İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2016/921 K.2021/5655

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 19/04/2011 tarihinde Van ili, … Caddesinde bulunan … Bankasına ait şubede işlem yaptıktan sonra, cadde üzerinde yasa dışı gösteri düzenleyen bir gruba yönelik olarak güvenlik güçleri tarafından yapılan müdahale…

Esas2016/921Karar2021/5655Tarih18 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.448 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/921 E., 2021/5655 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Kasım 2021
Esas No
2016/921
Karar No
2021/5655
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı / ANKARA
Vekili
1. Huk. Müş. Yrd. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idarece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.448 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 19/04/2011 tarihinde Van ili, … Caddesinde bulunan … Bankasına ait şubede işlem yaptıktan sonra, cadde üzerinde yasa dışı gösteri düzenleyen bir gruba yönelik olarak güvenlik güçleri tarafından yapılan müdahale kapsamında atılan bir gaz bombasının kafasına isabet etmesi neticesinde yaralandığından bahisle kalıcı iş gücü kaybı yaşadığı ileri sürülerek, 15.000,00.TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; olayın yaşandığı 19/04/2011 tarihinde davacının tedavi gördüğü hastanede polislerce hazırlanan tutanağa göre, davacının. Caddesi üzerinde.

Bank önünde ne olduğunu bilmediği bir cismin kafasına isabet ettiği, davacının özel Medisina Hastanesi Beyin Cerrahi servisine kaldırıldığı ve kafasına pansuman yapıldığı, dosya kapsamında olayın yaşandığı yerde emniyet güçlerinin gazlı müdahalede bulunmadığı sabit olmakla birlikte, davacının kafasına isabet eden cismin emniyet güçlerinin göstericilere müdahalesi esnasında geldiği,

dolayısıyla insanların sürekli kullanımına açık bulunan bir alanda tehlikeli bir cismin davacıyı yaralamasının, davalı idarece yürütülen güvenlik hizmetinin kötü işletilmesi nedeniyle hizmet kusuru sonucunda gerçekleştiği, bu nedenle davacının yaralanması sonucunda kalıcı iş gücü kaybı oluşup oluşmadığının ve varsa oranının tespiti amacıyla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerine bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hazırlanan … tarih ve … sayılı raporda, davacının çalışma gücü kaybının oluşmadığı belirtildiğinden maddi zararının oluşmadığı;

manevi tazminat isteminin ise, olayın oluş şekli ile olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırap karşılığında manevi zararın sebepsiz zenginleşmeye yol açılmayacak şekilde karşılanması gerektiği gerekçesiyle kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, manevi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmı ile maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının kafasına yabancı cisim isabet etmesi sonucu yaralanmasının polis müdahalesi sebebiyle oluşmadığı, bu husus İdare Mahkemesince de sabit görülmesine rağmen, yaralanma olayında hizmet kusuru bulunduğu yolundaki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 04/10/2021 tarihli ara kararı cevabının geldiği görülerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Van ilinde ikamet eden davacının, 19/04/2011 tarihinde şehir merkezine çarşıya gittiği, saat 11.15'te. Caddesinde bulunan.

Bank isimli banka şubesinde bankacılık işlemi yaptığı, caddeye çıktığında kendisine yaklaşık 300 metre uzaklıkta bulunan bir grubun eylem yaptığını gördüğü, kolluk görevlilerinin eylemci grubu tazyikli su ve gaz bombasıyla dağıtmaya çalıştığı sırada kafasına gaz kapsülü isabet ettiği ve yaralandığı, olay yerinde bulunan kişilerce Özel Medisina Hastanesine götürüldüğü ve tedavi gördüğü, kafasında kırık oluştuğu için kalıcı iş gücü kaybına uğradığı, yaralanmasının kolluk görevlilerinin eylemi sebebiyle oluştuğu ve idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 16/05/2011 tarihli dilekçe ile davalı idareden tazminat talebinde bulunduğu,

talebinin 20/07/2011 tebliğ tarihli işlemle reddi üzerine bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin hukuki sorumluluğu kural olarak kusur veya kusursuz sorumluluk esaslarına dayanmakla birlikte; istisnai olarak, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir.

Temelde Devletin anayasal düzenini yıkmayı amaçlayan terör eylemlerinin, zarar gören kişilere karşı kişisel husumetten ileri gelmediği bilinmektedir. Terör eylemlerine hedef olan kişiler kendi kusur ve fiilleri sonucu değil, toplumun bir bireyi olarak zarar görmektedirler. Devleti ve toplumu hedef alan fiillerden doğan zararın mağdur kişinin üzerinde bırakılması, hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmaz.

Ortaya çıkan zararın paylaştırılması, toplumun diğer kesimleri ile zarara uğramış kişiler arasında fedakarlığın denkleştirilmesi, hakkaniyet ve sosyal hukuk devleti ilkelerinin bir gereğidir.

Kişilerin uğradığı zararlar, ister terör örgütlerinin eylemlerinden, ister terörle mücadele sırasında Devletçe alınan tedbirlerden kaynaklanmış olsun, zararların sosyal risk ilkesi uyarınca karşılanması, Devlete olan güveni pekiştirecek, vatandaş-Devlet kaynaşmasını artıracak, terörle mücadeleye ve toplumsal barışa önemli katkıda bulunacaktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davacının yaralanması sonucu götürüldüğü Özel Medisina Hastanesince düzenlenen Epikriz Raporuna göre; 19/04/2011 tarihinde, başına yabancı cisim gelmesi ve alın kısmında yara olması şikayetiyle başvuran hastanın (davacının) kafa travması geçirdiği, frontal sinüs ön duvarı ve arka duvarında kırık tespit edildiği, hastaneye yatışı yapılarak tedavisi tamamlanan hastanın 25/04/2011 tarihinde taburcu edildiği bilgilerine yer verilmiştir.

Davacının yaşadığı yaralanma sonucu kalıcı yahut geçici bir iş göremezlik hali olup olmadığının tespiti amacıyla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan … tarih ve … sayılı raporun sonuç kısmında; 19/04/2011 tarihinde meydana gelen olayda davacının kafasına çarpan cismin vücudunda acı veren bir yaralanmaya neden olduğu, psikiyatrik sekel mahiyetinde bir arıza tarif ve tespit edilemediği, yaralanmanın uzuv kaybına neden olmadığı, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin zayıflamasına veya yitirilmesine neden olmadığı, fonksiyonel ve anatomik bir araza rastlanmadığı için vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 2 (iki) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı kanaati bildirilmiştir.

Yaralanma olayının yaşandığı 19/04/2011 tarihinde saat 22.00'da kolluk görevlilerince tanzim edilen olay tutanağına göre, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) organizesinde, Diyarbakır'da görülen KCK ana davasını ve BDP tarafından desteklendiği bildirilen milletvekilleri adaylarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından aday olmalarının kabul edilmemesini protesto etmek amacıyla, PKK ve terör örgütü lideri lehine sloganlar atılarak yürüyüş gerçekleştirildiği, 10.45 sularında toplanan kalabalığın.

Caddesine geldiği, gösterici grubun burada bulunan polis araçları, kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar ve bankalara taş, sopa ve molotof kokteyl ile saldırıda bulunduğu, saldırının önlenmesi adına polis tarafından eylemcilere gaz ve tazyikli su ile müdahale edildiği, yaşanan ve gün içerisinde devam eden olaylara karıştığı tespit edilen 102 kişi hakkında gözaltı işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dairemizce verilen 04/10/2021 tarihli ara kararıyla, davacının olay günü … Caddesi üzerinde yer alan … Bank şubesinde bankacılık işlemi yaptırdığını gösterir bilgi ve belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulması istenilmiş olup; ara kararına cevaben gönderilen 05/11/2021 tarihli dilekçede; banka işlem dekontunun, olayla ilgili müşteki sıfatıyla taraf bulunduğu ceza yargılaması dosyasında yer aldığı, dosyanın Yargıtay'da temyiz aşamasında olduğu, ayrıca olay tarihinde işlem yaptığı banka şubesinin kapandığı, ara kararıyla verilen süre içerisinde bilgi ve belge elde edilemediği belirtilerek, sorulan hususun, Dairemizce dosyaya getirtilmesine karar verilmesi yahut kendilerine ek süre verilmesi isteminde bulunulmuştur.

Bu doğrultuda; UYAP üzerinden yapılan incelemede, davacının 19/04/2011 tarihinde Van ilinde yaşanan terör olaylarına karışan kişilerle ilgili olarak yürütülen kovuşturma dosyasında müşteki sıfatıyla yer aldığı; … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla yargılanan 8 sanık hakkında mahkumiyet kararı verdiği, dosyanın Yargıtay … Dairesinin E:… sayılı esasında derdest olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamından; davacının 19/04/2011 tarihinde başına isabet eden yabancı cismin niteliğine - taş vb. - dair yeterli veri olmadığı da gözetildiğinde, olayın kolluk görevlilerince atılan gaz fişeği nedeniyle yahut kolluk kuvvetlerinin il merkezinde yaşanan terör olaylarını bastırmakta yetersiz kalması sebebiyle meydana geldiği ortaya konulamadığından, davalı idarenin kolluk hizmetini kusurlu olarak yerine getirdiği sonucuna varmanın olanaklı olmadığı; ancak, davacının yaralandığı saat dilimi içerisinde bulunduğu.

Caddesinde olay tutanağına göre terör eylemlerinin devam ettiği, davacının bu sırada yaralandığı ve olaylara karışanlar hakkında yürütülen ceza yargılaması dosyasında da müşteki sıfatıyla yargılamaya dahil olduğu göz önüne alındığında, davacıda meydana gelen zararın, yukarıda aktarıldığı üzere, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmaksızın sosyal risk ilkesi kapsamında karşılanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Davacının yaşanan olayla ilgili olarak beden ve iş gücü kaybının bulunmadığı, ayrıca oluştuğunu ileri sürdüğü maddi zararına ilişkin de dava dosyasına bilgi veya belge sunmadığı anlaşıldığından, davacının kafasında oluşan kırık nedeniyle yaklaşık bir hafta yatarak tedavi gördüğü olayda oluşan manevi zararlarının sosyal risk ilkesi kapsamında karşılanması gerekmektedir. Bu durumda; İdare Mahkemesi kararının temyize konu manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davacının maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2016/921, K. 2021/5655, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2016/921
Karar No
2021/5655
Tarih
18 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2016/971 K.2021/3751
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1042 K.2021/5589
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1084 K.2021/5668
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1149 K.2021/5656
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1153 K.2021/5377
  • Danıştay 10. Daire E.2016/1206 K.2021/5961

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.