı : …
  12. Düşüncesi
  13. Türk Milleti Adına
  14. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  15. İnceleme Ve Gerekçe
  16. İlgili Mevzuat
  17. Hukuki Değerlendirme
  18. Usul Yönünden
  19. Esas Yönünden
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2016/11755
Karar No
2021/3419
Tarih
17 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2016/11822 K.2021/2966
  • Danıştay 10. Daire E.2016/11830 K.2021/3657
  • Danıştay 10. Daire E.2016/11832 K.2021/3290
  • Danıştay 10. Daire E.2016/11846 K.2021/3420
  • Danıştay 4. Daire E.2016/11850 K.2021/3591
  • Danıştay 8. Daire E.2016/11878 K.2021/2924

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.