İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2016/1830 K.2021/2435

Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul Gezi Parkı eylemleri olarak bilinen olaylar sırasında sol kulağının biraz üzerindeki temporel bölgeye gaz fişeği isabet etmesi neticesinde yaralandığı ve ölümden döndüğü, bu durumun kendisini maddi ve manevi…

Esas2016/1830Karar2021/2435Tarih20 Mayıs 2021Okuma8 dk · 1.591 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/1830 E., 2021/2435 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
20 Mayıs 2021
Esas No
2016/1830
Karar No
2021/2435
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
...Bakanlığı / ...
Vekili
1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
İstemlerin konusu
.... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.591 kelime·8 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul Gezi Parkı eylemleri olarak bilinen olaylar sırasında sol kulağının biraz üzerindeki temporel bölgeye gaz fişeği isabet etmesi neticesinde yaralandığı ve ölümden döndüğü, bu durumun kendisini maddi ve manevi zarara uğrattığı, olayda hizmet kusuru olduğundan bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebiyle yapılan idari başvurunun sonuçsuz kaldığı ileri sürülerek 1.500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, Gezi Parkı olayları sırasında eylemcilere müdahale eden çevik kuvvet ekibinin müdahale esnasında çevrede bulunan ancak eyleme katılmayan kişilerin de bundan zarar görmesine sebep olduğu, idarenin bu zararın meydana gelmesinde denetim görevini yerine getirmemekle dolaylı bir şekilde zarara sebebiyet verdiği,

böylece kamu görevlilerinin üstlendiği ödevin ve yürüttüğü hizmetin kural, usül ve gereklerine aykırı olarak kendilerine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde resmi görevlerini yaparken üstlerine atfedilen şekilde görevlerini tam olarak yerine getirmedikleri, davacının maddi tazminat talebi ile ilgili olarak maddi tazminatın neden kaynaklandığının bilgi ve belge sunularak açıklanması için Mahkemenin 18/06/2015 tarihli ara kararı ile davacıdan sorulması üzerine davacı tarafça verilen 07/09/2015 havale tarihli dilekçede, maddi tazminat kalemlerinin kaybolan/çalınan bisiklet,

kask ve sırt çantası ile sırt çantasında bulunduğu iddia edilen 1.200,00 TL tutarındaki para olarak açıklandığı ancak iddiaya ilişkin belge sunulamadığından maddi tazminat talebi ispatlanamadığı için maddi tazminat talebinin reddi ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre olayın vuku buluş şekli, meydana gelen olayın davacının olay sonrası yaşamı üzerindeki neticeleri ve bu nedenle duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak takdir edilen ancak sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde,

davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, İdare Mahkemesince davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu kabul edilmekle birlikte hükmedilen manevi tazminat tutarının yaşanan olay karşısında yetersiz kaldiğı, dava dilekçesinde talep ettikleri faiz istemlerinin Mahkemece karşılanmadığı, davalı idare tarafından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/165834 sayılı soruşturma dosyasının sorumluların tespiti bakımından bekletici mesele yapılması gerektiği, manevi tazminatın yasal koşulunun ağır zarar ve ağır kusurun bir arada bulunması olduğu, davacının yaralanmasına polis memurlarının sebebiyet verip vermediğinin ve polis memurlarının görev sınırlarını aşıp aşmadıklarının henüz tespit edilmediği, davalı idarenin harçtan muaf tutulduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davalı idare tarafından temyiz istemleri doğrultusunda Mahkeme kararının bozulması ile davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

İdare Mahkemesi kararının davanın, maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının onanması, hükmedilen manevi tazminata ilişkin faiz isteminin karşılanmaması, davacının maddi ve manevi tazminat istemi olduğu halde hüküm kurulurken sadece biri yönünden vekalet ücretine karar verilmesi diğeri yönünden karar verilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava; davacı tarafından, 31/05/2013 tarihinde iş çıkışında bisikleti ile İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi sınırları içinde bulunan İstiklal Caddesine gittiği, Ömer Ağa Camii'nin karşısındaki sokağın başında izleyici konumundayken polis tarafından şiddete maruz kaldığı, daha sonra başının sol tarafından, sol kulağının hemen üzerinden gaz fişeği ile vurulduğu, başından aldığı darbe sonrası yere düşen davacının çevredekiler tarafından Taksim İlkyardım Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, ilk müdahalenin burada yapıldığı, sol temporal bölgede çökme kırığı tespit edildiği ve ameliyata alındığı, 3 gün boyunca yoğun bakımda kaldığı,

iyileşme sürecinin uzun sürdüğü, işe gidemediği, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13/01/2014 tarihli raporunun davacıda saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte ağır olduğu yönünde olduğu, olayın gerçekleşmesinde idarenin kusuru olduğundan bahisle davalı idareye tazminat talepli olarak yapılan 30/05/2014 tarihli başvuruya cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine 1.500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

31/12/2014 tarih ve 29222 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise " (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A- İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Maddi Tazminat İsteminin Reddi ile Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.

B- İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Kabul Edilen Manevi Tazminat İstemi Yönünden Faiz Talebine Yönelik Hüküm Kurulmaması İle Maddi ve Manevi Tazminat İstemli Olarak Bakılan Davada Davalı İdare Lehine Tek Vekalet Ücreti Üzerinden Hüküm Kurulmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Dosyanın incelenmesinden dava, 1.500,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminat istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davacının maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İdare Mahkemesince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminata ilişkin olarak 1.500,00 TL ile reddedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak 1.500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak 1.500,00 TL vekalet ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulması gerekirken "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde hüküm kurulması ve davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda karar verildiği halde davacının faiz isteminin kararda karşılanmaması suretiyle kurulan hükümde isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile kısmen reddine,

2. ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davanın, maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden faiz talebine yönelik hüküm kurulmaması ile maddi ve manevi tazminat istemli olarak bakılan davada davalı idare lehine tek vekalet ücreti üzerinden hüküm kurulmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/05/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır.

Bakılmakta olan dava, 31/05/2013 tarihinde davacının İstanbul Gezi Parkı eylemlerinde Ömer Ağa Camii'nin karşısındaki sokağın başında izleyici konumundayken polis tarafından şiddete maruz kaldığı, daha sonra başının sol tarafından, sol kulağının hemen üzerinden gaz fişeği ile vurulduğu, sol temporal bölgede çökme kırığı tespit edildiği İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13/01/2014 tarihli raporunun davacıda saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte ağır olduğu yönünde olduğu, olayın gerçekleşmesinde idarenin hizmet kusuru olduğundan bahisle davalı idareye tazminat talepli olarak yaptığı 30/05/2014 tarihli başvuruya cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine 1.500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının uğradığı zararı doğuran eylemin idareden kaynaklandığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut bir delil bulunmadığı bir başka anlatımla iddia olunan zararın idarenin işlem ya da eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının bulunmadığı dikkate alındığında, olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı açık olup; davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen karara yönelik olarak, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2016/1830, K. 2021/2435, 20 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X) Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2016/1830
Karar No
2021/2435
Tarih
20 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2016/1831 K.2021/6641
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1845 K.2021/2433
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1892 K.2021/2273
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1922 K.2021/2474
  • Danıştay 6. Daire E.2016/1937 K.2021/6642
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1949 K.2021/2475

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.