KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/15696 E., 2020/4349 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2020
- Esas No
- 2016/15696
- Karar No
- 2020/4349
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı, dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Rusya Federasyonu uyruklu olan ve 27/09/2005 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10. madesi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve … sayılı işlem ile bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … karar sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 27/09/2005 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenmiş olan ve müşterek çocukları bulunan davacının, inceleme ve araştırma sonucunda yapılan tespitler de dikkate alındığında evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınması için yaptığı başvurunun reddedilmesini gerektirecek bir hususa rastlanılmadığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kişinin 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesindeki şartları taşımasının o kişinin vatandaşlığa alınması için gerekli, ancak yeterli olmadığı belirtilerek taktir yetkisine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, 5901 sayılı Kanun'da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır.
Vatandaşlık vermek Devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun'da belirtilen şartları taşısa dahi Devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir.
Bu haliyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2016/15696, K. 2020/4349, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama