KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/15717 E., 2021/4277 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2021
- Esas No
- 2016/15717
- Karar No
- 2021/4277
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- Kendisine asaleten, ...,
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
...'a velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ...
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ
1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN_KONUSU : Davacılardan ...'ın eşi, diğerlerinin babası olan ...'ın, 26/07/2013 tarihinde Şanlıurfa ili, Ceylanpınar ilçesi'nde ikamet etmekte iken Suriye'den gelen patlayıcı cisimle yaralanarak hayatını kaybetmesinde, idarenin ağır hizmet kusuru ile sorumlu olduğundan bahisle toplam 25.000,00 TL (miktar arttırım sonrası 220.819,20 TL) maddî ve 175.000,00 TL manevî tazminatın faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ....
İdare Mahkemesince bilirkişi raporu üzerine davacılar tarafından verilen 04/04/2016 tarihli miktar artırım dilekçesi esas alınarak maddi tazminat isteminin 220.819,20 TL'lik kısmının kabulü, 9,46 TL'lik kısmının reddi; manevi tazminat isteminin 70.000,00 TL'lik kısmının kabulü, 105.000,00 TL'lik kısmının reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : I-Davacılar tarafından; Faiz başlangıcının olay tarihi olarak esas alınması gerektiği, manevi tazminatın yetersiz olduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. II-Davalı idare tarafından; Ceylanpınar Kaymakamlığı'nca tüm tedbirlerin alındığı ve idarelerinin kusurunun bulunmadığı, hükmedilen maddi tazminat miktarının fahiş olduğu, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Dava, davacılar yakının 26/07/2013 tarihinde Şanlıurfa ili, Ceylanpınar ilçesi'nde ikamet etmekte iken Suriye'den gelen patlayıcı cisimle yaralanarak aynı gün hayatını kaybetmesi üzerine yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır.
3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun'un 2. Maddesinde Kara sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevinin Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait olduğu belirtilmiştir.
Husumet, davalının, "davada taraf olabilme ve kendisine karşı açılmış bulunan davayı yürütebilme yeteneği" olarak tanımlanmakta olup, idari davalarda husumet kamu düzeninden sayıldığından, kanun koyucu tarafından, idari yargı yerlerine husumeti re'sen ele alma, hatta hasımsız açılan bir davada bile hasmı tespit etme görevi yüklenmiş bulunmaktadır.
Olayda, davacıların açtığı tam yargı davası, İçişleri Bakanlığı husumetiyle görülmüş olup dava konusu uyuşmazlık, sınır güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklandığından Milli Savunma Bakanlığının da hasım mevkiine alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesinin kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2016/15717, K. 2021/4277, 27 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama