İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2016/891 K.2021/4538

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

Esas2016/891Karar2021/4538Tarih4 Ekim 2021Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/891 E., 2021/4538 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
4 Ekim 2021
Esas No
2016/891
Karar No
2021/4538
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nun Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapmakta iken, 19/10/2012 tarihinde güvenlik güçleriyle bölücü terör örgütü mensupları arasında çıkan çatışmada hayatını kaybetmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek, eşi ... için, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, çocukları olan diğer davacıların her biri için ise ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00 TL tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince; kamu görevlisi olan davacıların yakını emniyet amirinin görevini yaparken hayatını kaybetmesi nedeniyle davacıların uğramış olduğu zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiği, davacılara 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında (şehit emniyet amirinin emsal aylığı dikkate alınarak) aylık bağlandığı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesi ödendiği,

dolayısıyla davacıların muhtemel ömürlerinin sonuna kadar emsal emniyet amiri aylığı dikkate alınarak aylık almaya devam edecekleri ve bu dönemde de tütün ikramiyesi ödeneceği dikkate alındığında, davacıların aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı;

yakınlarını kaybeden davacıların duyduğu ve ömür boyu duyacağı ıstırabın karşılığı olarak ise davacılara manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların manevi tazminat istemlerinin 120.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 30.000,00'er TL manevi tazminatın davalı idareye başvurunun yapıldığı 09/07/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, davacıların maddi tazminat istemi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; olay nedeniyle taraflarına bağlanan aylık ve yapılan sosyal ödemelerinin, destekten yoksun kalma şeklinde oluşan zararlarından mahsup edilmeksizin maddi tazminat istemlerinin karşılanması gerektiği, İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının ise yetersiz olduğu belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin bölümünün temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından; manevi tazminatın bir tazmin değil, tatmin aracı olduğu ve sebepsiz zenginleşme aracı yapılamayacağı, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca idarelerinin yargılama harcından muaf olduğu belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı ile idareleri aleyhine nispi karar harcına hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden, Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapmakta iken, 19/10/2012 tarihinde, alınan ihbar üzerine Merkez Kırıkdağ Köyü mevkiinde bulunan bir hidroelektrik santrali şantiyesine intikal edildiği esnada bölücü terör örgütü mensuplarınca açılan ateş sonucu davacıların yakını olan ...'nun hayatını kaybettiği, olay nedeniyle şehit emniyet amirinin eşi ve çocukları olan davacılara 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında oluşturulan Komisyonun ... tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca 29/11/2012 tarihinde 67.561,13 TL tazminat ödendiği,

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca şehit emniyet amiri ...'nun eşine, görevdeki emsali emniyet amirlerinin görev aylığından az olmamak üzere hak sahipliği oranında aylık bağlandığı ve 02/11/2012 tarihinde sosyal yardım fonundan 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 79. maddesi uyarınca davacılara tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.

Davacılar tarafından; 09/07/2013 kayıt tarihli dilekçe ile yakınlarının vefatından kaynaklanan zararların, idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi kapsamında tazmini istemiyle davalı idareye başvurulmuş olup, başvurunun 31/07/2013 tarihli ön kararla reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A- Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının; Davacıların Maddi Tazminat İsteminin Reddine, Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne ve Davalı İdare Aleyhine Nispi Karar Harcına Hükmedilmesine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ve davalı idare aleyhine nispi karar harcına hükmedilmesine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, davacı ve davalı idarenin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B- Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte olup, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zararının olduğu kabul edilmektedir.

Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının özelliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, manevi tatmin sağlamakla birlikte, olayın oluş şekli ve niteliğine uygun bir miktarda olması da gerekmektedir.

Manevi tazminatın yukarıda aktarılan amaç ve niteliği esas alındığında, şehit emniyet amiri ...'nun eşi ve çocukları olan davacılar için İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının, terörle mücadele esnasında yakınlarının hayatını kaybetmesi nedeniyle davacıların duyduğu elem ve ıstırabı kısmen dahi olsa karşılayacak düzeyde olmadığı görülmektedir.

Dolayısıyla, İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersiz olup, yukarıda belirtilen ölçütlere göre, olayın oluş şekli ve niteliği de dikkate alınarak davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, temyizen incelenen kararın, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ve davalı idare aleyhine nispi karar harcına hükmedilmesine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2016/891, K. 2021/4538, 4 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2016/891
Karar No
2021/4538
Tarih
4 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2016/896 K.2021/4736
  • Danıştay 10. Daire E.2016/938 K.2021/4947
  • Danıştay 10. Daire E.2016/976 K.2021/4536
  • Danıştay 10. Daire E.2016/989 K.2021/4600
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1024 K.2021/4742
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1025 K.2021/4749

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.